Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Niçin susar insan?

Niçin susar insan?


GönderenMesaj

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Haziran 2008 Perşembe 04:18:22

 

" Senden bir tane daha yok bu dünyada

 



 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Haziran 2008 Perşembe 04:40:02

Biliyorsun



Yaşıyor muyum bilmiyorum sensiz
Peki sen nasıl yaşıyorsun bensiz
Gecelerim bile aydınlıktı seninle
Karardı sensiz gündüzlerim bile

Hani ben sensiz sen de bensiz yaşayamazdın
Ben denedim yaşanmıyor sensiz
Sen denedin mi nefes alınıyor mu bensiz
Hayatta olduğunu bilsem

Bilsem bensiz yaşayabildiğini
Gelmez miyim yanına
Bulmaz mıyım seni sanıyorsun
Ararım geceler boyu biliyorsun

Bilsem göçüp de gittiğini buralardan
Gelmez miyim sanıyorsun yanına
Dayamaz mıyım silahı kafama
Gelirim yanına biliyorsun


Bir haberin gelse, burdayım desen
Bırakamadım seni desen
Dünyanın öbür ucuna gelmez miyim
Bulmaz mıyım seni sanıyorsun
O yemyeşil gözlerine bakmak için canımı
Bütün hayatımı,yalnız seni alarak içinden
Veririm o küçücük kalbimi veririm biliyorsun

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 19:47:19
Dikkat ediniz! Kişi güneşe yüzünü döndü mü, gölgesi arkasında kalır. Artik o nereye giderse gitsin, gölgesi hep peşinden gelir. Lakin kişi güneşe arkasını dönerse gölgesi hep önünde kalır. Ne kadar ugraşsa da gölgesini yakalayamaz. Işte bunun gibi, insan, Allah`a yüzünü dönerse, mal-mülk, aile ve çoluk çocuğu aynı gölgesi gibi onun peşinden koşar. Fakat kişi Allah`a arkasını dönerse o kişi mal ve iyalim peşinden ne kadar koşarsa koşsun, gölgesini tutamayacağı gibi onlara nail de olamaz.
Zikrullah bir nurdur. Onu sönmekten koruyan cam fanus ise sohbet ve ilimdir. Eğer ilminizi geliştirmezseniz, iki ayaklı bir şeytan nurunuzu üfleyip söndürür.İyiliğe iyiliği, HER adam yapar, İyiliğe kötülüğü, SER adam yapar, Kötülüğe iyiliği, ER adam yapar.Bir ev kurulmuyor; Başlanmayınca, Bir kimse veli olmaz;Taşlanmayınca, Bir kul murada ermez; Sabretmeyince.
Bir kişi vardır, soru sormak istediğinde sorusunun

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
1 Temmuz 2008 Salı 18:49:56
Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!
Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum
Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.
Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum.
Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.
Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…
İçime atıp susuyorum.
Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum.
Sayfalarca susuyorum.
Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,
Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,
O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.
Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,
Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorum
Konuştuğum zaman mahkûm,
Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum.
Ne yapacaksın, kime gideceksin…
Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorum
Zor olanı tercih ettim sustum…
Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…
Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,
Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…
Tarif edemediğim acıları,
Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.
Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardan
Canım çok yandı!
Konuşursam;
Kırmaktan, kırılmaktan
Gözyaşlarımı tutamamaktan
Kelimeleri yan yana getirememekten
Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.
Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!
Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulüm
Sustum…
Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa da
İncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir
Korkup kaçtı,
Suçunu kabul etti,
Haksız olduğunu kabullendi diyecekler…
Desinler… Dudağım mühürlü!
Duygularım susuşlarımda saklı kalacak.
Yıllardır biriktirdiğim hiç kullanılmamış kelimelerimi
Devren satılığa çıkarıyorum. İlan verdim!
Alan olmazsa kalbimin morgunda biriktireceğim
Sahi, her susan haksız mıdır?
Belki de her Suskunluğun arka planında ciltler dolusu anlamlar vardır.
Kim bilir!
Ve bir gün Söylenmemiş cümlelerimi zulama koyup gideceğim bu şehirden
Varsın kaçtı desinler…
Susacağım!
Derin denizleri her rüzgâr dalgalandıramaz…


Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Temmuz 2008 Pazartesi 16:25:22

 

BEN SUSKUNLUĞUNUN ESİRİYİM.
KONUŞMAYAN SÖZCÜKLERİNİN,GÖZLERİNE YANSIYAN  TARAFININ ESİRİYİM.
BANA BAKMAYAN GÖZLERİNİN,GİZLİDEN GİZLİYE İZLEYEN  BAKIŞLARININ...

Seni hep bir şeylerden saklayan yanım,
gece uyuduğunda sevgimi avazım çıktığı kadar bağırarak,
tüm Dünya`ya haykıran yanım...
Yüzüne  sessiz çığlıklarımla haykırmanın huzur dolu hırçınlığında,
kendimi  kaybetmemek için derin bir nefes daha çektim kokundan.

Ellerini tuttum  sıkıca ve senin yaptığın gibi,
yanaklarımı ellerinin o sıcaklığına  yerleştirdim.
Biliyor musun? Kendimi kandırıyorum ben.
Sen hiçbir yerde  yoksun. Aslında yokluğunu oyunlarımla kapatmaya çalışıyorum.
Sen varmışsın  gibi masaya iki tabak yerleştiriyorum.

Hala sevdiğin yemekleri yapıyorum  biliyor musun?
Gece yatağa uzandığımda düşlerinin binbir tanesiyle süslüyorum uykularımı.
Seni beklerken,resimlerinle konuşuyorum,bazen kavga ediyorum onlarla.
Evet farkındayım,ben hala anılarımı toparlamaya çalışıyorum.
Hala uykumu yastıklarla boğup,gözlerime bir kibrit çöpü daha koyarak seni bekliyorum.
Bir gün bu kapının çalacağını ve senin geleceğini düşündükçe,
içimdeki uçurtmaların hepsi dans ediyor benimle.
Seni beklerken umutlarımın en beyazını giyiyorum üstüme.
Seni beklerken renklerle boğuşuyorum.

Anladım,ben gene kendimi kandırıyorum...
Gelmeyeceğini bile bile umutlarımla,hayallerimle dalga geçiyorum.
Artık senden başkasına verecek sevgim,enerjim,sabrım kalmadı.
Yokluğunda,sığınabileceğim,oyunlarla avunabileceğim bir ben kalmadı.
Düşünüyorum da aramızdan neler geçmiş,ben nelere bürünmüşüm.
Kendim olmak bir yana ne yalanlar geçmiş kimliğimden.

En çok hangi kimliğimi sevdin çok merak ediyorum.
Yokluğumu mu?
Varlığımı mı?
Yoksa sana esir olan yanımı mı?
Yalvarışımı mı sevdin en çok?
Sana dalıp giden gözlerimi mi sevdin?
Yoksa kaybetme korkusuyla her gün eriyip giden tarafımı mı?
Şehrine geldim senin hatırlıyor musun?
Yoksa oradaki yabancılığımı mı sevdin benim?
Sana karşı olan acizliğim,sevgimin umutsuzluklarla yok olup
giden tarafı ve baştan başa her tarafı sen olan yaşam kaldı elimde...

Gelgitlerden yorulmuş bir beden, konuşmayı unutmuş sözcükler kaldı.
Hayatımda ne varsa tükettim senin için.
Kendime ve insanlara olan güvenimi; sana olan sevgimdeki inancımı,
o iki kelimenin anlamını...

Hatırlıyor musun sevgili, bana kızdığın zamanlarda kendi şehrine git derdin.
Yalvarışımın çığlıklarını hatırlıyor musun?
Sonra geçerdi kızgınlığın, yanına çağırırdın beni.
Gel derdin gelirdim ve yeniden giderdim.
Bana varlığımdan bahsettiğin zamanlarda, bir kez daha kovulurdum Dünya`ndan.
Varlığımdan rahatsız olmadığını,
hatta sadece varlığımın olmasının sana yettiğini söylerdin.
Bana olan ilgisizliğini böyle açıklardın.

Yokluğumda ise beni özlediğini söyler, geldiğimde varlığımın sana verdiği huzurla,
beni tek başıma gecenin karanlığına iterdin.
İşte, gelgitler arasındaki kayboluşum ilk burada başladı.

Anladım; ben gene kendimi kandırıyorum...
Artık beklemenin o korkunç karanlığını yaşamaktan vazgeçip,
senin beni her terk edişinde attığın o dipsiz kuyuya ben atıyorum kendimi.
Çünkü çırpındıkça biraz daha batıyorum yokluğuna.
Seni sevebilmek için verdiğim çabalarımı gene seninle tüketiyorum.
Artık senin varlığını, yokluğunla birleştirip tozlu raflara kaldırıyorum.
Nasıl olsa ikisi de aynı...

Varlığında yokluk, yokluğunda beklentilerin en zehirlisi...
Sana ise renklerin en koyusunu, yokluğumu bırakıyorum.???????

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
7 Temmuz 2008 Pazartesi 18:25:34

Umutsuzluğu ihraç eden bir çok ülkenin
Herhangi bir şehrinde bıraktım seni
İnzivaya çekilmiş bu hikayenin hüzün dolu
Tetiğini çoktan çektim
Seni öldüreli çok oldu
Şimdi benden de betersin
İyi ve güzel
Hakikate bel bağlamış saf dillerden
Bir habersin
Belki çıldırmak üzeresin
Hayati burguların tükenmekte
Gazete manşetlerinde aristokrat bir ferman
Olurken ölüm ilanın karanlığın ardısıra
Çığlıklar ve uğultular eşliğinde sevdamdır
Uğurladığım


Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
7 Temmuz 2008 Pazartesi 18:29:14
Öğrendiğin her şey,

susup arkanı döndüğün,

yenildiğini unutup,

güzelliğini sonuna dek yaktığın herşey

seni senden kurtarmıyorsa

ne anlamı var hayatının sana sevgili...

Masumiyetin kimi zulümden kurtardı, söylesene

Hem bu arzuda onun adı bile geçmez...

İstikbalin sıradan bir ayrıntı

bu telaşta

Ne yapsan göğsünde hayatına yabancı bir zaman

birikiyor...

Borçlu değildin ömrüne üstelik...

Ama ne yapsan boşluğa açılan

bir kapı oluyor hayat,

ne yapsan büyüyor o boşluk...

Ne yapsan suçlu değilsin,

sadece yerçekiminden muafsın...

O derin ıstırabınsa

seni hayata alışmaktan koruyor sadece...

Oysa bu bile umurunda değil...

Geleceğin ellerinde sıcaklığı üşüyen

bir mum sadece... Gördüm...

Geleceğin ellerine yapışan o soğukluk...

Durmadan ömrüne yapışan bu gerçeği soluyorsun sen...

Durmadan o aşkı soluyorsun...

Durmadan ciğerlerini yakan o büyük soğumayı...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Temmuz 2008 Pazartesi 22:39:50

Benim hayatim gazete sayfalarina benzer.
Haberlerle doludur
Sari sayfalari ve ilanlari vardir.

Bazen bir dogum haberi olurum nur top`u gibi bir gün dogar yeniden
Her gün dogarim hayata inadina açarim gözlerimi
Aci tatli her lokmayi agzima götürürüm sinarim hayati oda beni sinar
Bir çocuk gibi emer hayati gögsünden doyana kadar oda beni


Ve bazen bir kayip haberi oluveririm satir aralarinda kendimi kaybederim
Hükümsüzümdür artik

Gün olur ilan sayfalarinda aranan bir eleman olurum
Kah bir hamal sirtinda hayati tasiyan
Kah bir insaat isçisi tugla tasiyan kum karan
Dertse derdi ve tasayi neseyse sevdayi bina ederim

Ararim hayata ilan veririm
Iki oda bir mutfak degildir benim hayallerimi süsleyen
Bir çift ela göz yanakta tek gamze bir sicak tebessümdür benim hayalim
Zaten fazlada esyam yoktur bir kendim bir yüregim

Bazen de saltik veya kiralik ilanlari ile dolu olur sayfalarim
Ama ne satilir ne tutulurum
Fazla tadilat gördügümden mi nedir? Bilinmez ama
Bir o kadar da bos bir meskendir
Örümcek aglarinin kapladigi beynim kalbim ve bedenim

Evlilik ilanlari belirir birden sayfalarimda gam ve göbek adi keder ile
Hayatimi birlestiririm aniden
Mutluluklar dilerim dilekleri ve mesajlari çekilir alayli gülüslerle ikimize
O bana ram olmustur her gece koynumda ve beynimde
Ve sabaha boy boy dertler dogurur
Sancilarini ve acilarini bana çektirerek


Bazense bir dip not olurum düzeltme babinda
Yaptigim hatalar için bir bir özür dilerim
Sayfalar dolusu

Bir kaza haberi olurum hayatin çarptigi
Ve kurtarma faciasi suni teneffüslerle hayata döndürülmeye çalisilirim
Suni asklarla

Ve yalan haber olurum magazin sayfalarinda
Yalan hayatimi sasaali bir sekilde igrenerek yasarim

Bir makale olurum köseye çekilirim
Belki ciddiye alinirim diye

Ayrintilara saklanirim giz olurum sir olurum ser olurum
Kaybolurum
Ve burçlara dalarim hayati oradan ögrenmek için
Bazen ikizler olur ölüm ve hayat gibi
Bazen bir akrep sokar beni
Bazen bir basak açar öbek öbek
Aslanlarin kovaladigi
Ve sonunda hayat arenasinda bir boganin tosladigidir benim hayatim
Bir kovadan su içerken
Adina koçlarin ve oglaklarin kurban edildigi
Belki de bir restoran da balik izgaradir hayatim
Yengecin kiskacinda sikilsamda
Sonunda terazilerin kefesine koyamadigim hayatim
Bir yayla bogularak son bulsa

Spor haberlerine dönüsüverir
Büyük umutlarla ve ücretlerle transfer ettigim
Yalan hayatim fos çikmistir artik ve sagdan ve soldan gelen darbelerle
Nakavt olan sonunda gerçege dönendir benim hayatim

Ve bilinmezleri bulmacalari vardir hayatimin
Sagdan sola yukardan asari hep çözümsüzlük çikmaktadir
Bazen bir çengele takili kalir
Bazen yedi farki bulmaya çalisirim farkinda olmadan
Kare kare çözmeye çalistigim hayatim
Çözemedigim bulmacalar gibi yarim kalmistir artik


Gün olur üçüncü sayfalara düserim aniden
Bir töre cinayetine ugramisimdir
Isledigim cinayetleri sogukkanlilikla bir bir itiraf ederim
Namusum temizlenmistir

Yada hayatimi çalan hirsizin pesinden kosarim
Delil yetersizliginden salinivermistir katillerim

Ve Güzin ablalik bir konu
Veya doktorunuz kösesinde paranoyalarla dolu düsünceler aktaririm
Lakin umudum da yoktur tedavilerden

Mizah sayfalarindan firlayan Hoca Nasreddinlere birde benim için
Koskoca okyanuslara maya tutturmasi için yalvaririm
Yada bezgin Bekirlerin bezmis haline dönüsür hayatim

Ekonomi sayfalarinda hayat paritem ani degisikliklere ugrar
Hüzün enflasyonlari yasanir hayatimda
Ve ani bir kararla develüasyon yaparim ve dahada diplere vururum
Borsadaki degeri giderek daha da düser
Ve haraç mezat satilirim batarim biterim ölürüm

Ve ölümdür son ilanim

Ahmet oglu Yavuz geçirdigi elim bir hayat
Sonucu Hakkin Rahmetine kavusmustur
Bugün öglen namazina müteakip kilinacak olan cenaze namazindan sonra
Karaca Ahmet mezarligina defnedilecektir
Kendisine Allah tan Rahmet
Sevenlerine bassagligi  dilerim


                               
      En yakini olan   HAYAT(devam ediyor)

Yavuz KAYA

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Temmuz 2008 Perşembe 02:55:32
http://www.insancapekinsanca.com/foto/albums/userpics/10002/23eylul__cmy.jpg

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Temmuz 2008 Perşembe 02:58:22


http://www.insancapekinsanca.com/foto/albums/userpics/10002/23eylul _

_cmy.jpg


 

Ahmet (ts1004263023)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
231
10 Temmuz 2008 Perşembe 11:48:17

KAR ALTINDA HÜZÜN DENEMESI

 

Dünyanın en uzun hüznü yağıyor

Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne

Kar yağıyor ve sen gidiyorsun

Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun

Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz

 

O insan ve tabiat çağını

  

Dön bana ve dinle

Kuşlar uçuşuyor içimde

  

Loş bir keman solosu gibi

Kuşların uçuştuğunu içimde

Dön bana ve dinle.

  

Karanlık denizlerin dibinde

Birtakım incilerin olduğunu

 

Birtakım incilere ve hatıralara

Neden bağlı olduğumuzu unutma.

  

Duy beni ve dinle

Denizler boğuşuyor içimde.

 

Unutma diyorum ama sen anla

Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara.

ERDEM BAYAZIT

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Temmuz 2008 Perşembe 19:23:50

***

Hiç kimseyim ben,Adım yok, yüzümde
Sen bana ister hüzün ister güzüm de..
Ya da ne istersen de.
Kalbim yok, sevgimde..
Sen bana ister boşluk ister hoşluk de..
Ya da ne istersen de.
Ya da iyisimi sen..
Bırak beni olduğum yerde

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Temmuz 2008 Perşembe 19:28:25

“DERİN AKAN NEHİRDEN
BELKİ YUTMAZ DİYE YÜRÜYEREK GEÇME
BELKİLER ADAMI İÇ ANADOLU OVALARINDA BİLE YUTUYOR
BELKİLERLE BEKLEME
BELKİLER ADAMI MAHVEDİYOR”

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Temmuz 2008 Perşembe 19:29:16


***
Kaybettim bugün kendimi..
Hükümsüzdür.!
Sonu yok bunun,boşluklardan boşluk beğendim..
Vazgeçtim bugün herşeyden,halsiz şu kalbim..
Kan revan içinde hep.!
Kanamaz denen yerlerim

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Temmuz 2008 Cumartesi 20:17:56

Sustukça sen oldum,sen oldukça kendime kaldım,seni buldum.
Cezasının ne zaman biteceğini bir bilsem
hükümlüydüm sende..
Aşkı taşımak tek özgürlüğüm oldu anlamalısın.
Bende kendini üretirken yokluğunu aynı boyuta taşımasaydın keşke..
Sen yoksan olmayacaksan ben hangi kimlikle kalkarım ayağa hiç düşündün mü?
Yığılıp kaldığım her yerde yokluğun çöküyor gözlerime..
Hayalinle kalmak seni yaşamak,bundandır,yalnızlığı hiç kimse benim kadar sevemez..

Tuhaf bir teslimiyette,yokluğunu yaşıyorum hepsi bu!Yokluğunda seni buldukça yeryüzündeki hiç kimsenin anlayamayacağı bir şölen oluyorsun içimde..
Eridikçe sana karışıyorum,seni sevmek,yaşama ve belki en çok sana direndikçe anlam kazanıyor..
Sen ve sen..Yalnızlık..Hayır!Sen ve ben.İçimde üretiyorum seni.Birlikte çoğalıyoruz,kimseye hesap vermeden.
Susmuyorum..Çünkü seni seviyorum…
Gözlerimi karanlığa sımsıkı yumuyorum.Sen olmak üzere başkalaşıyorum bir kez daha ve sonsuza kadar sen oluyorum..

Aşk,yaşamın belirlediği rastlantıların sunduğu yöneliştir,söylemiştim sana.Bu zorlu yürüyüşte kimseye tercih şansı tanınmadı elbette bilirdim bunu.O kadar anlamlıydın ki özeldinki tercih şansı tanınsaydı da bile bile ben yine seçerdim..Ödediğim ve ödeyeceğim bedeller ne kadar ağır olsa da..Sana seni anlatmakta bu kadar yetersiz kalmasaydım keşke..
Seni şu an yaşamaya ne kadar muhtacım..Tek gerçeğim sensin ve hepte öyle kalacaksın..

Yaşamın kırılma noktalarında beni birden bire tek başıma bırakınca sustuysam ve şu an hala susuyorsam onurumdandır..Ben kimi sevdimde sen oldum?Kaç sen vardın,son sahnede nasıl bir kimlik taşıyordun,söyle bana?Beni herkesten çok sevdiğini söylerken yüreğine inancımı bir an olsun yitirmedim
Böyle zamanlarımda hep sustuysam doğru yorumla beni,beni anlamayışlarının çaresizliğindendir…

Ne yapmalıyım?Kadehler dolusu içerek beynimi uyuştursam unuturmuyum bu acıyı?Ama ben böyle bir iflası onaylayamamk..Unutmaya çalışmak bireyci bi kaçış değilmidir?Ben yokluğundan en çok bunaldığım anlarımda böylesine kaçışlara yenilmeyecek kadar doğru sevdim seni.Yüreğimi çatışmaların tam ortasına sürerken hiçbir ödül beklemiyordum,bilesin..

Yoruldum aşkım ,sürekli ertelediğim bir finale doğru sürekli aynı startlarla başlamaktan bitirmekten yoruldum..

Yine gece..Yine yoksun..Uğultu ve yalnızlık…

Ben herkesten başkaydım di mi?Herşeyindim senin..Öyleyse neden yoksun askim..Bundaki çelişkiyi hangi sözünle anlatır da ikna edebilirsin beni yokluğuna.?..
İçimde o kadar masumsun ki..seni yaşatmak adına nasıl bir direnişi üstlendiğimi kimse anlamasa da aldırmıyorum artık..

Yaşamak sana sığınmaktır,seni sende sevmektir..
Böyle anlarda yokluğun yüzümü kanatan bir ömür çizgisinin adıdır..

Sevdim seni hiçbir ödül beklemeden…Gözlerimi kapatıyorum artık susma vaktidir..
Bir varsın bir yoksun..Çocukluğumda anlatılan masallar gibi..Ama en çok yoksun..Başım dönüyor..Aşkım ey ömrümün varı!Ey VARLIĞIM!
Seni seviyorum…

Her aşk bir yakalanmadır yaşama söyledim sana,
Bilinmedik yenilgiler taşıdım sesimde
Aldanmalara yüzüm yoktu sabıkalıydım
En çok sana geldim durduk yerde
Yasaktı yollarım , aşk bir gidilmez ülkeydi
En çok kendi tarihimin kahramanı bile değildim sensiz
Ne kadar dirensem o kadar hükümlüydüm sende
Ve ben hep sana yürüdüm..yürüdüm..

Adımı unuttuğum her yerde seni bulmalarımdı beni yaşatan..
Zamansızdım,kimliksizdim,sen yoktun kimsesizdim
Biriktirdiğim anlamlara seni katınca anlam buldum yeniden..
Aldanmalara yüzüm yoktu sabıkalıydım
Hayatımdan çok en çok seni sevdim…

Yokluğunda bile sensin,
Çoğalmalar yaşattın bana
Sonunda tanıdık bi finalde tekil kalmalarımdı
Kuşatmalardan çıkıp gelmeyen bakır tenli bir babaydın..
Ne zaman uzansam uzaklıktın
Seni kuşandıkça sen oldum
Böylece sen oldukça varlığıma ilişkin her şeyi unuttum
Ama her şeyden çok en çok seni sevdim…

Herkesin ölümü kendi kıyametidir.Ben gözlerimde yokluğunu taşırken bir gün beklenmedik düşeceğim belki bağışla..Bilirim birgün gelir bütün yıldızlar düşer,kavuşma günü gelsin diye mahşeri bekler ölüler..Sen benim MAHŞERİMSİN…

Kırık ezgileri bir aşk senfonisi sandım
Değilmiş
Bildim
Yanılmadım
Yenildim
Bütün hayaller darmadağındır şimdi sustum…

Kimse sen değil
Sen herkes oldun,biraz…
Ben değil...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
14 Temmuz 2008 Pazartesi 04:45:19

Başlamalar

1

Seni seviyorum
Ben de seni

Tutuyorum
Ben de seni

Öpüyorum
Ben de seni

2

Doğuyorum
Ben de sana

Yaşıyorum
Ben de sana

Geliyorum
Ben de sana

Bitiyorum
Ben de sana

Ölüyorum
Ben de sana

3

Ben seninim
Ben de senin

Sen benimsin
Ben de senin

4

Gelip kaldım
Ben de senden

Görüp kaldım
Ben de senden

Gidip kaldım
Ben de senden

Umup kaldım
Ben de senden

5

Sen de ben de
Ben de sen de

Sende bende
Bende sende

Sen de bende
Ben de sende

Sende ben de
Bende sen de

6

Geliyorum
Bende seninle

Gidiyorum
Ben de seninle

Kalıyorum
Ben de seninle

Ölüyorum
Ben de seninle

7

Yalnızım
Ben de sensiz

Çirkinim
Ben de sensiz

Küçüğüm
Ben de sensiz

Ölüyüm
Ben de sensiz

Özdemir Asaf

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:36:38

Anlamıştım




Fikrimi kaybettim sanmıştım;
Son...

Ellerimi çukurlara gömmüştüm;
Sonu...

Çekilmez olmuştu gözlerin;
Sonun...

Senin kahverengiliğine kapılmıştım;
Sonuna...

Ölesiye seveceğimi anlamıştım;
Sonuna dek!.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:41:20

BİZİM YARINLARIMIZ

Elleri kirli, gözleri kara,
İnsafsızca salınmışlar sokaklara,
Nasıl kıymışlar, nasıl bu canlara?
Bunlar bizim çocuklarımız.
Bunlar sahip çıkamadıklarımız!

Alışmışlar ızdıraplara,
Hayeller bile uzak onlara,
Birileri alır iter suçlara...
Bunlar bizim çocuklarımız.
Bunlar sahip çıkamadıklarımız!

Biz sahip çıkmasak, birileri yürütecek kervanını,
Kesecekler mahsunların, kollarını, bacaklarını!
Karşımıza çıkaracaklar suç makinalarını!
Bunlar bizim çocuklarımız.
Bunlar sahip çıkamadıklarımız!

Önce tek tek kurutmalı bataklıkları,
Sonra eğitmeli bu yavruları...
Sevdirmeli tüm insanları.
Bunlar bizim çocuklarımız.
Bunlar bizim yarınlarımız!

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
15 Temmuz 2008 Salı 06:01:39

Adak

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ahmet (ts1004263023)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
231
15 Temmuz 2008 Salı 11:56:21

Kelimelerin ruhunun susup,

Kemanın ruhunun konuşmaya başladığı o hüzünlü anlarda,

Geçmişe savrulup bir "karagözlünün" yamacına düşerken ruhum,

Lâl kesilir dilim,susturamazken yüeğimi...

AHMET IŞIKGÖZ

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa