Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Aşk ebrulidir

Aşk ebrulidir


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 16:04:36
kaçak hım.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Haziran 2008 Perşembe 19:27:39

Aşk

Sevgi.. kim bilir hangi dillerde sakız, hangi dillerde ağıt ve hangi gönüllerde sancı oldu şimdiye kadar. Hangi yürekleri ağlattı, hangi dudakları büktü..

Bütün şiirlerim bir ağıttı yiten sevgilinin ardından yazılan, bütün şiirlerim bir sancıydı onun olduğu yerden vurulan yürekte.. ama hiçbir zaman sakız olmadı cesaretsizlerin, kahrolası ihanetlerin dilinde.. Bir hayattı.. Bir candı yüreklere.. Bedeli oldu bu yüreğin ve yine gömüldü bir daha dirilmemek üzere ve bir daha can olmamak üzere ruhsuz bedenlere, anılar sepetinin en dibine..

Varolan tüm gücü ile haykırdı gül’e sevdasını... Yağmur olup yağdı çaresizliğine rağmen üzerine.. Güneş oldu doğdu, gece oldu sardı.. bir vefasız eline düştü.. umarsızca harcandı yokuşlarda.. her şeye rağmen avuçladı dikenlerini gül’ünün. Elleri yırtıldı.. avuçları kanadı.. yılmadı.. gücü vardı hala.. gözlerindeki yaşlarla büyüttü avuçladığı dikenli gül’ünü. Büyüdü, büyüdü, büyüdü.. her şey çok güzel gidiyordu.. sevdiceği gerçek bir sevgiyle bağlanmıştı ona… derken günlerden bir gün, izin istedi sevdiceğinden gül’ü.. “bırak beni.. gideyim, göreyim sevdiklerimi.. senden başka sevdiğim yok biliyorsun ama bırak göreyim beni bekleyenleri.. söyleyeyim sana olan sevdamı..”. bıraktı avuçlarından usulca.. ellerinden bir damla kan damladı gül’ünün gözbebeklerine.. gül’ü kanadı.. bir yara açıldı göğüs kafesinin tam ortasında. Yara kanadı, kanadı.. ama her şeye rağmen gitmek, bekleyenlerini görmek istiyordu. “Tamam” dedi gül’e sevdalı genç.. “Git.. dönme istersen bir daha.. ama bekleyeceğim ben seni, ellerim kan içinde, yüreğim hasretinle dolu bekleyeceğim” dedi dikenli gül’e sevdalı genç. “Ölümümle, yaşamımla bekleyeceğim..” “unutma” dedi, “sen benim için ölümü göze almıştın gençliğimde.. ben de senin için yaşamayı göze alarak döneceğim sana.. aşıp engin denizleri, avuçlayıp dikenlerini güllerin, yüreğimdeki hasretinle, avuçlarımdaki kanlarla sarılacağım boynuna..” dedi ve gitti..

………….

Aradan günler geçti.. haftalar.. tam 1 ay sonra sevdiceğine kavuşmak için hareket edecekti dikenli gül.. ertesi gün yola çıkacaktı.. Günlerden Salı, aylardan Ağustos.. Yıl 1999.

Çıkamadı yola..

…………..

Günler günleri, haftalar haftaları kovaladı. Elleri yırtık, avuçları kan içinde bekleyen genç dayanamadı.. Gitmek istedi sevdiceğinin yanına.. Ve düştü yollara.. Yokuşlar tırmandı.. Avuçları kanadı durmadan.. Sordu karşılaştığı her yüreği yaralıya.. Sevdiceğinin ailesi ile görüşür.. “Gördünüz mü dikenli gül’ümü, rastladınız mı bir pınarın başında ya da bir haber bıraktı mı ?..” Parmakla gösterdiler yerini.. “İşte, şurada.. İçeride, sor söylerler” dedi kalınca bir ses. Delikanlı ilerledi.. Gözlerini dikti.. Karşıda bir tabela.. “Eyüp Mezarlığı”.. Delikanlı şok olmuştu.. Devam etti.. İçeri girdi.. “………’i görmek istiyorum” dedi.. “Bir dakika bekle” dediler.. Bekledi.. Belli ki kayıtlara bakıyordu görevli.. Karıştırdı defteri.. “13. Ada’da” dediler. İlerledi dikenli gül’üne sevdalı genç.. 13. Ada’ya geldiğinde bakınmaya başladı sağına soluna.. Koca bir çınarın altında bir mezar dikkatini çekti.. Mezar taşında “Sesim gelmiyorsa da, gözyaşlarım da ayaklarını ıslatmadı mı halâ.. Nerdesin sevdiceğim?” yazılı bir mezar duruyordu.. Yaklaştı.. Mezar taşına dikkatlice baktı.. “Olamaz” dedi kendi kendine.. “….. - D: 1982 Ö: 1999” yazısını da görünce birden dizleri üzerine çöktü.. Gözyaşlarına hakim olamıyordu.. “Eğer sevgilim, bir gün ölürsem karanlık odamda, yatağımda sensiz, sakın ağlama olur mu?” deyişini hatırladı dikenli gül’ünün.. Kollarıyla sildi gözyaşlarını.. Ardından mezarın üzerindeki kanlı kağıdı gördü.. Sürekli şok etkisi yapan olaylardan birisi idi bu. Titreyen elleri ile açtı kağıdı.. Ve okumaya başladı :

“ Sevdiceğime;
Sana kavuşabilmek için semâya kaldırıp ellerimi, kaçıncı dua edişim yaratıcıya, bilmiyorum. Seninle başlıyorum her günüme, seninle devam ediyorum yaşama ve seninle bitiriyorum günümü.. Özlüyorum birtanem, ağlamak istiyorum, ağlayamıyorum.. Sözümüz geliyor aklıma.. “Ağlamak yok.. Gözyaşların bu kirli dünyaya akmamalı. Onlar cennetin ırmakları olmalı. Söz ver bana ağlamayacaksın tamam mı?” deyişlerin geliyor aklıma.. Ağlamayacağım diyorum kendi kendime. Bu kirli dünyaya gözyaşlarımı akıtmak istemiyorum.. Sonra düşünüyorum.. Kirli dünyayı arındırmak için ağlamak gerekli belki de.. Sen de ağla sevdalım.. Ben tutamıyorum, engel olamıyorum gözlerime. Sana gelmek istiyorum her an.. Senin yanında olmak.. Sana kavuşmak.. Seninle bulmak istiyorum “son”lunun içinde “sonsuz”luğu.. Seninle yaşamak istiyorum sevginin dehlizlerinde.. Ağlamak istiyorum. Öncü olmak istiyorum arındırmak için kirli dünyayı, ağlayanlara.

Yatmıştım.. Uyuyordum.. Bir martı çığlığı böldü uykumu.. Korktum.. Etrafıma baktım.. Hiçbirşey yoktu ortalıklarda.. Uyumaya çalıştım, başaramadım.. Sen geldin aklıma.. Gözlerimdeki utangaç duyguyu sevdim o an.. Sana olan hasretimi dile getirmek istedim.. Ve şimdi yazıyorum.. Aslında bir şeyler karalıyorum.. Sözcüklerden oluşturduğum bir köprüyle sana ulaşmaya çalışıyorum belki de.. Fırtınalar yüklü, bulutlar taşıyan gökler gibiyim, gül yüreklim.

Saat 03:20.. Ne yazacağımı da bilmiyorum.. Deniyorum.. Senin yazdıkların kadar güzel, senin yazdıkların kadar anlamlı şeyler yazamıyorum. Kelimelere döktüğün ruhun, benim bedenimde canlanıyordu.. Ama ben yazamıyorum işte.. Sa

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Haziran 2008 Perşembe 19:28:59

Saat 03:20.. Ne yazacağımı da bilmiyorum.. Deniyorum.. Senin yazdıkların kadar güzel, senin yazdıkların kadar anlamlı şeyler yazamıyorum. Kelimelere döktüğün ruhun, benim bedenimde canlanıyordu.. Ama ben yazamıyorum işte.. Sanki ölümün soğukluğunu hissediyorum ensemde.. Ne oluyor bana birtanem.. Sana olan hasretimi dile getirirken neden titriyorum?..

Anlatamadığım gibi belki yaşayamıyorum da.. Oysa yaşamayı ne çok istiyorum o engin denizlerdeki sevdayı.. Artık ırmak olmaktan çıkıp, denizlere açılmak istiyorum sevginle.. Annemlere anlattım seni. Çok merak ettiler.. Seni uzun zamandır görmüyorlardı. Kaç sene oldu kim bilir seni görmeyeli.. “Neden gelmedi?” diye sordular.. “Beni bekliyor anne. Sizleri de özlemişti aslında ama gelemedi” diyebildim ancak. Sonra annem şaka mahiyetiyle “Eee.. Düğün ne zaman?” diye sordu.. Yanaklarım kıpkırmızı oldu.. Utandım şimdi. Onlar da seviyor seni.. Benim seni sevdiğim gibi.. Benimkisi daha öte bir sevgi.. Tarif bile edemiyorum. Anneme ne dedim biliyor musun bugün ? “Anne” dedim.. “Eğer ölürsem Sevdiceğime kavuşmadan, mezar taşıma bir şey yazmanızı istiyorum..” “O nasıl söz güzel kızım.. Ağzından yel alsın.. Allah gecinden versin.” dedi.. “Olsun. Ecel bu anne, söz dinlemez ki.. Kimin ne zaman öleceği belli olmaz.” dedim. “Kızım neler söylüyorsun öyle.. Töbe töbe” dedi.. “Sesim gelmiyorsa da, gözyaşlarım da ayaklarını ıslatmadı mı halâ.. Nerdesin sevdiceğim?” “diye yazdırın mezar taşıma..”” dedim

İşte böyle sevdiceğim.. Gelemezsem yanına bil ki beni ancak ölüm engellemiştir.. Neyse gene ölümden söz ettim.. Karamsarlığa başladım.. Kusura bakma birtanem. Ama biliyorsun ki yalnız ölüm kesindir..

Sana her şeyin en güzelini, her yüreğin söyleyeceği en güzel iki kelimeyi, umuda açılan yollarda destan yazan o iki kelimeyi söylemek belki de tüm bu anlatmaya çalıştığım şeyleri özetleyecek..

İşte söylüyorum..

“Seni Seviyo”

Yarım kalmıştı mektubu. Galiba tam o anda olmuştu deprem.. O an alıp götürmüştü dikenli gül’ünü öte tarafa.. “Lanet olsun” diyerek toprağa vurdu yumruğunu.. “Hani birlikte ölecektik, birlikte yaşadığımız gibi..” Gözlerinden dökülen damlalar sarmıştı bedenini.. Ağlıyordu, ağlıyordu.. “Bu benim ikinci ölümüm” dedi kendi kendine.. “Bu benim ikinci ölümüm.. İlki senin geri dönmek üzere gittiğin gündü.. İkincisi bugün.. Yani bir daha dönmemek üzere gidişin.. Bitiyorum birtanem, bitiyorum.. Çünkü bu benim ikinci ölümüm..” dedi.. Yavaşça doğruldu.. Önce kollarıyla sildi gözyaşlarını.. Yavaşça eğilerek bir avuç toprak aldı.. Cebine koydu usulca.. “Seni Seviyorum canözüm” diyerek tamamladı dikenli gül’ünün yarım bırakmak zorunda kaldığı cümleyi.. Hareket etti.. Belli ki yorulmuştu.. Dayanmaya gücü yoktu.. Yüreğindeki sancı, parmak uçlarına da işlemişti.. Gitmek istemiyordu.. Onunla kalmak, o olmasa bile mezarına sarılarak kalmak istiyordu.. Gitmek zorunda olduğunu da biliyordu.. Yavaşça uzaklaşıyordu mezarlıktan.. Son bir kez baktı ve

“ sen yoksan
Bir köşesi eksik kalır cennetin
Sen yoksan
Bir köşesi yara alır kalbimin”

dedi ve kayboldu gölgesi, batan güneşin bıraktığı kızıllıklar ardında..

26.03.2003
"Gizli Sevdalar

 

Karanlığa taş atmak kadar masum, Şehadete göz kırpmak kadar cesurdur yüreğim
HAKAN MİRZALAY

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 19:33:31

Söyle Hayat Bu Duygunun Adı Nedir ¦¦¦

içimde yedi dünya harikası saklı
binbir renk güvercin uçuşları yüreğimde
pembe tuval rengi resimler
herşey benim için varolmuş gibi gözlerimde
hayat pembe giyisilerini çekmiş üstüne
boynumdan pembe gölgeler yansıyor aynalara






cesur yürekli abloşa saygılar

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Haziran 2008 Cumartesi 16:53:09
Hayal işte..

Sen nefesimi kestin hep kaç gece soluksuz kaldım.
Ne zaman yalnızım desem çalıverirdin kapımı
Ellerinde demet demet mutluluk çiçekleri..

Yağmurları severdim ben cama vuruyor ayak seslerin
Sevdim ne çok sevdim seni...
Nefret ettim Türkçe den yetiremeyince cümleleri..
Şimdi sana benziyor her erkek bakışında sen,gülüşünde sen..
Ağlamak geliyor içimden,görüverince ekmek attığın kuşları.
Ne yazık!
Ben uçmak isterken senin şehrine,kırıveriyor yokluğun kanatlarımı,
Üzgünüm elim kolum bağlı kaldı..

Herşeye rağmen beklemekte yüreğim
Tekrar yaratılmak küllerinden hiç pes etmeden..
Ellerini tutana kadar uzanmak boşluğuna,
Yitip gitmeyi göze almak bir senin uğruna..

Vurupta gittiğin kapıya bakıyorum şimdi
Hala çınlamakta sağır eden o ses
Öylesine emin öylesine kararlı sen..
Hiç olmadığım kadar yalnızım şimdi
Çoktan alıp başını gitti hayalin,
Silinmekte ayaz izlerin,çok zor duymak sesini..
Oturup bir köşeye bekle diyor kalan son umudum
Dönüşüne saklamak gözyaşlarımı..
Bir mart sabahı geldiğini hayal etmek,
Henüz doğmakta güneş..

İki kelime düşür dudaklarından ne olur
Zor olmasın ``seni seviyorum `` demek

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
21 Haziran 2008 Cumartesi 18:06:06
HAYALSIZ YAŞAMAKTA ÇOK KÖTÜ BİŞEY OLMASI GEREK YİĞİT BEY

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Haziran 2008 Cumartesi 19:50:43

sanırım

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Haziran 2008 Pazar 00:06:30

Acılara Ben Kefilim

 

Gözlerinin hasretinde yüregim bosluklarda sesini arıyor...Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Baska bir sey istemiyorum....Bir tek gülüsün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yasayacagımız güzel günler tüm hayatıma bedel..Bos duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye...Vurulmusum sana ,gözlerine yanıyorum bir alev topu giibi..Hasretin sanki volkan gibi kösebaslarinda patlıyor..Sensiz düsüncelere dalsam her fikrim kör kursunlara ispat ediyor...Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor ...Ucurtmalarimi senden haber alır mi diye omuzlarımdan kaldırdım..Yüregimi göcmen kuslarla sana yolladim..Bos gelmeyeceklerdi biliyorum...Yüregini ve gözlerini bırakacaklardı avuclarıma...

Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler.Yaprakları hazani andırsa da icindeki umutlarını sererler dudaklarına..Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi günesin koynuna girerler.. Tüm umutlarını günesle sevda kokan yüreklere sererler...Aynı o misal sende hicbirseye yenilmeyeceksin..Yarınlarını bahar addedip icindeki sevgi yapraklarını yüregime sunacaksin..Her yapragıda ölümüne sevdanin naif durusunu, yalnızlıga karsi dik baslılıgını ve acılara karsı metanetini görecegim..Gördükce sımsıkı saracagım seni..Bırakmayacagim seni acıların kollarına ...Bu kadar kolay pes etmeyecektik fani yaralarımıza...İyilesmesi yılları sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacagim..Yavas yavas iyileseceksin...her güneste sana umutları bırakacagim ve gözlerin dünden daha iyi parlıyorsa o zaman daha cok saracagim iyilesmen icin...Tüm acılarina ben kefilim..Yeter ki sen mutluluklara gülümse.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Haziran 2008 Pazar 11:30:37

Günaydın arkadaşlar.

Merhaba Elvan.Nasılsın?

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Haziran 2008 Pazar 11:40:13
Tşk.Ben de iyiyim Elvan.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
24 Haziran 2008 Salı 10:12:19
Bak şu tepenin ardına dostum,
Güneş doğacak birazdan gülümseyerek.
Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak,
Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak.
Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna,
Koş kırlara…kelebeklerle yarış kim tutarki seni?
Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var?
Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın!
Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan,
Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine.
Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle,
Hayat devam ediyor…küsmek çare değilki derdine.
Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır!
Sev,sevilll…gönül limitinin alabildiği kadar,
Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence;
Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına.

ALINTI

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
24 Haziran 2008 Salı 10:17:02

hehe

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
24 Haziran 2008 Salı 12:36:16

Bir Sevda Türküsü



Sokul yanıma,
çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.
Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.
Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından
Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.
Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
24 Haziran 2008 Salı 16:18:53



Masa Da Masaymış Ha

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.

Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

Edip Cansever

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 04:19:20

 

LİMAN KIRINTILARI

Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Yalan söyledim,
yırtık blucinli tayfalara,
Seni sevmediğimi söyledim.
Oysa rıhtımlar
en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu,
Midye kabuklarında
sakladım gözyaşlarımı;
Hastaydım,kırık kötümser
bir öksürük yapışmıştı boğazıma
Seni unutmak gerekiyordu......


Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi,
İskele fenerlerinin altında oturup
seni bekledim sevgilim
Ellerim ıslaktı,gözlerim ıslaktı
Gelip caydırabilirdin
beni gitmekten
Oturup sigara içer,anlaşabilirdik..
Sana tapacağım yalan değildi
benim olursan
Seni seviyordum,seni istiyordum......


Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
seni unutmak için içtim..
Senin sokağında geceler yıldızsızdı,


senin sokağında gece yağmur yağıyordu
Ben zayıftım,çabuk ıslanıyordum
Bana sevmek yaramıyordu,
ben sevilemiyordum...


Bahamalı martılar beni çağırdı,
bir ikinci bahar gecesi
Sana bırakacağım bu kentin
üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm,
Birincisi seni ilk gördüğüm yerdi,
ikincisi seni ilk öptüğüm yerdi
Üçüncüsü.... söylemeye dilim varmıyor,
üçüncüsü bana git dediğin yerdi
İşte bu mısraları orda karalıyorum;
işte demir aldı şilebimiz,
Gidiyor,gidiyor,gidiyorum........


Edgar Allan POE

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Haziran 2008 Cumartesi 15:16:31

SEN DE



yabancı bir geceye attım adımlarımı
umutları tükenen bir şiirin
son hecesine
yazdım adını inanmasan da...
seninle başladı
ve sennle bitti...

ayakseslerini duy yıldızların
sen de !
sen de!
kapat kapılarını yıldızlara
aydınlatmasınlar geceyi.
ben kapattım kapı,pencere
ne varsa kapattım
sen de!
sen de!
yazdın mı adımı
tükenen bu sevdanın
veda cümlesine...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Haziran 2008 Cumartesi 16:00:23

evet işte bu ya duygu yüklü olmak hepsi bu

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Haziran 2008 Cumartesi 16:10:26

sana anlatabimek seni

Bir ressamın tablosunda izlerim seni
Gözyaşlarım boyası kalbim fırçası
Hayal dünyamın düşler sokağına uzanırım
Uzatsam tutarmısın ellerimi
Sararmısın sıcaklığınla,alırmısın dünyana
çatlamış dudaklarıma yağmur olurmusun.
Mendil olurmusun gözpınarıma
Bir müzikalde dinlerim seni
kemanlar anılarını anlatır
Piyanolar ruhundaki sevgi pınarını akıtır
Nota olursun gitarın tellerinde dansedersin
Kalbimin her hücresine damla damla akarsın
Şarkı olursun dudaklarda,
balerinlerin kanatlarında süzülüşün.
Bir şairin kaleminde okurum seni
Onun kalbine mürekkep oluşun
Şiir olursun sayfalara GunBATIMI gibi gizemli
Birde yağmur olursun dökülürsün gözlerimden
Sana anlatabilmek seni..
(alıntı)

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 19:22:47

 

Bir resim çizer misin benim için
İçinde yalnız sen ve ben olan
Öyle olsun ki İçinde dostluk olsun
Sevgi olsun Aşk olsun
Öyle bir çiz ki
Kimseler görmesin
Kimseler dokunamasın
Ve hatta
Özlenmişlikleri ifade etsin
Geç kalınmış yılları yaşatsın
Şimdi söyle bakalım
Böyle bir resim çizer misin?



 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 19:39:17

IYI GECELER GÜLÜM
 
Haziran bulutları olsun yatağın,
Aşka düşsün yolun düşünde.
Bir dere kenarında,
Söğüt gölgesine sığınsın başın
Ayakların suda
Aslında su senin ayaklarında gülüm
Elinde Bursa işi bir çakı
Sabaha kadar umutlarını yont!

Bir de beni düşün düşünde.
Yokluğunda nasıl da Haziran bulutuyum,
Söğüt dalıyım,
Akan, akmayan suyum,
Ama illâ ki;
Yonttuğun umudum...

İyi geceler gülüm,
İyi bir gün olsun yarın...

Nevzat TEKİN

 

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa