|
| Gönderen | Mesaj |
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:36:36
|
|
|
yalancı bir misafirlik, aidiyetsiz sevmeler hoş beş muhabet edersin gülümsersin umarsız anın keyfine kapılıp kapatırsın gözlerini. geçmiş ve gelecek kaybolur. bu an yaşamaya değer, bu yeter dersin.
saat gelir hava kararır, çalan kapı zili gitme zamanını hatırlatır. duymazsın önce, duyurmazsın. ama nafile an biter kapıdan çıkarsın. kapı kolunun soğukluğu hala ellerindedir. ve sen üstüne kapanan kapılara inat gülümsersin hayata.
kayıp bir zamanda kayboluştur yalnızlık sokakta kalacağını bile bile keyfini sürmektir hayatın.
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:47:40
|
|
|
Gittin.. Belki sevginle belkide uykudan ayılan nefretinle Ayrılığa değil yargısız yazgıya yanıyorum Ellerimi uzatsamda şahidim olmadığına değil Vedana senet gözlerinden öpemediğime yanıyorum Tek Canım vardı Yemin olsun alıp gittiğine değil Yerine sahte anıların kaldıya buna yanıyorum..
Artık hergün Sensiz ey Sevgili Kendime değil alaycı zamana acıyorum Gönlümün gündüzü yok gecesi yok Gözlere vurmuş Aşkı örtemeyen karanlığa acıyorum Sanmaki unutulur gidersin ey Sevgili Bıraktığın aleve değil yakamayan ateşlere acıyorum..
Şimdi yalnızlık ceketini giydim düşünüyorum Ecelin alacağı ne kaldı?Ona gülüyorum..
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
14:38:31
|
|
|
Sadece bir hayatım var benim, İkinci hayatı kim bulmuş ki...
Hayatın ne anlamı vardı ki. Çayır çimende gezmek değilse sadece yaşam, Tek başına geçirmek de değilse yılları...
Kim almış ikinci hayatı bir bak etrafına, Hayat seni beklemiyor, Parayla da durduramıyorsun, mevkiyle de...
Eğer yalnızlıksa alın yazım, Sensizlikle bürünmüşse hayatım, hem geçmişim hem geleceğim, İkinci hayat istiyorum senin için, Bensizlikle bürünen hayatının tekrarını istiyorum...
Sen ben ol, ben de sen... Sen şiirler yaz, al gülleri düşünerek, gözyaşları dökerek. Korkarak bakayım hayatıma ben, Önem vermeyeyim hayatımın bir daha gelmeyeceğine, Yalnızlığımla bürünen hayatını görmeden yaşayayım, Yalnızlığıma yalnızlıklar ekleyeyim. Yalnızca bir hayatının olduğunu anlamanı sağlayayım.
İkinci hayatı kim bulmuş ki, Eğer yaşayamazsam burda yaşamam gerekenleri, Ve hayat değilse çayır çimende tek gezmek... Boşvermeli ve gezmeliyim hayallerimle çayırlarda. Nasılsa ikinci hayatım olmayacak ve ben bir daha sensizliğinle bürünmüş bir hayat daha yaşamayacağım
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:37:04
|
|
|
Seni Seviyorum
Ne güzel şey seni seviyorum demek Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel Her baharda gece gündüz her saniye Seni seviyorum Seni seviyorum Seviyorum seni diyebilmek ne güzel
Bir kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir
Çünküsü yok nedeni yok sevmenin Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü Utangaç bir gecenin kucağında Yağmurlar vuruyor pencereme Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde Ve hasretin içimde Seni seviyorum Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce Sabahlara kadar konuşmak Hiç kapatmamak telefonu Aynı düşlere uyumak sonra Ve uyanmak aynı güneşe
Bir kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir
Daha bir güzelleştim son günlerde Gözlerimin içi parlıyor Kabıma sığdıramıyorum aşkı Gülmek geliyor içimden Sokaklarda koşar adım yürümek Tanıdık tanımadık herkese selam vermek Merhaba ülkemin güzel insanları Hepinize hepinize merhaba Sizi de seviyorum Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın Gökmavisinde güvercinleri, martıları Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı Bindallılarıyla köy kızlarını Ve elleri hamur kokan anaları Hepsini sende seviyorum Seni seviyorum Bir kenara mahsun çekilen içim Yemeden içmeden kesilen içim Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için Ayrılık ölümün diğer ismidir
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime Ve daha çok seviyorum limonlu çayı Senin sevdiğin herşeyi seviyorum Türkülerini memleketinin Feneri ve kara kartalı senin için Davamızı ve şiiri sende seviyorum Seni seviyorum İyi ki doğdun İyi ki varsın Doğum günün kutlu olsun Seni çok seviyorum Seni çok seviyorum
Yaşamaksa seni sevmek Ben hiç ölmedim Seni seviyorum
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:48:11
|
|
|
Bazen bir mutluluk kaçırır insan, belki de Kader Bazen bir kadeh taşırır insan, belki de Sabır Bazen bir avuç kalbe küser insan, belki de Dünya Bazen aşkını görür insan, belki de Rüya Bazen aklını yitirir insan, belki de Yar Bazen mevsimsiz üşür insan, belki de Ayrılık Bazen sevmek ister insan, belki de Sevgisiz Bazen dua eder insan belki de Çaresiz...
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:49:10
|
|
|
yaşamınızı sevgiyle doldurun... Yaşamının sevgiyle dolu olmasını istemeyen tek insan çıkacağını sanmam. O halde, bunu gerçekleştirmek üzere ilk çabayı bizim göstermemiz gerekir. İstediğimiz sevgiyi bize başkalarının sağlamasını beklemektense, kendimiz bir sevgi kaynağı olmalıyız. Başkalarına örnek olmak istiyorsak, öncelikle biz, kendi içimizdeki sevgi ve şefkati harekete geçirmek zorundayız. Derler ki: "İki nokta arasındaki en kısa mesafe, niyettir." Sevgi dolu bir yaşama kavuşmak için bu deyiş son derece doğrudur. Sevgi dolu bir yaşamın başlangıç noktası, ya da temeli, önce bir sevgi kaynağı olma isteği ve kararlılığıdır. Takındığımız tavır, yaptığımız seçimler ve iyiliklerle, önce sevgi elini uzatma istekliliği bizi bu hedefe taşıyacaktır. Eğer bir daha kendi yaşamınızdaki ya da dünyadaki sevgi eksikliği sizi üzecek olursa, şöyle bir deney yapın. Birkaç dakikalığına dünyayı ve başka insanları aklınızdan çıkarın ve yalnızca kendi yüreğinize bakın ve kendi kendinize sorun: Daha büyük bir sevgi kaynağı haline gelebilir misiniz? Kendinize ve başkalarına yönelik sevgi dolu düşünceler üretebilir misiniz? Sonra bu sevgi dolu düşünceleri dış dünyanıza açabilir, hatta, sizce bu sevgiyi hak etmeyenlere bile iletebilir misiniz? Yüreğinizi daha büyük bir sevgi barındıracak denli açarsanız ve önceliğiniz sevgi toplamak değil de, kendinizi sevgi kaynağı yapmak olursa, istediğiniz sevgiyi alma yolunda büyük bir adım atmış olursunuz. Ayrıca, gerçekten çok önemli birşey fark edeceksiniz: Ne kadar çok sevgi gösterirseniz, o kadar çok sevgi görürsünüz. Sevecen bir insan olmak sizin elinizdeyken, sevilen bir insan olmak, sizin denetiminizde değildir. O halde sevgi göstermeye ağırlık verirseniz, yaşamınızın fazlasıyla sevgi dolduğunu göreceksiniz. Çok geçmeden de dünyanın en büyük gizlerden birini keşfedersiniz: Sevginin ödülü, kendisidir. Paylaşım için; umarım bu yazıyı okuyanlar yaşama daha sıkı sarılırlar
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:56:12
|
|
|
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
21:41:32
|
|
|
Sevgini haykırırsın eşine,dostuna,sevgiline Gırtlağında bir şeyler düğümlense de umursamazsın
Kulak verirsin zevkle dinlediğin şarkının melodilerine Ölmeyen düşlerin varsa dalar gidersin
Çevrendekilere gülümseyebilirsin bu kısa sürede Sırıtmak değil;sımsıcak,umut dolu bir gülümseme
Nedenler ararız çoğu kez kahkahalar için Oysa nefes almak dahi sebeptir ufak bir tebessüme
Sevgiline dokunup,sarılıp koklayabilirsin tüm hücrelerinle Ya da bir çiçeğin kokusunu hapsedebilirsin yüreğine
Saatlerce gökyüzünü izleyebilirsin hiçbir şey yapmadan Sığdırabilirsin sevdiğinle geçireceğin geleceği altmış saniyeye
Tavşan kanı bir çay içersin ince belli cam bardaktan Gırtlağından geçen her yudum alır götürür seni bu diyardan
Bittikçe her bir altmış saniye, Yeni bir altmış saniye başladığını bilerek yaşamalısın…
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
04:27:15
|
|
|
Bazen;
Deniz kalkıp ,gökyüzü iniyor; alnımdaki çizgiye. Sırçalı aynalardan silinmiş yüzüm Ölümler ötesinde darmadağın Eti kemiği sıyrık bir bedenin Tasasız eğlencesindeyim Susmuş saatim Duvarlar kan kızılı çizgilerde Mavisi çalınmış haritalarımda olmayan denizleri arıyorum hırçınlıkla Ayaklarım, olmayan bir ülkenin hamursu,kahverengi topraklarında ellerim, olmayan bir kadının beyaz,ıslak yanaklarında gözlerimde, yalancı güzellikler kulaklarımda, ağlak bir türkünün ezgisi geçip gidiyorum dünyadan dünyaya hiç uğramadan depremler dursun, dalgalar soğulsun, yaralarım kabuklansın diye seviyorum durmadan başka türlü yaşanası yok bu hayatın
hepsi bu...
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
08:54:16
|
|
|
KURTLANIYOR KALBİM...
çıplak ayaklarıyla içime basa basa canımı yakarak geliyor yaz.
ve bu zamanlarda bir kez ağladıktan sonra kurtlanıyor kalbim,
mevsimi geçiyor sevdanın.
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
09:45:46
|
|
|
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
10:20:20
|
|
|
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
11:04:13
|
|
|
|
hhhhhhhııııııııııııııııııııııııııııııııııımmmmmmmmmmmmmm
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
11:09:49
|
|
|
haydi hep birlikte hhhhhhhhhıııııııııııııııııııııııımmmmmmmmmmmmmmmm
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
12:52:10
|
|
|
Eskici geldi hanım Anılar alırım,eskimiş Kullanılmış hayatlar alırım. Bir aşk için yıpranmış, Kararmış ömürler, Kırılmış gönüller alırım ..
Bir leğen,bir kova İki takım mandal veririm Gerçekleşmemiş hayallerinize, Tüketilmiş ümitlerinize, Karanlık düşlerinize,
Eskimiş elbiseler alırım Sevda eli değmemiş.. Eskimiş ayakkabılar Geçim yolunda eskimiş
İyi para veririm,kırılmış onurlara, Pişmanlıklarınızın bini bir paraya..
Birer plastik sepet Her damla gözyaşınıza Hüzünlü zamanlarınıza Tasa ve gamlarınıza. Neyim varsa veririm.
Yıkayıp ganj nehrinde Temizleyip hepsini, Güller gibi kokutup, Serpmek için başınıza yeniden Everest`in tepesinden Konfetiler gibi....
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
12:57:32
|
|
|
Hııııııııımmmmmmmmmmmmmmmmmm
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
13:06:07
|
|
|
hııııımmmmm tabiiiiiii
Gecelerde girift Bir düşüncesin şimdi
Bir ifrit Dolanıyor beynimde
Sensiz yoruluyorum artık Sevmek ağır geliyor
Hafif tam tersine Yaşamak hevesi bende
Yürekte ağır Seni sevmenin mesaisi
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
13:12:59
|
|
|
Son Perde
Dramatik bir oyundu belki de yaşadığımız Farkında olmasan da başroldeydin. Hiçbir sahnede görülmedin... Ve hiç duyulmadı sesin... Bir tek adın kaldı bu oyundan geriye... Her bir sahnede türkü dolu sözlerini, Yüreğini gördüğüm gözlerini yaşadım... İlk defa susmadım, sana kızdım, kırıldım... Yaşadığım acıyı sana anlatmaya çalıştım... Ama anlamadın... Duymadın... Çünkü YOKTUN! Ve ben bu oyunda yalnızdım... Koltuklar boştu, seyirciler yoktu... Ne sen beni duyuyordun, ne de ben seni... Oyun desem de buna kalbimin teröristi, Yaşadıklarımın hepsi gerçekti... Ve şimdi, seni yaşattığım bu oyunda, Son sahne bitmek üzere... "GEL" diyorum sana Kapanmadan son perde...
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
13:15:10
|
|
|
Uyumam gerek biraz daha, Dünyayı unutmam için, Acıları çekiir kılabileyim diye, Bir kaçış benimkisi, Dünyadan,insanlardan,aşktan, Evet,uyumalıyım biraz daha.
Sakın uyandırmaya çalışmayın, Bir süre daha en azından, Kendi halime bırakın benim, Toplamam gerek,kendimi,benliğimi, Bunun için, Uyumam gerek, Unutana kadar uyumalıyım,her şeyi.
Çok şey mi istiyorum? Sadece,iyi bir uyku, Rüyasız,kabussuz... İkisi de hatırlatır çünkü, Seni,beni,herkesi, Fakat ben hatırlamak değil, Silmek istiyorum, Silmek için de,uyumak.
Hem ne diye uyandıracaksınız? Hangi güzel şey için, Kim için, Savaşlar için mi? Yoksa açlık için mi? Belki de sevgisizlik içindir.
Sizin niyetiniz insanlar, Bana acı mı çektirmek? Dokunmayın o zaman, Ben uyurken,unuturken, Fısıldamayın hiç bir şey, Ne kulağıma,ne kalbime, Oturmuyor zaten hiç bir söz, Artık yerli yerine.
Evet,bırakın beni, Biraz değil hatta, Uzun bir süre uyumalıyım, Mutsuz olduğumdan değil, Uyurken mutlu olduğumdan, Uyurken unutmamdan.
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
13:15:40
|
|
|
Hmmmmmmmmmmmmmmmmmmm bu güzel havada içeri kapanılmaaaaaazzzz hııııııııııııııııııııımmmmmmmmmmm
İyi günleeeeerrrrrrrrrrrrr
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|