|
| Gönderen | Mesaj |
|
9 Ağustos 2008 Cumartesi
15:32:54
|
|
|
VALİZ TOPLANDI,GİTME VAKTİ..
Sevmişti kalbim.. bazen o da sevmişti...
yanımda değildli ama huzur`du alfabemde teninin ismi..
sonra.. dün daha..
birkaç küçük saat önce..
kapa gözlerini dedi... kapadım.. sonsuzluk kadar uzun bir huzur’suzluk bıraktı avuçlarıma... gitti..
yalan söyledi -babam gibi-
2.bölüm
ağır geliyor gözlerime bu terkedişler artık kalbim ölüme yolcu... valiiz toplandı..
şiir falanda yazamayacağım üzgünüm.. çünkü aşk onsuzken, bilseniz nasılda fazla acıtıyor canımı..
boncuklarıma da iyi bakın tamam mı?.. -benim ihtiyacım kalmadı- gitmeliyim....
hoşçakalın..
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
04:22:39
|
|
|
Her Ayrılık Veda Değildir
Zaman, ödünç alınmış sevinçlerin iade zamanı. Birazdan kalkacak tren Kirli bir hüzün kalacak Yorgun banklarında istasyonun...
Raylar arasına düşmüş bir hıçkırık Karışıp kaybolacak solgun havaya Çalınmış bir zamandan Ödünç alınmış sevinçler Bir kampana sesinde Duman duman kaybolacak...
Geride sadece Buruk bir acı kalacak.. Hoşça kal!
Ne martıların çığlığında ara sesimi Ne de kokumu, esişinde rüzgarın “Sözüm teneşir vadesi” demiştim ya Baştan başa kaldırımlarına yazdım o şehrin Şimdi her sokak bana uzanır Her köşe başında bekleyen ben Yaşlı faytoncuda şaklayan kamçı Ada vapurunda ağlayan çocuk Yuşa tepesinde inleyen derviş... Gece sularda yıkanan ben...
Geç kalmış sevdalara çalınır bütün kemanlar Bütün şiirler ayrılıklardan yana Bütün şairler az buçuk melankolik Bütün ayrılıklar hüzün dolu Sen benim tek gerçeğim
Her ayrılış son değildir bilmelisin Sevince ölürcesine sevmelisin...
Ne çıkar ayrılık çalıyorsa barlar Tavernalar Ne çıkar ayrılık varsa sarhoş naralarında Bütün postacılar ayrılık taşıyorsa ne çıkar Aşk var ya
Her ayrılık veda değildir bilmelisin... Sevince ben gibi Ölümüne sevmelisin...
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
16:53:21
|
|
|
Hep hırçın dalgaların inleyen sesi Yakamozlar duyarsız Bir var bir yok Olmayan sabahların sönmeyen ışığı gözlerimde...
Sen,sen yine yoksun yanımda Bu sabahta özlüyor seni uykusuz gözlerim Bu sabahta saramadı seni kırılası kollarım Susadım sana Kurumuş dudaklarım da hep aynı cümle Seni seviyorum,seni seviyorum,seni seviyorum...
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
17:01:58
|
|
|
`hayatınızda, tertemiz, aşka dair en az 1 şiir olmalı ve bunu her okuduğunuzda, gözleriniz dolmalı..`
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
18:07:09
|
|
|
vaaovvvvvvvvvvvvvv
yigit güzel söz
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
20:24:02
|
|
|
|
menkeşe hanım o sizin gözünüzün güzelligi tşkler efendim
|
|
|
13 Ağustos 2008 Çarşamba
16:29:30
|
|
|
bunu masal mı sandın?..etkilemez ölüm beni inan hiç...omzumdaki yükleri sal dünya...yan gönül yan kalpten düştü yaşama sevincim inan..kalpten düştü kıyım yakın artık..oyun mu sandın?..hileni ancak kendine yedirirsin...yedirirsin sen yada bitirir gidersin..sevdin mi sandın?..taaruzumun yönünü sen ne bilirsin?..neyi bildin ki?..yönümü bileceksin!...
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
00:36:44
|
|
|
|
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
18:27:41
|
|
|
Bir ganimettir ciğerinden geçen her nefes Gitti giden hiç gidenden var mı ses Biri yer biri bakardı öyle koptu kıyamet Büyüklük göstermekti küçüklüğe alamet Görünüyor ruhunun çirkin köşeleri Öyle güzelsin ki hala elmasın çamurlu hali Parlamadığını farkettin oldu akıl vali Böyle dosta malum olur alemin tüm halleri Yalniz kalınabilen bir yer var mı bildiğin? Saklanacak yer yok derdim al bu fedaim Kullanırda dostu derdi benim canım enayim Kaf ve Kef’tir helalim sanki bu mudur kemalin? Şekil alır demir döve döve insan olgunlaşır dert çeke çeke Dedikodu gibi yayılıyor bende bilmece Binilmeyen yaşlı bir at bakılmayan yaşlı bir surattı öptün her gece
Bir bilsen içimi bi kemiren var Bir bilsen anlayan yok halimi Bir bilsen anlatacağım şeyleri bir bilsen ah bir bilsen sen
Bir bilsen kaybettiğin her şeyi Bir bilsen çok ağlayacaksın Hele gülsen zahirden geçip bahtını görsen Ah bir görsen sen..
Gazla dolsun kesme hızını bunlar rapten laftan anlamaz Aldım hızımı sende anlamadın bu kız mı tazı mı Beyin boşluk dolu kavramaz havlayan adam ısırmaz İyilik edersin eşek hoşaftan anlamaz Bir kurtarıcı ararken çoktan soğumuştu beden Gaddar adam neden üzülsün ki zulmederken Henüz rapi bırakmam için hayli erken Savaştığımı bir de korkudan doğurma erken Hakkımda konuşulur ama şahsiyetim bilinmez Resmime bakarsın ama gözümün derini görünmez Belki elimi tutarsın elime paha biçilmez Mayından koşup geçilmez turla ruhum gezilmez Gayba pek meraklıyız bildiklerimize isteksiz Bilmediğinden korkan dalaksız yüreksiziz Şeytan bal sürdü dudağa hoşumuza gitti tadı Kandırıldık anladık bal değil de külmüş adı
Bir bilsen içimi bi kemiren var Bir bilsen anlayan yok halimi Bir bilsen anlatacağım şeyleri bir bilsen ah bir bilsen sen
Bir bilsen kaybettiğin her şeyi Bir bilsen çok ağlayacaksın Hele gülsen zahirden geçip bahtını görsen Ah bir görsen sen
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Ağustos 2008 Cumartesi
02:14:50
|
|
|
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya "Yaşadım" diyebilmen için...
|
|
|
21 Ağustos 2008 Perşembe
05:24:54
|
|
|
Seninleyim bu gece de... Uzun sürecek bir gece işte!.. Gözlerini düşünüyorum saatlerdir... Derin mi derin, deniz mi deniz... Düşüncelerim dalgalanıyor kıyılarına; yığılıyor gözlerinin... Bu gece bir gül kopardım sana... Yaşam olmayan dağlardan getiremedim, veremedim çiçeğimi... Oysa bir görsen; ellerim kan, yüreğim kan... Tanrı bu gece öldürsün beni!.. Çünkü sen varsın. Bu gece mum çaldım zenginlerden... Öyle güzel ki; daha parlak diğer mumlardan... Sana vermek için çaldım. Belki ışıkta beni anarsın diye... Çünkü daha ne geceler olacak; karanlık mı karanlık...Seninleyim bu gece de... Sıcacık uyuyorsun... Görüyorum... Benim üzerime kar yağıyor, üşüyorum. Yine de seni sarıyorum, seni ısıtıyorum.. Sıcacık gülüm-süyorsun bana... Sen bilmeden ben ağlıyorum...Bu gece yalnızlığa verme beni... Rahatsız et, uyutma... Tek isteğim gözlerine bakmak... Tamam gitmek istiyorsan git ama gözlerini bana bırak!!! Bu gece; duvarı sensin odamın, masası sensin... Kalem, kağıt, ölüm, herşey... Bu gece şiirler sensin... İçkiler ve gözyaşları gibi dünya sensin bu gece... Denizler sensin bu gece... Bu gece yok mu bu gece; her geceden daha çok benimsin!!!
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
02:24:23
|
|
|
Bir sevda masalı
‘’Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter’’ Beyatlı
Menekşe rengi bir çiçekti sevdiğim kız Anadolu yaylalarında karanfil kokan Yanaklarında güneşin gül öpücükleri Dudaklarında hayatın nazlı gülücükleri Pınarlara her akşam aşk masalları anlatan
Erguvan rengi bir çiçekti sevdiğim kız Munzur’un eteklerinde nergiz kokan Bakışı ayışığı yüklü bir ceylandı Sevda ve gül işlerdi yüreklere İpek saçlarında çayır çiçekleri Esmer alnında duygu gelincikleri Her gece yıldızları alıp koynuna yatan
Bende sevmiştim ah deli gönlüm bende Hasret rengi bir çiçekti sevdiğim kız Gözlerinde dağların ilkyaz gülücükleri Dilinde sevdanın içli sözcükleri Saçlarında bahar yelleri eserdi Yaşamak bir şarkıya benzerdi dudaklarında Dünyanın bütün dillerini konuşan
Bende sevmiştim ah ömrüm bende Kar rengi bir çiçekti sevdiğim kız Nefesinde dağgüllerinin kokuları Kalbinde sevdanın gizli korkuları Üşüyen yüreklere beyaz çiçekler sunardı her gece Türkü türkü seher yeliydi yüzü Şiir şiir ay güzeli Doğanın bütün renklerine yakışan
Bende sevmiştim ah dostlarım bende Hayat rengi bir çiçekti sevdiğim kız Hala özlem kokuyor bir köşesinde anadolunun Hala sevda kokuyor uzaklarda sesizlikler içinde Kimselerin uğramadığı bir yerde Yıldızlara bakıp üşüyor her gece
Şimdi güller gülümsemiyor artık,uzak dağbaşlarında Cerenler inmiyor sulara Derin uykuya dalmış gözlerinde sevdiğimin Nergizler uyanmıyor sabahlara Sarmıyor yaşamı maviler Sonsuz bir hüzün gibi devrildi düştü gecelere Bir hüzünki ne yazgılara sığar ne yıldızlara
Ya ben nasıl ağlamam dostlarım ya ben nasıl
Nuri Can
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
02:25:29
|
|
|
Oy Maral Maral Gözlerin gözlerimde hangi denizler mavisi hangi ayın vurgunuydu mavi gecelerde ah nazlı maral sevgiye nereden gidilir yitirdim adresini dostluğun, vefanın, aşkın bul beni her adımda ateşlere basıyorum körler ülkesinde kör kaldım tut elimden sevdalara götür
sesin çağlayan bir ırmağın türküsüydü karlı dağlarda oy maral maral gülün boyun büküşüydü hasret bahçelerinde ben gönlümü sana sakladım yıllar boyu sev beni sev beni ateşler içinde de olsa üçler yediler kırklar aşkına sev
ah nazlı maral canevimde büyüyen hasretimi yasladımda yıllara uzak, çok uzak bir yıldızda kaldı düşlediğim dünya sonra uzun bir kar yağdı yollara üşüdüm duman oldu tufan oldu ömrüm
içimde dinmeyen fırtınalar kaldı gece karası öfkeler yüreğimde ve ihanetlerin açtığı çukurlar kaldı hesabını kimselere soramadığım
üstümde kar yangını başımda gam gönlüm rüzgarlara vurgun yollar duman ateşler içinde dolanır kanım, yüreğim
Zaman karanlık kör ve acımasız yıldızlara dönder yüzümü oy maral maral lekesiz sabahlara güneşe dönder yüzümü şimdi soğuk bir kutup dünya iliklerime dek üşüyorum kar altında kalbim şimdi dağların doruklarında gözlerim üşüyor gözlerimin anadolusunda kirpiklerim mühür vuruldu yaralarıma oy maral maral
sarıl boynuma sıcak dostluğun ısıtır ancak hilesiz sevgin bunca yıldır gönlümü yalnızca sana sakladım sev beni öyle uzak durma gel acılar uçurum acılar uçurum tut beni düşüyorum düşüyorum ısıt beni üşüyorum gel yürek çatlağı bir ezgiye sar beni sar ki, ölem oy maral
ey yarasında nehirler fışkıran saksısında sevgiler büyüttüğüm kalbim bak akşam kararıp kaldı düşlerim ah ben bu acıların hesabını kime soracağım kendimi anlatacak kadar vaktimde yok
aşka ve toprağa ahtımız var oy maral maral şiir serpin üstüme su yerine sevgi serpin üşüyorum gel yürek çatlağı bir ezgiye sar beni sar ki, ölem gümbür gümbür bir yürek nasıl düşermiş görsün alem
elveda nazlı çiçek, elveda zeyran sana su veremem, koklayamam bir daha okşayamam yapraklarını bağışla
derin bir ah gibi sevdalar içinde tutuşan upuzun nehirler alsın beni ah maral tutmaya gücüm yetmiyor artık kalbimdeki soluğu
turnam yaralı turnamın kanadı kırık taşıyamaz gurbeti kanatlarında bitmeyen bir hüznün kıskacında yaralı ezgilere tutsak kaldım paramparça kaldım ortasında karanlığın geçen trenlerde almıyor beni oy maral maral
içimde tarifsiz kederler büyüyor toz toz oldum buralarda duman duman gel görki, kan çanağı gözlerim sesim gelmiyor ah maral maral
(*zeyran)(teyran) munzur dağlarında bir koy ve o koyda yetişen bir çiçek adı
Nuri Can
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
11:27:05
|
|
|
Seni Yüreğimden Alabilir Misin? Esin Emir
Ben senden hiç vazgeçemedim ki .. Ben seni özLemeye hiç doyamadım ki..
Sen bırakıp giderken beni o Lanet oLası kaRanLıkta .. Ben dökeRken gözya$LaRımı topRağa .. Gidi$ini , biti$imi izLemeye dayanamadım ki ..!
Oysa .. Ne güzeL biR masaL yazmı$dım ben ..
Sana , bana , bize ..
Mavi bir masaL`dı bu geRçekLe$mesi için ALLah`a heRgün yaLvaRdığım ..
Ben hiç büyümeyen o masaL pRensesi ,a$kına daLan .. Ve sen ..
Yanımdayken özLediğim , masaL mavisi gözLeRinde "hayat" buLduğum PrenS`im ..
Hiç gitmiyoRdun sen masaLLaRımda ..
BırakmıyoRdun eLLeRimi ..
Ama bu masaL , bu mavi masaL geRçekLe$medi hiç .. Oysa ben hazıRdım bu mavi masaLdaki kimLiğime büRünmeye ..
Ama Sen .. Yoktun i$de yoktun ..!
PRenS`imi istiyoRdum ..!
a$kına daLmak ..
GözLeRini eLLeRini yüReğini tenini ..!
SEN`i istiyoRdum i$de saçından tırnağına ..
SonRa biRgün çıkageLdin ..
Ama eksikti biR yanın ..
akLın bendeydi beLki ama ..
YüReğin bende değiLdi ..
eLLeRini tutuyoRdum /eLLeRin benim değiLdi .. gözLeRin heRgün daha da yabancıLa$ıyoRdu .. sevgi`n ..
Sevmedin ki hiç .. Sevdi`n sandım .. Kendimi kandıRdım ..
Ben ikimizin yeRine de sevdim ..!
Yine de ..
Gittin ..
Gitme dedim ..
Gitme .. Ü$ürüm sensizLikte .. Zindan oLuR yüReğim , yaLnızLığıma .. KaRaRıR güne$im .. gideR maviLeRim ..
DinLemedin dinLemedin dinLemedin ..!
Ve en önemLisi ..
Ba$Lamayan bu mavi masaL biteR ..
BitiRme masaL`ı .. Gittin ..
Ve masaL`ı bitiRdin ..
MasaL bitti de, söyLesene PrenS !
Seni yüReğimden aLabiLiR misin ! Beni Benden ayıRabiLiR misin ..!
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
19:13:20
|
|
|
karşılık/sız
sevmek hiç beklemez
bir karşılık
belki
ama
onun da
ihtiyacı var bir damla suya
ara sıra
Atilla Güler
|
|
|
23 Eylül 2008 Salı
17:15:43
|
|
|
Biliyorum… Yüzlerce kez böyle başladım anlatmaya…
“Geceydi…
Ve yağmur yağıyordu…”
Çünkü ben hep aşıktım…
•••
Bilesin diye…
Bıkıp usanmadan…
Anlatıyorum işte…
Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz…
Belki geceden ve yağmurdan bile…
Herşeyden habersiz…
Kimbilir ne yapıyorsun?
Ve ne yapıyordun?
•••
Geceydi ve yağmur yağıyordu…
Ve nefes alıyordum…
O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses…
Ateşin suyla buluşması…
Serinlik…
Ve nefes alıyordum…
•••
Geceydi ve yağmur yağıyordu…
Ben böylesini seviyorum aşkın…
Evler geçiyorum… Hatta sokaklar…
Herkes birşeyleri yaşarken ve birşeylere aitken…
Aşkı yaşıyorum…
İhtimal midir kavuşmak?
•••
Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin…
Kendinden bile…
•••
Kaldırımlar…
Sokak lâmbaları…
Günü gelip konuştuklarında…
Şahit olacaklar…
“Bu adam, aşka aitti” diyecekler…
“Bıkıp usanmadan aradı” diyecekler…
“Yandı” diyecekler…
•••
Sen ve herkes uyurken...
Ben gece ve yağmurla; sokaklarda…
•••
Kaldırımlar bilir beni…
Sokak lâmbaları bilir…
Ve sabah ezanları…
•••
Gece gitmeye hazırlanırken…
Sessiz şadırvanlarda serçelerle buluşurum…
Yağmur diner… Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgârla, koyu yeşil…
Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşunî…
Aşk bulur beni…
•••
Ben böylesini seviyorum aşkın…
Senden habersiz…
|
|
|
25 Eylül 2008 Perşembe
13:32:50
|
|
|
Gitme karanfil../..inadına yaşıyor aşk ve ölüm...
“ beyinsel sevişmelerin üretken kadını” diye fısıldıyor kulağıma bir dost doğru olabilir mi..? ..imgelerin altında kalmaktan korkuyorum..
insan, sevdiği şeylerden korkar mı..?
beni şarkı söyleyebileceğim bir yere götürsün sevgilim, üşüyorum derin sessizliklerin acı çığlığı bu çocukluğumdan kalma özlemleri bekliyorum kuytu yalnızlıklarda
insan, geçmişini bekler mi..?
parmaklardan geçen saçlar gibi, yumuşak ve hızlı bir serüvendir aşk ne kadar kısaysa sunabildiklerin, o kadar çabuk tükenir
tükettim serseri vedaları alnımda unutulmuş ve kurumuş öpüşler değme çil yavrusu göz yaşlarından beterdir, gözleri kanlı bırakan terk edişler
insan, vedalarını kutsar mı..?
yalnızlık bir barda unutulan sigara paketi gibidir fark edildiği yerde sahiplenilir ve hiçbir yalnızlık unutulduğu yerde bulunamaz
insan, unuttuklarını arar mı..?
arkasına bakmadan kaçan bir karanfil gördüm ölüm de kirlendi aşk gibi yararı olacaksa söyleyeyim, ellerim temizlik çabasından, yorgun..
karanfil..! Geri dön aşk’ı temizleyeceğim ölüm gibi söz(ü mü veriyorum
insan, inadına yaşar mı..?
Pelin Onay
|
|
|
25 Eylül 2008 Perşembe
18:04:21
|
|
|
|
OY NE GÜZEL NE GÜZEL EMEGİNE SAGLIK
|
|
|
10 Ekim 2008 Cuma
15:44:03
|
|
|
Ey sevgili
Talan mevsimine olta atmış günlerimin başı boş ıssızlığına yeni doğmuş bir çocuğun umudu gibi girdin. Dokunduğun her anıma bir değişik çiçeğin tohumlarını serptin. Geceler...Geceler ki bana hüsran. Hüsranlarıma birer yama tutmuş yıldızların yalnızlığını düşüncelerimde gezdirirken; nefesinle içime sızdın hiç tatmadığım bir mevsimin filizlerini ektin. Senin mevsimlerini yaşar oldum. Şimdi ben seni yaşarken sen nereye gidersin!!!
Ey sevgili
Tüm okyanusların hırçın dalgalarını kulaç kulaç aştım bitirdimde; senin bir gözyaşında alabora oldum. Bilmediğim kıyılara sürüklendim. Zaman kimseyi düşünmeyen tavrıyla akıp giderken en son kirpiklerinin yamacına düştüm. Şimdi ben gözlerinin cümlesine dalacakken sen nereye gidersin!!!
Ey sevgili
Yürüdüğün caddelere gölgemin suretini ekledim. Kokunun bulaştığı rüzgarlara harp ilan ettim. Seni bir kaplumbağa adımı kadar yavaş, ışık hızı kadar çabuk sevdim. Şimdi ben seni başka bir boyutta severken sen nereye gidersin!!!
Ey sevgili
Birini bulmak değildi amacım. Amacım kendi içimde sevdiğimi bulmaktı, buldum. Artık ne zaman bir aynanın karşısına geçsem seni bana bakarken buluyorum. Şimdi ben seni kendimde izlerken sen nereye gidersin!!! Erdem kepenek
|
|
|
10 Ekim 2008 Cuma
18:44:36
|
|
|

Ben artık gidiyorum senin aldatmaların gibi sessizvederinden... Kahin______________________________
zamanım yoktu sana ulaşmaya en son durağa hep geç kaldım ben geliyordum tren kalkmış oluyordu
İz BIrAkAnLaR UNuTuLMaZ
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|