Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > ««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»

««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
9 Ağustos 2008 Cumartesi 15:32:54

VALİZ TOPLANDI,GİTME VAKTİ..

Sevmişti kalbim..
bazen o da sevmişti...

yanımda değildli ama
huzur`du alfabemde teninin ismi..

sonra..
dün daha..

birkaç küçük saat önce..

kapa gözlerini dedi...
kapadım..
sonsuzluk kadar uzun bir huzur’suzluk bıraktı avuçlarıma...
gitti..

yalan söyledi
-babam gibi-

2.bölüm

ağır geliyor gözlerime bu terkedişler artık
kalbim ölüme yolcu...
valiiz toplandı..

şiir falanda yazamayacağım üzgünüm..
çünkü aşk onsuzken,
bilseniz nasılda fazla acıtıyor canımı..

boncuklarıma da iyi bakın tamam mı?..
-benim ihtiyacım kalmadı-
gitmeliyim....

hoşçakalın..

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
11 Ağustos 2008 Pazartesi 04:22:39

 

 

Her Ayrılık Veda Değildir

Zaman, ödünç alınmış sevinçlerin iade zamanı.
Birazdan kalkacak tren
Kirli bir hüzün kalacak
Yorgun banklarında istasyonun...

Raylar arasına düşmüş bir hıçkırık
Karışıp kaybolacak solgun havaya
Çalınmış bir zamandan
Ödünç alınmış sevinçler
Bir kampana sesinde
Duman duman kaybolacak...

Geride sadece
Buruk bir acı kalacak..
Hoşça kal!

Ne martıların çığlığında ara sesimi
Ne de kokumu, esişinde rüzgarın
“Sözüm teneşir vadesi” demiştim ya
Baştan başa kaldırımlarına yazdım o şehrin
Şimdi her sokak bana uzanır
Her köşe başında bekleyen ben
Yaşlı faytoncuda şaklayan kamçı
Ada vapurunda ağlayan çocuk
Yuşa tepesinde inleyen derviş...
Gece sularda yıkanan ben...

Geç kalmış sevdalara çalınır bütün kemanlar
Bütün şiirler ayrılıklardan yana
Bütün şairler az buçuk melankolik
Bütün ayrılıklar hüzün dolu
Sen benim tek gerçeğim

Her ayrılış son değildir bilmelisin
Sevince ölürcesine sevmelisin...

Ne çıkar ayrılık çalıyorsa barlar
Tavernalar
Ne çıkar ayrılık varsa sarhoş naralarında
Bütün postacılar ayrılık taşıyorsa ne çıkar
Aşk var ya

Her ayrılık veda değildir bilmelisin...
Sevince ben gibi
Ölümüne sevmelisin...

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
11 Ağustos 2008 Pazartesi 16:53:21
Hep hırçın dalgaların inleyen sesi
Yakamozlar duyarsız
Bir var bir yok
Olmayan sabahların sönmeyen ışığı gözlerimde...

Sen,sen yine yoksun yanımda
Bu sabahta özlüyor seni uykusuz gözlerim
Bu sabahta saramadı seni kırılası kollarım
Susadım sana
Kurumuş dudaklarım da hep aynı cümle
Seni seviyorum,seni seviyorum,seni seviyorum...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Ağustos 2008 Pazartesi 17:01:58
`hayatınızda, tertemiz, aşka dair en az 1 şiir olmalı
ve bunu her okuduğunuzda, gözleriniz dolmalı..`

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:07:09

vaaovvvvvvvvvvvvvv

yigit güzel söz

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Ağustos 2008 Pazartesi 20:24:02
menkeşe hanım o sizin gözünüzün güzelligi tşkler efendim

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
13 Ağustos 2008 Çarşamba 16:29:30
bunu masal mı sandın?..etkilemez ölüm beni inan hiç...omzumdaki yükleri sal dünya...yan gönül yan kalpten düştü yaşama sevincim inan..kalpten düştü kıyım yakın artık..oyun mu sandın?..hileni ancak kendine yedirirsin...yedirirsin sen yada bitirir gidersin..sevdin mi sandın?..taaruzumun yönünü sen ne bilirsin?..neyi bildin ki?..yönümü bileceksin!...

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
15 Ağustos 2008 Cuma 00:36:44

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 18:27:41
Bir ganimettir ciğerinden geçen her nefes
Gitti giden hiç gidenden var mı ses
Biri yer biri bakardı öyle koptu kıyamet
Büyüklük göstermekti küçüklüğe alamet
Görünüyor ruhunun çirkin köşeleri
Öyle güzelsin ki hala elmasın çamurlu hali
Parlamadığını farkettin oldu akıl vali
Böyle dosta malum olur alemin tüm halleri
Yalniz kalınabilen bir yer var mı bildiğin?
Saklanacak yer yok derdim al bu fedaim
Kullanırda dostu derdi benim canım enayim
Kaf ve Kef’tir helalim sanki bu mudur kemalin?
Şekil alır demir döve döve insan olgunlaşır dert çeke çeke
Dedikodu gibi yayılıyor bende bilmece
Binilmeyen yaşlı bir at bakılmayan yaşlı bir surattı öptün her gece

Bir bilsen içimi bi kemiren var
Bir bilsen anlayan yok halimi
Bir bilsen anlatacağım şeyleri bir bilsen ah bir bilsen sen

Bir bilsen kaybettiğin her şeyi
Bir bilsen çok ağlayacaksın
Hele gülsen zahirden geçip bahtını görsen
Ah bir görsen sen..

Gazla dolsun kesme hızını bunlar rapten laftan anlamaz
Aldım hızımı sende anlamadın bu kız mı tazı mı
Beyin boşluk dolu kavramaz havlayan adam ısırmaz
İyilik edersin eşek hoşaftan anlamaz
Bir kurtarıcı ararken çoktan soğumuştu beden
Gaddar adam neden üzülsün ki zulmederken
Henüz rapi bırakmam için hayli erken
Savaştığımı bir de korkudan doğurma erken
Hakkımda konuşulur ama şahsiyetim bilinmez
Resmime bakarsın ama gözümün derini görünmez
Belki elimi tutarsın elime paha biçilmez
Mayından koşup geçilmez turla ruhum gezilmez
Gayba pek meraklıyız bildiklerimize isteksiz
Bilmediğinden korkan dalaksız yüreksiziz
Şeytan bal sürdü dudağa hoşumuza gitti tadı
Kandırıldık anladık bal değil de külmüş adı

Bir bilsen içimi bi kemiren var
Bir bilsen anlayan yok halimi
Bir bilsen anlatacağım şeyleri bir bilsen ah bir bilsen sen

Bir bilsen kaybettiğin her şeyi
Bir bilsen çok ağlayacaksın
Hele gülsen zahirden geçip bahtını görsen
Ah bir görsen sen

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
16 Ağustos 2008 Cumartesi 02:14:50

YAŞAMAYA DAİR

 

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.


 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

 

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Ağustos 2008 Perşembe 05:24:54

Seninleyim bu gece de... Uzun sürecek bir gece işte!.. Gözlerini düşünüyorum saatlerdir... Derin mi derin, deniz mi deniz... Düşüncelerim dalgalanıyor kıyılarına; yığılıyor gözlerinin... Bu gece bir gül kopardım sana... Yaşam olmayan dağlardan getiremedim, veremedim çiçeğimi... Oysa bir görsen; ellerim kan, yüreğim kan... Tanrı bu gece öldürsün beni!.. Çünkü sen varsın. Bu gece mum çaldım zenginlerden... Öyle güzel ki; daha parlak diğer mumlardan... Sana vermek için çaldım. Belki ışıkta beni anarsın diye... Çünkü daha ne geceler olacak; karanlık mı karanlık...Seninleyim bu gece de... Sıcacık uyuyorsun... Görüyorum... Benim üzerime kar yağıyor, üşüyorum. Yine de seni sarıyorum, seni ısıtıyorum.. Sıcacık gülüm-süyorsun bana... Sen bilmeden ben ağlıyorum...Bu gece yalnızlığa verme beni... Rahatsız et, uyutma... Tek isteğim gözlerine bakmak... Tamam gitmek istiyorsan git ama gözlerini bana bırak!!! Bu gece; duvarı sensin odamın, masası sensin... Kalem, kağıt, ölüm, herşey... Bu gece şiirler sensin... İçkiler ve gözyaşları gibi dünya sensin bu gece... Denizler sensin bu gece... Bu gece yok mu bu gece; her geceden daha çok benimsin!!!

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Ağustos 2008 Pazartesi 02:24:23

 

Bir sevda masalı

 

‘’Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter’’
Beyatlı

Menekşe rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Anadolu yaylalarında karanfil kokan
Yanaklarında güneşin gül öpücükleri
Dudaklarında hayatın nazlı gülücükleri
Pınarlara her akşam aşk masalları anlatan

Erguvan rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Munzur’un eteklerinde nergiz kokan
Bakışı ayışığı yüklü bir ceylandı
Sevda ve gül işlerdi yüreklere
İpek saçlarında çayır çiçekleri
Esmer alnında duygu gelincikleri
Her gece yıldızları alıp koynuna yatan

Bende sevmiştim ah deli gönlüm bende
Hasret rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Gözlerinde dağların ilkyaz gülücükleri
Dilinde sevdanın içli sözcükleri
Saçlarında bahar yelleri eserdi
Yaşamak bir şarkıya benzerdi dudaklarında
Dünyanın bütün dillerini konuşan

Bende sevmiştim ah ömrüm bende
Kar rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Nefesinde dağgüllerinin kokuları
Kalbinde sevdanın gizli korkuları
Üşüyen yüreklere beyaz çiçekler sunardı her gece
Türkü türkü seher yeliydi yüzü
Şiir şiir ay güzeli
Doğanın bütün renklerine yakışan

Bende sevmiştim ah dostlarım bende
Hayat rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Hala özlem kokuyor bir köşesinde anadolunun
Hala sevda kokuyor uzaklarda sesizlikler içinde
Kimselerin uğramadığı bir yerde
Yıldızlara bakıp üşüyor her gece

Şimdi güller gülümsemiyor artık,uzak dağbaşlarında
Cerenler inmiyor sulara
Derin uykuya dalmış gözlerinde sevdiğimin
Nergizler uyanmıyor sabahlara
Sarmıyor yaşamı maviler
Sonsuz bir hüzün gibi devrildi düştü gecelere
Bir hüzünki ne yazgılara sığar ne yıldızlara

Ya ben nasıl ağlamam dostlarım ya ben nasıl


Nuri Can

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Ağustos 2008 Pazartesi 02:25:29

 

Oy Maral Maral
Gözlerin gözlerimde hangi denizler mavisi
hangi ayın vurgunuydu mavi gecelerde ah nazlı maral
sevgiye nereden gidilir
yitirdim adresini dostluğun, vefanın, aşkın
bul beni
her adımda ateşlere basıyorum
körler ülkesinde kör kaldım
tut elimden sevdalara götür

sesin
çağlayan bir ırmağın türküsüydü
karlı dağlarda oy maral maral
gülün boyun büküşüydü hasret bahçelerinde
ben gönlümü sana sakladım yıllar boyu
sev beni
sev beni ateşler içinde de olsa
üçler yediler kırklar aşkına sev

ah nazlı maral
canevimde büyüyen hasretimi yasladımda yıllara
uzak, çok uzak bir yıldızda kaldı düşlediğim dünya
sonra
uzun bir kar yağdı yollara üşüdüm
duman oldu
tufan oldu ömrüm

içimde dinmeyen fırtınalar kaldı
gece karası öfkeler yüreğimde
ve ihanetlerin açtığı çukurlar kaldı
hesabını kimselere soramadığım

üstümde kar yangını
başımda gam
gönlüm rüzgarlara vurgun
yollar duman
ateşler içinde dolanır kanım, yüreğim

Zaman
karanlık kör ve acımasız
yıldızlara dönder yüzümü oy maral maral
lekesiz sabahlara
güneşe dönder yüzümü
şimdi soğuk bir kutup dünya
iliklerime dek üşüyorum
kar altında kalbim
şimdi dağların doruklarında gözlerim üşüyor
gözlerimin anadolusunda kirpiklerim
mühür vuruldu yaralarıma oy maral maral

sarıl boynuma
sıcak dostluğun ısıtır ancak
hilesiz sevgin
bunca yıldır gönlümü yalnızca sana sakladım
sev beni
öyle uzak durma
gel
acılar uçurum
acılar uçurum
tut beni
düşüyorum
düşüyorum
ısıt beni
üşüyorum
gel
yürek çatlağı bir ezgiye sar beni
sar ki, ölem oy maral

ey yarasında nehirler fışkıran
saksısında sevgiler büyüttüğüm kalbim
bak akşam
kararıp kaldı düşlerim
ah ben bu acıların hesabını kime soracağım
kendimi anlatacak kadar vaktimde yok

aşka ve toprağa ahtımız var oy maral maral
şiir serpin üstüme su yerine
sevgi serpin
üşüyorum
gel
yürek çatlağı bir ezgiye sar beni
sar ki, ölem
gümbür gümbür bir yürek nasıl düşermiş görsün alem

elveda nazlı çiçek, elveda zeyran
sana su veremem, koklayamam bir daha
okşayamam yapraklarını
bağışla

derin bir ah gibi
sevdalar içinde tutuşan
upuzun nehirler alsın beni ah maral
tutmaya gücüm yetmiyor artık
kalbimdeki soluğu

turnam yaralı
turnamın kanadı kırık
taşıyamaz gurbeti kanatlarında
bitmeyen bir hüznün kıskacında
yaralı ezgilere tutsak kaldım
paramparça kaldım ortasında karanlığın
geçen trenlerde almıyor beni oy maral maral

içimde tarifsiz kederler büyüyor
toz toz oldum buralarda duman duman
gel görki, kan çanağı gözlerim
sesim gelmiyor ah maral maral




(*zeyran)(teyran) munzur dağlarında bir koy ve o koyda yetişen bir çiçek adı


Nuri Can

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
25 Ağustos 2008 Pazartesi 11:27:05
Seni Yüreğimden Alabilir Misin?
Esin Emir

Ben senden hiç vazgeçemedim ki ..
Ben seni özLemeye hiç doyamadım ki..

Sen bırakıp giderken beni o Lanet oLası kaRanLıkta ..
Ben dökeRken gözya$LaRımı topRağa ..
Gidi$ini , biti$imi izLemeye dayanamadım ki ..!

Oysa ..
Ne güzeL biR masaL yazmı$dım ben ..

Sana , bana , bize ..

Mavi bir masaL`dı bu geRçekLe$mesi için ALLah`a heRgün yaLvaRdığım ..

Ben hiç büyümeyen o masaL pRensesi ,a$kına daLan ..
Ve sen ..

Yanımdayken özLediğim , masaL mavisi gözLeRinde "hayat" buLduğum PrenS`im ..

Hiç gitmiyoRdun sen masaLLaRımda ..

BırakmıyoRdun eLLeRimi ..

Ama bu masaL , bu mavi masaL geRçekLe$medi hiç ..
Oysa ben hazıRdım bu mavi masaLdaki kimLiğime büRünmeye ..

Ama Sen ..
Yoktun i$de yoktun ..!

PRenS`imi istiyoRdum ..!

a$kına daLmak ..

GözLeRini eLLeRini yüReğini tenini ..!

SEN`i istiyoRdum i$de saçından tırnağına ..

SonRa biRgün çıkageLdin ..

Ama eksikti biR yanın ..

akLın bendeydi beLki ama ..

YüReğin bende değiLdi ..

eLLeRini tutuyoRdum /eLLeRin benim değiLdi ..
gözLeRin heRgün daha da yabancıLa$ıyoRdu ..
sevgi`n ..

Sevmedin ki hiç ..
Sevdi`n sandım ..
Kendimi kandıRdım ..

Ben ikimizin yeRine de sevdim ..!

Yine de ..

Gittin ..

Gitme dedim ..

Gitme ..
Ü$ürüm sensizLikte ..
Zindan oLuR yüReğim , yaLnızLığıma ..
KaRaRıR güne$im ..
gideR maviLeRim ..

DinLemedin dinLemedin dinLemedin ..!

Ve en önemLisi ..

Ba$Lamayan bu mavi masaL biteR ..

BitiRme masaL`ı ..
Gittin ..

Ve masaL`ı bitiRdin ..

MasaL bitti de, söyLesene PrenS !

Seni yüReğimden aLabiLiR misin !
Beni Benden ayıRabiLiR misin ..!

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Ağustos 2008 Pazartesi 19:13:20

karşılık/sız

sevmek
hiç beklemez

bir karşılık



belki



ama



onun da


ihtiyacı var
bir damla suya




ara sıra



Atilla Güler

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Eylül 2008 Salı 17:15:43

 

 


Biliyorum…
Yüzlerce kez böyle başladım anlatmaya…

“Geceydi…

Ve yağmur yağıyordu…”

Çünkü ben hep aşıktım…

•••

Bilesin diye…

Bıkıp usanmadan…

Anlatıyorum işte…

Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz…

Belki geceden ve yağmurdan bile…

Herşeyden habersiz…

Kimbilir ne yapıyorsun?

Ve ne yapıyordun?

•••

Geceydi ve yağmur yağıyordu…

Ve nefes alıyordum…

O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses…

Ateşin suyla buluşması…

Serinlik…

Ve nefes alıyordum…

•••

Geceydi ve yağmur yağıyordu…

Ben böylesini seviyorum aşkın…

Evler geçiyorum… Hatta sokaklar…

Herkes birşeyleri yaşarken ve birşeylere aitken…

Aşkı yaşıyorum…

İhtimal midir kavuşmak?

•••

Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin…

Kendinden bile…

•••

Kaldırımlar…

Sokak lâmbaları…

Günü gelip konuştuklarında…

Şahit olacaklar…

“Bu adam, aşka aitti” diyecekler…

“Bıkıp usanmadan aradı” diyecekler…

“Yandı” diyecekler…

•••

Sen ve herkes uyurken...

Ben gece ve yağmurla; sokaklarda…

•••

Kaldırımlar bilir beni…

Sokak lâmbaları bilir…

Ve sabah ezanları…

•••

Gece gitmeye hazırlanırken…

Sessiz şadırvanlarda serçelerle buluşurum…

Yağmur diner… Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgârla, koyu yeşil…

Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşunî…

Aşk bulur beni…

•••

Ben böylesini seviyorum aşkın…

Senden habersiz…

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 13:32:50

 

 

Gitme karanfil../..inadına yaşıyor aşk ve ölüm...

“ beyinsel sevişmelerin üretken kadını” diye fısıldıyor kulağıma bir dost
doğru olabilir mi..? ..imgelerin altında kalmaktan korkuyorum..

insan,
sevdiği şeylerden korkar mı..?

beni şarkı söyleyebileceğim bir yere götürsün sevgilim,
üşüyorum
derin sessizliklerin acı çığlığı bu
çocukluğumdan kalma özlemleri bekliyorum kuytu yalnızlıklarda

insan,
geçmişini bekler mi..?

parmaklardan geçen saçlar gibi,
yumuşak ve hızlı bir serüvendir aşk
ne kadar kısaysa sunabildiklerin,
o kadar çabuk tükenir

tükettim serseri vedaları
alnımda unutulmuş ve kurumuş öpüşler
değme çil yavrusu göz yaşlarından beterdir,
gözleri kanlı bırakan terk edişler

insan,
vedalarını kutsar mı..?

yalnızlık bir barda unutulan sigara paketi gibidir
fark edildiği yerde sahiplenilir
ve hiçbir yalnızlık unutulduğu yerde bulunamaz

insan,
unuttuklarını arar mı..?

arkasına bakmadan kaçan bir karanfil gördüm
ölüm de kirlendi aşk gibi
yararı olacaksa söyleyeyim,
ellerim temizlik çabasından, yorgun..

karanfil..! Geri dön
aşk’ı temizleyeceğim ölüm gibi
söz(ü mü veriyorum

insan,
inadına yaşar mı..?



Pelin Onay
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Eylül 2008 Perşembe 18:04:21
 OY NE GÜZEL NE GÜZEL EMEGİNE SAGLIK

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Ekim 2008 Cuma 15:44:03

 
 Ey sevgili

Talan mevsimine olta atmış günlerimin başı boş ıssızlığına yeni doğmuş bir çocuğun umudu gibi girdin. Dokunduğun her anıma bir değişik çiçeğin tohumlarını serptin. Geceler...Geceler ki bana hüsran. Hüsranlarıma birer yama tutmuş yıldızların yalnızlığını düşüncelerimde gezdirirken; nefesinle içime sızdın hiç tatmadığım bir mevsimin filizlerini ektin. Senin mevsimlerini yaşar oldum.
Şimdi ben seni yaşarken sen nereye gidersin!!!

Ey sevgili

Tüm okyanusların hırçın dalgalarını kulaç kulaç aştım bitirdimde; senin bir gözyaşında alabora oldum. Bilmediğim kıyılara sürüklendim. Zaman kimseyi düşünmeyen tavrıyla akıp giderken en son kirpiklerinin yamacına düştüm.
Şimdi ben gözlerinin cümlesine dalacakken sen nereye gidersin!!!

Ey sevgili

Yürüdüğün caddelere gölgemin suretini ekledim. Kokunun bulaştığı rüzgarlara harp ilan ettim. Seni bir kaplumbağa adımı kadar yavaş, ışık hızı kadar çabuk sevdim.
Şimdi ben seni başka bir boyutta severken sen nereye gidersin!!!

Ey sevgili

Birini bulmak değildi amacım. Amacım kendi içimde sevdiğimi bulmaktı, buldum. Artık ne zaman bir aynanın karşısına geçsem seni bana bakarken buluyorum.
Şimdi ben seni kendimde izlerken sen nereye gidersin!!!  Erdem kepenek
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Ekim 2008 Cuma 18:44:36



Ben artık gidiyorum senin aldatmaların gibi sessizvederinden...
Kahin______________________________

zamanım yoktu sana ulaşmaya en son durağa hep geç kaldım ben geliyordum tren kalkmış oluyordu

İz BIrAkAnLaR UNuTuLMaZ

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa