|
| Gönderen | Mesaj |
|
27 Ağustos 2008 Çarşamba
20:56:25
|
|
|
Güzeldir Gece Güzeldir gece dağınık gündüzlerdentoplanır renkler ılıman bir noktadamürekkebe dönüşür parıltılı sözburuşur kâğıt, oluşur kalem Söylerim, sana söylerim o zaman sevdiğimiörülürken uzayan saçlarını çocuklarınşaşırtan bir koşudur kendi de tanıyamazuzaklaşınca yelesi benzerlerinden Diyelim ki yoldalar iki yanı da ağaçlıklıbiz çağırmadan aklımıza gelenlerbiri yolun kucağındaki ay ışığı olsun örneğingecemizin kulak misafiri birkaç yıldız diğeri Ve dallarda mırıldanan ışıltılarkimseyi mutsuz etmeyecek söyledikleriarada bir uğradığımız tenha saraydageveze bir sevinç, gör bizden köşe bucak Öcünü akarak alır ayrılıklarınaşkımız bizim, zifiri su, işçimen kederimizdoldurup karangu boşlukla kovasınıözlenen uykuyu dökünce üstümüze Güneşi gösterir bize, güzeldir gece. Adnan Satıcı
|
|
|
28 Ağustos 2008 Perşembe
15:01:45
|
|
|
DÜŞLERDE ROMANTİK YÜRÜYÜŞ sesizlik yankı yapar gecede söz acı şeker
nağmeler sözsüz açıkta volkan siyah gözlerde düşünü çoğaltır orada görünmeyen ülkede dolaşan sözdeydi çocukluk küçük sözlükte gecikenlerin kokusunda dudaklarından çıkan nazlı sözcükler gibi andığın isteklerin söylediği uzun ömürden sonraki anlamı gib seni katlayan gecemde yaydığın ateş güneşi bile aratır sözcükler arasında suskuluğun rapsodisi güzelleştirir suyun ortasındaki hayalini
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:14:06
|
|
|
Sen bilir misin acının tanımını Yaşadın mı iliklerine kadar Yaşlar yaktı mı düştüğü yeri ? Yağmurların paslı sesi okşadı mı kulaklarını ? Toprak kokusu sardı mı bedeni ?
Ölüm ensene busesini kondurdu/mu ? Gecenin karanlığında ruhun senden elini çekince Ürkekleştiğin odu mu ? Hesaplaşma değil bu bendeki Yaşamın sırrı acıda gizli
Hoyratlığım benim Asi yanım Suskunluğumun çığlığı Zemher yüreğim
Gitme demeyeceğim Ayaklarına sereceğim kızıllığı Yaşları heba etmeyeceğim uğruna Yapraktan farkı olacak yüreğimin Sert rüzgar savuramayacak bedenimden
Gülüşlerimi saklayacağım Benim bile unuttuğum bir yere Kimse bulup/ta çalmasın diye
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:37:53
|
|
|
/Sevdalıyım-Sana.../
Mutluluğum gözlerimde, Aşkın kalbimde... Sana akıyorum buram buram Heycanımı yenemiyorum ve yanında iken titriyorum... Binmişim bir sevda gemisine İlerliyorum adım adım Mutluluğa açılırken seninle Uzaklaşıyorum kara/daki acılarımdan...
/Herşeyim Sen oldun.../
Artık korkmuyorum ölmekten Senin için ölecek kadar güçlüyüm
Senin için beni Dar ağacınamı asacaklar? assınlar Kurşunlaramı dizecekler? dizsinler Kara zindanlardamı tutacaklar? tutsunlar Birtek senin için yanlız senin için, Susar sesimi çıkartmam O dayanılmaz acıyı çekerim...
Güneş batar ay doğar Yıldızlar parlar sabaha söner Benim aşkım ise Güneş gibi batıp,ay gibi doğmaz Yıldızlar gibide sabaha sönmez... Her saniye aşkın bende doğuyo Karanlık gecelerime ay misali ışık oluyo Sürekli parlıyo ama asla yıldızlar gibi sönmüyo...
/Ben Sevdimmi Ölümüne SEVERİM.../ ______________$$$$$___$$$$$___________ _____________$$$$$$$_$$$$$$$__________ ____________$$$$$$$$$$$$$$$$$_________ ____________$$$$$$$_A_$$$$$$$_________ _____________$$$$$$_Ş_$$$$$$__________ ______________$$$$$_K_$$$$$___________ _______________$$$$._I_$$$$____________ ________________$$$_M_$$$_____________ _________________$$$$$$$______________ __________________$$$$$_______________ ___________________$$$________________ ____________________$_________________
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:43:28
|
|
|
öylece çek git ardına bakma bile bir şey var sadece son bir şey istediğim senden ellerim kirli olmasa denerdim inan ama zor gelirse kırılmam yüreğin yıkayabilir mi yüreği mi yarama dokunmadan
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
20:51:52
|
|
|
Mavi Rüya
Bugün bir başkasın gözümde Kâh bir kalemin ucunda ayna Kâh şeref kadehinde mavi rüya..
Hayat ağacının yaramaz bülbülü gibisin Yaprakların ürkek orkestrasında..
Ne güllerin ranâ zarflarında Nede baykuş bakışların saflığında Aşk dilinde kavrulan sessizliğin Özgür kanat çırpınışlarında..
Bugün aşiyansın nefesimde Kâh katık sözlerin sevişmelerinde Kâh şakıyan gülüşlerin Mabedinde..
|
|
|
11 Eylül 2008 Perşembe
21:07:47
|
|
|
Yine sensizdim o günlerde Olmayacaktın biliyorum Her şey için `çok geç` ti... Unutmalıydım Yerine birini koymalıydım Sokağa çıktım Ve kendime bir çiçek aldım Maviydi, çok güzeldi Tıpkı sana benziyordu Adını sen koydum! Ona sen diyordum... Adınla sesleniyordum Güneşi vardı, suluyordum... Hergün sevip öpüyordum Hatta konuşuyordum... Kanayan vicdanıma Melhem oluyordu! Çok sürmedi bu mutluluk Günden güne sarardı soldu Ne yaptıysam olmadı Temmuzun kör sabahında Ellerimde kayboldu Ve ben mavi çiçeğimin ardından Sadece ağladım...
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
14:42:15
|
|
|

Ben gecenin en çok, adını seviyorum.
Bir kere asildir gece... Sonra karanlıktır. Yüzlerdeki sahte tebessümler, Yalan gülücükler, Anlarsınız ya. Sonra nefes alır çiçekler.
Arka odada bir ayin vardır, Bense bir yangını doya doya yaşıyorumdur bu gece. Elimde bir mücevher kutusu tutuyorumdur... Mücevher kutusundaki afyon ruhunu, şöminede yanan son fahişenin nefesi karışır Ateşe gizli düşen silüete. Süre baygın, Kaygı sarhoş, giz gözlerimde sarhoş.
Bebek kucağımda ve a y r ı n t ı
ayrıntı sırtıma geçirdiğim bin yıllık paltoda, ayrıntı usul usul hayatı adımlayan saçlarımda. ayrıntı ne kadar yağlasan da yine gıcırdayan kapıda.
Kapıyı açık unuttum, Bir avuç su kadar masumsun oysa. Zamanı yakabilir misin suyla? Yap o zaman! Hadi ne duruyorsun!
Umutsuzluğu demin çöpe attım. Biten şarap şişesiyle. Gözlerimi mücevher kutusuna koydum. Yatağıma girdim, mezara gömülen ceset gibi. Geç kalıcağım dünden belliydi Ağustos`a. Geceyi seviyorum dost!
Ben, Gecenin En Çok Adını Seviyorum.!!
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:36:21
|
|
|
Bir özlem var içimde Yaşayıpda yaşayamadığım Bir tutki var yüreğimde Sevipte sevemediğim Bir özlem var içimde Seni sensiz yaşarken Bir tek sen varsın hayalimde Kalbimden söküp atamadığım Bir özlem var içimde güzel Güzel günler yaşayamadığım Senin için gözyaşlarımı dökemediğim Yollarını hasretinle bekleyemediğim Bir özlem var içimde Seninle koşup eğlenemediğim Çocuk parkında oynayamadığım Çiçek bahçesinde çiçekler toplayamadığım Bir özlem var içimde Senin için öleceğim Hasretinle yanıp gideceğim Sana veda edeceğim
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:46:21
|
|
|
Yazmak değil benim hünerim... Olsa olsa acı çekmektir... Kelimeler bile acıyor artık... Zulam da gizli sevdam; İçten içe köreltiyor beni... Haznem bile daraldı... Anlatacak da, yazacak da bir şey kalmadı... Boş sebeplerim var gülmek için; An`lık, yok olan... Bu kadar da olur mu deme! Oluyor işte... Gün geceye yaklaşırken başlıyorum ben... Beni bitiren gündüzler... Gecelerimdir benim tek dostum... Gündüzler düşman olmuş bana... Farkına geç olmasa da; vardım sonunda... En azından bi dostum var, Kalemime ışık tutan... Gece deyip geçme! Geceler de yalnızlara gündüz oluyor işte... Haznesi darda, zulasında gizli sevda, Kimseye karışmadan gündüzü geceye katıp; Yaşıyorum varsayıyorum bende... Adı da "hayat" işte...
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
17:48:40
|
|
|
Biz üç kişiydik; Bedirhan, nazlıcan ve ben Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek
El tetikte kulak kirişte Ve sırtımız toprağA emanet Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık Deniz çok uzaktaydı Ve dokunuyordu yalnızlık Gece uçurum boylarında Uzak çakal sesleri Yüzümüze, ekmeğimize Türkümüze çarpar geçerdi
Göğsüne kekik süredi nazlıcan Tüterdi buram buram Gizlice ona bakardık Yüreğimiz göçerdi
Belki bir çoban kavalında yitirdik nazlıcan`ı Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi
Oy nazlıcan vahşi bayırların maralı Nazlıcan saçları fırtınayla taralı
Sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine Oy nazlıcan oy can evinden yaralı
Nazlıcan serin yayla çiçeği Nazlıcan deli dolu heyecan Göğsümde bir sevda kelebeği Nazlıcan ah nazlıcan
Artık yenilmiş ordular kadar Eziktik, sahipsizdik Geçip gittik, parka ve yürek paramparça
Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik Geçip gittik, nazlıcan boşluğu aramızda
Bedirhan`ı bir geçitte sırtından vurdular Yarıp çıkmışken nice büyüK ablukaları Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca Titredi ve iki yana düştü kolları. Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını Devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi
Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah O da nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı
Ey bedirhan; katran gecelerin heyulası Ey bedirhan; kancık pusuların belası Sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana Ey bedirhan ey mezarı kartal yuvası
Bedirhan mor dağların kaçağı Bedirhan mavi gözleri şahan Zulamda suskun gece bıçağı Bedirhan ah bedirhan
Biz üç kişiydik Üç intihar çiçeği Bedirhan, nazlıcan ve ben Suphi
|
|
|
12 Eylül 2008 Cuma
21:24:08
|
|
|
Saatler geçiyor Dakikalar.. Kulaklarımda çınlıyor yelkovanın ayak sesleri Saniyeler yürüyor sanki beynimde Dayanamıyorum!
Zaman dursun istiyorum, batmasın güneş Ve her adımda seni özlüyorum İsminin her harfi Acılarımın merhemine eş. Hiç yılmıyor, bıkmıyor Bir adım bir adım daha Vakit neden durmuyor? Neden kimse gelmiyor imdada? Zor değildi yaşamak Zor değildi gülmek sen varken yanımda Hiç acı çekmezdim belki Hiç ağlamazdım sensiz geçen her adımda
Dayanamıyorum artık anla Zaman geçmiyor sensiz Aklımda sen Kalbimde sen Her şeyimde sen Ve birde kulaklarımda yelkovanın ayak sesleri; Saniyeler..
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
04:06:28
|
|
|
GÜN GELİR (MEÇHUL AŞIK) Gün gelir düşerim uzun yollara Tek seni sorarım bütün kullara Yanarım sensizlik dolu yıllara Bulmalıyım seni eller bulmadanBu yüzden küskünüm sensiz yıllara Geçer diye baktım tenha yollaraGün gelir bakarım tozlu resmine Yakarım hüzünlü türkü ismine Sermişim çiçekler güller önüne Gelmelisin bana güller solmadanBu yüzden güvenmem yalan sözüne Öyle hasretim ki ceylan gözüneGün gelir alırım kağıt kalemi Derdim büyük ağlatıyor alemi Yazarım sana bu bitmez çilemi Almalısın bir kaç güne kalmadanMektubumu tez ellerden al emi Cevabını uçan kuşla sal emiGün gelir saçlarım dolar beyaz kar Sen çalmadan ecel kağımı çalar Son nefeste senden bir isteğim var Duymalısın bunu vadem dolmadan Mezarımı ellerinle kazasın Taşına da "Meçhul Aşık" yazasın
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
04:07:28
|
|
|
DÜŞLERİN GÜRÜLTÜSÜ
Tenimin içinde yaşıyorum, dut yemiş bülbül olsam yine de size şakırdım!..
Hayâl büyücüsüydüm, ilk yanlışım akarsu olmak istememle başladı!..
Üzerimdeki şu zalim zamanı kaldırın, kendimden uzak bir yere gitmeliyim!..
Kendime bakmaktan yoruldum, kendime yetiştim fazla korkudan!..
Kuşlar göğe başlasın, kaybolan kaderiniz boynumuzdan incedir!..
Herkes düşlerine sarılsın da büyüsün, hayat siyanür kokuyor!..
Şapkanın derdi başından aşkın, yazın belleğinde hayâl mahcup!..
Şair, düşünceyi geldiği yere kovalayan adamdır, böyle yazmışım defterime!..
Çok yaşasın ütopya, senden başka kristal var mıdır?..
Kimi düşlerin ellerinden tuttum, kimi düşleri bağlasam durmaz!..
Ey saflığın zehri alınmış yalnızlığı, seni kimseye bırakmam!...
Kimsesiz bir rüyanın ellerinden havalanacak kadar cesur birisi değilim!..
Derindir çağımın ırmağı, gövdemi taşırır düşleriniz, sizde hep melek dansı!..
Geceyi yontuyorum, sözcüklerin de kederini gördüm!..
Yaprağın çığlığından yapılmış bir sıkıntıydım, ışığınızdan sürgün!..
Bende ne çabuk eskiyorsunuz, kendinizde masum, başkasında dalgın!..
Ey canı sıkılan dünya, kanlı çadırım, hayâl dükkanım, aşk dersem yetiş!..
Kalbini şiirine göre uzat, ruhunu şımart, düşlerin açıkta kalsın!..
İmge terbiyecisiyim, ormanınıza yabancı, bahçenize tiryakiyim!..
Ateş, kimin elinde duruyorsa fazla çıplak ve düşçü değil midir?..
Sudan ve kuşkudan yapılmışız, ruhunuzun kuyusuna inebilirsiniz!..
Sarhoş bir dünyanın dar sokağında, yanlış bir şehrin kırık lambasıyım!..
Muammayız, sahici bir korkudayız, ne yapsak yalnızlığın koynundayız!..
Melekler erken uyanır sabahları fakat ben annemden başka gündüz görmedim!..
Lorca diye bir şair vardır, kalbi bir bıçak gibi keskin!..
Çocukluğumun bana baktığı yerdeyim, aşk kendine gelememek zarafeti değil de nedir?..
Giderek hayatın konumunu alıyorsun, durmadan uçan bir ada olmalısın?
Ah, kuytu meleğimin canı sıkılmasın, ne kadar uzaktaysan o kadar varsın!..( e.turgut )
|
|
|
13 Eylül 2008 Cumartesi
10:27:53
|
|
|
düşler biriktirdim bir papatya yaprağında bir bir koptu düşler ayaklar altında (-di) li geçmiş zamanlarda düşler... düşler`di..
   kırmızıya çaldım sabahı bu sabahta hüzünlüydü güneş ayaklarım çamur içinde papatyam yerle bir göğsümde bi sancı var bu gece kime ağlamalıyım ?
   kayıp gitti düşlerim yağmurun suyuyla fırtınaya yakalandım bu sabahta kadere hüzünlüyüm.. yasındayım bugün.. hadi beyaza boya düşlerimi siyahı kaçırmalıyım . .
   bugün kapadım gözbebeklerimi kalp hırsızlarına çalamadılar düşlerimi göğsümde sakladım hepsini
   bugün sana doğmalıyım yüreğine akmalıyım hadi geç içime otur baş köşeme
   benim en çok sana ihtiyacım var benim en çok sana sarılasım var düşlerim hiç düşmesin yakamdan
|
|
|
18 Eylül 2008 Perşembe
04:20:13
|
|
|
birde arkası var sadece benim bildiğim, benim baktığım, benim gördüğüm, benim hissettiğim.. bir başka ´ben´im var bende öte kimi zaman sızlayan, kimi zaman çırpınan, kimi zaman susan, kimi zaman bir volkan misali patlayan ama görünmeyen bir ben var içimde benden ziyade...
Nurdan Özcan
|
|
|
25 Eylül 2008 Perşembe
13:15:25
|
|
|

BİR HİKAYEMİZ VAR DEĞİL Mİ..?
(bence var../..yoksa bu hasret neden tüter..?..)
imgelerin izdüşümünde dansa kaldır beni uyuklayan bedenimi uyandır yüreğimi uçuklatan satırlarına sarıldım hadi beni yeniden kandır
hala çocuğum sevdalarda yalpalayarak yürürsem yüreğinde, ayağım takılıp da düştüğümde adını sayıklarsam, mimiklerim çıldırırsa seni görünce, beni bağışla her şeyin sebebi hasretindendir
hangi geceydi, her gece miydi susuzluğum sarılmalara..? gökten üç elma düştüğünde, biri de bana değmiş miydi..? kaç yaşında fark ettim unuttum hatırladım kadın olduğumu..? hangi şarkı kesti göbek bağımı, bağladı beni hayata..? beni bu soruların cevaplarından tutar mısın..?
gecenin bilmem kaçı aklımın kaçışı sorgu sual dinlemiyor saatler önce hangimizin yüreğinde yıldız kaydı..?
tuttuğum dileklerde unuttum kayıplarımı kime baksam üzgün ağlamaklı yaralı haydi gel şu uzaklığın kopçasını tek bir hareketle çıkart üzerimden şehveti bir bıçak gibi sapladım bedenime göğüslerim değil, yüreğim dirileşiyor sana öyle bakma demiştim, beynim tahrik oluyor
zaten kandıramadım geceyi gündüzün koynuna girmek için hızla geçiyor geceler de benim gibi sevgilim sabırsız isyankar laf dinlemez işin ucunda sevda olunca, saatleri bile saymıyor.. ......... ...... ....
ama sen../..bir hüzzam makamında uyut beni adını sayıklayan dudaklarımı ıslat gözlerimi güldüren renkli düşlerine sarıldım haydi../..bana hikayemizi anlat
PELİN ONAY
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|