| Gönderen | Mesaj |
|
7 Ocak 2009 Çarşamba
12:12:21
|
|
|
Aşk artık sessizliğe katlanamıyor.
Âşık sanıyor ki ne kadar ses olursa o kadar iyi anlaşacak, çıkardığı sese karşılık bir ses istiyor, iniltisine bir iniltiyle cevap verilsin istiyor.
Hiçbir şey iletmeyen, bir çağrı, bir duygu taşımayan her konuşma insanı kendi zindanına daha da çok gömüyor.
Fazladan sarf edilen her kelime, oluş çabasıyla sınanmamış her söz, sevgiliyi sırlar mağarasına daha çok çekilmeye mecbur ediyor.
Fuzulî sözler aramıza sırlardan bir duvar örüyor. Aşkın işlevi eskilerde perdeleri yırtmak iken şimdilerde örtülere bürümek. Sevgiliden saklanmak ve kendinden saklanmak.
Oysa âşığın feryadı susuşunda gizlidir.
`Ancak söylenemeyen aşk aşktır` diye yazmıştı Blake.
O asırlar öncesinden seslenen Mevlâna`yı yankılar gibiydi : `Dil, kelimeler pek çok şeyi açıklar ama aşk, üzerine kelimeler düşmediğinde daha berraktır`.
Ve aşk, günümüzde yaramaz bir çocuk gibi tepinip yaygara koparıyor. SMS`ler, chat odaları, telefonlar insanın iç uzayını boş yer bırakmamacasına dolduruyor.
Sessizlik bütün asaletiyle hayatımızın her cephesinden geri çekiliyor. Ruhumuzun kıyılarını döven ses dalgaları bize ne bir özlem duygusu ne de bir kavuşma heyecanı bırakıyor. Hız ve gürültü, sonunda aşkın yüzlerce yıllık anlamını da yutuyor. "
|
|
|
8 Ocak 2009 Perşembe
11:35:19
|
|
|
Ne Aşk Ne Sevgi
sabretmek lazım bazı şeylere
sonuna kadar götürmek lazım sevgiyi;
sanki hersey bitecek gibi,gelir insana
ne zaman öleceğimizi bilemeyiz ki;
bunun gibi ayrılıkları da bilemeyız
yürek ister ki sonuna kadar sevsin,
yürek ister ki sevenler acı çekmesin,
yürek ister ki sevenler ayrılmasın,
ama hersey bıtınce
ne aşk kalıyor, ne sevgi kalıyor gerıye
yine de seviyor bu can;
vazgeçmiyor senden,
seni istiyor bu delı yürek,
bu sevgi, bu aşk bitmemelı
bitmemeli sevgili.
|
|
|
8 Ocak 2009 Perşembe
21:22:35
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
11 Ocak 2009 Pazar
23:30:40
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
21:52:35
|
|
|
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
22:23:38
|
|
|
KİLİTLERİ KIRILMIŞ KAPILAR
Üşüyorum, Çevir sıcak bakışlarını üstüme Erisin boşluktaki beyazlık.

Bu yalnızlık üşütüyor içimi, Oynuyor yerinden köşe taşlarım, Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi, Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.

Hiçbir düşünüşe dur diyemiyorum, Ben benim olmaktan çoktan çıkmışım, Kapalı bir kapı sanıyordum kendimi, Meğer ardına kadar açıkmışım.

İçimde iki başlı bir adam var, Biri beni, biri seni düşünüyor, Üstelik ben de seni, ben de seni anıyorum, Üç dünya birbiri peşinde dönüyor.

Üşüyorum, Hasret ağır bastı üstüme, Oynuyor yerinden köşe taşlarım, Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi, Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım...
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
22:54:59
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:25:31
|
|
|
|
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:47:29
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:57:15
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
21 Ocak 2009 Çarşamba
22:08:59
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
22:23:47
|
|
|

SENİN OLSUN CENNET`İN SIRASI
Bana Aşkının faturası, Şehla gözlerinin karası. Benmişim meğer, Sevda şehrinin fukarası. Seninle uzayıverdi, Benimle vuslatın arası. Kalmadı gönlümün, Aşkın odunu yakası. Neyleyim yazgım bu. Yazılamadım ya sana... Oluk oluk damlarken yüreğimin yarası, Çağlayamadı ya gönül gözyaşım.. Yaşım gençse de neylersin!. Yüreğim ağardı ya yolunda, Doyamam kimseye artık, kuş sütü olsa aşım Senden uzaklaşırken çook yavaştım... Neylersin canparem! Bu aşkın yankısı, Sinemdeki avaz avaz narası, Duyulamadı ya çiçeğim..
Gurur küllerinle sönerken, Mangal yüreğimde aşkın ateşi.. Ve kesiver bu faturayı, sana kesik gönlüme! Gidiver, diken gözlerine değmeden güllerin.. Gidiver, bahçesinde açılıp ellerin oluver!.
Ayazlarda yanıyorken, Alazlarda üşür olmuşum gülüm! Hasretinle kaç kilometre giderim? Dayanabilir mi sabır tekerim? Senden sonra kendimi nasıl çekerim? Taşınmaz ki sensiz bir kalbin darası...
Nasıl bir faturaymış bu ALLAH`ım! Nasıl bir bedelmiş, anlayamadım! Senin olmak ne kelime! Sana kavuşmak bir yana, Seni sevmek bile çığ düşürdü halime. Artık kar etmiyor, Mutluluk borsasında gönül arsası.
Ola ki, Ola ki, Sırat önünde karşılaşırız ya gülüm, RABBİM`den niyazım nedir ki o dem? Senin olsun Cennetin sırası! Senin olsun Cennetin sırası! Senin olsun! Gülüm!
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
|
|
1 Şubat 2009 Pazar
13:13:09
|
|
|
ELİNİ SON DEFA YANAGIMA KOY
İSTEMİYORSAN GİDERİM GİDERİM
SERİN BİR SON BAHAR AKSAMINDA SÖZ
İSMİNİ UNUTUR SİLERİM SİLERİM
*********************************************- ****
TUTTUGUN KALEM OLSA YÜREGİNİN ELLERİ
BİR DEFA DAHA YAZSA BEBEGİM BEBEGİM BEBEGİM
EGER BİR MASAL PERİSİ GİRERSE RÜYALARINA
ÖLDÜ DERSİN GÜL GÜZELİ TILSIMINI KAYBETTİ
*********************************************- *****- ****
UGRUNA DÖKTÜGÜM GÖZYASLARI İÇİN
YAGMURDAN ÖZÜR DİLERİM DİLERİM
KURUTTUGUM KIZIL GÜLLERİ ALIP
SENİN İÇİN SENDEN GECERİM GECERİM
*********************************************- *****- *******
TUTTUGUN KALEM OLSA YÜREGİNİN ELLERİ
BİR DEFA DAHA YAZSA BEBEGİM BEBEGİM BEBEGİM
EGER BİR MASAL PERİSİ GİRERSE RÜYALARINA
ÖLDÜ DERSİN GÜL GÜZELİ TILSIMINI KAYBETTİ
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
|
|
4 Şubat 2009 Çarşamba
20:19:57
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Şubat 2009 Çarşamba
23:23:50
|
|
|
|
|