Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > CANIM YAZMAK İSTEDİ

CANIM YAZMAK İSTEDİ


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
4 Eylül 2008 Perşembe 19:04:06

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
4 Eylül 2008 Perşembe 19:21:01
Hayat, kumdan kale yapmaksa
Deniz kenarında.
Dalga hesabı yapmamaktır yaşamak
.
Dünlerimin yarım kalmışlığıyla yazıyorum bu satırları.
Garip bir hüzün var içimde.
Bir yanım hep ağlamaklı.
Sevmekse, en büyüğünden seviyorum ama.
Geleceğimde yok artık, dünlerime bıraktım onu.
Sinsice akan zamanlara kattım sırtımdaki yaralarımı.
Şimdi ismi ritimsiz kalp atışlarımda saklı.
Bedenimize hapsolmuş ruhlarımızı ben özgürleştirdim,
o yapamadı.
Anlamak zor.
Çünkü bütün benliğimle ve sevgimle
o adamı yaratan benim
Hadi gel de şimdi karanlığı konuşturan yazılarımı, sustur susturabilirsen !

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 19:27:22

Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim. Niye öyle burnumun sızladığını, içimin burulduğunu, gözlerimin çaktırmadan ıslandığını anladım da ondan seni özlediğimi söylemedim. Bu güzel eylül gününde Boğaz`ı seninle seyretmek isterdim, sigaramın yarı dumanını rüzgarla paylaşmaya hazır, bedenim göğsüne yaslanmış öylece bakardım görüntüye. Bakarken güzel şeyler düşünürdüm! Sabah rastgele müzik dinlerken kimin söylediğini bilmediğim bir şarkının sözü çok hoşuma gitti. Kıymetimi bilmen için illa gitmem mi lazım, sevdiğini duymak için illa ölmem mi lazım diye soruyordu. Ya da benim bu şarkıdan çıkardığım sonuç bu emin değilim. İnsan hem sevdiğini söyleyip de hem neden sevdiğinin yanına gelmez.

Hani sana okuduğum kitapların konularını ve kişiliklerini anlatıyorum ya "Kürk Mantolu Madonna"nın erkek kahramanı geldi aklıma bugün. Kitabı sana anlatırken, hissettiklerimi dile döküşüm ve adama nasıl sinir olduğumu hatırladım sana sinir olurken. Aşık olduğu kadını evinin işleri bitince yanına almayı düşünen bir adam. O evin inşaat işleriyle uğraşırken kadıncağız Almanya`da hastalıktan ölüverdi. Bu garibim de aşkından gözleri kör, kadını mutlu etmek için evi güzelleştirmeye çalışıyor, kadının öldüğünden habersiz bir şekilde. Aşkın boya badanaya ihtiyacı yok ki. Sonrada bir ömür boyu terkedildiğini düşünerek mutsuz yaşadı. Ama ille de boyayacağım diyorsan ben yanındayken boya. Benim öyle "benden uzak olsanda mutlu ol", "gideceğin yere beni de götür sorana başımın belası dersin", "sabret aşkım sabret" gibi şarkı sözleriyle hiç işim olmaz. Arada söylüyorsun ya "Endamın yeter" diye biz onu söyleyelim.

Ben seni öyle ilahi bir aşkla seviyorum ki anlatmaya kalksam, kelimelere döksem ifade edememekten korkuyorum. Ya da dile dökülenin basitleşmesinden. Ben eğer becerebilsem parmaklarımla kaburgalarımı ayırıp seni içimdeki buğuda saklarım. Uykunun en derin yerinde birden uyanınca seni yanımda görmek, pişirdiklerimin güzel olduklarını gözlerinden okumak, kış gecesinde söylenmeden patlatılmış mısırı paylaşmak, televizyondaki filmi seyretmek için demlenmiş çayı birlikte içmek, hastalıklarda sevgiyle sıkılmış limonata içirmek, kahvenin telvesinde yazanları birlikte yaşamak, sabahın kör saatinde çıplak denize girmek, emanet alınmış bir motorsikletle gezintiler yapmak, sırtıma dolanmış kollarınla güneşi batırmak, bizim batırdığımız güneşin doğduğu ülkedeki insanların hayatları hakkında abuk hikayeler uydurmak, bozuk musluk yüzünden kavga etmek, ne kadar rahat adamsın ne kadar telaşlı kadınsınlarla başlayan cümlelerle tartışmak, hayatı-hayatın getirdiklerinin tümünü seninle paylaşmak. Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim.

Hani geçen akşam trafik kazası yüzünden ölmüş birini görmüştük. Üzerini örtmüşlerdi de sadece ayakkabıları görünüyordu. Ben çok etkilenmiştim de sen "adamı tanımıyorsun bile" diyerek etkilenmemin sebebini anlamamıştın. İlk düşündüğüm hayatın çok mu değerli olduğu yoksa düşünmeye değmeyecek kadar basit mi olduğu hakkında aklım karışmıştı. Ne zaman ölümle karşılaşsam aynı karmaşık duyguları hissederim zaten de sevince insanın içi daha çok acıyor. Öleni tanıman gerekmiyor ölüm karşısında. Orada yatan sende olabilirdin bende. Seni düşünmek bile istemiyorum. Kendimi öldükten sonra düşünemeyeceğime göre sana acı çektirmek istemiyorum. Eee diyeceksin. Eee si ölüm var, eve gitme süresince bile ertelenemiyor seni yolun ortasında yakalayıveriyor ve bulduğu yerde götürüyor. Bu yol kıyısında bize göre zamansız bir kaza olabilir, deniz gezmesinde söylenenler söylenmeden gelebilir, yaşanacakları beklemeden de... Yaşamak istediklerini söylemeden... Bir akşam denizden dönerken aynı duygu karmaşasını hissederek, sana telefon açıp "Hayatı benimle paylaşır mısın" diye sormuştum. Güzel şeyler söyledin de hala net bir cevap alabilmiş değilim artık hiçbirşey sormuyorum. Sende unuttum zannediyorsun herhalde. Artık çok özlediğimde bile özlediğimi bu yüzden söyleyemiyorum. Cevapsız sorular varsa ortalıklarda, yalansız olmuyor yaşananlar.


Bugün seni çook özledim de yinede söylemedim bu yüzden. Orada yatan bende olabilirdim. Bırak işlerini de ben söylemeden kendin gel.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
4 Eylül 2008 Perşembe 19:31:30
Kimseye değil küskünlüğüm Sadece şiir yazmak istedi canım
Kimseye kırgın değilim kendimden başka
Hem nasıl kızar ki insan
Yemyeşil bir bahar gününe

Bir kar tanesine yada
Nasıl susturur kuş cıvıltısını Nasıl kurutur İçindeki çocuksu sevinci...

Hepsi bu kadardır Gerisi laf kalabalığı
Gerisi anlamsız bir hayat hikayesi
Herkes aynı gözlerle bakar.
Farklı olsa da söylenenler Hep aynı sözler işitilir

Güneşin sarısına sıkışıp kalır
Yedi ayrı rengi evrenin
Yalancı bir mavinin gövdesine sıkışıp kalır
Cümle mahlukatı sonsuz denizlerin
Nefes almak Yemek, içmek kadar Sıradanlaştırılmıştır artık her şey

Hiçbir şarkı Hiçbir şiir
Ağlatamaz nasır tutmuş yüreklerimizi
Ağlayan bir çocuk gördüğümüzde
Başka yöne çevirmeye başlarız yorgun başımızı
İlk satırını heyecanla okuduğumuz kitap yarım kalır
Umursamazlık cüzzam illeti gibi Yavaş yavaş dökerken ruhumuzun etlerini

Aşk ve inanç Titreye titreye can verir kapımızda
Ölüm bile yitirir hüznünü artık
Ve hayat bize kendimizden başka kızacak Hiç kimseyi bırakmaz sonunda

Herkes kendi düş krallığının Acımasız diktatörüdür artık
Ve günden güne yükselir Saklandıkları kalelerin duvarları.
Ve ilk dalgada yıkılınca Kumdan yapılmış kaleleri

Kendi gerçeğiyle yüzleşir insan
Yani hayat bize küsecek kimse bırakmaz Kendimizden başka

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 19:33:53
emegine saglık

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 19:34:41
Yüreğime Muhtacim

Gittin
Yoksun artık
Ne şehrimde,ne gözümde
Ama benden bir parça götürmüşsün
Giderken yanında
O yüzden acıdı canım demek
Sen giderken
Şehrimde yoksun ama
Yüreğimdesin
Ya da yüreğim sende
Eksiğim şimdi
Canım acıyor
Yüreğime muhtacım
Geri dön
Onu koparıp,aldığın yer
Kanıyor hala
Sevemiyorum şimdi kimseyi
Nasıl sevebilirim ki
Kalpsiz insan sevebilir mi?
Onu alıp,götürdün benden
Eksiğim şimdi
Canım acıyor
Yüreğime muhtacım
Geri dön
Kalpsiz diyorlar bana
Anlatamam ki kimseye
Onun sende olduğunu
Eksiğim şimdi
Canım acıyor
Yüreğime muhtacım
Geri dön
Geri dön de
Yüreğim olmadan
Nasıl yaşadığımı
Bana sor
Nasıl canımın acıdığını
Nasıl eksik yaşadığımı
Aslında bir ölü olduğumu
Sen olmadan ya da yüreğim olmadan.
Bana sor.
Yüreğime muhtacım
Geri dön
Senden sonra
Hiçbir şey ya da hiç kimse
Girmedi oraya
Nasıl girebilir ki
Yüreğim sendeyken?
Orada olan
Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi de
Çıkartamadım
Nasıl çıkartabilirim ki
Yüreğim sendeyken?
Eksiğim şimdi
Canım acıyor
Yüreğime muhtacım
Geri dön
Beni sevmeni istemiyorum senden
Beklemiyorum da zaten
Ellerimi tutmanı istemiyorum
Gözlerime bakmanı da istemiyorum
Bir şey söylemesen de olur
Yalnızca yüreğimi
Geri ver bana
Öyle git!..

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
4 Eylül 2008 Perşembe 19:39:36
Kim Olduğunu Bilmediğim Birine...

Karşılıksız aşkının zehrini taşıyordu bana
Kokusu sinmişti inatçı ruhuma, kitaplarıma, ellerime...
Öyle çok öpüşürdük ki,
Ağzının tadıyla yerdim yemeklerimi...
Öylesine inanıyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdiğine,
Bir gün ansızın korkunç bir özlem duymaya başlamıştım
Kim olduğunu bilmediğim birine...
Şimdi ağzımda karşılıksız aşkın o aç tadı...
Karşımda o...
Yine hüzünlü, yine yenik...
Ama eşitiz artık,
Damarlarımızda karşılıkız aşkın o zehirli kanı...

Cezmi Ersöz

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 20:10:51
Yorgun Kalbin Özlemi

Yolunu gözlemekten yorgun düştü gözlerim
Ürküntü vermiyorsun ey soğuk vuslat
Vahşi bir kaplan gibi üstüme atlayarak
Rakıyı içer gibi
makberi dinler gibi
bulutta yüzer gibi
Ateşli busenle her yanımı yak
Ürküntü vermiyorsun ey soğuk vuslat
Doğan her gün biraz daha zehir zemberek
Bense hala çocukluk havası taşıyorum
Hayal olmuş hayaller karanlığa iterek
O çocuk yüreğimi sonunda kirletecek

En içten nağme bile beynimde bir uğultu
Sonsuzluk eskitecek bir sükut istiyorum
Kıran girmiş sevgiye artık yoruldum
Yıldızlardan utanıyorum

Öyle gir ki içeri
Üzerinde gelinlik dudağında düğün havası
Duyacağım bu son gürültü olsun
Ellerin kapatsın gözkapağımı
Güneş kaybolsun

Tükenen yolcuların son hanısın sen
Sevgide öksüzlerin sultanısın sen
Gökyüzüne açılan pencere sensin
Sensin mutluluk
Vuslatına susadım ey karanlık sonsuzluk

Vücudum sanki serçe kollarım kanat
Kulaklarım kirişte ey soğuk vuslat
Uslu bir çocuk gibi tutmaktan usanarak
Uçurtmanın ipini bırak
Artık ürkütmüyorsun ey soğuk vuslat

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 20:16:10
işte o sen (masum yarim)
GECENİN KARANLIĞINDA DÜŞTÜM GÖZLERİNE SENİN !!!
ISLAK ISLAK SEN BAKARKEN BEN DÜŞTÜM YOLLARINA SAÇLARINI RÜZGAR
SAVURURKEN,
ÖMRÜMDEN ÖMÜR GİTTİ YOLLARINDA,,,
BAKTIN YA HANİ ÖYLE DERİNDEN,CAN ALICI BAKIŞLARINLA YÜREĞİMİ YAKTIN
YA,,,
BENİM OLMAZSAN DİYE,HANİ OLUR DA BENDEN KOPUP GİDERSE DİYE AĞLADIM
SADECE BAŞKA BİR SEBEBİ YOKTU SEBEBİ SENDİN SENİN O İÇİMİ ACITAN İÇİMİ
YAKAN GÖZLERİN,,,BAKMADAN OLMUYO BAKINCA VE SONRA SEN GİDİNCE
BENDEN,BÜYÜK BİR EKSİK KOPUP GİDİYOR YARIM KALIYORUM ARIYORUM BİRİNİ
AMA...KİMİ ???
SENİ GÖRÜNCE İÇİME HUZUR DOLUYOR AMA SEN GİDİNCE YİNE EKSİK KALIYORUM
ANLASANA MASUM YARİM SENSİZ OLAMIYORUM !!!

AH GECE GÖZLÜM

Simsiyah bulutlar serdin ufkuma
Ah gece bakışlım ah gece gözlüm
Nasıl güneş doğsun karanlığıma
Ah gece bakışlım ah gece gözlüm

Hep aynı özleyiş böyle her gece
Yıkılır üstüme bir siyah gölge
Bu aşkın sabahı olur mu? Sence
Ah gece bakışlım ah gece gözlüm

Çok muydu? İstediğim bilmem ki senden
Bir ışık vermedin o gözlerin
Bütün sabahları çaldın ömrümden
Ah gece bakışlım ah gece gözlüm

Gitmemiş gibisin sanki bu yerden
Hayalin gülümser pencerelerden
Bir dönsen tanırdım ayak sesinden
Ah gece bakışlım ah gece gözlüm

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Eylül 2008 Pazar 03:43:10

 

Hayat, kumdan kale yapmaksa
Deniz kenarında.
Dalga hesabı yapmamaktır yaşamak
.
Dünlerimin yarım kalmışlığıyla yazıyorum bu satırları.
Garip bir hüzün var içimde.
Bir yanım hep ağlamaklı.
Sevmekse, en büyüğünden seviyorum ama.
Geleceğimde yok artık, dünlerime bıraktım onu.
Sinsice akan zamanlara kattım sırtımdaki yaralarımı.
Şimdi ismi ritimsiz kalp atışlarımda saklı.
Bedenimize hapsolmuş ruhlarımızı ben özgürleştirdim,
o yapamadı.
Anlamak zor.
Çünkü bütün benliğimle ve sevgimle
o adamı yaratan benim
Hadi gel de şimdi karanlığı konuşturan yazılarımı, sustur susturabilirsen !

 

 

 

Ne güzel anlamlı bir yazıyla katılmışsın aramıza sevgili Sibel,

kalemine yüreğine sağlık, hoşgelmişsin,

Sevgilerimlee...

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Eylül 2008 Pazar 03:45:21

 

Tükenen yolcuların son hanısın sen
Sevgide öksüzlerin sultanısın sen
Gökyüzüne açılan pencere sensin
Sensin mutluluk
Vuslatına susadım ey karanlık sonsuzluk

 

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Eylül 2008 Pazar 03:46:58

 

 

YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK

Aşksız ve paramparçaydı yaşam
bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliği misin yoksa...

Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
türküler söylerdik hep aynı telden
aynı sesten, aynı yürekten
dağlara biz verirdik morluğunu,
henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa
bu seslenişimiz yalnızca sana
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...

Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Adnan Yücel

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
8 Eylül 2008 Pazartesi 01:12:34

Ayışığı

En uzun geceye de sığmıyor efkar
Sıla, dingin bir ilkyaz çiçeklenmesi
Senin için bu acı , bu efkar senin için
Senin için acının daim tazelenmesi
Ah ayışığı ! hadi o uzak iklimden gülümse
Bir lav soğusun eteklerinde aşkın
Yaksın dudaklarımı ateşten bir buse.

Yasak diyarlara taşıyorum yükümü
Her dönemeç yeni bir çıkmaz sokak.
Varla yok arası bir hayal mi düşlediğim ?
Sarp yokuşlara meyletmişim korkarak
Ah ayışığı ! gülümse hadi o uzak iklimden
Bir fukara sofrasına fit olsun ömür
Aç ve yorgun bir yolcu geliyor ötelerden.

Kadim zamanlardan kalma bu sevda
Onulmaz bir yara koynumda taşıdığım.
Sana gelen yolları kesmiş mi haramiler ?
Ateşten barikat mı yollarda takıldığım
Ah ayışığı ! o uzak iklimden gülümse hadi
Teri kurusun küheylanın vakit bu vakittir
Gönül ulaşmak için nice yıllar devirdi.

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
8 Eylül 2008 Pazartesi 02:00:02
 abdullah bey

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
9 Eylül 2008 Salı 03:44:16

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
10 Eylül 2008 Çarşamba 20:15:37
Yazdım
bu gece bir sevda masalı yazdım
dağı mesken etmiş biçare Mecnun
Leyla ya hasret
dağa taşa saz çalarak şiir yazan
Kerem
Aslı ya hasret
benim de
kalemimin ucundaki kelimeler
cümleye hasret
cümleler sana...

çizdim
bu gece bir resim çizdim
tablo desem
tuval fırçaya hasret
çizdim
baktım bulutlar yağmura hasret
çicekler suya...
bahar çizdim
bahar bülbüle bülbül güle
saz çizdim
saz sözüne hasret
akşamın serin karanlığını çizdim
baktım gece sana hasret
kendimi çizdim
baktım saçlarım ellerine hasret

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Eylül 2008 Çarşamba 20:19:17

İyi akşamlar arkadaşlar.

Sibel karşılaşamaz olduk.Nasılsın?

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Eylül 2008 Çarşamba 20:24:59

Ütopik Aşk

mumlarını yanımda üfle diye yaptım sana o pastayı,
biliyorum yoksun,
biliyorum gelmeyeceksin,
saçlarımdaki o koyu siyah da senin için,
ruhumdaki dövme,içimdeki kanserde senin için ,
biliyorum yoksun,
biliyorum gelmeyeceksin,
yatağımdaki toprak,veda mektubum ,
parlak beyaz kefen,terk ettiğim bedenim senin için,
biliyorum yoksun,
biliyorum gelmeyeceksin,
o yüzden ben geldim,
o yüzden öldüm, senin için....

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
10 Eylül 2008 Çarşamba 20:31:06
Tşk.ler çok iyiyim.yoktum iki gündür buralarda.Şİmdi sizleri gördüm daha iyi oldum.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Eylül 2008 Çarşamba 20:33:38
Allah daim etsin iyiliğini

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa