Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > yeşilgözlüm ve dostluk

yeşilgözlüm ve dostluk


GönderenMesaj

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
12 Haziran 2008 Perşembe 18:00:03
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin.
Ve o kadar bucaksız.
Ta karşımda yapraksız
Kullanılmış bir takvim.
Üzerinde bir resim;
Azgın, sonsuz birdeniz.
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta
Resimdeyse bir nokta;
Yana yatmış bir gemi,
Kaybettiği alemi
Arıyor deryalarda.
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi,
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme o resimden,
Köpükler vurdu sandım.
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun.
Denizler oldu tasam,
Yakar onu bulmazsam
Beni bu hasret dedim
Varırım elbet dedim.
Bir ömür geze geze
Takvimdeki denize.
Ne var bana ne oldu
Odama nasıl doldu
Birden bire bu meltem
Ve dalgalandı perdem
Havalandı kağıtlar.
Odamda kıyamet var.
Ah yolculuk yolculuk
Ne kadar baygın soluk
O gün bizde betbeniz
Ve ne titrek kalbimiz.
Ve eşyamız ne küskün.
Yola çıktığımız gün
Bir sıraya dizilmiş
Gözyaşlarını silmiş,
Bakarlar sinsi sinsi
Niçin o anda hepsi
Bir kuş gibi hafifler
Arkandan geleyim der
Niçin o güne kadar
Dilsiz duran ne kadar
Eşya varsa dirilir
Yolumuza serpilir
Ufak böcükler gibi
Gezer onların kalbi
Üstünde döşemenin
Gizli bir didişmenin
Saati çalar o an
Birden bakar ki insan
Herşey karmakarışık.
Ayırmak olmaz artık
Bir kalbi bir taraktan
Ve kalb ağlayaraktan
Çekilir geri geri
Terkeder bu mahşeri.
Bu mahşerin içinden
O gün ben de geçtim ben,
Nem varsa evim, anam,
Çocukluğum, hatııram,
Ve ne sevdalar serde
Bıraktım gerilerde
Kaçar gibi yangından.
Rüzgarların ardından
Baktım da süzgün süzgün
Kurşun yükünü gönlün
Tüy gibi hafiflettim.
Denize hicret ettim

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Haziran 2008 Pazar 14:51:20

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
17 Haziran 2008 Salı 10:54:38

YİGİT SEN NASIL BİR İNSANSIN MERAK EDİYORUM İNAN CANIM SENİ HERZAMAN DUYGU YÜKLÜ  .OLAMAZ BÖYLE BİRŞEY DİYORUM

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
17 Haziran 2008 Salı 19:29:15

tşkler efendim o sizin bakış açınızdır kalbinizin güzelligindendir

efendim

saygılar

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
18 Haziran 2008 Çarşamba 20:53:27

Tanışmadan karar vermeyeceksiniz..
Birini sevip sevmeyeceğinize... Hayatınıza alıp almayacağınıza.... E, zaten normalide bu diyeceksiniz. Evet ama yazılarından ,şarkılarından, şususundan busundan ötürü aranızda parelallik kurduğunuzve sırf bu nedenle çok iyi arkadaş olabileceğinizi düşündüğünüz bir yığın insan var biliyorum..
Ve diyorum ki ( o kadar emin olmayın)
En iyisi ( hayran ) olarak kalın...
Hayalleriniz yıkılmasın....

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Haziran 2008 Perşembe 06:56:50

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Haziran 2008 Perşembe 07:02:02

Aslında Hayat



Aslında hayat
İnançla verilen eyvallahın
Işıl ışıl yanan eyvahıdır.

Aslında hayat
Erkekleşmiş saç tohumunun
Dişileşmiş ağarmasıdır.

Aslında hayat
Pembe beyaz çiçeğini açan mart ayının
Mayıs ayındaki kırmızı lekeleridir.

Aslında hayat
Bach”ın notalarında gezinirken
Beynindeki tası delmeye çalışan tuşların
Birbirine ulaşma kaşıntılarıdır .

Aslında hayat
Ağızda çiğnenen markalı sakızın usaresinin
Midede uğradığı sukut-u hayalidir .

Aslında hayat
Birin , milyarlara sıçrayışındaki hamlenin
Cebirini ,kimyasının bozulmadan akıllıca yaşamaktır.

Aslında hayat
Vücudun otuz altı buçukluk normal ateşinde
yüreğinin ceylan gözler karşısında
kaynama noktasını yaşamaktır.

Aslında hayat
Kaybetmekten korktuklarının icmalinde
Sıralama yapabilme cesaretindir .

Aslında hayat,
Gönül tarlanda açan , son sandığın çiçeğin
İkinci , üçüncü şahıslardan gizlenme anlaşılmazlığıdır.

Aslında hayat ,
Bittiğini gördüğün aşkının
Ayrılık rüzgarlarındaki fırtınalarını yaşamandır.

Aslında hayat
Son durağım dediğin kahverengi toprağın
bozkırdaki şafak kızıllığıdır.

Aslında hayat ,
Ülkenin mapushanelerinden gardiyan gözetiminde
emanet maviliklere savurduğun
ıslah edilmemiş intikam külleridir .

Aslında hayat ,
Bir balıkçının oltasının ucuna taktığı bilimsel yemin
Av , avcı , aracı üçgeninde kar taneleri dolaşımıdır .

Aslında hayat ,
Çözümü zor görünen denklemlerin denksizliğinde
Onaylanabilen bir denkliği yakalamanın beyin oyunlarıdır.

Aslında hayat
Yaşamaktan korktuğun , yaşlı ölümün
Sendeki genç doğumudur.

Aslında hayat
Sevgililer gününde aldığın kırmızı şarabı
Duvarlarla paylaşmandır.

Aslında hayat ,
Sebze meyve saklanan dolaplarda
Çoraplarını bulmandır .

Aslında hayat ,
Çiçeğin özünde göremediğimiz renktir.

Aslında hayat ,
En güzel meyveleri yetiştirdiğimiz anda
Özünü yaşamaktan korktuğumuz bağbozumudur.

Aslında hayat ,
Tenin içinde hergün katlettiğimiz anka kuşunun
Tenin dışında küllerinden kendini yaratma gayretidir .

Aslında hayat ,
Emmeye doyamadığımız üretkenin memelerini
kör kuyular gibi köreltmekdir .

Aslında hayat ,
Güneşini görmemeye çalıştığımız gündüzlerimizin
karanlığındaki kesik kesik tekil ışıklardır.

Aslında hayat ,
Aşk ve umut ikizlerinin
Dışımızda oluşan yaşantımıza döktüğü lavralardır.

Aslında hayat ,
Bir kirpinin dikenlerinin altında yatan
Yaşamaya dair yürek çarpıntılarıdır .

Aslında hayat ,
Loş ışık altında beynimizin çizdiği ütopik çizgilerin
aydınlıkta görülen farklı kalınlıklarıdır .

Aslında hayat ,
Yarattığımız bir sürecin şafağındaki yuvasından,
bize uzattığı gül dalının uzunluğudur .

Aslında hayat ,
Bir yaşın , ardındaki yaşa emeklemesidir .

Aslında hayat ,
Karanlığın sakladığı özelliklerin ,
Aydınlığın kümesindeki özelliklere katılımının
doğum sancılarıdır .

Aslında hayat ,
Önem vermeden bir sonraki günü görmek için
Koparttığımız takvim yaprağının püf noktasıdır .

Aslında hayat ,
Kendi mastürbasyonumuzla sancısız doğurduğumuz
rutubet yarasalarıdır .

Aslında hayat ,
Üzerine konmayı ihmal ettiğimiz keyif tünekleridir.

Aslında hayat ,
Çözmeyi , başkalarına bıraktığımız bulmacalarımızın
Ortaya çıkmayan gizemli kelimenin sözlükteki adıdır.

Aslında hayat ,
Fail-i meçhul cinayetlerimizin yargılanmayan arsızlığının
ipuçlarıdır.

Aslında hayat ,
Yaşamın en dinç ayının ,
Son zamanlarına fırlatılan nurudur ...

Aslında hayat,
Tırnak uçlarına yakalanan kuşun kurtuluş çırpıntılarıdır.

Aslında hayat ,
Kendimizi , kazanmaya hazırladığımız şans numaralarının
Kaybetmeye hazır olmadığımız şans numaralarıyla flörtüdür.

Aslında hayat ,
Kendimizi arayacağımız /bulacağımız yeri gösteren
kullanımı en kolay detektördür.

Aslında hayat ,
Yüreğimizin sıcaklığının ,
İhtiraslarla kaybettiğimiz hararetidir .

Aslında hayat ,
Bize verilen en güzel isimin ,
Erdemle taçlandıracağımız soyadıdır .

Aslında hayat ,
Sayı doğrusunda , sonsuza uzanan bizlerin ,
Çığlık çığlığa azalttığı senleri , benleriyizdir .

Aslında hayat ,
Zorlukların merdanesinde kolaylıkla açılan
Yarınların inceliğinin yufka kalınlığıdır .

Aslında hayat ,
Dünyanın herhangi bir yerinde yaşamanın
Bedelini ödediğimiz çekirge sıçrayışlarıdır .

Aslında hayat ,
Bir başak sapındaki üçüncü sıçramada
Kırk ayağa yakalanan yengecin yıldız falıdır .

Aslında hayat ,
Tenimize zamansız düşen yağmur damlalarının
Yapraklar üzerindeki efsunlu yeşilliğidir .

Aslında hayat ,
Cebimizdeki metal paraların yarı çapıdır.

Aslında hayat ,
Rakımı belirsiz istemlerimizin ,
Karşımıza ne zaman çıkacağının belirsizliğidir .

Aslında hayat ,
Karaborsada biletini aldığımız pembe filimin
Akborsa perdesinde seyrettiğimiz zifiri karanlığıdır .

Aslında hayat ,
Millerce öteden çizdiğimiz denizin
Bir türlü tutturamadığımız mat lacivertliğidir .

Aslında hayat ,
Yapmakla , yapmamak arasına sıkıştırdığımız
Taşımaya zorunlu olduğumuz görünmeyen ağırlıktır.

Aslında hayat
Pişmanca sürdürülen bir yaşantının
Pişman olunmayacak bir yaşama kare kare aktarımıdır.

Aslında hayat ,
Aşk apartmanının zemin etüdünü ,
Ayrılık depreminden önce yapmaktır .

Aslında hayat ,
Soluk soluğa yaşanan tesadüfleri ,
Bir maceranın kalp atışlarının yoğun temposunda Karşılamaktır.

Aslında hayat ,
Bir yavrunun anasının memesini emerken
Meme ucunda o yavrunun geleceğini hesaplamaktır .

Aslında hayat ,
Birkaç tane baldırı çıplak(!) militanın attığı adımlarda
Milim milim dünyayı zorlamasının
Gönüllü katlandığı işkencelerdir.

Aslında hayat ,
Yorgun birleşmelerin ardından gelen uykularda
Bir çift bedenin özgürlüğe sere serpe fırlatılışıdır .

Aslında hayat ,
Geç gelen mutluluğun mahremiyetinin
Üçüncü şahıslardan saklanmasıdır .

Aslında hayat ,
Aşkın odak noktasında durup , sevgiliye hoşçakalı
Gözleriyle söyleyebilmesidir .

Aslında hayat ,
Kitabın içinde yazılı yazısızlıktır.

Aslında hayat ,
Rafta

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Haziran 2008 Perşembe 07:09:44
Aslında hayat ,
Rafta duran albenili vazonun eğretiliğidir.

Aslında hayat ,
Malzeme bolluğunda yaşadığımız malzemesizliktir.

Aslında hayat ,
Masörsüz masajın yavaşlığında gevşemedir .

Aslında hayat ,
Beklenen evet depreminin , hayır şiddetidir .

Aslında hayat ,
Senin olmayan savaşın , havasına sıktığın kurşundur.

Aslında hayat ,
Yaşamımızın bir bardak suyuna düşürülen bir damlasının
dudakları ıslatan son damlasıdır.
Aslında hayat, Gece yarısı bombalamalarının latin demokratikliğinin
tarzancasıdır .

Aslında hayat ,
Ortadoğu kanamalarının hürriyet meydanındaki mitingidir.

Aslında hayat ,
Zor kabullenmelerin silahı ile donatılmış isyanlardır .

Aslında hayat ,
Ortadoğu evine pencereden atılan bebe katlinin
demokrasi (!)bombasıdır.

Aslında hayat ,
Çocuklarımızın ve sevdamızın göğeren başak uçlarında
yetersizliğin boğazımıza takılan allerjisidir .

Aslında hayat ,
Her türlü dönekliğin ruhuna okunan aldırma gönüldür.

Aslında hayat ,
Neyi arıyorsan , özlüyorsan ,sorguluyorsan O”dur.

Aslında hayat ,
Viskideki patatesin ,rakıdaki anosanın ,şaraptaki üzümün,
biradaki arpanın ABeCesidir.

Aslında hayat ,
Gerçekteki düşün , canına can katımıdır .

Aslında hayat ,
Bir nefesin bir nefese verdiği ; milyon ,milyar cesarettir .

Aslında hayat ,
Bir kurşun kalemin kurşunlara karşı çizdiği net çizgilerdir.

Aslında hayat ,
Yaşarken yedi , ölürken onüç rakamının ortalaması
on üzerinden on mudur ?

Aslında hayat ,
Bir gaz çıkarımının karambolünde , kirlettiğin donunu
aleni kendin yıkamandır.

Aslında hayat ,
Yavrularını yiyen nankör kedidir .

Aslında hayat ,
Can üniformasının üzerindeki apoletlerdir .

Aslında hayat ,
Her beden ve beyinin mezarının
baş ucundaki mezar taşlarının ,
sonradan yazılan ifade tercihinin
yıllar sonraki mantığıdır ...

Aslında hayat ,
Yazın güneşte , kışın ayazda kuruttuğu
hazan yapraklarıdır .

Aslında hayat ,
Gönül masasında rakseden oryantalın
yalancı oynamalarıdır.

Aslında hayat ,
Bir hayat şiirinin dinlenmesi için açılan
korkak telefon çaldırmalarında
Telefonu meşgule düşürmektir .

VE ASLINDA HAYAT ,
SENDEKİ BİR ÖLÜMÜN BENİ YARATAN DOĞUMUDUR .

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:21:28

BİR GÜN DAHA BİTMEDEN...

Bir gün daha bitti.Ufukta yeni batan güneşin büyüleyici kızıllığı duruyor hala.Ve ay güneşin görevini devralmak için bekliyor,yıldızlar da aya eşlik etmek için...
Bir gün daha bitti.Geçmişin ağır yükü omuzlarımızda,dostlukların,sevdaların yıprattığı yüreklerimiz artık bitap düşmüş.Yeni sevdalara kapı aralamak istemiyor.İki büklüm olmuşuz menfaatler karşısında,hayattan zevk almayı unutmuşuz gündelik telaşlar denizinde kaybolurken.Birine nasıl ihanet edebileceğimizi,en vefasız insan olmak için neler yapılacağını,sürekli somurtmayı,dostlukları ,sevdaları çöpe atmayı bazen, bazen de çıkar ilişkileri çerçevesinde yaşamayı en saf duygularımızı bile, kazık atmayı sözde çok sevdiklerimize,nefreti , kini çok iyi öğrenmişiz.Tecrübemiz büyük bu konularda.Lakin henüz öğrenememişiz sevdaların,dostlukların yüceliğini,hayattan zevk alabilmenin tek yolunun sevgiden geçtiğini,telaşları bir kenara bırakıp içimizden geldiğince yaşamamız gerektiğini hayatı,kimsenin başaramadığını başarıp vefalı olmayı,gülmeyi......Ne de çok şey öğrenememişiz!!! Daha doğrusu öğrenmek istememişiz galiba. Ne kadar güzellik varsa çevremizde elimizden geldiğince uzak tarihlere ertelemişiz bunları yaşama zevkini tatmayı

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:41:48
Sana
yüreğimi yollardım
elimde olsaydı eğer
satırlara sığdıramadıklarımı
sözcüklerin çaresizliğinde
çaresiz kalıp
anlatamadıklarımı bulurdun onda
şimdi o yürekten
sevgiler yolluyorum sevdama
temmuz güneşinin ışıkları gibi sımsıcak
bembeyaz güller gibi tertemiz
o güller gibi ap ak...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:42:06
Belki
yarısında bile değiliz yolun
belkide sonuna yaklaştım
kim bilir
düşe kalka
ine çıka
bazen soluklanıp bir yokuşta
bir inişte yuvarlanıp tepetakla
geride bıraktık zamanı
kimi yalnızdık
uçsuz bucaksız yolun
tenha kuytularında
kimi
karanlıklar basmıştı dört yanımızı
ve
bilcümle mahlukatı doğanın
iyinin ve güzelin dışında ne varsa
dost bir yüz ararken gözlerimiz
kulaklarımız tetik kesmişken
dostça seslenişlere
uzaklardan
çok uzaklardan gelen ayak sesleri
ağıt ağıt
türkü türkü
yankılandı yüreğimizde

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:42:30

Aradım
Dolaşıp yurttan uzak taşrada bir kâr aradım.
Bana münkâd kalacak zenne hükümdâr aradım.
Yok imiş böyle kazanç, böyle nisâ, böyle diyâr
Coşarak yurda dönüp karyede bir yâr aradım.

Nice köşklerde kasırlarda misâfir yaşadım.
Çoğu günler kötü evlerde de tâhir yaşadım.
Kararan her gece bir hânede yatmak yerine,
Koşarak yurda dönüp karyede bir dâr aradım.

Taşrada=başka memleketlerde
Kâr=iş, güç, kazanç
Münkâd=bağlı, mut’i
Zenne=kadın
Nisâ=kadın
Karye=köy, kasaba
Tâhir=temiz
Dâr=ev

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:42:52

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:44:12

Bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala
Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
Hala kaçıyor musun gözlerini bırakarak birilerinde
Hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
Kendin kadar aklımdasın
Hala öyle savruk bir gök
Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
Öyle misin yeşigözlü kumral saçlı
Öyle bıraktığım gibi misin
Gerçeği yakmada hala usta mısın
Yoksa çırak mı yanarken yalanda
Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
Somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirede
Anlattıkça eksilen tek anlam
Hala bıraktığım gibi misin
Yoksa beni bıraktığın gibi mi
Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
Hala Bıraktığım Gibi misin???
alıntı.....

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 15:48:57

Üşümüş bir yüreği kolay mıdır ısıtmak.
Ellerinle ellerime dokunuyorsun..
Anlamsız inkar etmek.
Ellerim oluyorsun..
Görüyor musun..
Giderek büyüyor gözlerin gözlerimde
Gecenin ortasında inliyor sesim.
Duyuyor musun…
Sevdam ağlıyor..
Kar yağmış yüreğime aşk oluyorsun.
Çiçekler açıyor deydiğin yerde
Umut fenerlerim bir bir yanıyor.
Bir şeyler mi kalmış ne
Kıyıda köşelerde..
Doğuruyorsun
Doğuruyorsun..
Ne yaman diyorum aşk..
Birden..
Sevdalım oluyorsun….
Sahte gülüşlerime dokunuyor dudakların.
Isınıveriyor üşümüş yanım.
Ezberlerken tenim tenini
Kalıyorum avuçlarında..
Erkeğim oluyorsun..
Perde perde iniyorsun korkularıma
Gevşiyor
Öfkeden sıkılan yumruklarım..
Gölgelerin arkasına saklanmıyorum artık.
Bir başka yürüyorum
Ürktüğüm caddelerde.
Cesaretim oluyorsun..
Tutulmuyor artık sokak başları.
Kent meydanları daha bir aydınlık..
Bitiyor yüreğimin
Uzak uzak turları..
Geliyorsun
Geliyorsun…
Ülkem oluyorsun..
Ne yaman diyorum aşk..
Bir bakıyorum.
Sevdalım oluyorsun…

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
1 Temmuz 2008 Salı 14:32:14
Kirgin DüsLerimden

Kırgın düşlerimden uzak, kırgın kalbimi avutuyorum. Kimbilir kaç zaman geçti sensiz, sayamadığım... Senden uzak, sesinden uzak... Bir kez dokunamadığıma mı yansaydım sana, yoksa sesinden uzak kaldığıma mı, hangisi daha çok canımı yakıyordu...anlayamadım.
Yıllardır içimdeydin, belki de asırlardır... belki de doğmadan önce de biliyordum seni. Hep beklediğimdin sen, ama sana bunu anlatamadım...
Ben geldikçe, kaçanım oldun.. içini bilmediğim, yüreğini görmediğim sevdanın, kekremsi tadı oldun dilimde.. bıkmadan usanmadan sevgimi anlattığım, kağıtlar tükenip de kalemimin kırıldığı an da bile beni düşündüğünü umut ederek, yeniden yazmaya koyulduğum adını bile koyamadığım sevdam oldun. Benim için çok şey oldun, ama ben senin için hiçbir şey oldum...
Kaç kopuş yaşadım bunca senedir.. Şerha şerha bölündü ruhumla birlikte kalbim. Dayandım...dayandım da bir senden kopuşuma dayanamadım.. Ama olsun be gülüm, ayrılığı bile senden diye, sevdim ben...
Hep beni sevdiğini hayal ettim, belki de sevmedin.. ama ben hep hayal ettim. Hayalin bile güzeldi, bozmaya kıyamadım.. Beni kırdığın zamanlarda bu hayale sarıldım sımsıkı, seni kolay affetmelerim de bu yüzdendi zaten.
Gözyaşlarım akarken sessizce yanaklarımdan, onları bile sevdim, çünkü onlar sana aitti. Seni kaç gece döktüm gözlerimden bilmem, sayamadım...
Sesini hapsettim beynimin tüm hücrelerine. Özledikçe, çıkarıyorum sesini. Kapatıp gözlerimi, seni düşünüyorum yanımdaymışsın gibi. Hep kızdın bana belki de seni sevdiğim için, nedenini anlamadığım kızgınlıklarının tümünü bana yönelttin her zaman. Bilemedin, bilemedin senden bir şey istemediğimi. Bırakmadın beni, seni özgürce sevemedim. Seni senden gizli sevdim.
Gittin, yoksun hayatımda. Artık gizlemiyorum duygularımı, özgürce seviyorum seni. Gözyaşlarımı hergün avucumda biriktiriyorum, sonra öpüyorum onları bir bir, seni öpercesine.
Gittin ve ben, gitme kal benimle diyemedim sana. O kadar istekliydin ki gitmek için, dur diyemedim sana. İçim yandı da yine de kal diyemedim umursuz bakışlım.. Ardından bakarken, sessiz çığlıklarla bağırdım... duysaydın çığlıklarımı yine de gider miydin? Kulaklarını kapatabilirdin belki, ya kalbini kapatabilir miydin bana? hiç bilemedim...
Gitmen, seni sevmemi engellemiyor anla artık. Sen yokluğunda da varlığımsın... hiç gelmeyecek olsan da bundan sonra, yine de varlığım kalacaksın. Seni hep beklemiştim asırlardan bu yana...geldin varlığınla beni mutlu ettin. Şimdi gittin, yokluğunla bile mutlu ediyorsun. Çünkü senden bana kalan şey o kadar güzel, o kadar özel ki...
Gel demiyorum sana, demeyeceğim..
Gittiğin yerde mutluysan eğer, bu da bana yeter.
Sesinden mahrum kalmışım ne çıkar, senin özleminle her gün canım daha bir yanmış ne çıkar..
Yokluğunu varlığa çevirebilmişim ya, bu da bana yeter..

Gün aşık olmuş geceye,
Gece de yakamoz düşürmüş denize
Ne gün erişebilmiş geceye, ne de gece kavuşabilmiş gündüze.
Birbirlerini hiç görememişler belki de..
Ama engel olmamış bu aralarındaki sevgiye..
Varlıklarını hissetmeleri bile yetmiş kendilerine
Bazen, gün isyan edip yakmış ortalığı
Gece de özleminden tüm ışığını söndürmüş gökyüzünden
İkisi de bulutlara yükleyip hüzünlerini
Tüm yeryüzüne yağdırmışlar gözyaşlarını
Yine de vazgeçmemiş sevdasından ikisi de
Sonsuza dek birbirlerini göremeyeceklerini bilseler de ....
Ben geceyim işte, senin için yakamoz düşürüyorum bol bol denize.
Sen benden gitsen de, ben gelirim senin bensiz kıyılarına.
Yokluğundan soyunup, varlığını giyerim üstüme...
Gelirim, derin, sessiz duygusuz uykularına...
Benim için var olduğunu bilmek bile yetiyor, seni hiç göremesem de...

Ebru (Ebruliden)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
246
1 Temmuz 2008 Salı 15:09:18

 

Aşk Ağlıyor Uyan Gece

Aşk ağlıyor bir sabahın köründe
Gerdeğe giremeden sevgilisini kaybetmiş
Tutamamış son kez elinden
Doyamamış baka baka
Gün ağarmış geceden sabaha
Coştukça çoşmuş içindeki kalp sızısı
Daha bir azar olmuş
Kokusunu unutamamış

Aşk ağlıyor geceden çıkarken sabaha
Yıldırım gibi koşuyor ufuk rüzgarlarında
Otopsilerde çıkmış gecenin ölümü
Ex demiş doktorlar adına
Kalmış gece masada
Bistüri saplanmış tam karnına
Gece kanamış
Çoook kanamış
Yetiştirememişler aşk kanını gecenin damarlarına
Bir kan bulunamamış
Duyan olmamış
Anlayan olmamış
Gören olmamış
Kimse anlamamış
Gece masada kanamış kanamış
Bir tek aşk ağlamış gecenin ardında
Susamış karanlıklara

Aşk düşmüş gecenin önünde dizlerinin üstüne
Aşk üşümüş geceye
Aşk ızdırap çekiyor
Aşk ağlıyor
Ey gece aşk ağlıyor
Kalk uyan duy Allah aşkına
Aşk ağlıyor
Ağlıyor ardında
Uyan gece
Uyan
Uyan
Aşk ağlıyor
Ağlıyor
Sen konuş susma
Konuş gece
Aşk ağlıyor
Ağlıyoooooooooooooorrrr

Kibar Tavasav

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
1 Temmuz 2008 Salı 18:55:03
Biraz dikkatli baksaydın gülen gözlerimdeki, ağlayan ben`i görebilirdin.
Ya da gerçekten sevseydin beni kalbimin çığlıklarını susturabilirdin.
Ben senken sen ben olamadın. Izdırabımın sebebi oldu sevgim.
Tükendim ,tükettim, hıncımı almak için tekmeler attım sevgiye kendime yüreğime ..

Birçok kez hazırladım kalbimi seni unutmak için
ne yaptıysam olmadı
Boyun eğdim varlığınla yaşamaya
Artık özlemiyorum
Dilim söylüyor ama hissetmiyorum. Sevgiyi kandırarak ve gizlenerek yaşıyorum. Daha fazlasını kaldıramayacak kadar yorgunum ya da bahaneler buluyorum.

İçim acıyor
Gücüm yetene kadar dayanıyorum. Daha dayanabilir miyim bilmiyorum. Zaman sığındım kurtuluşum için
yaralanan kalbimi sarmak
biraz olsun hayata bağlanmak
kaybettiğim kendimi bulmak için

Sen benden gittin
ardında bıraktığın beni düşünmeden gittin

Belki yıkıldım
sevgiye güvenimi kaybettim
ama
yürekten sevdim
Şunu bil ki terk edenim sen yüreğimi hiç hak etmedin

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
2 Temmuz 2008 Çarşamba 00:23:12

öÖYLESİNE EKSİĞİM SENSİZ...

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım

Sensizliğin köşe başındayım

Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar

Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum

Bütün umutsuzluğuma inat

Yine seni arıyorum...


Dudaklarımda bildiğin o ıslık

Sokak lambalarına sığınıyorum

Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle

Bir deli rüzğar saçlarımda

Yalnızlıktan üşüyorum

Bulamayacağımı bile bile

Yine seni arıyorum...


Anlatacak nelerim var bir bilsen

Içimde ihtilaller kopmuş

Kendimi sürgüne verdim

Mutluluğum çoktan iflas etmiş

İtiraza hakkım yok biliyorum

Beni savunmak sana düştü

Seni arıyorum...


Yarım kalmış şiirlerim gibisin

Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda

Öylesine eksiğim sensiz

Öylesine sahipsiz.


İşte  bütün umutlara havlu attım gidiyorum

İçinde geç kalmışlığın çaresizliği

Çocuklar gibi ağlıyorum

Ve gel gör ki her damla gözyaşımda

Yine seni arıyorum...



http://www.edebiyatogretmeni.net/ahmet_selcuk_ilkan.htm


Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
2 Temmuz 2008 Çarşamba 00:27:02
eyvallah apo dayı nasılsın

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa