|
| Gönderen | Mesaj |
|
10 Aralık 2008 Çarşamba
23:14:33
|
|
|
.. susmaların bir sonbaharı olurmuş meğer, yapraklar candan koparmış, can dipsiz feryatlardan.../
 yarım kalmış bir sözüm vardı, dinlemedin... hoyratça hırpaladığın masum zamanlarda küstürmüştün, benim
 bir yürek dolusu ağlarken avuçlarında, gözyaşlarımda hiç gizlemedim ki aşkı.. gecelerin şerrine kapılır da, iki çift lafında sus olur mu sandın yoksa? bir daha hiç ağlamaz mı sandın, avuçlarından düşerse... buz gibi soğuk bir yağmur damlasıyla, kilitlerken dudaklarımda baharı, ruhunun çıplak, yalnız kışları geçer mi sandın yoksa?

dinlemedin... susmaya alışkındı oysa, sana çoğalttıklarım... keder içinde, hazin sabırlar doğururken özlem/in bir dokunsan anlardın, canım nasıl da kırgın..
/...susmaların ne çok kalabalığı varmış meğer, "gitme" içindeki en yalnız kelime.../
dinlemedin... sesin bıçak gibi kestiğinde, ömrüm yüz çevirdi benden, yine de, içinde sen varsın diye beyaz bir masalla avutmadım yüreğimi..
 sözlerin tuz basarken yarım kalmışlığımın çıkmaz yollarına kocaman dağları sımsıkı tuttum içimde, ufacık bir taş parçası düşürmedim ayak izlerine...
 yarım kalmış bir sözüm... dinlemediğin... şimdi son nefesini veremiyor aşk, bende... / (sende olmadığı kadar...)
 /... gelişi güzel ayrılıklardı benimki.. senin kadar esaslı, hiç gitmedim senden.../
|
|
|
12 Aralık 2008 Cuma
19:17:40
|
|
|
Ayağıma meçhullerimi giymiş yürüyorum güneşin doğduğu yere
Üzerime dünler yapışmış her tarafım yara bere
Bir elinden tutmuşum masum çocukluğumun
Diğer elimde gülümseyen bir ihtiyar
Yürüyorum güneşin beşiğine
Ceplerim tıka basa keşkelerle dolu
Korkularımın soluğu ensemde yürüyorum
Ayaklarımın altında yarım kalan düşlerim
Endişeli gözler dizili yol kenarlarında
Kızıl saçlarıyla doğuyor güneş
Saçların duruyor gözlerimin önünde
Varlığın yakalıyor arkamdan
Adımlarım ağırlaşıyor
Sonra masum çocuğun gözlerindeki endişeyi görüyor ihtiyar
Derin ve kendinden emin bir ifadeyle bakıyor bana
Ansızın üşüyor ellerim
Ceplerime saklanıyorlar telaşla
Keşkeler bulaşıyor ellerime
Gözüm ihtiyara takılıyor
“Çıkar ellerini evlat ” diyor
“Boşalt ceplerini güneş bizi bekler! ”
|
|
|
12 Aralık 2008 Cuma
19:36:14
|
|
|
Zaman Kalmadı Unutmaya Sen başkalarının öncelerini de götürmüşsün, kendinin sonralarına. hayal bile edemezken hayalini, yine de sen olurum sensizce.. Aslında gidenler hancısıydı gönlümüzün kaderin kederinden çıkageldi, yarım kalmış baharlarından ömrümüzün. Ölümse kokutan son baharları, gülümdür akıtan gözyaşlarımdaki ilk baharları. Zamanı çoktur ızdırabın. Her an yüreğimden karşılıksız sevgi sözcükleri taşar, Sen sakın sevme güzelim, Aşk yaşanılmadığı sürece yaşar...
|
|
|
Sweety love (sweetylove)
1
|
|
13 Aralık 2008 Cumartesi
19:49:16
|
|
|
Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte... Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile.
Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu... Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle... Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın.
Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğunbir günaydınsın. Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum. Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum. Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her güne yeniden doğuyorum.
Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok.. Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni. Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın. O yüzden yalnızlık hiç bilmiyorum. Asla değiştirmeden, en katıksız halinle seviyorum seni. Özgürleşiyor aşkımız, sevdikçe büyüyor özledikçe yüceliyor. İşte en çok bunu, özlüyorum seni sevmeyi özlüyorum. Sevdikçe daha çok özlüyorum, özledikçe daha çok seviyorum
|
|
|
22 Aralık 2008 Pazartesi
22:24:11
|
|
|
|
|
|
7 Ocak 2009 Çarşamba
10:48:47
|
|
|
|
|
|
7 Ocak 2009 Çarşamba
12:28:39
|
|
|
Henüz kirli olan tek şey yüzümken ve ben buna rağmen üzgünken; en sevdiğim topal sokak kedim, en sevdiğim güvercinimi kapmışken; engel olamadığım kendime küsüvermiştim.
Sonraları bu kirlenmişliğin hakkını vermek istedim ve biliyor musun bebeğim? Sana bir dolu eksik hayat biriktirdim, ama sonunda geldin...
İçimdeki "kimsesizim", biliyor musun? Seni beklediğim her gün sana bir yüz çizdim ve her gülüşünün hayaline içimde kum fırtınaları yükseltip dindirdim Yüzündeki çizgiler adına seni çok sevdim ve seni sevdiğim her an küstüğüm çocukluğuma sıcaklığınla yeniden sarılıverdim...
Aşk neydi? Ne olabilirdi? Aşk hiç ummadığın taşların altından çıkıp, kaçmaya çalışan bebek yengeçler bulmak gibi bir şeydi belki Ya da kumlardan isim falları tutmaktı seni... Yoksa içimde sana dair biriktirdiklerimi, ellerimle kucağına bırakıp kaçabilmek miydi? (Sahi yapabilir miyim ki?)
Seni o kadar çok düşledim ki. Seni görebilmek için paçalarına sürünen o sokak kedilerinden olmak istedim zaman zaman (Sahi gelsem hisseder miydin? Eve aldığın diğer kediler gibi bana süt ve sevgi verir miydin?)
Uçmaktan yorulduğumda yine sana konuverdim. İkimizin hanesine de öksüz, yetim, yamalı aşklar düşüverdim ve hayalinin yüzünü ellerimin arasına alıp korkularından öpüverdim...
Biliyor musun? Ben hep birbirimize tek kişilik birer aile olabilmeyi düşledim ve çocuk düşlerime tahta kılıçlı savaşlar ediniverdim. Biliyor musun tüm korkularımı senin için yendim. "Susarcam" ben seni çok sevdim...
Sana kırık, dökük, gülen hayatlar biriktirdim. Sana umutlar, aşklar, çocuk bahçeleri, gökyüzleri, uçan balonlar biriktirdim. Ben gitmeden gel olur mu "Kimseciğim" .
|
|
|
8 Ocak 2009 Perşembe
11:41:41
|
|
|
Masal Gözlerin
Gözlerin eski bir masal Küf tutan raflarda Eski bir kitabın arasında kalan. Dünyadan kaçarken Sığındığım bir kapı bazen Bazen bir giriş bilmediğim yalnızlıklara, Okudukça Yeni şeyler bulduğum zaman zaman Her bulduğumda Yeni şeyler yitirdiğim dünyadan...
Gözlerin eski bir masal Yüreğimin Küf tutan raflarından arta kalan...
|
|
|
8 Ocak 2009 Perşembe
21:21:05
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
22:18:23
|
|
|

Anılarda Bir Hayal Olmak
Anılarda bir hayal olmak Birkaç damla mutluluktan sonra Büyük bir hüzne dalmak Kaldırılmak yüreğinde tozlu raflara
Rüyalar kısa sürermiş Kâbuslarsa hiç bitmez Ne yapayım garipler az gülermiş Yine gark olmak varmış yalnızlıklara
Üzülme ben çekerim bu elemi Bir katre daha arttırır ancak ömür çilemi Durma sen de artık kır şu kalemi Gömülsün tebessümlerim parmaklıklara
Ağlayın gözlerim ağlayın vakit ikindi Dökülsün yüreğimden acı dolu damlalar Ağlayın gözlerim ağlayın bu hüzün size indi Ayrılıklar yüklendi sanki tüm 19 ocaklara
İşte gidiyorum ne adım kalır artık ne de sanım İşte gidiyorum ama eksik kaldı bir yanım Yer gök inlesin duyulsun her yandan inkisarım Bunlar son feryatlarım işte gidiyorum ıssızlıklara.
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
22:23:01
|
|
|
GÖRÜNMEDİN
Gözüm boşluk, dünya nokta,
Görünmedin, görünmedin.
Olmuşumda, olacakta,
Görünmedin, görünmedin.
Kuru taşa renk yürüdü,
İpek kurdunu arıdı,
Denizde sular çürüdü,
Görünmedin, görünmedin.
Geceyi dal dal ışıttım,
Camda güneşi üşüttüm,
Bir ses ki senin, işittim,
Görünmedin, görünmedin.
Yel yel esen nefesimdi,
Boşlukta gezen isimdi,
Gel diyen benim sesimdi,
Görünmedin görünmedin.
Çabam, gücüm kul hükmünde,
Boş boş geçti bugün, dün de,
Herkes gibi göründün de,
Görünmedin, görünmedin...
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
22:58:33
|
|
|

SENİ BULMAKTAN ÖNCE ARAMAK İSTERİM SENİ SEVMEKTEN ÖNCE ANLAMAK İSTERİM SENİ YAŞAM BOYU BİTİRMEK DEĞİLDE SANA HEP YENİDEN BAŞLAMAK İSTERİM...
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
23:02:37
|
|
|
|
|
|
13 Ocak 2009 Salı
03:33:49
|
|
|
Karanfil .Yârin dudağından getirilmiş Bir katre alevdir bu karanfil, Gönlüm acısından bunu bildi!
Düştükçe vurulmuş gibi, yer yer Kızgın kokusundan kelebekler; Gönlüm ona pervane kesildi. .Ahmet Haşim
|
|
|
13 Ocak 2009 Salı
17:36:50
|
|
|
|
|
|
14 Ocak 2009 Çarşamba
10:58:28
|
|
|
nutulmuş Yaralarıma Tuzdur Adın.. Kavgadır Kalbimin Gözündeki Fer.... Bir Devrimin Eskimiş Yüzüyüm... Derinimde Puslu İhtilaller Yanmış Süt Kokulu Sabahların Eşiğinde Bekleyen Gece! Bana Göz Kırpıyor Kalabalık Yalnızlığım Şimdi Arsızca... Fütursuzca Kimi Nerde Arayacağımı Sordum Mavi Gözlü Hüzne Dedi“Geç! Aşkı Geç!...” Geçemedim....
Yedi Geceyi Geçtim. Yedi Güvercin Vurdum. Yedi Yıldız Biçtim. Yedi Nehir İçtim. Yedi Dağ Ezdim. Yedi Yemin Verdim. Yedi Gül Derdim. Ve Yedi Kez Titredim Bakışlarının Sırtında. Bir Eren Geçiverdi İçimden O Vakit. Dedim “Kimi, Nerde Arayayım?!” Dedi “Vur! Aşkı Vur!..” Vuramadım...
Bir Tutam Hayat Buldum. Kokmuştu. Çekilmişti Bütün Suları. Unutulmuştu Bütün Sözler. Ve Sanki Görmek İçin Kapanmıştı Gözlerin Ayağına Ölüm. Ölüm Kör Müydü? Bir Cebinde Birikmiş Kan Buldum Kullanılmış Hayatın. Alıp Bağrıma Bastım. Sonra Biraz Daha Yokladım Ve Bir and Buldum Sol Dikişte. Dedim” Kimi, Nerde Arayayım?!” Dedi “Sök! Aşkı Sök!..” Sökemedim...
Bir Şiir Yazdım Kalbine. İçinde Kalbin Hiç Geçmedi. Bir Çığlık Çığırdım Utancın Yüzüne. Karanlık Çatladı. Kalbin Issızlığına Yağmur Gibi Düşürdüm Şimşekleri. Ve Gözlerime Çark Ettim Karabasanları. Bir Elimi Sana Verdim Ötekini Aramadım Bile. Bir Yangın Geçiverdi Yamacımdan. Dedim “ Kimi, Nerde Arayayım?!..” Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..” Kıramadım...
Eşkıya Bir Kahır Biçti Ömrümü Sonrasında Canhıraş Kavgalar..Küskün Ölümler
|
|
|
14 Ocak 2009 Çarşamba
21:28:38
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:18:15
|
|
|
|
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:49:30
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ocak 2009 Perşembe
00:52:44
|
|
|
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|