| Gönderen | Mesaj |
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
15:37:38
|
|
|
Esirinim Şarkı Sözü Çok Zor Günlerim Oldu Benim Çok Ağladıgım Oldu Bazen Durgun Bazen Deli Terk Edilişlerimde Oldu Sebebli Sebebsiz Böyle Hiç Olmadım Beni Böyle Hiç Yanmadım Böyle Çaresiz Hiç Kalmadım
Geçer Dedim Yıllar Oldu Esirinim Biter Dedim Ömür Bitti Sen Bitmedin Unut Dedim Kendime Söz Geçiremedim Beden Benim Can Senin Esirinim
|
|
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
17:41:12
|
|
|

Hayat İşte..
Ne yüzüstü uyunuyor, Ne Sırtüstü..
Dokunduğun yer Yapışıyor eline..
Hayat İşte..
Ne olduğu belirsiz bir Pike.. Örtsen yanıyorsun, Örtmesen donuyorsun...
Ve dönyorsun her yanın Dönence
|
|
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
17:41:34
|
|
|
kalp kırıldıgında cıkan ses nasıldır?
güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses mi? yoksa, kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi? ya da, tuz-buz olan bir sırçanın haykırışı gibi mi?
nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda?
ne kalpler kırdık bilmeden.. ya da bile bile...
ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de.. sonra aşmaya çabaladık durduk çok...
dokunmak istedik,ulaşamadık.... ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz setler engel oldu yine kendimize.....
oysa, nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını....
sıcacık bir gülümseme, içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları? esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan gülümsemelerimizi...
kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyuup kaçıvermek.... kaçarken bakmamak ardımıza ya da, bakıp da görmemek...görmek istememek... her ne varsa...
oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek, sıcacıık bir gülümsemeyle...olmaz dedik.
o bana düşman denemedik bile hiç..korktuk belki de yanılacağımızdan.. oysa hayat ne de kısa...
düşünmek için bile vakit yokken.... bile bile zehir ettik günlerimizi.. kavgalarla.. itişip kakışmakla harcadık dünlerimizi... ziyan ettik hem düne.. hem bugüne.. hem de yarınlarımıza.. sahi,kalp kırıldığında nasıl bir ses çıkarır? duydunuz mu hiç?
alıntı....
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
7 Ağustos 2008 Perşembe
00:00:10
|
|
|
|
|
|
7 Ağustos 2008 Perşembe
15:29:32
|
|
|
GERÇEK DÜŞLER…
Rüyalarımda yaşayabilirdim seninle, Öle yaa somut dünyada nasıl becerebilirdim ki bunu? Nasıl dokunabilirdim ki sana yada nasıl öpebilirdim? Nasıl umut edebilirdim bunu sevilemeyeceğimi bilerek, Zor çok zordu senle kendimi paylaşabilmek…
Ancak ve ancak rüyalarımda birlikte olabilirdim seninle, Ve ben sadece orada mutlu olmak isterdim. Dünyadan uzak, karanlıkla komşu ve gün ışığıyla beraber, Tüm günahlarımızdan arınmış o huzura giden yolda, Ben hep seni düşünüp ve sadece seninle gitmek isterdim…
Sadece düşlerimde görmek ve orada kavuşmak isterdim sana, Ve umutsuzluğun arasından açılan perdeden seni görür görmez, Koşmak isterdim önümdeki bütün engellere rağmen, Koşmak isterdim takılıp düşüceğimi bildiğim halde iki elimide sonuna kadar açıp kucaklamak isterdim arkama bi an bile bakmadan ölesiye sarılmak…
Uyanmamak isterdim bize alıkoymaya çalışan o güçe aldırmadan, Sonsuza dek gözlerimin kapanmasını isterdim.isyan etmek isterdim. Yeter artık bu kadar düş gerçeklerle yüzleş diyenlere… istemesdim; Gerçekleri görmek çünkü ben böle mutluydum gerçekleri ve yanlışları Görmeyerek sadece seninle birlikteyken…
Bir gün gözlerimi aralayıp dünyaya baktığımda, Gitmiş olmamanı isterdim hep kalmanı beni yarım bırakmamanı isterdim, Cehennemi bile söndürebilecek göz yaşlarımı görmeni isterdim.. Belki bi umut, geri dönmene bi sebeb olurdu bu, Ama olmadı… düşlerimde bile yarım kaldım….
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
8 Ağustos 2008 Cuma
03:11:07
|
|
|
Bir ateş yaktın yürekte
Dost ararken sen ırakta Dost seni bekler durakta Bir ateş yaktın yürekte Dost ararken dost ararken
Yüreğime ateş verdin Beni yaktın nedir derdin Aşkın vuslatına erdim Dost ararken dost ararken
Hesaplara küsür oldum Günahlara kusur oldum Gözlerine esir oldum Dost ararken dost ararken
Boraniyem kapın çaldım Derdin havuzuna daldım İnan beni benden aldın Dost ararken dost ararken
|
|
|
8 Ağustos 2008 Cuma
03:33:32
|
|
|
Mauritius adalarında, ada halkının `bir çok etnik kökenden gelen ve farklı farklı ırklardan oluşmuş bir topluluktur ve hepside hep birlikte kendilerine Marişusluyum derler, ki bu halk uzun sömürge yıllarından sonra özgürlüğünü kazanmış, yüzde 98 gibi iyi bir oranda okuma yazma öğrenmiş en önemlisi kimsenin işsizlik nedir bilmediği, ırk ayrımından ayaklanmaların yaşanmadığı, polisin silah taşımadığı, en uzun kesintisiz demokrasi sürecinin yaşandığı bir mutlu Afrika ülkesi halkıdır onlar` ve onlar derler ki..
" Asıl keşif gezisi yeni yerler aramak değil yeni gözlere sahip olmaktır "
ve
" Herkesin farklı olma hakkına sahip olduğuna inanıyoruz."
onlar yürek gözüyle nasıl bakıldığını kanıtlayan bir toplumdur..

|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
05:36:04
|
|
|
SEVDAM SANA SENSİZ DOĞDU
Yüreğime sıcacık bir sevda şiri damlıyor. Altın sarısı, özü gökmavisi... Gökçe sözcüklerden bir şiir... Ve bir alkış, yani dua mırıldanıyorum gönlümün burukluğundan ``Tanrı seviniz dedi `` sevdim...
Ama, herşey gidiyor... Her şey bir bir yitiyor, birbiri ardına... Geride !!! Geride bir sevda, bir ben ve bir de dizelere yansıtamadığım şiir kalıyor. Benden içerde ve gözlerimin ılgarında...
Soluğumun külünden yeni bir türkü yükseliyor. Fırtınalar, boranlar ve özlemler dövüyor senden yana.. Suskun dudaklarım çatlıyor susuzluktan, sensizlikten, senden yana... Dalgakıranlara çarpan avare dalgalar pibi parça parça oluyorum... Martılar suskun... Kırlangıçlar suskun ve tınısı duyulmuyor deniz perilerinin.... Işığa açılan söğüt dallarından ay ve gül kokulu sözcükler dökülüyor damla damla. Diller suskun...
Güneşin ayak seslerinde patlıyor kardelen koncası... Sarı dolamalı sancılı yanlarımı yorumlıyorum, umutsuzluğa umut bağlamanın kevgire dönderdiği yüreğimin metruklarına sitemlerimi gömüyorum. Ah`lara beleyerek...
Her şey bir bilinmeze gidiyor, her şey bir bir yitiyor ve birbiri ardınca... Külrengi sokaklara atarak acılarımı ve yoksun bakışlarımı yine de sana yöneliyorum. Suların şarkısında... Ama geride bir sevda, bir ben ve bir de dizelere yazamadığım şiir kalıyor. Sesimin suskun bozkırlarında...
Yakıcı bir iç çekişle içiyorum sevgilinin soluklanışını...Titreyen yüreğimde sonbaharın sarı ve soğuk eli olsa da. Oysa yuvasına sığmayan bir yürek devinirken içimde... Dilimde eylül sözcükleri, şiiri içinde gizli... Zonkluyor ta şuramda... Yazamıyorum.
Yazamıyorum, sana sensiz doğan sevdamı…
(Haydar OKUR)
|
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
10:12:33
|
|
|
|
harika bunlarabloş
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
11 Ağustos 2008 Pazartesi
23:55:29
|
|
|
|
|
|
13 Ağustos 2008 Çarşamba
16:28:23
|
|
|
Çocukluk naftalinle gizli
Hatıralar sarı benizli
Kim kerizdi?
Belki aklım bir denizdi ben boğuldum.
Kim sorumlu?
Gözlerimde hava bulutlu
Yarına sansürü Tanrı koydu
Filmler hep sinemaskoptu
Son yabancım bir maskottu.
Geçmiş her zaman siyah beyaz
Hayatım enstrumental.
Kalendarım duvar süsü
Bulantılarda midem
Çok sebeb ürettim fabrikalarım iflas etti.
Kim samimi? Kim hakiki?...bana cevap verin!...
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
00:38:34
|
|
|
|
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
04:07:18
|
|
|
Sana ne diyeceğim?... .Makbul olduğunda, kalbime düştün… Reddetme lüksüm yoktu aforizmalarda… Burnuma gelen yanık kokusu! ... Ciğerimdenmiş meğer…
Bir bildik düştün ki, sen... Parmak basmaya kalktım... Tavusun teleklerine... Yangını ben çıkardım…Zevahiri ben yaktım…
Yenik düştüm… Surlarını savunurken kalenin… Kahraman olmayan askerlerine… Kutlama merasimlerinde yokum… Sultanin sarayında şenlik ola… Bütün azalarım bir araya geldiğinde… Ben zaten, kendi kendime çoğum… İki gözüm var! Sahibinden ödünç alınmış… Bağışlanacaktı belki yüreğin başı üstüne… Gel gör ki, bütün denemelerde zemin kaygan… Anlayacağın ahbabım., İçtima zorda… Hayat okulunda sınıfta kaldım…
Rastlarsam bir makasta… Sana ne diyeceğim? … …
06.06.2006 .Mehmet Sani Özel
|
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
10:45:34
|
|
|
SÖYLEYEMEDİKLERİM..
sana olan aşkımın tarıfıını istemissin anlatamamkı kelımelerı yetıremem sana olan sevgımı kucumsemıssın kızdım kendıme... neden, sana muhteşem buyuklukte kı aşkımı anlatamamıstım? buyuklugunu neden fark ettırememıstım? senın için neler hısettıgımı açıkça söleyememıstım? keşke denızın karaya olan hırcın kızgın yumusak aşkı gıbı anlatsaydım. vursaydım denızın karaya vurdugu gıbı her seferınde haykırabılseydım senı sevıyorum dıye bılseydım. inan bana guzel gozlum senı cok sevıyorum tarını bekleme senı tarıf edmeyecegım kadar cok sevıyorum
|
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
14:45:20
|
|
|
Aşklar dökülüyor gözlerimden Bir tarafı hep kırık kalpli Denizler gibi büyüyor acının beşiği Dargın ve boş kendine yabancı Göğün çıplak şarkılarıdır şimdi Bulutlarda sallanan Ben ve öteki Şehrin düşle sevişen mavi bedeni Katılırcasına ölünen yitik bir öyküden Çekip al beni ve kurtar sana çocukça bakan Kirlenmiş utangaç saçlarımı Ellerinde biriktirdiğim gecenin renginden Acıdan doğar insan Aşktır insanı yaratan... Aşklar dökülüyor gözlerimden Bir tarafı hep kırık kalpli Denizler gibi büyüyüp Acının boş beşiğinde Kendini kurban eden Ben ve öteki Geride bıraktığımız bir tek göğün Gözü yaşlı maviliğidir şimdi Acıdan doğar insan Aşktır insanı yaratan...
|
|
|
21 Ağustos 2008 Perşembe
04:29:38
|
|
|
Dizi Müzikleri - Ihlamurlar Altında -
Çok asigin var diyorlar Yalan de, yeter bana Bir sevda sozu fisilda Hazirim inanmaya
Gonul hirsizi diyorlar İnkar et, yeter bana Gozlerindeki cevaba Korkuyorum bakmaya
Geceler uzun ve yalniz Yoksun sabaha kadar Dusumde bile gunahkarsin Bunu kim hayra yorar
Ardimdan deli diyorlar Belki de yalan degil Yanimda bile uzaksin Nasil dayansin bu gonul
Çok ahlar aldı diyorlar İnkar et, yeter bana Gozlerindeki cevaba Korkuyorum bakmaya
Geceler uzun ve yalniz Yoksun sabaha kadar Dusumde bile gunahkarsin Bunu kim hayra yorar
Ardimdan deli diyorlar Belki de yalan degil Yanimda bile uzaksin Nasil dayansin bu gonul..
İncesaz - Melihat Gülses
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
02:27:01
|
|
|
SUVAKÇADA BEN
bendim gelen gece yarısı hayalim değil çıngırağı bir, ki, üç çalan da ben karşında çırılçıplak duran da ben tene ten nefese nefes dikilen sen ve ben çakır gözlere akseden hayalim, hayalin değil çalan zil hanımeller yediveren eylüller tutulan nefesler melisa kokusu ve dudak dudağa sonsuzluk olmadı ki hiç acaba kuşkusu can niyetiyle içtiğin şerbet bir o kadar gerçek elbet çaldığımda kapını o gece ruhlarımızın buluştuğu kan, can ve ten inan ki Ayten sözdedir, yoktur ikilem nedir ki gerisi karbon, hidrojen ve oksijen nasıl diyorsunuz Suvakça bütün bunların bir basit organik bileşkesi
Zahiri
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
02:27:53
|
|
|
Desem ki
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Senden tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için, Hava kadar lâzım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin!
Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde senliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski serap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum...
Cahit Sıtkı Tarancı
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
11:16:21
|
|
|
25.08
2008 Özledim Seni Sevdiğim Fuat Durmaz
özledim seni sevdiğim sarı saçını,yeşil gözünü seni gördüğüm ilk günü seninle gezdiğim ilk günü özledim seni sevdiğim seni çok sevmiştim sana deliler gibi aşık olmuştum seni seviyordum hani yağmurun altında ilk defa elele tutuşup gezmiştik ve sırılsıklam olmuştuk ne güzel gündü o gün özledim seni sevdiğim ama senin buradan gittiğin ilk gün çok ama çok üzülmüştüm neden gitmiştin bilmiyorum söylemişsin mecbur gitmişsin seviyorum onu diye söylemişsin ama kırgındım sana bırakıp gittin başka yere neden gittin bilmiyorum sarı saçlı yeşil gözlü birtanem ama yinede özledim seni sevdiğim
|
|
|
25 Ağustos 2008 Pazartesi
19:08:30
|
|
|
|
şebnemler serpildi üzerine bütün tomurcukların yaktı yüreği yükselen karanfil kokuları anızlarla kaplı bir geçmişten çıkagelince sen basiretsiz bir deliliğin ortasında anlamsız bir koşuşturmada ...sevda ikilemleri…yangınları ve ayazıyla kimi zaman bir içinde bedenin ruh ...bir dışında kim bilir kime ödünç verilmiş akıl ve nerede uçtu başka diyarlara gör bak burada da dönüyor iktidar çarkı işte kim daha güçlü kim daha çok seven ve kaybolan aşkın içinde mecnun misali anahtar kimde söyle bir karmaşa içimizde …mütemadiyen sevişir gibi savaşırken savaşır gibi de sarılıyor arzu bedenimize …zehirli limanların sakin suskunluğuna sığınan kaygılı yürek eksik taşları arıyor bulanık dalgaların arasında …umarsız mavi hiç kaplanmamıştı böylesi koyu bir sırla düşmeden önce içine aşk ta en derine ve başlamadan deli fırtınalar koynunda…yana yakıla bir ikilem aşk dolanmış sarmaşık misali tüm vücuda ak mı? kara mı? mavi mi yoksa kızıl mı? hem sıcak…hem soğuk üstelik pare pare önümde…içimde her yerimde şimdi aşk benimle ya sonra? Atilla Güler
|
|