Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > blue night

blue night


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:45:27

AL BEEE !!! AL ARTIK !! ALDA GİT MAVİLERİNİ !!

Bir deli rüzgâr eser akşam vakti denizlerden
Alır başını gider uzayan sularda bir tekne
Şimdi ben nasılım, şimdi ben nerdeyim, şimdi ben
Kâğıttan güller yap beni ekleme

Al bir bulut ansızın çöker gözlerime
En güzel şarkılar bitti artık en eski ve en
Uzun yalnızlıkların ortasında uzun bir gece
Ta içimde işleyen bir rüya gibi önce sen, sonra sen

Yine mavi deniz yine o korkulu düş sevmek yine
En kuytu ümitlerimiz ayaklar altında ezilen
Oralarda bir yerde büyür karanlığım alabildiğine hemen
Al mavilerini git ben bu denizi batıracağım.

Ama yok sularım aydınlanır belki dur gitme
Arınırdım ısınırdım bana bir şarkı söylesen


Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
15 Temmuz 2008 Salı 05:55:16

 

Mavi, Maviydi Gökyüzü
.Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdi
Boslugu ve üzüntüsü
Içinde ne garip yazdi...

Garip, güzel, sonra mahzun
Isikla yagmur beraber,
Bir türkü ki gamli, uzun,
Ve sen gülünce açan güller.

Beyaz, beyazdi bulutlar
Gölgeler bugulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydinlikta bir çinar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakislar
Ikindi saatlerinde...

Birden gülümseyen yüzün
Sabahlarin aynasinda
Ve beni çildirtan hüzün
Iki bakis arasinda.

kim bilir simdi nerdesin
senindir yine aksamlar
merdivende ayak sesin
rihtim tasinda gölgen var .Ahmet Hamdi Tanpinar

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Temmuz 2008 Salı 13:28:47

Nilüferler



....bostan dolabının yanındaki,
suları bana kahverengi gözüken, o küçük ve
eskimiş havuzdaki solgun ve kederli nilüferlere
gidip bakardım çocukken, babam,
onların kökleri olmadığını anlatmıştı bana.

Neden bu çiçekleri hep bir şeylere benzetmek için
kullandıklarını ancak büyüyünce anladım.
Yalnızca bu çiçekler, hep bir yerlere gidecekmiş gibi
azade ve özgür oluyorlar ama küçük bir
havuzun içinde bir yere gitmeden yaşıyorlardı.
Hayat da böyle bir şeydi benim için ; hep
bir yerlere gidecek gibi duran, yalnız ve bir yere
gitmeyen bir çiçek. Bütün bir hayatın özeti buydu.

Bende bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim,
öyle solgun nilüfer gibi bir havuzun içinde
yalnız başına durdum, köklerimi salamadım,
ne, olduğum yere sağlamca yerleştim,
ne, başka diyarlara kaçabildim,

Bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler
oldu ama kimse yakasına takmadı beni,
kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp
büyütmek için uğraşmadı.

Onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda
tek başıma yüzebileceğimi düşündüler.
Ben de bu yüzden; kederi, yalnızlığı,
kirlenmeyi öğrendim ve hayata benzedim.

Ne garip başka bir şeyde olmak istemedim,
beni beğenmeleri yetti bana...
Köksüz bir hayat, çaresiz yalnızlık, tuhaf keder.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Temmuz 2008 Çarşamba 17:39:41
Mavi gözlerde değildi aşinalığım.
mavinin derinlikleinde saklanandı...
gördüğüm değildi gözün.
gördüğüm içinde fırtınalar kopandı..
bir çıngırak sesiydi gördüğüm düşümde...
beni uykuyla uyanıklık arasında bırakan...
bir bastondu gördüğüm belkide...
mavi süsleleli baston.
kimin kendisine ihtiyacı olduğunu iyi bilen..
Mavi Kayıklarla kayıkçılar
Dalgıçlarla balıkçılar
Bilirsin ne ister, deniz!

Kendini bu isteklerin;
Yelkenlerin küreklerin
Altına seriver, deniz!

Balıkların kandillerin
Ne varsa olsun ellerin
Bana mavini ver deniz

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Ağustos 2008 Pazartesi 15:36:02

HER ZAMAN MUTLU OLUN.... insanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş.hep şikayetci hep bıkkınmış.
birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
saklayalım,zor bulsunlar...
zor buldukları için belki kıymetini bilirler diye başlamışlar tartışmaya....
sorun büyükmüş...
mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü....
kimisi:
``Everestin tepesine saklayalım demiş,kimisi atlas okyanusunun dibine demiş
tac mahal ın kubbesi,mekke sokakları,italyan sofrası....
bir hastanenin yeni doğan odası,dondurma külahı,şarap şişesi..
sigara paketi,lale bahçesi....
pek çok yer düşünmüşler ama hiç biri yeterince zor gelmemiş....
derken meleklerden biri:
İÇLERİNE SAKLAYALIM demiş...
KİMSENİN AKLINA GELMEZ İÇLERİNE BAKMAK......
işte o gün bu gündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış...
hiç bir mutluluk kolay kolay gelmiyor,kolay kolay gülmüyor insanın yüzü..
EMEKTE VE İNSANIN İÇİNDE SAKLI MUTLULUK ...
ne başkasının ekmeğinde,ne başkasının evinde,nede başka birşeyde...
bu yüzden gözünüz hep içeride olsun...
siz dışını boşverin içine bakın.....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Ağustos 2008 Çarşamba 04:06:44

 

 

Mutluluk Bir Hedef Degil Bir Yoldur

Uzun bir sure güzel hayat başlamak üzere diye düşündüm. Gerçek güzel hayat! Ama hep bir engel daha vardı önde. Öncelikle yapılması gereken bir şey, bitmemiş bir iş, tamamlanması gereken bir hizmet, ödenecek bir borç... Hemen sonra güzel hayat başlayacak. Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engeller. Bu perspektif mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görmeme yardımcı oldu. Öyleyse yaşanan her anin keyfini çıkarmalı, ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde daha da çok keyfi hissedilmeli. Zamanın kimseyi beklemediğini unutmamak lazım. Öyleyse; okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, 6 kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, Cuma akşamını, Cumartesi sabahını, yeni araba-ev almayı, yeni araba ve evin borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, onbeşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin daha fazla mutlu olmak için. Mutluluk bir hedef değil yoldur.

Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın, Hiç incitilmemiş gibi sevin, Kimse seyretmiyormuş gibi dans

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
6 Ağustos 2008 Çarşamba 15:02:03

Ellerimde Hiç Çıkmayacak Dokunuşlar Var..

Ellerimde hiç çıkmayacak dokunuşlar var...
Aşkın dokunuşları!
Senin izlerinle dolu
Eski bir eşya gibi
Ellerim!
Yüreğim gibi tıpkı...
Yüreğim neyse o gibiyim bende..
Yüreğim umutsuz, kırık
Bende kırığım umutsuzum, mutsuzum..
Ben sensizim
Yüreğim de öyle..
Çok direndim ona
Kilitlerini kırdırtma dedim
Dinlemedi!
İlle de o dedi
O doldursun boşluklarımı
Kabul dedim
Yeter ki kanama sen!
Ama şimdi daha çok kanıyo biliyo musun?
Sensizlik var kabuğumun altında
Bunca ıslanmışlığına rağmen
Kurumuş dudaklarım var
Çatlamaya yüz tutmuş!
Sana hapsettiğim umutlardan geriye karanlık var
Ellerimde hiç çıkmayacak
Ellerimde sana ait olan
Ellerimde küflenmiş dokunuşlar var
Senin, aşkın dokunuşları!!

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
6 Ağustos 2008 Çarşamba 15:18:51
Çilek
Kapına güller koyan
Telefonda dinleyip susan
Gölgen gibi peşinde koşan
Bendim ben, bendim ben
Camına taş atıp kaçan
İçip içip ağlayan
Yoluna sevdiğim yazan
Bendim ben, bendim ben
Çilek dudaklarına yapışıp kalıcam
Gözlerinden kalbine akıcam
Yar senin için bu şehri yakıcam
Senin aklını, aklını alıcam

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
8 Ağustos 2008 Cuma 04:12:14

 

YAĞMURUN BÜYÜSÜ
Şehrin üzerine çöken gri bulutların ardından, içime kasvet çörekleniyor,
“keşke yağsa ve içimdeki kasvet  dağılsa” diye düşünüyorum bir
an .. Yastığıma başımı koyduğumda yağmur çiselemeye başlıyor . Kendimi,
yağmurun büyülü sesine odaklıyorum. Her düşen damlada ahenkli notalarını
fısıldıyor kulaklarıma, ruhumla bütünleşip dans ediyor sanki damlalar ..
Gözlerimi kapatıp, kendimi yağmur damlalarının  götüreceği uzak diyarlara
bırakıyorum. Her düşen damlada, yüreğime umut dolup taşıyor, sırılsıklam
ıslanıyorum. Çevredeki bütün çirkinlikleri yıkayıp, yağmurdan sonra açan
güneş gibi temizliyor dünyamızı. Bulut bulut göz yaşlarım geçiyor
düşüncelerimden, çisil çisil yağan yağmurda denizin rengini taşıyor
damlalarında, yosun kokusu taşıyor, toprak kokusu sarıyor dört duvar
odamı ..  ve ben tatlı bir sarhoşlukla  kayboluyorum gecenin alaca
karanlığında ..

Ruhum belki de bugüne kadar hiç olmadığı kadar hür ve bağımsız, sanki
hafif bir esintide  bedenimden  ayrılıp savrulacak bilmediği diyarlara ..
Karanlığın içinden faili meçhul bir el uzanıyor aniden,  “ gel
“ diyor, “bulutların içinde gezinelim, huzuru bulacaksın,
‘hadi gel.”  Sesi takip ediyorum hiç düşünmeden, yüzüyorum
sanki maviliklerde ..  Bazen bir damla olup yağıyorum evrene, bazen de
sevmeyi unutmuş yüreklere düşen sevgi tohumu, barış meşalesini yakan alev
oluyorum, ocağında sevgi aşı pişen, dumanı sevgi, kardeşlik tüten buram
buram  duman oluyorum. Denizlerde yolunu şaşıran balıkçılara yunus,
istiridyeden çıkan inci oluyorum. Çaresizlere derman, fakirlere aş
oluyorum .. Adım sevgi, kardeşlik, huzur, mutluluk olup, tüm evrene
yağıyorum.

Bu huzur ve mutluluk içinde gözlerimi açıyorum, kırlangıçlar çoktan
uyanmış sabah şarkılarını söylüyor, limon çiçekleri en güzel  kokularını
dağıtıyor etraflarına, birazdan güneşin kızıllığı düşecek dağların
ardından denizlerimize .. Islanan sokaklar pırıl pırıl yanacak güneşin
aydınlığında, Gökyüzü her zamanki gibi masmavi gülümseyip, ışıldayacak
dünyamıza ..
ve ben yine maviliğime döneceğim içimde hiç tükenmeyen umutlarımla ..

 

Umut mavi kanatları açmış baş ucuma
Gökyüzü mavi bir derya ışıl ışıl yanıyor
Yüzüme aksediyor güzelliği baharın
Yüreğim de çiçekler filiz atıyor

Gün, gecenin koynuna eş
Yıldızlar, aya tutsak sarhoş
Mavi ufkun büyüsü ne hoş
Yakamozlar arasında gel huzura koş


Ayse Turkuaz

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
11 Ağustos 2008 Pazartesi 05:40:45

 

 
sırılsıklam hüzün olan bir gecenin
tam ortasına düştüm dün gece
bulaştı üstbaşım, kolkanadım hüzüne
halime yanmaktan vazgeçtim
bakınca hüzn-ü gecenin yüzüne
utanç gördü nere baksa gözlerim
gece anlattıkça şaşıran sözlerim
kusura bakmayın özür dilerim
beni, bana anlatmaktan vazgeçtim
 titrek alevler eşliğinde
daldığım hayaller
tanıdık maziye sürüklerdi beni
gecenin dondurucu yalnızlığında
yapayalnız damlalar kayardı apansız
 gece üşürken, eşlik ettim usulca
o titredi, ben titredim söze başlarken
yanağa inen damla üşüdü sonra
buz kesmiş eli uzandı gecenin
buza meyleden yanağıma.
derken
buğulu buğulu tüten
dostluğu kolundan çekiştirip getiren
ay, ısıttı geceyi
yer kaplanmıştı, beyazdı sütten
bir kuru güldü sükutu bitiren
işte o söyletti heceyi
söylerken
hüznü pay ettik aramızda
ne az ne fazla hepsi denk
namımız işte bu, yaramızda
barışla alırız, olmaz cenk
 geceye düşen hece
gecem
heceye düşen gece
hecem
 gecem hecemdir, hecem gecem
yar-ser geçsin, bende geçem
geçmem gece/kuru gül yarımdan
hüzün buz kessin ortalıkta
gök ısınır yüreğimdeki nârımdan
ve güneş çıkacak ah-u zârımdan
 geceye düşen hece 
 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
11 Ağustos 2008 Pazartesi 16:41:35

YAKAMOZ

Rüyalarımda gördüm seni
Ve her defasında tam birbirimize sarılacakken
Ansızın uyandım kan ter içinde
Ama yılmadan her gece...
Bana her seslenişinde,geliyorum aşkım bekle
Hep bir umut ışığı yandı içimde
Rehber oldu karanlık gecelerime
Nerdesin...
Ne zaman mehtaba baksam
Ay tutuldu gecelerde
Gel artık
Hasretim dolunaylı gecelere
Her gece yakamoz aradım
Her sabah koştum güneşin ardından
Hep seni aradım
Güneş battı ağladım
Gece yine dolunaysız
Ben mehtapsız,yakamozlar kaçamak
Yine doğacak güneş,gözlerimde bir çocuğun umut ateşi
Gözlerimde arsız bir aşkın bekleyişi
Geldiğin güne kadar sürecek
Bu çaresiz sürükleniş...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Ağustos 2008 Pazartesi 16:44:13
Topluluk içinde yalnız bir damlayım ben… Yüklü bir bulutun yüklü ve sadece yalnız bir tanesiyim

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:09:32

yigit bey güzel sözler bunlar.

tşkler .anlamlılarda

 

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:12:00
tşkler elvan siz nasılsınız

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:18:15
sevindim elvan iyi olmanıza

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Ağustos 2008 Pazartesi 20:23:10

hehhe bende iyiiym

 

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
13 Ağustos 2008 Çarşamba 16:30:58
slmlar elvancım

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
13 Ağustos 2008 Çarşamba 16:43:50
tşkler yüregine saglık elvancım

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 18:18:11
Yetinmekle özgürüm rağbet etmek bir düğüm
Çözdükçe oldu kördüğüm beklemekle geçti ömrü
Kuru dalga vurdu kumda suyuna kavuştu
Bir biz kaldık beklemeyi bilemedik
Bacı doğdu kuruntulu herkes layığını buldu
Yok bunun mübalağası ya da yahutu
Krallık kendine hükmedebilmektir
Kendine sözü geçemeyenin devrile boyu geçti kulağı boynuzun boyu
Krallık ilk kendini yenmektir
Hadi gel tanıda tam üstüme bas bu kızın hüznüde kendine has
Buz gibisiniz işlersiniz iliğime ince ince ..

Söylenip duruyor ayaklarım diyor ; ey sahip dinlenmen lazım (lazım)
Sabah oldu ve gece kibrini yitirdi o halde benimde biraz uyumam lazım (lazım)
Gelecek yoksa geçmişte yoktur bunun üzerine uzun uzun düşünmem lazım (lazım)
Biz yareni , yaren bizi bekler uyanmamak üzere uyumam lazım (lazım)

Kış güneşiyle ısıtmaya kalkma beni
Tanırım ben o sinsiyi senden iyi
Düne bakan vardı boynunu eğdi
İnsanlar iyi ama temiz değil
Hepsi eksik yaptı sana Kolo
Kuçu kuçu bile daha sadakatli
Cami’ye değil Kabi nehrine giderim
Rahmetten payı olana güvenirim
Artık laf çalamazlar hepsini bir nur kovalar
Adamı perçeminden tutup atacaklar haberi yok
Fal okur o şeytan işi oyalamalar
İmandan çıktın haberin yok
Ölünce nice ateş denizinde boğulur
Sen beni sevmesen de olur …
Söyle fahişenin aşkından n’olur?
Ona sevdamı anlatsam pişkin değildir yanlış anlar
Başıma iş gelir sözü zehir gönül elden gitti ve ses kesildi
Cana gıda 2 lokmam var o da helaldir taştan çıkar
Sözüme güç verir ? başım göğe erdi akıl baştan gitti

Söylenip duruyor ayaklarım diyor ; ey sahip dinlenmen lazım (lazım)
Sabah oldu ve gece kibrini yitirdi o halde benimde biraz uyumam lazım (lazım)
Gelecek yoksa geçmişte yoktur bunun üzerine uzun uzun düşünmem lazım (lazım)
Biz yareni , yaren bizi bekler uyanmamak üzere uyumam lazım (lazım

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
18 Ağustos 2008 Pazartesi 18:52:03



Maviye sevdalı,
Bir deli yürek benimkisi..
Ha gökyüzü,görürüm ha deniz
Ne fark eder ki..
Bir kere maviyi görsün,
Mavi değsin sevdalı yüreğime yeter ki..
Mutluluktan kanat çırpıp,
Alır başını gider enginliklere..
Deli yüreğim...
Bazen kaybolur ufuk çizgisinde..
Bazen de öylesine yükselir yok olur,
Bulutların taa ötesinde...
Yıllardır var olan..
Bir mavi sevda yüreğimde…kayıp sevgileri sahilde ara
tozlu sayfaları mazide bırak
şimdi gözlerini dik ufuklara
farketmez rengi...yeşil kahve siyah
sen yine...
mavi mavi yaklaş...mavi mavi bak

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa