|
| Gönderen | Mesaj |
|
25 Eylül 2008 Perşembe
13:26:19
|
|
|
Anlamak ve Susmak...
beni anladığında aşk`ı da anlayacaksın) belki de artık hiçbir şeyi bilmeni istemiyorum./..istemek beklemek demek../..beklemek ise kanamalı bir isyandır göğsüme yapışan / göğsümün bilinmezlere değil,../..sevda RH + düşlere ihtiyacı var / /
bir boşlukta sallandırıyorsun yüreğimi kime baksam biraz sensizlik biraz yalnızlık biraz korku sevilmeye muhtaç bir çocuk gibiyim sokak aralarında adımı kim haykırsa sarılacak gibiyim acı çekmek ne demek bilir misin özlemler içinde..? derdini anlatamayan bir dilsiz gibiyim
kırgınlıklarımı emanetçiye bıraktım geri dönüp alır mıyım../..bilmiyorum her gece ince uzun bir bardak dolaşıyor parmaklarımda her gece istek parçalar alıyorum sevdaya dair her gece biraz daha ölüyorum
bizim buralarda hem sıkı içip hem de şarkılar söylemek, her yiğidin harcı değil pardon../..yanlış söyledim her kadının harcı değil diyecektim
şimdi desem ki gün geceye döndü susuz bıraktın dudaklarımı köpek öldüren gecelerde sancılarım sıklaştı../..ebesiz şiirler doğurdum kan ter içinde çocuklarının yüzünü görmeye gelmedin bile, kahrolmayacak mısın..? küçük bir kızın gül kokan dualarında kaybettim umutlarımı nehirler boyu uzanan yüreğim işgal altında kaldı kurtulan var mı dersen, belki bir kaç düş ve sakat kalan sözler sevdam ise komada kan kaybediyor, biliyor musun..?
belki de artık hiçbir şeyi bilmeni istemiyorum istemek beklemek demek beklemek ise kanamalı bir isyandır göğsüme yapışan göğsümün bilinmezlere değil, sevda RH + düşlere ihtiyacı var
artık rolleri değişiyoruz sevgili sana şimdi anlamak bana da susmak düşüyor yaşattığın için biliyorum, yüreğin biraz titreyecek hazır mısın..?
Pelin Onay
|
|
|
25 Eylül 2008 Perşembe
22:31:20
|
|
|
Şimdi aşk ...ölümsüz bir mazeretim var,
Kıyasıya yenilirken geceye hüznüm, Üflenmiş bir mum karanlığına aldırmadan, El yordamıyla fark edilmiş,birkaç kalp kırıklığımın, Arkasına sığınmadan,kadına anlatmak isterdim, Henüz ıskalanmış kalbine,bakir oklarımı yalnızlığıma sakladığımı, Ve güven de olduğunu ...
Gündelik beni bekleme rehavetinden uzak tut kendini, Böylece kandıralım,diğer kadınla erkeği, Her an yalpalıyalım bir birimizi bulmaktan, Ve her gözdeğmeliği,başka bir kutsal hazine avcılığı olsun, Yeniden eski meraklarımıza avuntulu, Ama aynada utanarak birbirimizden, vazgeçelim, Günahkar bir lutuf sayalım bunu, yeniden adıyalım birbirimizle yaşlanmaya adak,zamanı.
Bir yağmurlu gece de ağlamaya ihtiyaç duyduğumuz da, Hatırlanası hiç hatırası olmayanlar kadardık sen ve ben..
Ne çoktu belki,ıslanmış dudakların final olduğu , Filimlerin son repliklerindeki cümleleri , Gözlerimize söylemek için, Ezberleyip sakladığımız.hatta sayıkladığımız, Düş fragmanları.
Aslında bununla da yetinmezdik ya... Raslantı denilen eziyet olmasaydı, Bu kadar kanamaz dı,yalnızlık ve geçmiş, İntihar süsü vermek isteyipte hatırlamak istemediğimiz, Birkaç gece deneğimiydi ,şehvet ironik cinayetiydik aşkın, Bir anne ve bir baba onuruna bürünmeden önceki,lezzet, Ve sonraki hangi sonsuz aşka kapısını açaçak, Utançtı.dualarımız. Ötelerden cevap gelecek anahtara layık olabilmekti oysa ki tek hüner.
İşte belki sen ve ben günahlarımız dan yıkanırsak birbirimizin gözyaşı yağmurların da.
Raslantı yerine lahuti bir tefekküre dönüşürdü aşkın bilgeliği,
Raslantı perdeleri kalkacak o zaman, Ve birbirimizin okları birbirimizin kalbin de buluşacaktı o an.
Rastlantı yerine tevaffuk ,kaderin şifresiydi, Dönüşürdü masallar , Hiç yaşlanmayan ve yaşanmayan bir aşka... Eğer yeminliysek,artık, Birbirimizi, Sonsuza dek beklemeye....... Ne olursak olalım... Anahtarı na dönüşekcektik,kilitlerimizin..
ve aşk tuhaf bir merhamete hep gebeydi,
biz nekadar günahkar da olsak, ardın da benim kadar sadakatli bir bekleyeni vardı artık,aşkın sırrını çözen tefavukla raslantının.... ve kadın artık belki de sıra sende...
ya raslantı... ya da sonsuz aşk....
yani bütün mesele ölümsüz olabilmek te..
|
|
|
7 Ekim 2008 Salı
04:12:27
|
|
|
KARDELENLER BOYNU BÜKÜK DEĞiLDiR, iNATTIRLAR...
AMANSIZ KIŞA DUR DERLER USANMADAN..
HER YIL YENiDEN UZATIRLAR ÇiÇEK BOYLARINI.
GONUL IŞITIRLAR...
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|