|
| Gönderen | Mesaj |
|
19 Haziran 2008 Perşembe
06:19:46
|
|
|
Hükümdar olsan, cümle aleme hükmedersin de.. Nafileki hükmedemezsin o asi yüreğine… Akacak yüreğin, önünü kesebilmek istesende ne mümkün ? Akamıyorsada … ne etsen akmaz,aşılamaz bu döngün. Lakin,yüreğimin seyrine hükmedebilseydim eğer: Bil ki!semalardaki o yıldız ona yakışırdı. O yürek te Kuzey yıldızına sarılırdı.. Nevarki bunun adı yürek! Kimine karşı ürkek,kimi ona karşı çeker boşa kürek Hükmedemezsin o seçer bencilce, Akacağı yönü kendi bile bilmeyerek. Dedim yaa.. Elimde olsaydı eğer.. Elimde olabilseydi eğer
|
|
|
19 Haziran 2008 Perşembe
06:24:43
|
|
|

|
|
|
19 Haziran 2008 Perşembe
06:26:19
|
|
|
I Bu gönül baharda aşık olmayı Bir daha dener mi hiç bilmiyorum Ağustos ayında karda kalmayı Bir daha sever mi hiç bilmiyorum. II Deli boran gibi sevda olmayı Bir daha ister mi hiç bilmiyorum Güzelin ardından hala koşmayı Bir daha yapar mı hiç bilmiyorum
Aşkı unutamam yıllar geçse de Sevda yorgunuyum toprak çekse de Doymadan ben sana hayat bitse de Sensiz bu dünyayı hiç bilmiyorum.
Sevdanın ağını ören şiiri Bir daha yazar mı hiç bilmiyorum. Her yana aşkını döken şarkıyı Bir daha çalar mı hiç bilmiyorum.
Yıllardır kapanan aşkın yolunu Bir daha açar mı hiç bilmiyorum. Her an içinde ki kadın kokunu Bir daha anar mı hiç bilmiyorum.
|
|
|
20 Haziran 2008 Cuma
03:20:08
|
|
|
KİM DEMİŞ BEN Mİ İÇİYORMUŞUM HİÇ SU KATMADAN GECE YARILARINI... BEN Mİ SÖYLÜYORMUŞUM O MUTSUZ, O UMUTSUZ ŞARKILARI... RESİMLERİNİ BEN Mİ ÇİZİYORMUŞUM GÖZLERİMLE GÖKYÜZÜNE.. AVUÇLARINI ISLATAN BENİM GÖZYAŞLARIM MIYMIŞ.? BEN Mİ YAZIYORMUŞUM O ŞİİRLERİ PARMAK UÇLARINA....
KİM İNANIR SANA SÖYLE KİM HANGİ YALNIZ RÜZGARLAR HANGİ MEYHANELERİN SIRILSIKLAM CAMLARI HANGİ SAHİL BOYLARI... KİM TANIKLIK EDER SANA SÖYLE KİM.? SELLER, YAĞMURLAR MI YUNUSLAR, MARTILAR MI YOKSA UYKUSUZ SABAHLARDA YORGUN SOKAKLAR MI...???
|
|
|
20 Haziran 2008 Cuma
15:58:24
|
|
|
Var Git
Ne olur bu gece uykumu bölme, Var git düşlerimden var git bu akşam. Tam unuttum derken aklıma dşme, Var git hayalimden var git bu akşam. Yağmur istiyorsan göz yaşalarıma bak, Yangın istiyorsan yüreğime bak. Ne olursun beni benimle bırak, Var git anılardan var git bu akşam.
|
|
|
21 Haziran 2008 Cumartesi
16:52:07
|
|
|
ENDAMLI DURUŞUNU GÖTÜRÜYORSUN Sen gittiğinde, neler götürüyorsun bende, farkında mısın.? Miadı dolmuş sevdaların, çarmıha gerildiği yerde, Irgat gülüşlerinde saklı olan, bahtımın garipliğini götürüyorsun....
Sırtımda yokluğunun rüzgarı., sarılmayan ayrılık, Ufkumda göz ardı edilmeyen amellerin bilinci, Seni düşündükçe kahraman, sensiz mağlup benliğim, İsyanda gecelerim.., çıplak şafaklar..., Nisan yağmurlarının özendiği, iç ağlamalarımı götürüyorsun....
Hasretlik., anlımıza sürülen yazgı, korkutulmuş acılar, Beyaz sayfalara çizilen hıçkırıklarım, renk vermiyor, Bana düşen armağan karanlıklar, küsüyor, Aranan yıldızların, gözlerindeki buluntusunu götürüyorsun....
Çocukluk anılarımın masumiyetinde yoksul sevgim, Ay ışığıyla örtülü kabuslarım, görünmüyor uykulara, Kaç nefes kaldı ki sana,... kavuşmalara..., Serin gecelerde birlikte yattığım, koynumdaki tebessümünü götürüyorsun....
Gönül ıstırabıma mesafeli bakışların, Bir tokat gibi iniyor, kanı çekilmiş bulvarlarıma.., Nereye baksam, çekip giden seslerin...., Sen bende, gizemli fotoğrafındaki, üşüyen sokaklarımı götürüyorsun....
Hırpani bir aşık edası, yalınayak, Hayatı kararmış bir ışığa soyunuyor, Damlayan yıldızlara saklanıyor hüznüm, Yürek çeperime vuran, sarı karanfil kırıklığımı götürüyorsun....
Geceler, gözlerimin ödediği bedel, Ağzımda buruk bir tat, solgun odalar, Yitiyor hatıralar, düşüyor yanlarımda gökkuşağı, Sen.., üşüyen nağmelerimdeki, dudak sıcaklığını götürüyorsun....
Bıktıran nazların eşikte.., aynalarda dağılmayan efkar, Aşksız sönük duraklarda, puslu beklemeler, Sen., yaşama yenilmiş kavgamdaki, sağılan umutlarımı götürüyorsun....
Bir hovarda sevda işte benimkisi, ölü zamanlara denk... Sen bende neleri götürüyorsun, biliyor musun.? Ne, kirpiklerinde dökülen, ölümcül ayrılığın soluğu, Ne, mahkum olacağım, görünmeyen acılar, Ne de, sensizliğe başkaldırışım, Sen bende.., Sen bende, sevgili kokusundan avare, sürgündeki gönlümü götürüyorsun
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı
02:00:28
|
|
|
Nereden bilecektin seni sevdiğimi Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı Senin için Günlerce gecelerce ağladım Nereden bilecektin Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı..
AHMET SELÇUK İLKAN
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı
10:01:18
|
|
|
İnsan manzaralarına bakıyoruz Kimi zengin ve mağrur Kimi aç, sefil, perişan Kinler görüyoruz, gözlerde biriken Acımasız Sıkılan yumruklar, gergin insanlar Kimi yerde cüceler oturmuş, devlerin yerine İnsanlar görüyoruz keyifli Buruk, yenik, yitikler de var Sıcacık davranışlar görüyoruz, ara sıra Yüzü ak İçi pak Gözleri ışıl ışıl, sevgi dolu insanlar Açı doyuran, çıplağı giydiren yiğitler İnsanlar görüyoruz Düşünce girdabında boğulan Fikirsiz, şükürsüz gezenler de çok Nutuk çekenler Gözyaşı dökenler var kıyıda, köşede Soluk soluğa yaşayanlar Hayata kahredip, toplumdan kaçanlar Renkler, sesler, ışıklar birbirine girmiş Sevgiler, hüzünler iç içe Acı, tatlı yan yana birbirinden habersiz Sorunlar, sıkıntılar altında Boğuluyor insan Onlar Oturmuş bir kenara Sığınmış duygularına Acılardan, ölümden habersiz İnsanları tütsülüyor Tütsülemeye uğraşıyorlar, daha doğrusu.
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı
12:44:08
|
|
|
Sessiz
Kavun kokulu odaların rahiyasıdır Karışan sulara Senin fikrinle yoğrulmuş bir eser yoktur Yüzümün sana tıraşlanmış bölümünde Çoğu çiçekli Kimi şarkılar geçer aklımdan Sesime sesim dökülür Bir ıssız bir mutlu koro başlar Ardından Şarkıya Çünkü benim sessizliğimde Seninde susuşun var.
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı
16:14:37
|
|
|
Aciya Gülmek
Öpüyorsam ayrılığı gözünden Söküyorsam yüreğimi göğsümden Geciyorsam gözlerinin icinden Sana olan sevdamdandır bilesin Geciyorsam bir çiçeğin özünden Sana olan sevdamdandır bilesin.
Meğer ne yanlızız insan olmuşsak Yaprak gibi dalda sesziz solmuşsak Yeri gelmiş acıyda gülmüşsek Sana olan sevdamdandır bilesin Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek Sana olan sevdamdandır bilesin
Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun. Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun. Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta Ve cırılcıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda.. Apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel. Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor İştahla gülüyorsun yaşamaktır aşk Geceyle gündüzün sesziz gecişimidir bir uyku boyunda. Delice bir yangın parmaklarının buzulunda Ah şahrut her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli.
Karşılıksız sevebilmekse sevda Gercek seven küle dönmüş her cağda Elim kolum bağlanmışsa kıyında Sana olan sevdamdandır bilesin Sevdunayım gebermişsem kıyında Sana olan sevdamdandır bilesin.
|
|
|
28 Haziran 2008 Cumartesi
04:31:33
|
|
|
SENİ ELİNDEN TUTMUŞTUM
Seni elinden tutmuştum --- yaz geçiyordu Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk Yazı elinden tutmuştuk
Birazdan geleceksin, bakışacağız Bakışacağız, hem var hem yok gibi Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz
Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde
Hayat geçiyor biz geçiyorduk Bir denizin üzgün kıyısında Güz bir hastalık gibi ilerliyordu
Olgun ışığıyla güz Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde Kış duygularına bürünmüşüz
Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun
Ataol BEHRAMOĞLU
HERŞEY ŞİİRDİR
Her şey şiirdir, uğultusu rüzgarın Bir ırmağa usulcacık yağan kar Her gece okunan bir dua çocuklukta Gökyüzünde bölük bölük turnalar
Her şey şiirdir, sevinç ve kader Dünyada olmak duygusu... Kıyıda, ıssız kayalarda Kendi başına ışıldayan su
Her şey şiirdir, şimdi, şu anda Ak kağıt üstünde dolanan elim Karşıki avluda salınan söğüt Yandaki odada uyuyan bebeğim
Her şey şiirdir, çağrısı aşkın Bahar toprağından yükselen tütsü Umut ve acı, başlayan ve biten, Yağmurun ve akıp giden hayatın türküsü
Her şey şiirdir ve bir gün belki İlk aşkım, ilk göz ağrım şiir Koynunda ona yazdığım mektuplar Bir yerlerden çıkıp gelecektir...
Ataol BEHRAMOĞLU
|
|
|
28 Haziran 2008 Cumartesi
15:23:33
|
|
|
(Başlıksız Şiir)
bir yanım derin deniz bir yanım kuru çöl gibi mehtapsız akşama döndüm bakışların kem gibi kızsan talan etsen çekip gitsen sonra el gibi kızmam, kızamam sana sen gibi
aşığım inler dururum yanık ney gibi sarhoşum, içmişim aşkı gözlerinden mey gibi sen bir ahu gibi kaçsan da yine düşmüşüm peşine gayri mecnun say beni
|
|
|
28 Haziran 2008 Cumartesi
15:59:19
|
|
|
bomba paylaşımlar bunlar apo dayı yasmin abloş
yüreklerinize saglık hepinizin
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
16:45:44
|
|
|
Yetmedi Bir deniz olduğumu düşündüm, sensiz bir pazar günü. Sevda dolu nice sandallar gezdirdim sularımda. Binlerce balıklar oynadı derinliklerimde. Martılar haykırdı, coşkuyla sevdaları. Sularım köpük köpüktü ve beyaz. Hayatımda olduğun günden beri, İçimdeki duyguları anlatıyordu yakamozlar. Yosunlarım gözlerinden çalmıştı yeşilini. Seni kumlardaki deniz yıldızına benzettim. Seyrettiğimiz mehtaplı gecelerden düşmüştü besbelli. Sular geçtikçe üzerinden yansıtırdı sevdamızı. Ya çakıl taşlarına ne demeli? Bütün gizemi, güzellikleri saklayan Ya da derin sularımda ki karanlıklar? Birden okyanus olmak istedim, Yetmedi denizler sevdamıza. Sahil kısa geldi günlerimize. Çakıl taşları azdı sevgi sözcüklerine. Ya dalgalara ne demeli? Heyecanımın dalgaları hırçın, heybetli Deniz bunları dile getirmesi. Deniz bile sevdamı anlatmaya yetmedi.
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe
11:52:00
|
|
|
HABER VERİYORUM
Altımızda kayan bu ölü şehri durdursana
Ey gücü toprak kadar eski
Ey gücü yer kadar ağır çocuk
Büyüyen elimin üstüne koy elini
Sana bir yürek vuruşu gibi belirli
Gelen zamanı haber veriyorum
ERDEM BAYAZIT
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe
19:14:08
|
|
|
 bana verdiklerinle yetinmeye çalışıyorum daha fazlasını alıp gitmemen için şimdilerde seni UNUTMAYI bekliyorum
|
|
|
14 Temmuz 2008 Pazartesi
18:57:35
|
|
|

"BİR ADIN KALMALI GERİYE"
Bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet bir adın kalmalı geriye Birde o kahreden gurbet Sen say ki ben hiç ağlamadım Hiç ateşe tutmadım yüreğimi Geceleri koynuma almadım ihaneti Hele nihavend hele buselik hiç geçmedi aklımdan Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın İçimin nehirlerinden Evet yangın Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan Evet kaybetmenin o zehirli buğusu Evet isyan Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı Bu sevda biraz nadan Biraz da hıçkırık tadı Pencere önü menekşelerinde her akşam Dağlar sonra oynadı yerinden Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı Yani ben seni sevdiğim zaman Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın Yine de Bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet kaybetmek için erken sevmek için çok geç
İbrahim Sadri
|
|
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
03:07:37
|
|
|
Şiir
Bir garip hüzünle burkuldu içim bu gece yine, Ansızın ve apansız gelip çöktü işte üzerime. Nedenini bilemediğim bilinmezlikten belki de, Beklide adını koyamadığım o anların görüntüsüne. Belki de, duvara sırtımı yasladığımda hissettim bu duyguyu az önce, Ezilmeye başladım nedensizce. Sırtımı buz gibi olmuş duvardan korumak için elime aldığım yastık mıydı bu duyguyu veren yoksa, Gözüme takılı kalan pencerem mi? Saksıda duran çiçeklerim miydi? Gökyüzünde yanıp yanıp sönen yıldızların büyülü ışıltısı mı? Aslında bana olan biten bişey de yoktu O duyguları da bilirim… iyiydim aslında Bilemedim işte ama öylesine burkuldu ki içim nedensizce Belki de nedensiz nedenlerin baş mimarıydım o gece
Oysa tek niyetim gelmeyen uykumu aramaktı masumca dışarıya bakarken.. Birde keyif için yaktığım tek bir sigaram vardı elimde, Dumanı bile gidemedi ciğerlerime.. Sanırım düğümlenmiş boğazım engel oldu bu sefer de..
Yine bir gemi uzaklaşıyor limandan kimsesiz ve sessizce.. Belli ki son seferi onun da. Yolcusu yok içi boş olsada bir garip burukluk taşıyor beklide
Sen üzerine alınma diye öylesine nedensizce bir tuhaf burukluk benimkisi işte. Dalıp dalıp gidiyorum bu ne biçim hayat bu ne biçim ben diye diye
İşte tam da bu eksik derken fonda yine o bilindik şarkının melodileri Fırtınada ak ayazda Sürgün her yerde hep yalnızdır. Her şafakta her yudumda Hasret sancıdır. Yol olsada, ses duysada, dağ aşsada Her adım son, her an son adımdır. Tek başına yalnızlık Bir yankıdır…..
|
|
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
15:20:33
|
|
|
Çilek Kapına güller koyan Telefonda dinleyip susan Gölgen gibi peşinde koşan Bendim ben, bendim ben Camına taş atıp kaçan İçip içip ağlayan Yoluna sevdiğim yazan Bendim ben, bendim ben Çilek dudaklarına yapışıp kalıcam Gözlerinden kalbine akıcam Yar senin için bu şehri yakıcam Senin aklını, aklını alıcam
|
|
|
6 Ağustos 2008 Çarşamba
15:35:54
|
|
|
GECENİN GETİRDİKLERİ
Soğuk, Kalbin kadar soğuktur gecelerim Karanlığa sığınırım. Geceler şefkat getirir, Sende bulamadığım şefkati.
İçimde bir ürperiş uyanır, Geceler huzuru getirir, Sessizdir geceler, seninle olmak gibi.
Geceler aşkımı getirir, Ansızın belirir hayalin zihnimde Dolup taşar içimden ,yanıma gelir Geceler umut getirir, sana kavuşmak gibi.
Düşü gerçeği ayırt edemez oldum. Geceler nefret getirir , tutamazsam ellerini
Geceler acı getirir, Bitmeyen tekar tekrar acılar Hatırlatır en günahkar anlarımı Azabıyla yakar bazen, bazen sevgisiyle boğar.
Geceler beni kendime getirir Bir dünya verir bana, bomboş bir dünya Kralıda benim,halkıda Ben veririm hayatı dünyama Renkleri ben veririm. Ama geceler ölüm getirir, Yeniden doğmak üzere...
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|