Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > DERİNLİĞİNE KİMSE SEVGİLİ OLAMADI

DERİNLİĞİNE KİMSE SEVGİLİ OLAMADI


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Nisan 2008 Çarşamba 19:01:25
tşkler saygılar

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Mayıs 2008 Cuma 05:26:08

 

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
 
Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan`da Ganj Nehri`nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York`ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
 
Cezmi Ersöz

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
26 Mayıs 2008 Pazartesi 16:32:28
HERŞEY GEÇER HAYAT KALIR....

Hakkımızda

HAYIRLISI...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
29 Mayıs 2008 Perşembe 05:04:10

 

Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kağıdın içinde duygularım
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kağıtta
Hiçbir şey için geç değil belki
Belki simdi tam zamanı
Birde yürek sözden anlasa
Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün
Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herseyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa
Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savası
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelenmiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar
En çokta yüreğimizdeki parıltılar? erteleriz
Oysa sevmek daha kolay gözükür korkmaktan
Sevsek hesapsızca
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı
Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz
korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Mayıs 2008 Cuma 04:01:16

 

Y- O - R - U - L - D - U - M ...


Yoruldum;  anlaşılmamaktan,
Sevdiklerimi, sevenlerimi "dost" yapmaya çalışmaktan,
Yüreğime kulak tıkayıp mantıklı olmaya çalışmaktan,
Haksız ithamlarla yaralanmaktan.

Yoruldum;  sevgime hak ettiği değeri bulamamaktan,
Güzel bildiğim insanları bir bir hayatımdan çıkarmaktan,
Sevdiğim gibi sevilmeyip, sevmeyi isteyip de sevememekten,
incinmekten, yalnızlıktan, gözyaşlarından...

Yoruldum;
Dostluk limanımda huzur bulmayan okyanusun  beni
bilmeden yaralamasından,
Camdan bir vazo olan yüreğimin,
       her defasında parmaklarımın arasından kayıp
tuzla buz olmasından,
Dipsiz bir sevgi kuyusu bulduğunu zanneden sevgi
çiçeğimin,
       umutsuzca solmasından,

Y- O - R - U - L - D - U - M ...

 


yalnızlık acı bir karanlıktır,
karanlık aydınlanması için beklenen gündüzdür,
gündüz hep umutların olduğu ve çiçeklerin açtığı aydınlıktır,
ben hep gece olmayı isteyen  garip bir kulum.

GECENİN YARISI BAŞLIYORSA ÇIĞLIĞIM;
DUYULSUN DİYE DEĞİL.
ÇAĞIRMALARIMSA;
GELMEN İÇİN DEĞİL.
DUYMADAN SESLENMEYİ BİLİYORSA;
BU YÜREK.
GÖRMEDEN SEVMEYİDE BİLİR.

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Mayıs 2008 Cuma 11:47:36

Zemheride Bırakma Düşlerimi



Yakıp yıkmışım her şeyi,
Târûmâr eylemişim
Gelmiş dayanmışım kapına,
Gözlerine sığınmışım
Ne olur anla beni
Öksüz ve yetim kalmışım

Çaresizim,
Sahipsizim,
Gün görmemiş bir viraneyim
Kabuslarla sıçramışım uykulardan
Ne olur anla beni,
Çekip alamadım gülüşlerimi
Bu med-cezir akşamlardan
Sevinçlerim asılı kalmış,
Karanlığın kuytusunda paslanmış rüyalarım
Ne olur anla beni
Hangi pencereye baksam,
Hangi yıldıza dokunsam
Ay çarpar yüreğimi

Ne yaparsın,
Saatler bilinmeze ayarlanmış
Her saniye bir başka hayat tadar ölümü,
Her dakika başka bir zemheri
Kar altında kalmış günlerim,
Ne olur anla beni
Bir güneş yankılansa sabahıma
Yine akşamın koynunda vurulur
Kızıla boyanır masmavi gökyüzü

Ne olur anla beni
Ayaza tutulmuş gözlerim
Soğuk vurmuş şiirlerimi
Ne olur anla
Zemheride bırakma düşlerimi

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
2 Haziran 2008 Pazartesi 17:37:59
Adam,bir haftanın yorgunluğundan sonra Pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.

Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü:

-Ohh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.

Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve “baba haritayı düzelttim,artık sinemaya gidebiliriz”dedi.

Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hala hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şu cevabı verdi:

- Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı.

İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN

DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
3 Haziran 2008 Salı 02:30:54

 

 

Bir bavuL doLusu cümLe var defterimde...
Yara bandı tutmayacak kadar derin tümceLerim...
...
Sen yoLLarına 29 harfLe acı döşeyen bir şahsa
Yara değiLde Yar diyebiLir misin?





 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
3 Haziran 2008 Salı 19:46:37
   http://www.ortanokta.com/on/#

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Haziran 2008 Çarşamba 18:51:30
   

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Haziran 2008 Pazartesi 04:21:09
AĞITI YARALI KUŞLAR KONAR ALNIMA

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Beni bir sağucu mu sanırlar
Tünedikleri ömrün kâhinidir onlar
Dökerler kanatlarını rehin bir nehrin avlusuna
Gelir bana konuk olurlar

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Sesini sebil etmiş çeşmeler durulanır
Güvercin uykulardan bir menekşe uyanır
Zamanın aynasında salınır salkım söğüt
Göğün kırlangıcını şu ağaç tanrı sanır

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Baharı firar etmiş bahçelerin imlası dökülür
Bir serçenin düşünü hayra yorar bir bilge
Dalında yaprak çürür
Evren küçülür

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Tanrının üvey çocuğu mudur onlar
Bu yüzden mi şairlere dokunurlar
Göğün yorgun yüzünde sessiz uyurlar

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Hüznüme usul usul yağar kar...

Bülent Özcan

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
9 Haziran 2008 Pazartesi 12:50:32

Yalnızlık Karmaşası



bana sorma yalnızlığın ne demek olduğunu
hiç medet umdunmu kayan yıldızlardan
bana sorma uykusuzlugun ne demek olduğunu
barışık yaşama dair ne varsa küstünmü

sen hiç hayal yüklendinmi ne olacağından
ümit fişkırmadan masum gülüşündeki ritimde
ağlamak gözyaşi değildir paniklerimizde
cansız oyuncağa sarılmak telaşla ağlamak budur

ne bağırıp sana küfürün neresinde kalayım
senden ne alayım aldıklarımla ne yapayım
niçin öleyim hocalar vaazlansın musallada
beklemekteyim de nerede bekleme salonu

mendille silip aşkını gitmeye hakkın varmı
gel bir kere teorisiz firtinasiz maksatsız
yosun tutumuş kapımı yavaş aç gıcırdamasın
bir sen anlarsın kardan adamı eritmesini

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
9 Haziran 2008 Pazartesi 18:07:53

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Tanrının üvey çocuğu mudur onlar
Bu yüzden mi şairlere dokunurlar
Göğün yorgun yüzünde sessiz uyurlar

Ağıtı yaralı kuşlar konar alnıma
Hüznüme usul usul yağar kar...

  ya sen vrya abloş bi tanesin ya

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Haziran 2008 Salı 03:44:16

şimdi ne diyim bilemedim Yiğitcim..

beğendiklerim ve en beğendiklerim isimli iki özel klasörüm var, belki böylece sıralamak şiirleri pek de doğru değil ama öyle yapmışım işte ve bu şiir birinde üçüncü sırada yer alıyor, sözün bittiği yer gibi bir şiir dimi gerçekten de, bendeki etkisinide kısaca bu şekilde açıklayabilirim sanırım..

Sevgilerimlee..

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Haziran 2008 Salı 03:44:55

 

Yarası alıngan bir mutsuzluk ve ayrılıklar için mi eğitilmiştik?..
Çekip gitmekle, kalakalmanın arasındaki o beyaz sıkıntıdan neden kurtulamıyorduk?..
Kimsesiz bir vedanın tırnakları uzuyor, ölüm, hayatla dalga mı geçiyordu?..
‘Kolay mı kaçmak, yağmur altındaki yaprakların o mutsuz ölümlerinden’, böyle mi diyordu Bachmann!..
Hepimiz kendimizden kaçarken, kendimize mi ölüyorduk?..
‘Onlarınki nerede, göğüslerinde elbet, bizimse her yanımız tepeden tırnağa yürek!’ elbette ‘ c`est la vie ‘ diyorduk!..
Harflerin de kemikleri kırılıyordu, duymuyorduk!..
 Düşlerimiz kıyameti koparıyordu... Duymuyorduk!..
 Gururlu bir dansı vardı yağmurun, görmüyorduk!..
Hayat bizi kulaklarımızdan çekip en koyu renklere götürüyordu... Görmüyorduk!..
Kuşlu bir eşarp, ırmağın boynuna sarılıyor,
çağın ayakları birbirine dolaşıyor, çocukların saçlarını tarıyordu delikanlı güneş!.. Görmüyorduk!..
Hayatın sololarına kayıtsız kalınamıyordu...
Hayat çılgın bir tabloydu ve hayatın tablosuna sığmayan muhteşem bir duruşu vardı aşkın!..
‘Dünya büyük bir olasılıkla boşluk korkusundan oluştu’ diyordu Stanislaw J.Lec!
Adam ve Kadın, yüreğiyle düşünüp, yüreğiyle susup, yüreğiyle çıldırıp, yalnızca yüreğiyle yaşayanlara şapka çıkarıyordu..
Her şey kendi ritmi ve kütlesiyle aşka mı dönüşüyordu?..
Yağmur tanesinin içinde bile, çelik bilek bir yüreğin attığını neden duymuyorduk?..
Oysa ‘Gemi orkestrası, batan Titanikte sonuna dek çalmıştı...’
 
sayıklamalar

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Haziran 2008 Salı 11:19:22

Hayata bir başka gözle bakmayı öğrendiyseniz,
bu seçimde kazandıklarını sananlara
yalnızca acıyarak gülümsersiniz.
Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada
bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir. Can Dündar

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
12 Haziran 2008 Perşembe 03:27:43

 

Her Seçim Bir Vazgeçiştir... Hı hıı, doğrudur..

 

 

PALYAÇO
 
Doktora gelen adam hastayım der, hayattan zevk alamıyorum.

Açlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum. Çıplaklar hatırıma geliyor,

Onlarla birlikte üşüyorum.

Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. Her katil bıçağının kabzasını

sanki benim ellerim tutmuştur. Her atılan kursun benim kalbime

saplanıyor. Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma

yüklenmiş. Artik gülmesini unuttum.

Doktor, hastasını omzundan tutar, pencerenin önüne getirir, perdeyi

aralar, parmağıyla karşı duvardaki afisi gösterir. Bu afiste, bir sirk

palyaçosunun reklamı vardır. Azizim, der, su palyaçoyu goruyormusun?

Tavsiye ederim, her gece bu palyaçonun gösterilerine git. Bütün

kederini, elemini, derdini unutursun. Gülmeyi, kahkahayı öğrenirsin.

Hayattan yeni bastan zevk almaya başlarsın.

Hasta başını eğer, Doktor, der, iste o palyaço benim!

Aziz Nesin

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Haziran 2008 Perşembe 16:32:06
hehehe ben okumuştum palyoçoyu abloş

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
12 Haziran 2008 Perşembe 16:46:17

 

tüüh yaaa, şimdi pişti mi olmuş oluyorum ben yanii...

hay allah..

Sevgilerimi selamlarımı yolluyorum Yiğit kardeşim..



 

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Haziran 2008 Perşembe 17:11:58
pişti oldu abloş

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa