Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > - Dokunsalar kopacak gibiyim -

- Dokunsalar kopacak gibiyim -


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Mayıs 2008 Perşembe 16:41:51

    yosun gözlüm

BEN SONBAHARIM...




Beni bir mevsime benzetmek istersen eğer;
Sonbaharım...
Kimi zaman köşeden gülümseyen bir güneş olurum,
Kimi zaman döne döne düşen bir yaprak.
Kimi gün usul usul yağan bir yağmur olurum,
Kimi gün deli deli savuran bir rüzgâr.
BEN SONBAHARIM...

Beni bir çiçeğer benzetmek istersen eğer;
Çiğdemim...
Sapsarı rengiyle içini ısıtan,
Koparmak istersen ellerini kanatan,
Erişemeyeceğin kadar derinde
Korkacağın kadar narin.
BEN ÇİĞDEMİM...

Beni bir renge benzetmek istersen eğer;
Griyim...
Ne beyaz kadar saf, berrak ve katkısız,
Ne siyah kadar net, kasvetli ve asil,
Tam ikisinin ortası.
BEN GRİYİM...

Beni bir kavrama benzetmek istersen eğer;
Sevgiyim...
Bir bebeğin gülüşü kadar içten,
Güneşin doğuşu kadar sabit,
Gecenin rengi kadar etkileyici,
Yaşam kadar gerçek.
BEN SEVGİYİM...

YA SEN TUZ TANEM???

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Mayıs 2008 Cuma 03:48:23

 

S’yi sonsuzluktan almıştım.
E’yi erdemden...
N’yi naz ödünç vermişti,
İ, içimden geldiği gibi, öylece yerleşivermişti yüreğime...
Bense bekliyorum.
Şaşkınım çünkü. Ne yapacağımı bilmeden öylece, yerime mıhlanmış, duruyorum. Kımıldamıyorum, kımıldamayı düşünmüyorum bile; dedim ya bekliyorum diye.
Bilmediğim bir yerlerde bir tılsım gizli besbelli; o yok olmasın diye bu ürkek, korkak, tereddütlü halim, sonu gelmeyen beklemelerim.
Aslında böyle olmamalı. Ellerim bu kadar acemi, sesim bu kadar titrek, gözlerim bu kadar kaçak; olmamalı.
Yüreğim hepsinden öndeyken böyle, söze can veren sesim, susmamalı.
Böyle karmakarışık, cılız hatta yorgun hissetmemeliyim.
Biliyordum, derin bir solukla bir defada söylemeliyim.

S’yi sabırdan almıştım.
E’yi evrenden.
V’yi vefa, vedadan önce davranıp vermişti.
İ’yi ihanet sıkıştırmıştı araya.
Y, yalnızlığın içinden hüzünle sıyrılıp yer bulmuştu yamacımda.
O, ozanların dağarcığından uçup gelmişti erken bir sabah.
R’yi karşımda görünce çoktan razı olmuştum.
U, unutmanın sihrini mi sunmuştu ben böyle şaşkınken; bilmiyorum.
M’yi mutluluktan aşırmıştım, gülümseyerek.

Öyleyse...
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her şey bu kadar içimde, bu kadar hazırken, eksik olan ne?
Nedir beni tutan?
Korku mu?
Acemiliğim, utancım böyle kaçak dövüşmem; neden?
Zayıf mı hissedeceğim kendimi?
Ayıplanacak mıyım?
Garipsenecek miyim yoksa?
Anlaşılmayacak mıyım?
Duymak istemediğim sözler yüzünden kalbim mi kırılacak; yok mu sayılacağım?
Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mı?
Ah, böyle olmamalı.
Öyleyse, öyleyse, sahi öğrenebilir miyim?
Sevgimi söyleyebilmeyi, öğrenebilir miyim?
O dünyanın en güzel cümlesini, gün içinde, bir anda,
çok derinlerden geldiğinde kendimde tutmayıp, bir defada...
Söyleyebilir miyim?
“Seni seviyorum” demeyi öğrenebilir miyim?

Fügen Ünal Şen

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Mayıs 2008 Cuma 13:14:50
Sen yalnızlığına inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilirmisin? Gelmeyeceğini (!) bile bile sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü kırpmadan sabah`a kadar bekleyebilirmisin? Bu güne kadar ne yaşadınsa yaşadın, bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla kaybetmeden yeni bir kimlikle başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşabilirmisin?Yağmurun altında aklında sevgilin, dudağın da onu anlatan bir şarkıyla mırıldanarak saatlerce yürüyebilirmisin? Oysa herkez kaçmaktadır yağmurdan. Seni ıslatanın aslında yağmur değil AŞK olduğunu anlayabilirmisin? Yüreğini cesurca açıp bazen ağlamayı, bazen de ümitsizce beklemeyi, bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin, beklentisiz ve sürprizlere kapalı hayatı`nı terk etmeyi göze alabilirmisin? Özleminin küçücük bir kordan, kentleri yakacak bir yanğına dönüşmesine izin verebilirmisin? Elde ettiğin her şey senin olsun. Sen yarın için bir hayal kurabilirmisin?Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edebilirmisin? Bunu yaparken başkalarının sana APTAL deme riskini göze alabilirmisin? Hiç bir şey düşünmeden, sadece o anı yaşamak yüreğini, beynini, bedenini,çoşkunun ve hazzın kucağına teslim edebilirmisin? Nerde olduğunu, kim olduğunu, kimlerle olduğunu unutup, sıyrılıp kaygılarından dans edebilirmisin saatlerce? Hem kendini, hem sevgilini hatalarıyla, değiştirmeden kabul edebilirmisin? Her güne yeni bir isim verip başka başka anlamlar katabilirmisin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilirmisin? Ruhuna ihanet etmeden (!) sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana o dedikçe o`nun izinden gidebilirmisin?           SEN GERÇEKTEN BANA AŞIK OLABİLİRMİSİN?       SAHİ; SEN BENİ; SENİ SEVDİĞİM KADAR SEVEBİLİRMİSİN?...........  

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Mayıs 2008 Cuma 18:02:39

bomba söz

Sen yalnızlığına inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilirmisin?

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Mayıs 2008 Cuma 18:52:11
Bu gece kadehlerim senin için kalkıyor.
Hemde sol elim ile..
Bilirsin herşeye tersten başlayan yanlarım var!
resim
Bu gece kadehim sana akarken,içerimde hala geçen o sonbahara takılı kaldığımı ve dönüşümün olmadığını düşünüyorum, dalgalanıp bir o tarafa bir de şu tarafa zıplarken, irkiliyorum.

Ardından bir doğum günüm daha geçti sensiz, başka kollarda, başka insanlara bakarken gözlerim,sen geldin aklıma,çaresiz sessiz sessiz ağlamak geldi yokluğunda, fakat yüzüm yoktu bu aptal aşka!
Dürüst olamadın sen bana hiç! saklıyordun beni benden, bazen kendini...
biliyordum herşeyi fakat bir türlü ihtimallerim kesin ganyandan yana olmuyordu,aptaldım sensizliğe...

Bugün burda yitik bir cumayı yaşıyorum, kimbilir sen çok uzaklarda nedensiz neleri yaşıyorsun, buda bir ihtimal ganyanı değil mi?
Çok mutsuzum,ara ara kaplıyor içimdeki matem, yastayımmış gibi oluyor benliğim, tüm organlarım anlaşmış cuma günleri hep bir ağızdan ismini söylüyorlar, ben seni hatırlama taraftarı değilim.

Koparasım var geçmişin takvimin,kafamı duvarlara vurasım,atlayıp son kalkan otobüs ile yanına gelesim var! vakitsiz gidişinin, günahların hesabını ve tüm bu yalanların bedelini ödeyesim var.
Dayanmaz ki ritimi bozuk yüreğim!
Kaderin çizdiğini yaşarken,baskalarının gözlerine bakarken, sen sanıyorum tüm geçmişim ile, uyandığımda ise, sadece rüya olup kalıyorum tüm kabuslarıma.

İkimiz sığamadık o ucu yırtık resime. tökezlenmiştik bir kere,arkasını aramak kalleşce olurdu, öfke ile söylenen tüm sözleri tutmak zorunda kaldık, hani en çok seven sen idin?
-yalandı değil mi? en çok seven yoktu değil mi ortada?

Şimdi;
Ne kapını çalacak halim,
Ne zamanı geri getirecek gücüm
Ne de beni tekrar sevmeni dileğecek dileğim kalmadı



Herşey bitti, birer birer yitip gitti
Camdan idi aşkımız tuzla buz oldu, zaman öyle bir zaman ki,ölsemde ölemiyorum

Ömrümde her rüzgar başka diyarlar açtı kabuslarımı, çok zor günler geçirdim,Başka diyarda,başka `gece`lerde,başka şehirde çık karşıma yeniden tekrar,
tekrar aşık olacağım sana gece`m...


Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
2 Haziran 2008 Pazartesi 17:45:03

İnsan Dillerine Hakim Olandır

Edep erkan başta insana gerek
İnsan millerine, hakim olandır
Konuşmak gümüşse susmakta altın
İnsan dillerine, hakim olandır

Durdur şu nefsini, etrafa bakın
Göz eyle alemi, sana kim yakın
Bir mecliste evvel, edebin takın
İnsan hallerine, hakim olandır

Hakikat kat öze, iyice yoğur
Yalan insanlardan, bekleme hayır
Akmasın boş yere, arkların çevir
İnsan sellerine hakim olandır.

Varına güvenip, aman övünme
Tepe üstü giden, sonra dövünme
Her bağbana bağın, verip güvenme
İnsan güllerine hakim olandır

Dost ol insanlara, eli karama
Hasret kalın sonra söze selama
Yapılan şakadan, mana arama
İnsan bellerine, hakim olandır

Hayat bir hikaye çok olur yazan
Yaptığın binayı bulunur bozan
Emek ver Şahmedi hep helal kazan
İnsan ellerine hakim olandır.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
20 Haziran 2008 Cuma 03:40:15

 
İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.


Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.
Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!


Ağlayarak Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar.


Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler.
Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren!


o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.


Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...


Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlarkendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...


İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye;
hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki!


Niye sarılalım ki!


Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.


O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, önünde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!
 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
20 Haziran 2008 Cuma 16:11:49

Ağlamaklıdır Kadın

 
İnsafsızca solan gülün
Parlak rengimiydi
Gece gördüğün düşün
Yaşadığın mutluluğun sonu muydu
Mutsuzluğun..
Yada yaşadığın mutsuzluğun bedeli miydi
Ki.. hayatının bedeli yalnızlığın
Manalar ve manasızlıklar içindesin
Ne seni seçendir
Ne senin seçtiğin
Hayatın değişmez kurgusu
Başlarken biten
Kısır bir döngüdür zaman
Gözlerde iki damla yaştır yatan
Hayat dediğin yolun ucu
Ve hep ağlamaklıdır kadın
Döndükçe duyguların burgusu

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Haziran 2008 Cumartesi 16:51:24
Gel desem sana ....
Hiçbir şey sorma,hiçbir şey konuşma,sadece gel...

Gelir misin??

Hadi desem yada..??

Hiçbir şey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz...??
Bakmasan,görmesen,duymasan beni günlerce...Aylarca belki....

Yine beni sever misin?

Gözden ırak olan gönülden uzak olurmuş derler ya..

Yanımda olup uzak olanlardansa,uzakta olup içimde olmayı becerebilir misin??

Aylar sonra,yıllar belki..

´´Seni sevdim..Senden gelen iyi-kötü her şeyi sevdim.Ve hep seveceğim..´´

Diyebilir misin..??

Yanında otururken bile zaman zaman beni deli gibi özleyebilir misin??
Her ayrılışımızda sabaha,bir daha görememek korkusuyla delirir misin?

Her gelen telefonda ´ben´ diye irkilir misin sebepsiz..?
Beni her dakikana taşıyıp yaşamayı becerebilir misin??

Beni ,ben gibi sevebilir misin??
Delirsem bir gün..

´´Aşşkımmm...´´ diye yine sarılabilir misin?
Kapris yapmak istesem...Yapsam hatta şımarıp,kalabalıklarda elimi tutabilir misin?

Hayat bir gün bana oynarsa,maskeleri yırtıp her yerimden,çook çirkin olsam,yine beni görebilir misin??

Ne şart ve konum olursa olsun,göz bebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilir misin??

Ya da ben hayatla oynamaya kalkarsam bir gün nefesimden sıkılıp..

Ölsem bir gün,yaşadığın her gün için benimle, ´bir saniyesi için bile pişman değilim´ diyebilir misin?

sen hiç gözyaşlarını tutmaya çalıştın mı??
senin her gün akan her gözyaşınla,çektiin acılarla gurur duydun mu hiç?

Acı çekmek senin hiç hoşuna gittimi??

Ben acı çekmek hoşuma gidermişçesine açardım şarkımızı dinlerdimm

seni göremediğim her güne,her saate,her dk lanet ediorum ve en önmlisi seni gerçekten seviyorum!!

ßoynumun büküklüğü sensiz geçirdiğim her an içindir!
Gözlerimin Altındaki Morluklar ise;uykusuz gecelerimin marifetidir

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Haziran 2008 Pazar 00:41:10

Ben Seni Olduğun Gibi Sevdim



Ben seni olduğun gibi sevdim
Utangaç ve anlamlı bakışların
Ay ışığı vurmuş saçlarınla…
Herkes den farklı hareketlerin
Aşık etti beni sana,
Yağmur damlalarının, toprakla buluşması misali…
Sensizliğin bir adinin da
Cehennem olduğunu,
Kabus dolu gecelerimde
Bir Melek…
Kıyamette bile senden ayrılmayacağımı…

Ay’a aşık yıldızlar
Güneşe hasret papatyalar gibi…
Her sevgililer günü gibi
Sevdim seni sevdiğimi.
Hasretler yaşadım sensiz gecen günlerimde
Ağladım gökyüzünün sonsuzluğuna
Yeni doğmuş bebek gibi, hıçkırarak.

Seni seviyorum demek ti
Belki de hayatin anlamı…
Cenneti dünyada yasamak gibiydi
Ellerini tuttuğum her saniye,
Sesini duyduğum her an.

Beni seni olduğun gibi sevdim
Kaçamak bakışlarını,
Yolda yürümeni,
Sessizliğini dinlemeyi,
Saçlarını taramanı,
Gülümseyişlerini sevdim.

Ben seni SEN olduğun için sevdim..

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
24 Haziran 2008 Salı 16:19:52




BULUŞMAK ÜZERE


Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

CAN YÜCEL

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 04:16:47

 

AKDENİZ YARAŞIYOR SANA

Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya
Sen de terliyorsun
Aynı ıslak
Pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk havladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği


Hayatta yattık dün gece
Üstümüzde meltem
Kekik kokuyor ellerim hala
Senle yatmadım sanki
Dağları dolaştım


Ben senden öğrendim deniz yazmayı
Elimden düşmüyor mavi kalem
Bir tirandil çıkar gibi sefere
Okula gidiyor öğretmenim
Ben de ardından açılıyorum
Bir poyraz çizip deftere
Bir ada var sırf ebabil
Dönüyor dönüyor başımda
Senle yasadıgım günler
Gümüs bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine


Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
Gözlerim kamaşınca senden
Ölüm belki sularından kaçırdığım
O loş suda yıkanmaktır
Durdukça yosundan yeşil
Kulaç attıkça mavi


Ben düzde sanırdım yıkıntım
Örenim alkolik asarım
Mutun doruğundaymışım meğer


Senle çıkınca anladım
Eski Yunan atları var hani
Yeleleri bükümlü
Gün inerken de öyle
Ağaçtan izdüşümleriyle
Yürüyor Balan tepeleri
Yürüyor bölük bölük can
Toplu bir güzelliğe doğru



Yaraşıyorsun sen Akdenize


Can YÜCEL

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Haziran 2008 Cumartesi 14:29:58

Gönül Borcu



bana gönül borcun var bu aşk`tan
sana göre bir tutam...
bana göreyse hiç yaşanmayan.
ben mi çıktım karşına?
kapattım mı gözlerini,
bakmasınlar diye bir başkasına.
gelmedin de "gel.." mi dedim
günleri yollarındamı tükettim,
senin gönül borcun var bana bu aşk`tan
sana göre bir tutam...
bana göreyse hiç yaşanmayan.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Haziran 2008 Cumartesi 14:40:44

hım

,

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 19:32:53

 

BİR BEYAZ GEMİ

Ne zaman karşıdan bir gemi geçse

Kalbim durur, ölür gibi olurum

Ayrılıp gidişin gelir aklıma

Mendiller sallanır ben kahrolurum.

Üstüme yıkılır bu koca şehir

Kalbim param parça bir taş olur

Ne zaman karşıdan bir gemi geçse

Gözümde kurumuş yaşlar bulurum

Hele o beyaz gemiyse  geçen

Açar kollarını mavi bir deniz

Dalgalar içinde kaybolurum.

Ahmet Selçuk İlkan

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Haziran 2008 Cumartesi 19:37:30

Ayrılık... 

Yaşamda sevgiyle; bir o yana, bir bu yana salınan,
iki çiçektik uzaklarda açmış..
Yasam umudu, yasam kaynağı; cana, can veren candık biz;
bize göre....
.
Ben `sen`im`, sen de `ben`im` derken,
bilmezdik, bir adam çıkar mıydı ikimizden..
Ancak, birleşen yüreklerden,
iki yürek çıkmazdı yeniden.
.
Nuh Tufanı gibi coşkun, evrene sığmayacak kadar büyük,
kainattan güzel,  uzay kadar ömürlü ve sıfır özürlü
sandığımız bir aşktı var edilen...
.
Bize Cennet;
sabah saatin altısı,
bir garip kahvaltısı, buğulu gözlere baka, baka,
sevdanın zirvesine çıkmamız..
Cehennem mi?
Sensizlik, bensizlik, bizsizlik...
.
Sonrası...
`Biz ayrı değiliz, uzaklarda değiliz,
 bir aradayız biz; her an seninleyim....`
Aldatmacalarıyla başlayan ayrılık...
.
"`Bu dümbük dünyanın,
  ne anasına, ne danasına bakma, aldırma! !
  iyi ki, varsın; iyi ki yarimsin..
 Muhabbet kuşum, minicik güvercinim,
 gönül beşiğimde nazlı ve biricik bebeğim`"
derken, vuslatı hiç görmeden gelen ayrılık...
İkimizin de çok sonrası kabullendiğimiz ayrılık...
.
Şimdi nasılsın?
Tamam anladım...
Sen sus, sen söyleme..

(sen söyleme-30)

28/12/2004 
Nesrin Göçmen 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
29 Haziran 2008 Pazar 02:22:55

Hadeka





Günlerin sonuydun
gecenin ortası
hışımlarını özledi yüreğim
nerdesin.
Basiret tartın nerde
tevazunuda mı götürdün yanında
beni kim dinleyecek
kim anlayacak
kim dizlerine çağıracak
hadeka
can telimdin
kırılgandın
hadeka gönül ipliğimdin
koptun.
Senin revaların nerde
vuslatları severdin sen
filmlerdeki ayrılıklardan nefret ederdin
terk ettin haftalarımı bak
ama nefret edilmedin.
Gel
hadeka
yüzümdesin.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
29 Haziran 2008 Pazar 05:02:52

 

Sen bu meçhulün faili olabilirsin sadece!

İçli türkülerden geçerken yollar

Hala diriyken tablada kül

İçimde bir gül gözlerinden ölür!

Gitmek dilerim turna kanı mürekkebimde donduğu vakit!

Kırmak isterim hatrını harın!…

İşte,

Derunumda kuyular sıralarken mütercim

Bir Yusuf dilerim, değilken Züleyha!

Aklımın bir ucundan geçerken kalbimin müstakil bahçelerine

Sen bu meçhulün faili olabilirsin sadece!

-bana kal de!-
 
.b

Sen bu seslenişin kalbi olabilirsin sadece!

Ellerimde bir demet okyanus vardı oysa!

Münferit güller getirdim sana pusat gölgelerinden!

Ölümü hatmettim kanarken gülbank!

Gördüm tuzlanmış yarada kanı

Ebabiller bekliyordu sırtım namluyla boğuşurken!

Gücenmiş yağmurlar getirdim sana çöl diyarından!

Telef olmuş yanlarım ağrıyor şimdi!

Kaç kalmak bana yeter ki?!

Beter kalsan da bu viranede

Sen bu vedanın şahidi olabilirsin sadece!

-bana kal de!-
 
.a leylim kül kaldım

.muradım yangınlarda!

.onikisiekimin



Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Haziran 2008 Pazar 19:53:49

SENİ YAŞAMAK ,,,

BİR ŞEHRİN TÜM IŞIKLARINA DAĞILMIŞ BİR SEVDAYKEN SEN...

KALDIRIMLARIN ARASINDA EKMEK YOLUNDA Kİ KARINCAYA BİLE ANLATTIĞIM AŞKIM KEN SEN.......

GÖRDÜĞÜM DOĞANIN YEŞİL RENGİ GÖZLERİN....

YANAKLARIMA KADAR DOKUNAN MAVİ KARA BULUTLARDA YAĞMUR DAMLALARIYKEN SEN...

ÜŞÜDÜĞÜM BUZLU HAVA......TENİMİN KARARAN RENGİNDE Kİ GÜNEŞ IŞIĞIM KEN SEN...

UNUTTUĞUM UNUTULMAYAN SEVDAM...

KALBİMİN İÇİNDE DOLAŞAN AŞKIN RENGİYKEN SEN...

DUYDUĞUM HER SÖZ SENİN SÖZÜNKEN...

SEN OLAN BİR ŞEHİRKEN BEN...BİR DÜNYA İKEN SEN...

NASIL YAŞARIM BEN.....SENSİZ....

KORKULARIM SEN....CESARETİM SEVDAM SEN....BENİM TEK HAYATIMMMM...........



RÜYALARIM ...UYKULARIM...GECEM GÜNDÜZÜM...YAŞADIĞIM HAYATSIN SEN...

(paylaşım için ark.K.tşkrlrle..)

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
29 Haziran 2008 Pazar 21:13:08
Sevdâ Ağacı




Sen sevilmek için yaratılmışsın
bir tanem
Ben de seni sevmek için
Seni sevmekten alıkoyamıyorum kendimi
Coştukça coşmuşum
aşmışım bendimi
Unutmuşum beni dağlayan derdimi
Sana bir mücevher gibi sunuyorum sevgimi
Sen sevilmek için yaratılmışsın
bir tanem
Ben de seni sevmek için
Bir ağacın güneşi sevdiği gibi
Kurumuş bir avuç toprağın yağan
yağmuru sevdiği gibi
Seviyorum ben seni
Sevdikçe daha çok seviyorum inan ki
Sevdâ ağacında koparılmayı
bekleyen
Bir aşk meyvesiyim ben
Al kopar tadıma bak benim
Tadıma bak ki damağında kalsın
tadım
Benden de hiç bir zaman bıkmayasın sevgilim
Sen sevilmek için yaratılmışsın
bir tanem
Ben de seni sevmek için
Ben de seni sevmek için biriciğim.

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa