Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > YÜREK

YÜREK


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
5 Ağustos 2008 Salı 15:28:40
Aşk Böyle Bir Şey Demek ki!!!

Eğer,
O`nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğini... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsan gün boyu nedensiz... Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsan bu hislerin... O`nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O`nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...


Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O`ndan söz edilince yüzün, senden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

Ve O, her durduğun yerde duruyor,
Her baktığın yerden sana bakıyor, sen keyiflendikçe gülüp,
Hüzünlendikçe ağlıyorsa...

Dünyanın en güzel yeri O`nun yaşadığı yer, en güzel kokusu
Bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat O`nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,
O`nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

Her şiirde anlatılan O`ysa... her filmin kahramanı O...
Her roman O`ndan söz ediyor, her çiçek O`nu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez
Özlem saç diplerinizden çekiştirip beynini acıtıyorsa,

İştahın kapanıyor, iştahın açılıyor, iştahın şaşırıyorsa...
İştahın, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
Elin telefonda yaşıyor, işaret parmağınla ha bire O`nu tuşluyor, dara düştüğünde kapıyı çalanın
O olduğunu adın gibi biliyorsan... Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O`na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsan...

Kokusu burnundan, sureti gözünden, sesi kulağından, teni aklından silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi, sol memenin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsan gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsan...
O`nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
Bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O`nun yüzü suyu hürmetine...
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu seni zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsan ve bütün bu hallerinde sen bile akıl erdiremiyorsan kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

Bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayakların "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve sen kendine rağmen dönüyorsan,
Sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

O halde bugün senin günün!..
Çok yaşa ve de `sen de gör.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
5 Ağustos 2008 Salı 18:31:40

 

Aşk ve sevgi arasında gidip gelmeler, tanımlamalar, deneyimler, yorumlar yorumlar yorumlar, her kişinin yaşadığınca farklılaşan anlamı, yaşanıp yaşanıp eskimeyen, tüketilemeyen, meraklanılması hiç bitmeyen aşk ve onu kucaklayan sevgi, her ikiside güzel şey...

Füsun Önal da demiş hemi de güzel demiş..

"AŞK, ÇİŞ GİBİDİR GELİNCE TUTAMAZSIN"
 

İlginç bir tarif duydum geçenlerde bir filmde. İşte aynen böyle diyordu adam arkadaşına. Komik ve romantizmden uzak ama valla doğru bir benzetme.
 
AŞK kapıyı çaldı mı,
kimse önüne geçemez duygularının.
Tutamaz, kapıp koyuverir kendini
AŞKın yakıcı rüzgarına...
Savrulur, kavrulur...
Kendini bir anda AŞKın kollarında bulur.

AŞK yıkıcıdır... SEVGİ ise yapıcı...
Biri alev alevdir... yakar, kavurur...
Diğeri güvenle yanıp, sakin sakin ısıtır.

AŞKta gözler kördür...
Aşık olan, görmek istese de
göremez olur görmesi gereken şeyleri...

SEVGİ ise her şeyi gösterir insana...
Şefkati, güveni, özlemi, dürüstlüğü...
Hataları, günahları, sevapları...
Her şeyi görerek, bilerek sever insan.
Umulmadık şeyler sonradan sürpriz olmaz yani.

SEVGİ öğreticidir de.
Sevgiliyle hem dost,
hem de arkadaş olabilmeyi
severek öğrenir insan.
E-tabii seks, neşe, eğlence de
SEVGİyle dolu dolu yaşanır ama
SADECE öpüşüp koklaşmak,
gezip-tozmak, sevişip yatmak yetmez.
Dostluğu, arkadaşlığı da
yakalamayı bilmelidir insan...

SEVGİyle birlikte dostluğu,
arkadaşlığı yakalamayı becerenler,
daha sağlam bir birlikteliğe adım atmış olurlar.

SEVGİ, güven vericidir.
İnsan sevildiğini bildikçe,
kendini güvende hisseder.
Güven duygusu, zamanla
insanın içinde “güç”e dönüşür.
Güçlü hissetmek insanı mutlu kılar.
Hayata, farklı gözlerle bakmasını sağlar.

SEVGİ duygusu ile dolu bir kalp taşıyan kişi,
olumsuzlukları daha bir sabırla karşılar,
aksiliklere olgunlukla karşı koyabilir.

SEVGİ, dürüstlüğü barındırır içinde.
Sevdikçe, yalan söyleme isteği
kaybolmaya başlar insanın içinde.
Yalan söylemek zorunda kalınırsa eğer,
SEVGİ, küçük ve masum yalancıkları
affetme gücü verir insana.

Sevip, sevildikçe huzur kaplar insanın tüm benliğini.
Her şey daha bir güzel görünür insanın gözüne.
Deniz daha mavidir, ağaçlar daha bir yeşil...
Şarkılara neşeyle mırıldanarak eşlik eder sevenler...
Sevmediği, sinir olduğu şarkılar bile
hoş gelebilir sevenlerin kulağına.

Sevenler birbirlerinden uzakta yaşasalar da,
güven duygusu yok olmaz onların içinden...

AŞK ise şeytanla işbirliği halindedir.

“... Şimdi ne halt karıştırıyordur acaba?
Yanında kim bilir kim var!
Kim bilir bu gece yatağına kimi atmıştır!
Benden başka kim bilir kaç kadına
aynı şeyleri söylemiş, aynı şeyleri yapmıştır!
Geçen gün cep telefonunda isimsiz bir mesaj vardı.
Numarası özeldi, görünmüyordu.
Geçen gün bara gittiğimizde
“Bizim şirketten” diye tanıştırdığı kadından
gelmiş olabilir mi o mesaj?
Yoksa o kadınla arasında bir şeyler mi var?
Ooofff! Tanrım deli olacağım,
telefonu da cevap vermiyor.
Tabiiiiii “meşguldür” şu anda da
ondan açamamıştır telefonu!.....”

Ya da:
“... Bu kıza güvenmemeliydim.
O oğlana da pas veriyor olabilir.
Geçen gün her zaman sürdüğü
parfümün yerine başka bir koku sürmüştü.
Kim bilir kim hediye etti!
Saçlarının rengini ve biçimini de benim için
değiştirdiğini söylüyor ama inanmıyorum.
Bu gece kız arkadaşında kalacağını söyledi.
Kim bilir ne haltlar karıştıracaklar!
Geçen gün cafede otururken
bir oğlanla merhabalaştı.
Acaba beni onunla mı aldatıyor.
Ööööfff! Tanrım deli olacağım,
telefonu da cevap vermiyor.
Tabiiiiii “meşguldür” şu anda da
ondan açamamıştır telefonu!.....”

Bu gibi düşünceler
“Güvensizlikten” düşer insanın aklına-fikrine.
Kendine olan güvensizlikten...
Karşıdakine olan güvensizlikten...
Bu güvensizlik hissini de, AŞK verir insana.
Kuşkuyu beyinlere kazır.
Ve insanda ne huzur bırakır, ne de keyif!

Gelelim AŞK ateşine düşenlere...
Onlar mutluluktan uçtuklarını sanırlar.
Her şeye, her yere bakarlar ama görmezler.
AŞK, kör etmiştir gözlerini.

Ne kötü huyları, ne kötü alışkanlıkları,
ne yalancılığı, ne aldatmaları,
ne işsizliği, ne de parasızlığı,
kısacası hiçbir şeyi görmez olur
AŞKIN tuzağına düşenler.

Aslında AŞK, tsunami misali yıkar geçer ortalığı...
Pençesine aldıklarını yakar, yıkar, siler, süpürür.
Süründürür... Ağlatır... İnletir...
Sevinince de, üzülünce de,
hatta durup dururken bile
göz yaşlarını sel gibi akıttırır....

AŞIK olanlar kendilerini an gelir
dağların tepesinde uçar gibi hissederler.
Sevinçten, mutluluktan, heyecandan...
Sonra belki de ortada fol yok yumurta yokken,
bir anda kendilerini göz yaşları içinde bulurlar.
Kıskançlıktan, kıskançlıktan, kıskançlıktan...
Şüpheden, güvensizlikten ve yine kıskançlıktan.

AŞK acısı çekmiş biri olarak,
sadece gençlere değil,
(çünkü aşkın yaşı olmaz)
valla herkese olabildiğince
AŞKtan uzak kalmalarını,
ama ille de AŞKı yaşayacaklarsa,
çekecekleri acıları,
akıtacakları göz yaşlarını
hatırlatmak isterim.
Benden söylemesi, gardınızı alın valla.

Nietzche ne demiş:
“Uçmayı biliyorsan,
düşmeyi de bileceksin.”
Yani bu dalgaya kapılacaksan,
düşmekten korkmayacaksın.
AŞK böyle bir şey işte...

Amaaa, SEVGİ her zaman daha güven vericidir.
Ben taaa Kolej yıllarımda AŞIK olduğum
“Uzun Boylu Çukur Çeneli” sevgilimle
birlikte olana kadar iki evlilik yapmama ve
hayli sevgilim olmasına karşın,
Ona olan içimdeki AŞK hiç tükenmemişti.

Onunla yıllar sonra birlikte olduğumda,
kalbimi, vücudumu, bedenimin her zerresini
dolduran AŞK ateşi ile
üç yıl boyunca yanıp tutuştum.
Kıskandım... ağladım...
şüphelendim... ağladım...
En mutlu anlarımda bile
için içi

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
5 Ağustos 2008 Salı 18:32:24

devamı ;

Onunla yıllar sonra birlikte olduğumda,
kalbimi, vücudumu, bedenimin her zerresini
dolduran AŞK ateşi ile
üç yıl boyunca yanıp tutuştum.
Kıskandım... ağladım...
şüphelendim... ağladım...
En mutlu anlarımda bile
için için kendimi huzursuz ettim.
Aslında beni huzursuz eden
tutulduğum AŞKın ateşiydi..
Sonra ayrıldık...

Araya giren uzun yıllar boyunca
içimdeki AŞK hiç tükenmedi
Amaaa... bana acı veren AŞKı nihayet
SEVGİye dönüştürmeyi başardım.
Ondan sonra sakinleştim.
Huzursuzluk, huzurla yer değiştirdi.

Ayrı geçen yıllar boyunca
başka birliktelikler yaşamama rağmen
Onu düşünmekten vazgeçmedim.
Uzaktan da olsa, her zaman
Ona SEVGİ yüklü pozitif düşüncelerimi ışınladım.
Ve sonunda ne oldu biliyor musunuz?
On iki yıl sonra yine birlikte olmaya başladık.

Şimdi ayrı şehirlerde yaşıyoruz.
Aramızda kilometreler var.
14 Şubat’da birlikte olmayacağız.

Ama Ona güveniyorum.
Çünkü Onu SEVİYORUM.
İçim huzur dolu
Çünkü Onu SEVİYORUM.

İyi ki AŞK ateşi ile kavrulduğum günlerim geride kaldı.
İyi ki artık sevmeyi SEVİYORUM.
Haaa, sanmayın ki
Ona AŞIK olduğum yıllardan dolayı pişmanım.
Asla... Çünkü:
“AŞK pişman olmamaktır.”

Ama SEVGİNİN, SEVMENİN
huzuruna kavuştuğum için de
çooooook mutluyum.

Benim için her gün 14 Şubat...
Darısı herkesin başına...

*** FÜSUN ÖNAL**

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
5 Ağustos 2008 Salı 18:34:42
AŞK ise şeytanla işbirliği halindedir

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
5 Ağustos 2008 Salı 19:22:00
gitaristin duyguları... Basen sahnenin ortasında yalnız kalırsın farkında dilsindir ama orda sadece sen varsındır…
Ne seni dinneyen bir kişi nede izleyen..sadece sen varsındır…ve yinede sen çalarsın azından, içinden dökülen tüm akorları tüm kelimeleri…kendini dinlersin bi an kimsenin ulaşamayacağı bir yerdesindir..ve sadece sen varsındır.içinden geçenleri,düşüncelerini annayacak kimse yoktur.bi an kendinle cebelleşirsin,kendini yersin,kendini yok edersin,çığlıklar atarsın ama ııı seni dinneyen yoktur farkına varmadan çalmaya devam edersin sonsuzluğa ulaşıcakmış gb bi ümit bi his olur içinde ama annıyamassın aslında faydası yoktur bilemessin,ve başaramassında oraya ulaşmayı ne kadar çabalasanda hepsinin boş olduğun farkına varırsın zamanla…ve solo çalmaya başlarsın ve o derinden kulaklarına kadar işliyen ses seni ifade eder.aslında o sesle ne kadar çok ortak yönün vardır farkına varırsın..o ses sadece seni etkiler ve sadece sana dokunur..ya sen sen kime işlersin sen kime dokunursun?tabiî ki kendinden başka hiç kimseye…o an aklından tüm gelmişin,geçmişin geçer düşüncelerin sana bi çıkış kapısı bulamas ve annarsınki sadece kocaman bi hiçsindir…içini sarar ve kıpırdıyamassın…sen sadece bi hiçsindir..ve bi andaa tüm yaptıklarının farkına varırsın,tekrar bakarsın önüne ve yine farkına varırsın seni izleyen kimsenin olmadığını ancak bu sefer aklın başındadır..umursamazsın ve vazgeçmeye çalışırsın,çabalarsın fakat bunuda başaramıcanın farkına varırsın ve her şeye bıraktığın yerden devam edersin….bu işte öle bişey……..!!!

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
6 Ağustos 2008 Çarşamba 00:36:18
Gelmeyeceğimi Düşünme



Acılarında yüreğinde bulamazsan beni
Arama beni ; zifiri karanlıklardayım
Gelmeyeceğimi düşünme asla
Bir gün güneşe çıktığımda
Kahverengi gözlerini bırakacağım yüreğime
Gülüşünle baharları sunacağım gözlerime
Ellerin yangın, gözlerin fırtına yeri olsa da
Yeminliyim bir gün
Bir avuç güneşimle sana gelmeye.

Yağmur sonrası gözlerinde bulamazsan beni
Arama gözlerimi ; kelebeğin gözyaşlarındayım
Gelmeyeceğime düşünme asla
Bir gün baharlara kanatlandığımda
Gülüşlerini dizeceğim solgun gözlerime
Ellerimle yüreğini çizeceğim gökyüzüme
Yolların ayaz, dağların karlı olsa da
Yeminliyim bir gün
Bir tutam uçurum çiçeğiyle sana dönmeye.

Seher vakti gülüşlerinde bulamazsan beni
Arama gözlerimi;
Yıldızların düştüğü kör kuyulardayım
Gelmeyeceğimi düşünme asla
Bir gün sevda ovasına ulaştığımda
Baharları arayacağım saçlarında
Soluklanacağım sevdanda
Mevsimler Aralık, gecelerin karanlık olsa da
Yeminliyim bir gün
Bir yudumda mutluluklarımızı seninle içmeye.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
11 Ağustos 2008 Pazartesi 03:28:48

 

Hoşgelmişsiniz..

paylaşımlara katılırsanız seviniriz..

 

Sevgiyle..

 

 

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
12 Ağustos 2008 Salı 00:00:46
AYRILIK ÇANLARI
Ayrılık çanları çalsa ansızın
Elveda sevgilim diyecek misin?
Önünde diz çöksem, gitme kal desem
Bakmadan ardına gidecek misin?

Ayrı yönde akan ırmaklar gibi
Dalından uçuşan yapraklar gibi
Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi
Kalbinden aşkımı silecek misin?
Son ümidi yere serecek misin?

Kendini boş yere teselli edip
Sevdadır nasılsa geçici deyip
Yaşlı gözlerini gizlice silip
Bakıp da yüzüme gülecek misin

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
12 Ağustos 2008 Salı 01:04:45

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
13 Ağustos 2008 Çarşamba 02:00:43

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
13 Ağustos 2008 Çarşamba 02:18:42

 

Bir elif miktarı gülümseme konu başlığı Yemliha

yeni açtı Elvan hadi sende katıl

 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
13 Ağustos 2008 Çarşamba 02:58:45

ÇOKTAN KATILDIM BİLE

İSTERSEN BİR İKİ KONU BAŞLIĞIDA BEN AÇABİLİRİM RESİM VEYA ÇİÇEKLER ÜZERİNE

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
13 Ağustos 2008 Çarşamba 03:04:49

 

Çoook seviniriiimmm, harika olur,

hangi konuyu seçmek istersen keyfle eşlik ederiz bizde Yemliha..

sorulur mu hiç..

Grubumuz paylaşımlarla var olabilir ancak değil mi..

ve bizlerde seçtiğimiz paylaşımlarla güzellik katabiliriz..

çok sevinirim.

 

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
15 Ağustos 2008 Cuma 00:43:12

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
15 Ağustos 2008 Cuma 04:04:51

 



 

en sevdiklerimden biridir..

eline sağlık Yemliha..

Çok güzel anlatıyor dimi sevmeyi..

 

Büyük dağlar altında ezilmek gibi,

Derin okyanusların yanında bir karış kalmak gibi,

Devlerin altında kalan küçücük karınclaar gibi,

Seni sevmek ne zormuş..

A.Küçükşahin

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Ağustos 2008 Cuma 10:50:00

AŞK`A GELDİM

özgürlüğe susamış,
kankırmızı isyanlarımda...
son dokunuşlarıydı gitmelerinin...

ahh’larım figanlarımı
sardığında,

’amann’
diledi sevmelerim....

-ve
bir elimde, gümüş tesbih
diğerinde iki dal beyaz gül’le...

çöllere serildiğinde yüzüm...

- bir kuru dal uzat
zemzemine susamış bedenime,
-dedim....

daha yanmadın...
seraplarını ardında bırak,
kurut güllerini, gül dudaklarımda
-dedi...

isteme benden,
kıyamam güllerime ve dudaklarına,

onların yerine,
versem ikincil baharlarımı,
yüklense bir ömür boyu aşk,
-alaturka sevdalarımı
maktülü olsam gülüşlerinin
yetmez mi,
-dedim...

o zaman...
bırak sevdalarını ardında,
öyle gel,
-dedi...

tüm benlerimi bıraktım
sen olmaya geldim
-dedim...

söz verdim...
geldim...

sonra
.........sen gittin

aşkla gittin...

kaldım öylece,ben başıma...

-(b) aktım ardından,
-(y) andım...
....yandım
.......yandım
(u) yandım...

ve sonra
(k) öze düştüm...
(s) öze geldim....

aşk’a geldim.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 14:43:30
Bulutlardı yağmuru getiren
Hüznüm bulut oldu
Yağmur oldu yasak sevdamız
İnatla gurbete doğdu
Acıya büyüdü sevgiler karanlıklar kentinde
Güneşi hiç göremeden
Oynadığımız bir oyundu
Al beni yar götür
Götür buralardan
Bıktım artık hep aynı varoluşlardan
Yitirmekten yitirilmekten
Korkudan korkmalardan
Aldatmadan aldatılışlardan
Hiç almadan hep vermelerden
Al beni yar götür
Götür buralardan
Bıktım artık hep aynı varoluşlardan
Yasaktı bize sevda yaşamak
Aramızda hep birileri oldu
Aramızda hep sende oldun
Ben yalnız seninle doğdum
Al beni yar götür
Götür buralardan
Bıktım artık hep aynı varoluşlardan

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 18:20:51
Tutar yokluğa atar her gelen yeni gün dünü
Dağ dağa küsmüş dağda olmuş kapris düşkünü
Karadelik korkusuzca açar çiçek kış günü
Herşeyi bilirsin çözemezsin birtek müşkünü
Kimin ne dediği değil senin ne düşündüğün önemli
Başkasının yolu değil kendi sapakların değerli
İyi bir insan olamıyorsan eğer zalim hayatta
Sende o kötü adamlardan birisin elbet hissedersin
Hissederiz hayrımız için her felaket
Anlamayız biz oradan oraya koşturan karıncalardan
Tek eksiğimiz eksik zikrimiz ve
Her zaman değildir fikrimiz ve zikrimiz bir belki kırk yılda bir
Eski günler geride kaldı duman duman oldu tüttü
Böyle büyüdü kız aldı hız bir haftalık apansız
Söz altın sükut gümüş dilini kopardı derviş
Kolera dermiş sabreden muradına erermiş

Derdime gark oldum akşamdan sabaha
Yıllar ardıma sıra olmuş derdim var buhran var
Ağlaya ağlaya iki büklüm oldum ah halim vah
Kimimiz yolcu olur dünyadan taa Arafa

Sus!Çünkü çok konuşan çok hata yapar!
Sus!Cehaletinin alameti dilinin felaketidir!

Mutlu olma sevdasından vazgeç
Asıl mutluluk budur ..
Şerli suyu iç kudur yarına ayıl hayıflan
Dünkü kadar küçük düşmedin sen hiç
Doğrusu insan unutkan bügün büyük gün devam
Suya değene kadar elin kavurur tüm cismini alev
Ne kadar dayanırsan ateşe o kadar günah işle
Sükut altın sapını gümüşle
Dinlediğin bütün bu şarkı benden
İhtiyacını al da kalk yerden
Yapan kadar alan kullanmaz kullanan görmez
Bil , ne bu?Tabut!Doğru ya hepimiz ölümü unuttuk
Böyle olur kaput ..
Tutma bırak ? ağla ağla gönlü dağla vakkası
Anla hepsi yazı dalar Kolera yoktur arkası
Sade Rabba duasıdır kaskı kaçar gibi görünür arkası

Derdime gark oldum akşamdan sabaha
Yıllar ardıma sıra olmuş derdim var buhran var
Ağlaya ağlaya iki büklüm oldum ah halim vah
Kimimiz yolcu olur dünyadan taa Arafa

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
15 Ağustos 2008 Cuma 23:27:21

evet yasmin birkaç kelime çok şey anlatıyor
Büyük dağlar altında ezilmek gibi,

Derin okyanusların yanında bir karış kalmak gibi,

Devlerin altında kalan küçücük karınclaar gibi,

Seni sevmek ne zormuş..

A.Küçükşahin 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
16 Ağustos 2008 Cumartesi 02:01:30

Ne çok şey anlatır gözyaşları..
.Bazen söylenemeyen sözlerin sesi,bazen bir pişmanlığın diyeti,bazen de bir sevda nefesi...
Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gözyaşları...Anlatılamayanı anlatmak ister karşısındakine...

Eğer anlayabilirse...


İnsanoğlu bir garip...
Sevinir ağlar,üzülür ağlar,hasret çeker ağlar,kavuşur yine ağlar.
Kelimeler kifayetsiz kaldığında,gözyaşları görev başındadır.
Aslında ağlayabilmek büyük bir nimet...Ve ağlamak taş kalpli olmadığımızı gösteriyor.
Hala insan olduğumuzu, hissettiğimizi, DUYGUSUZ olmadığımızı...


Ama bazen gözpınarlarından aşağı süzülemez gözyaşları...
Onlar dışa akıp ziyan etmezler kendilerini...Çünkü çok daha önemli bir görevleri vardır.
İçteki bir yangını söndürmek isterler.
Göz kapaklarınızın alev alev yandığı,boğazınıza bir şeylerin düğümlendiği,
burnunuzun direğinin sızladığı oldu mu hiç?
Dikkat ettiniz mi o anlarda gözyaşlarınızın istikameti neresi? En zor olanı bu belki de...


Ağlamak zayıflık mı?Neden ağlamamız gereken anlarda;
 yumruklarımızı,tırnaklarımız avuçlarımızı kanatıncaya kadar sıkar,
 boğazımızdaki düğümleri yutkunarak gidermeye çalışırız?
Neden kaçırırız buğulanan gözlerimizi başkalarından?


Bakın ağlıyorum işte! Utanmıyorum kimseden...
O kadar içime akıttım ki gözyaşlarımı!...Artık zapt edemiyorum içimdeki çağlayanı....

Ağlıyorum dostlarımın vefasızlığı için
Ağlıyorum özlediklerim için
Ağlıyorum özleyip kavuşamadıklarım için
Ağlıyorum içimi acıtan kalp kırıklıklarım için
Ağlıyorum istemeden de olsa kalbini kırdıklarım için
Ağlıyorum unutulmaması gerekenleri unuttuğum için
Ağlıyorum .........unutamadığım için
Ağlıyorum yaklaştıkça uzaklaştıklarıma
Ağlıyorum tanıdıkça çirkinleşenlere
Ağlıyorum kıymetini bilemediklerime
Ağlıyorum sevsem de beni sevmeyenlere
Ağlıyorum ziyan olan yıllarıma


Ağlıyorum bir ömür ağlayamadıklarıma...

 

Bir gözyaşı size ne hissettirir?


Ne anlatır gözyaşları...
Bir gözyaşına neler sığar?