Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > ««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»

««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»


GönderenMesaj

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
22 Mayıs 2008 Perşembe 01:39:14

 

Teşekkürler sevgili Abdullah, aşk denizdir..

 

Sevgilerimle..

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Mayıs 2008 Perşembe 12:42:50

Denize Aşk



denizin ufku gibi aşk
hem çeker insanı hasretine
hem denize korkar insan
kara çeker hayata
kurtarıp tekrar yaşatmaya
cesaret değil verdiği, ümit değil
umutsuzluk sadece,
devam etmeye, sürüklenmeye...

bunu fırsat sanar insan
başlar hayatını değiştirmeye

tam vazgeçmişken hayattan
umudu yitirmişken yaşamaktan
kendisidir derler insanı kurtaran
tam denize boğulurken
üvey hayatından gerçek aşkına
doyamadan, ıslanamadan...
çekilir geri alin yazısından
kendi yalnızlığına
ıssız, sonsuz bir yola...

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Mayıs 2008 Perşembe 13:19:44

Çok Özel


Sus.
Sesini çıkarma sakın
Ürkütme.
Romantik fısıltılar dinliyorum.
Zor alıştılar zaten,
Dalgaların sesine.
Sus,
Kaçırma.
Issız geceleri sever,
Aşk sözcükleri
Bir de mehtabı.
Çekinir,
Duymasın ister,
Kimsecikler.
Özeldir,
Anlayamazsın sen
Neler söylediğini, dalgaların.
Neler getirdiğini,
Alıp götürdüğü derinlikleri.
Bilemezsin sen,
Issız, karanlık gecelerde fısıldaşan sözcükleri
Hissedemezsin,
Göremezsin
Parıltıları yakamozlarda.
Duyamazsın mehtabın sesini.

Sen yaşamadın hiç ayrılıkları
Boğulmadın hiç yalnızlık denizinde,
Bilemedin, almadan vermeyi
Kara sevdaya düşüp, yüreğin çarparken
Soluksuz kalmadın hiç,
Olamazsın benimle…

Git,
Bırak beni
Uydurduğum,
Yalandan dinlediğim,
Romantik fısıltılarla kalayım
Sus
Ses verme sakın,
Ürkütme
Yalan sevdamı…

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Mayıs 2008 Perşembe 14:24:38
Ormanın içindeki
Tek başına bir ağaç gibi olamazsın...

Yaprakların temas etmeli başka dallara
Sen titredikçe
Onlar sallanmalı...

Muhabbetin olmalı
Kuşlar ve kelebeklerle

Dokunmalısın yerin yumuşak karnına

Mutlaka bir kökün
Taa uzaklara ulaşmalı
Uzamalısın göğe doğru
Hemen şuracıkta gibi bulutlar
Uzanmalı uzanmalısın...

Bil ki dost,
Yalnız kalamazsın...
Gecelerin hisli nefesi
Her sefer daha da üşütür seni...

Paylaştığın bir evde olsa
Bir minicik anda olsa
Sen dost,
Bütünüyle sırf sen kalamazsın

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Mayıs 2008 Pazar 02:29:29

 

BİR AŞK ÖNCESİNİN SIZISI

Ah yine mi gönlümde benim
kuş uçar yana yana
su akar döne döne?
Filizlerin yaralısı aşkların
sır-sınır tanımayan düşleri
yine mi sarmış teni
asmalarda sürgünlerin belalısı işlere?
Gizleyemem:
bir yanım duruşundan sığırcık
bir yanım bakışından tomurcuk...
Bilemedim nasıl oldu:
kayıp gitmiş yüreğimin yarısı
ardı sıra çiçeğine goncalandı büyüsü...
Dahası var:
talan olur, yalan olur
yeşermeden yolan olur diye diye
ötesini- berisini soramadım kimselere düşümün
yazılarım- sızılarım saklı kaldı içimde;
bir kez olsun duruşunu saramadan ölür isem
suç benim!
"Boşver!" dedim:
eli- günü düşünecek an değil
yaralanan benim canım kime ne;
dudağımda kıvılcımın irisi...
Korktuğum şu:
ürkütürsem kavuşamam, ayışığı kirpikleri incinir;
gücenirse barışamam, bu dert beni bitirir...
Kısacası:
yoncalara oyalanmış gözlerinde
usul usul uçuşan kelebeksi o gülüş
saçlarında esin kuşun yavrusuna
yuva yuva kıvırcık
sesler beni köşe- bucak huyuna...
Neyleyim ki:
şu ömrümde doyamadı hasretlerin sürüsü
gide- gele yol üstünde kanarım;
ne gurbette ne sılada duruldum
ona yanarım.
 
Nihat Behram

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
25 Mayıs 2008 Pazar 04:25:06

Gönül Borcu



bana gönül borcun var bu aşk`tan
sana göre bir tutam...
bana göreyse hiç yaşanmayan.
ben mi çıktım karşına?
kapattım mı gözlerini,
bakmasınlar diye bir başkasına.
gelmedin de "gel.." mi dedim
günleri yollarındamı tükettim,
senin gönül borcun var bana bu aşk`tan
sana göre bir tutam...
bana göreyse hiç yaşanmayan.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
25 Mayıs 2008 Pazar 22:29:21

Kıskansın



Ellerin ellerime değsin istiyorum.
Ve kıskansın deniz bizi...
Balıklar kıskansın, denizanası kıskansın,
Akıtsın zehrini sulara...
Dalgalar yücelsin gönlümüzde.
Ey gönül sende kıskan...
Gözlerim gözlerime baksın istiyorum
Sözlerin sözlerime, tenin tenime dokunsun istiyorum.
Sen de mi kıskandın ey rüzgar...
Sen de mi dokunmak istiyorsun tenime
Ya sen ey güneş, ısıtmak mi istiyorsun bedenimi
Ya gökteki yıldızlar... Kıskansın bizi,
Özlediğim aşka susuyorum ...
Nasıl da ağlıyor gökyüzü,
Nasıl da akıyor yağmur...
Kıskansın istiyorum her şey, herkes...
Seviyorum....
Ellerin ellerime değsin istiyorum...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Mayıs 2008 Cuma 03:11:42

 

Küsmek,  sevdanın yüreği itmesiydi, aşkın gönülden kopmasıydı, gözlerin gerçeği bir türlü görmemekte inadıydı, ellerin tenleri hissetmemesiydi ama neden...Sevmek ise, sevmenin en güzelini yaşattım ve yaşadım içten ve yürekten, sevdadan, yalan dolan olmadan, gerçek sevgilerin rıhtımından ödünç almadığım yaşanması gereken bir aşkla, okyanusların avuçlarından akan mavilerin mavisinde, akşamın göğsünde takılı dolunay’ın etrafına ince ince işlenmiş yıldız motiflerinin parlaklığında, senin tenin kadar sıcacık olan güneşin kollarında sevmiştim seni...Neden acaba gülmeni, gözlerini, tenini, aşkını, sevdanı, kısacası seni her halinle özlemek...Bir gülün dikenli dallarından tutmak gibisin şimdi..Bir yüreğe iki aşk konur muydu ki, sen bohçaya konup bağlanan kullanılmazlar gibi inatla sıkıştırıp durdun bu sevdayı...Eğer kulağıma usulca fısıldayabilseydin, ben yüreğindeki sevdamla aşkını terk ederdim ve sana çağlayan sevdaların baharlarında sığamayacağın kadar dört yapraklı çiçeklerin oynaştığı bahçeleri bırakırdım...Şimdi nerelerdesin, kiminle berabersin bilemiyorum...Aşkımı sana kendimden önce yollamıştım...Çünkü,  seninle buluşmak için kararlaştırdığımız sayfiye yerinde ki buluşmaya gelmeyeceğinden emindim..Yinede iki kişilik bir sevda ayarladım sana, çünkü bu sefer başka yüreklerin koynunda gelecektin buluşacağımız yere bana inat...Seninle olacak olan o ilk günkü buluşma, benim için ne büyük bir aşk olacaktı...Bilemezdin ki, o an seni seviyorum demenin ve yüreğimde değer verdiğim sevdana sarılabilmenin önemine zaman ayıra bilmeyi ama olmadı... Sevdaların içinde sevdaları yaşayamıyorsan yüreğinde, o ilk heyecanı tadamıyorsan uzaktan uzağa yaşadığımız gibi, yine beni aklına getirme ne olur, ben bir kez vuruldum kanı akan kan kuyularımın yüreğinden...Ölmedim, o ilk sevdanla bana verdiğin sevgiyle ayaktayım hala, ama perişanım, derbederim, mecnunum, neyler artık bu kırgın gönül aşk ile sevdayı söyler misin...
Umutsuzluk bile ne güzel bilirmisin, ikide bir umudu getirir bana...Ölüm ne büyük bir saçmalık olurdu ay yüzlü sevdalarım doğmasaydı...Ben, benden başkası değilim ki sen kimsin şimdi...Bilinmeyen bir aşktayım senden çok uzaklarda...Güneş küsse de umutları beklemek bahara muhtaç bir çiçek gibiyim, benim sevdalarım sevgiye susamış...Bir mucizenin sevdalara bırakacağı aşk, belki de yüreğimin kuytularında açacak bir tutam sevda...



Geçer mi bunlar hiç..Yaşadığım yerlerin köreldiği, bulutlara mahkum bir gökyüzü ve yok olmaya yüz tutmuş ben..Seher vakti tanıdık bir sokağı selamlarken sarhoş misali kırmızı çiçeklerin baharında, karanlıklarını söktüğüm yolumun üzerindeki kaldırımlardan senmi geçiyorsun şimdi, savrulurken saçların tokalarından kurtulmuşçasına..Sevdamın yarısı sendin, yarısı ayrılık bendeki, ay ışığında giderken iki yüzlü aşklar bilirmisin ki avuçlarına beyaz güvercin koymuştum, bakır tenli yaprakları boyarken siyaha..Sevda esintilerinin ayaz sabahlarında kapıyı çekip giden sen değilmiydin ki, gecelerin içindeki karanlığın gözlerini sana getirmiştim avuçlarımda...Anlatamam sevdamı sevdasız yüreklere, sen anlayamadıktan sonra..Varsın yüreğimde bahar kış olsun, sussa yüreğim kar akşamların ufkunda gönlümün hüzünleri katar katar olur...Sevdaların ölümü varsa eğer beyaz toprağın ışıklarında seni bende vurmak isterim, senin beni acımasızca vurduğun gibi..



Ama, sen hala gözlerimde güneş, dudaklarımda türkü, yüreğimde sevdasın... Erişemiyorum ki doruklarına uzatsam ellerimi okşasam tenini, koklayabilsem seni...Sen bedenimde sevdamsın, yollar uçsuz ve derin, dağlar yüksek ve hala karlı ama ben senin için aşar gelirim bir gel diyebilsen keşke...Ecel tarlam olsan sen, tebessümler içinde bahçende gül olur biterim, usanmaz bin asır beklerim geleceğini bilsem...Senden başka sevdayı yaşayabilmek, düşlerimin kırıntılarında acılara sığınırken yüreğim, uzat ellerini al götür beni de ne olur aşkının mavi semalarına, açarken sevdam gözlerini... Adın üç harfken senin, ben her şeydim, hem sevda, hem yürek, hem sevgi hatırlar mısın.. Göz pınarlarım seninle seviştiğim resmini okşar, seni hasretle sevdiğim günleri hatırlarken, yüreğimin sessiz çığlıklarını duyuyorum yüreğimin ta derinlerimden...Seni hala özlüyor ve seviyorum bilirmisin bilmem..
Bilmeni isterim ki, karanlık gecelerde önemli değildir yıldızları görebilmek, önemli olan gündüzleri görebilmektir yıldızları...Aşık olmak önemli değil, önemli olan ise bir ömür boyu sevebilmektir sevdiğini...Ve yine unutmayasın ki,  gidene kal demeyeceksin, gidene kal demek zavallılara, kalana git demek terbiyesizlere, dönmeyene dön demek acizlere, hak edene git demek asillere yakışır, melek yüzlüm...
Bu yazılarımı tekrar tekrar okumak istersen, sen sende iken oku, ama göz yaşlarını akıtmadan oku...Sakın yüreğini burkmadan, sevdan küllenmeden, diğer sevdalar koynunda yokken oku...
Ben seni  severken yürekli sevdim, yanlış ve korkak yüreklerde sevda aramadım kendime..Sahte gülüşlere yer yoktu sevdamda, ne kötülük tohumlarının gizemini çözebildim, ne de çiçeklerin bile zehirli olabileceği geldi aklıma...Yüreğim sevdasız şimdi, özlem çekmeye başlar hasretlik sen olmayınca yanımda...Ve, şunu da asla unutma ki, yaşadığım bu şehirde toprağın mezara benzediği bir yerden geçmeye kalkışsam, ölüm bana gülerken, gün batımlarında beyaz kefenlerin sevdamı sardığını görüyorum...Hoşça kal, küçücük yüreğinde kocaman kocaman aşklar çağlarken, her şey gönlünde sakladığın hayallerinin gerçekleşmesi için olsun...
Gözlerin kapalı düşlerken geçmişi, beni hatırlayabildinmi acaba....
Kerim Çolak
27.06.06/01.00

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
2 Haziran 2008 Pazartesi 17:36:36
AGLaMa HüZüN GüLü*~..

Kaldinmi yine kendinle bas basa Hüzün Gülü
Aratiyor mu gecen günün dünü
Yasamiyor sanki ölü...
Agliyor bu gece yine Hüzün Gülü

Yildiz gözlerde yine mi yas var..
Yine mi kalbini kirdilar....
Egme kaldir basini...
Aglama bu gece Hüzün Gülü

Biri var canim diyen...
Biri var Gülüm diyen...
Biri var halini bilmeyen...
Aglama bu gece Hüzün Gülü...
Sana kalkan Eller .......?????
Her gün kiran diller ......?????
Birak Allahin´dan bulsun...
Aglama bu gece Hüzün Gülü...

Canim dersin canin ciksin der...
Bikmaz sürekli hancerler...
Yeter artik vazgec sevmekten...
Aglama bu gece Hüzün Gülü....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
3 Haziran 2008 Salı 05:38:32

 
Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı
Beni sensiz bıraktın, beni sensiz bıraktın.

                                                Ümit  Yaşar  Oğuzcan
  

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
3 Haziran 2008 Salı 10:09:12

Gel Beraber Ağlayalım
  
Gel beraber ağlayalım sabah olmadan
Damla damla bir zehir karışsın kanımıza
İnsanları affedelim, yaşamayı sevelim
Sonra insan yaratıldığımıza zavallılığımıza
Gel beraber ağlayalım

Hatırla tekrarı, bir ömre bedel dakikaları
Gerçek olmayan hayallerimizi düşün
Biz de bir yerde insanız neyleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

O ayrılığın kederin hüküm sürdüğü
O zamanın ilerlemediği gecelerde
Söyle kime yalvaralım, kimi bekleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

Ne aradık, ne bulduk bu yeryüzünde
İnan sevdiğim bizi aldattılar
Sonunda yapayalnız kaldık neyleyim
Gel, dünya duruncaya kadar, ölünceye kadar
Gel beraber ağlayalım
  
http://www.siirkolik.com/siir/siirkolikler.asp?id=42

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
3 Haziran 2008 Salı 10:10:15
Bu şiir de Ümit Yaşar Oğuzcan`dan

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
3 Haziran 2008 Salı 20:06:55

YETİM SEVİNÇLİ AŞKIMIZ

Nasıl da unuttuk,
kimsesiz odalarda
işte vaktidir kendimizden kopmanın,
dediğimiz o sonsuzluk anlarının
bizi herkesten ayırdığını...

Nasıl da unuttuk,
mutluluktan,hazdan,sevinçten
daha çok bizi hayata bağlayan
o ıstırap dolu hayaletin,
o kara hülyanın
bizi herkesten ayırdığını...

Şimdi yetim sevinçli aşkımız
büyülenmiş,hayran kendine,
şimdi vakitsiz, belki çok geç, kayıtsız
kendine...
Atıyor tenini, tenindeki ruhu
atıyor,
kör ve iradesiz bir şehvetin ateşine...

CEZMİ ERSÖZ

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
4 Haziran 2008 Çarşamba 02:35:29

 

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

CAN YÜCEL
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Haziran 2008 Çarşamba 18:52:13

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Haziran 2008 Cumartesi 23:05:00

 

Güvercin Kanadında Sevmek

Bir telaştır
Sevmek
Ucu bucağı olmayan yüreklere
Kan kırmızı güllerin ekildiği...
Bir ürpertidir
Sevmek
Heyecanla titreyen gönüllere
Mavi buselerin iliştirildiği...
Bir tutkudur
Sevmek
Maviliklere
Nazlıca süzülen
Beyaz güvercinin
Kanadına sakladığı
Tılsımın keşfedildiği...
Ve
Ayrılıksa sonu
Bir hüzündür
Sevmek
Bahçesinde çiçeklerini
Yağmurumla suladığım
Dalından meyvasını
Ellerimle kopardığım....

Hürrem Yalçın

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Haziran 2008 Salı 04:43:28

 

Adın İçin...
Bir kenti
şafağın alacakaranlığında
terkedip gidişler gibisin
arkandan savrulan
sarı hüzün yapraklarıyla...

bu kenti sen yıktın
bu depremleri sen yolladın
öksüz çocukluğuma
-ki Freud için sadece bir istatistiktim (0-6 yaş grubu) -

o kentin korkunç uğultusunda yitirdim sesimi
yanıbaşımdaydın
aramızda şiirler
ve en hüzzam aşk şarkıları..

duymadın...

bir kenti şafağın alacakaranlığında bırakıp
gittin
ve
puslu bir griliğin çöktüğü
lodosla bulutların ansızın dağıldığı
o muazzam değişkenliğinde
bir kent nasıl çöker üstüme
bakmadın.

gittin...

kalsaydın sana bir çocuk anlatırdım oysa
metrekareye yüzlerce hüzün düşüren
kayıp ve ağlamaklı...
yalnızlık yazılı isminin yanına

kalsaydın
sana bir düş anlatırdım
çıldırtan bir sususuzlukta vaha olurken umut
deniz kızlarına olan düşsel bir aşk
ve sana yağmurlar anlatırdım

oysa benzemezdi sana yağmurlar...

ama gittiysen eğer
neden bu kente her gece
yağmur yağardı?

Şimdi bu kenti adın için bağışlıyorum
bazen kelimelere sığmaz anlatacakların
en sevdiğine bile kekeme kalırsın

ve şimdi bu kenti adın için bağışlıyorum...!

Özhan Hakan

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Haziran 2008 Salı 11:09:47

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Haziran 2008 Salı 11:10:03
Yaşamda herzaman uzanan bir el olması dileğiyle

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Haziran 2008 Salı 23:16:44

Ne Mümkün



Sevdam azgın bir ırmak gibi
Delice akar gider durdurmak ne mümkün.
Hasretim gökyüzü ile buluşmuş koca bir dağ
Azgında olsa ırmağın dağ ile başetmesi ne mümkün.

Hayallerim gecenin karanlığında
Denize vuran yakamoz gibi
Geceden sonra
Yakamozları yakalamak ne mümkün.

Canım tek nefes
Verilmeye hazır, hevesli gibi.
Cananım gökyüzüne çıkarttığım parlayan yıldız
Tek nefesin gökyüzüne ulaşması ne mümkün.

Gönül can gibi, ömür gibi
Zaman gibi
Verdikten sonra
Alabilmek ne mümkün...

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa