Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > SEVGİLİYE SON SÖZ

SEVGİLİYE SON SÖZ


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
31 Temmuz 2008 Perşembe 17:32:33
tşkler

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
31 Temmuz 2008 Perşembe 23:06:07

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
18 Ekim 2008 Cumartesi 02:53:58



Nasıl da zor senin için senden vazgeçmek. Buruk bir şarkısın kimi zaman dudaklarımda, kurumuş bir damla yaşsın bazen yanaklarımda.. VE sen çok uzaklarda bir hatırasın şimdi kapanmış sayfalarda... Söylenmiş sözlerimsin. Çok zor olsa da cesaretimi toplayıp söylediğim... Her kelimedesin sen ve aldığım her “olumsuz” yanıtsın bazen... Çekilmiş en büyük acılarım, bugüne kadar yaşanmış en güzel hatıralarımdasın!! Soğuk yağmur damlalarının her düşüşünde yüreğime dokunan tanelerdesin belki... Sevmeyi en güzel şekliyle yaşayan, delice seven bir yüreksin sen... Ve sevilmeyi en çok hak edensin... Hayallerimsin, umutlarımsın ve artık imkansızımsın...

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
19 Ekim 2008 Pazar 00:45:39

Eğer

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
22 Ekim 2008 Çarşamba 21:14:02
üzgünüm


sana uzanacak kadar uzun değildi kollarım...

biranlık hevesin olmaktanda,
yüreğinin ortasına kurşun sıkmaktanda,

uzak kaldım...
derken kalakaldım...

kollarımın arasında seni yüreğime çekerken, uykusuz sabahlarda kahrolmaya gidecek yolları da bulamadım...

uzak kaldım,
derken kalakaldım...

sende sus hiç bir şey söyleme, bozulmasın bu büyülü rüya... tadını çıkar demiştin ya, o kadar uzun kalamadım...

uzak kaldım,
derken kalakaldım...

üzgünüm rüyalarına girdiğim için...
üzgünüm içindeki sönmüş ateşi harladığım için...
üzgünüm bu kadar cürretle hayatına dalıp, ansızın geri çekildiğim için...

Hayretle izledim seni, daha önce görmediğim bir mucize gibi, sustum, kıyametim kopmalı mı şimdi?

uzak kalayım dedim, gözlerimi gözlerinden ayıramadım...

üzgünüm...

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
28 Ekim 2008 Salı 00:54:27

Ağla Yüreğim

Akşam olur
Bir başıma kalınca
Bu yerde...

Özlemin
Ateş olur..!
Dokunduğun her yerde
Kıvılcımlar saçar
Özlem ateşin
Yangınlara döner...

İçimde
Yıkılmaz sandığım
Dağlar erir
Ormanlar bir bir yanar.

Eğil başım
Sen..
Öne eğil....

Bunca yıldız varken
Gece neden karanlık olur
Sevdiğim.....

Kaybetmeyince
İnsan
Bilmezmiş
Elindeki nimetin kıymetini.

Ağla yüreğim kendi haline
Sen
Şimdi ağla..

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
28 Ekim 2008 Salı 00:56:49
Çocuk değiliz biz gemi azıya,
Alamayız demek ha...Öyle olsun !
Aşar boyumuzu rast gele suya,
Dalamayız demek ha...Öyle olsun !

Vermemiş devâsız derdi Yaradan,
Mecnun’un derdine Leyla’sı derman,
Seviyoruz diye âleme ferman,
Salamayız demek ha...Öyle olsun !

Attın gittin beni bir kor ataşa,
Vur sen de başını vur taştan taşa,
Yılda bir gün, bir kez senle başbaşa,
Kalamayız demek ha...Öyle olsun !

Öyle bir korktun ki düşmekten dile,
Aylarca çektirdin bin türlü çile,
Ne bugün, ne yarın mutluluk ile,
Dolamayız demek ha...Öyle olsun !

Hasta mı vefâ, öldü mü sadâkat,
Kalmadı mı yüreğinde hiç tâkat,
Senin de tek arzun saadet, fakat,
Bulamayız demek ha...Öyle olsun !

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
28 Ekim 2008 Salı 01:14:32

Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp ***ürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Ekim 2008 Salı 04:25:19

 

İsimsiz
  
Mevsimsiz bir gündü başladığında
Neyin başladığını dahi bilmiyorduk.
Adını koyamıyorduk olanların
Galiba adı yoktu yaşananların.
Kim görse ötekini değiştiriyordu yolunu,
O zamanlar kim bilebilirdi bu hikayenin sonunu.
Gün gün başlayıp
Zamanla artan bir hastalık gibiydi
Aramızdaki sağır sessizlik.
Gözlerimiz artan bir acıyı sarıyordu.
Farklı yönlere giden kavimler gibiydik
Gün günden uzaklaşıyorduk.
Yaralarını sorgulayan genç fidanlardık,
Sordukça yaralanıyor,
Yaralandıkça soruyorduk.
Geçit vermiyordu ılık rüzgarlara ruhlarımız.
Kurtulamıyorduk, çeliktendi zırhlarımız.,
Acı iz bırakıyordu, unutamıyorduk,
Aşkın kesik kolları vardı ve biz tutunamıyorduk.
Dağ göllerinde sahipsiz nilüferlerdik,
Ne yandan esse rüzgar dağılıyorduk.

Sevdiklerini kaybetmiş çocuklardık.
Savaş mahkumu esirler gibi bakışıyor,
Korkuyla yaşayan ihtiyarlar gibi susuyorduk.
Uzansak dokunacaktık,
Dokunamayacak kadar uzaktaydık.
Acılar virgüldü, mutluluklar nokta,
Biz ise kesik cümleler kuruyor,
Nokta koyamıyorduk.
İkimizde bir şeyler için direnmiştik
“Mutlu aşk yoktur” diyordu şair.
Ve kazanmanın kaybetmek olduğunu öğrenmiştik.

Şimdi acılarımız ve pişmanlıklarımız var,
Sarılması imkansız yaralarımız var.
Aramızdaki mesafe okyanuslar kadar.
 Erdem Yıldırım

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Ekim 2008 Salı 18:56:55
AşkKorku yakışmıyor aşklara
Deli bir cesaretin parıltısı olmalı,aşkın gözlerinde
Piramitlere son taşı koyan işçinin
ellerindeki ateş
gibi olmalı aşk Everest`in zirvesinde açacak kadar çılgın
Neruda`yı altüst edecek kadar büyüleyici
Ama bir gecekondu delikanlısının
Yılmaz Güney düşleri kurduğu bir gecenin sabahında
Sevdiğine sunabileceği bir çiçek kadar
mütevazi olmalı aşk
Dünyayı yerle bir edip,yeniden kuracak kadar
güçlü olmalı aşk

Ayışığı dinginliği yaşarken Babil`in asma bahçelerinde,
Birdenbire
Işık hızıyla koşmalı Spartaküs`ün çığlığına
Alpaslan ile at sürmeli Malazgirt ovasında
Fatih`in cehennem topları gibi dövmeli Bizans surlarını
Bir Ulubatlı Hasan yüreği taşımalı aşk

Gökgürültüsü gibi konuşmalı aşk,konuştuğunda
Tüm mezarları titretmeli suskunluğu
Ve genç bir volkan gibi yürüyüp
bütün gücüyle saldırarak
Ferhat`ın Demirdağ`ını eritmeli aşk

Ama
Suya inen bir ceylan gibi olmalı aşk
Yeni doğan bir kedi yavrusu güzelliğinde
İlk meyvesini veren bir elma ağacı sevincinde
Temmuz bahçeleri esrikliğinde olmalı aşk
Hanımeli kokularıyla başı dönmeli aşkın
Ve bin yıllık sevdalarla demlenmiş
sıcak bir çay tadında olmalı aşk
Okul teneffüslerinde
çocuk seslerinde duyulmalı aşk
Islak çimenlere çıplak ayaklarla basar gibi
Serin bir sabah rüzgarıyla ürpermeli aşk
Kör kızıllıklardan alıp güneşi,içine çekmeli aşk
Bir gül yaprağı
Üstünde
Bir çiğ damlası
Sepet sepet mutluluk,bağbozumu zamanları
Bayramlık ayakkabılarına sarılmış
bir çocuk rüyası olmalı aşk
Ama korkmamalı asla
Bir sunak taşında hançerin inmesini beklerken bile
Çelik mavisi olmalı aşk

Asırlar var ki, örselendi aşklar
Çamurlu Ortaçağ sokaklarına atılıp
Engizisyon mahkemelerinde yargılandı aşk
Batı Yakası Hikayeleri doğurdu aşk
Mecnun oldu kimileri Leylası uğruna
Cyrano`da canlandı üçüncü şahsın sevdaları
Kızkulesi`ne hapsettiler de aşkı,hiçe saydı ölümü
Don Kişot Dulcinea`sını aradı deliliğin sınırlarında
Ülkeler savaştı,tarihler yazıldı aşk için
Ama hiç bir zaman
Korku yoktu gözlerinde aşkın
Dimdik yürüdü darağaçlarına
Ve öldükçe yeniden doğdu aşk

İşte bu yüzden,yiğit olmalı aşk
Hiçe sayıp yürürken yasakları
bir adım önden gitmeli cesaret
Kan olurken bile gözyaşları
isyan bayrakları açmalı aşk
Ona en çok yakışan budur işte
Korkusuz olmalı ve öyle yaşanmalı aşk...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Ekim 2008 Perşembe 02:12:46

 

Çınar Gibi Olmalı

Sevgilin olmalı...
...yanında huzur bulduğun...
ayrı geçen anlarında onu düşündüğün
yada bir dostun olmalı... sen gizlice sevmelisin..
o bilmemeli nasıl sevdiğini...
aşık olmalısın delice...
özgürce..
korkmadan söylemelisin sevdiğini..
ve hiç kimse umurunda olmamalı
öyle bir sevmelisin ki...
bıkmalı ayrılıktan... onsuzluktan...
mutluluk olmalı birde...
senin gözlerinde başlamalı...
onun yüreğinde bitmeli cümleler...
düşünmemeli yarını... hep bugünde olmalı...
kaçırmamalı güzellikleri... mutlulukları...
öyle sevmelisin ki...
kelimeler yetmemeli onu anlatmaya..
neden sorularının cevabı hep ismi olmalı...
aşk olmalı... sevgi olmalı..
aşık olmalı... sevgili olmalı...
birde kaçmamalı... korkmamalı..
benim gibi olmalı...
senin gibi olmalı...
aşk sen... sen, ben olmalı..

aşk’n da... aşk’mda...
çınar gibi olmalı...

Alişan Yılmaz

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Ekim 2008 Perşembe 18:12:43
Nasıl AnlatsamSana nasıl anlatsam nasıl söylesem
Seni nasıl sevdiğimi nasıl özlediğimi
Yağmura hasret çöller mi desem
Güneşe hasret göller mi
Yıldıza hasret geceler mi desem
Şiire hasret heceler mi
Çocuk bekleyen analar mı desem
Memeye hasret bebeler mi
Ateşi bekleyen ocak mı desem
Hasretle açılan kucak mı
Sana nasıl anlatsam nasıl söylesem
Seni nasıl sevdiğimi nasıl özlediğimi
Anlar mısın sensizlikte neler çektiğimi

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
30 Ekim 2008 Perşembe 23:38:50

Bakışında belli olur

Gerçek sevdanın ateşi
Yakışında belli olur
Kederli gözlerin yaşı
Akışında belli olur

İlacı yokmuş sancının
Layıkı ol inancının
Merak etme yalancının
Bakışında belli olur

İyi gùnde menmun olun
Dost,ahpaptır sağın, solun
Yoldaşın gittiğin yolun
Yokuşunda belli olur

Kemiği yoğumuş dilin
Hayin kalbi nasıl bilin
Ak fikir kara tunelin
Çıkışında belli olur

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
31 Ekim 2008 Cuma 02:11:26

 

 

İyi gùnde menmun olun
Dost,ahpaptır sağın, solun
Yoldaşın gittiğin yolun
Yokuşunda belli olur



 

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
31 Ekim 2008 Cuma 19:26:56

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
31 Ekim 2008 Cuma 20:19:52

Sitem etmeyin
Sizlerden ayrı durmaz yüreğim,
Ben her gece sabaha dek sizleyim.
Her gece sizlere, güller veririm.
Sizi unuttuğumu sanıp,sitem etmeyin.

Uyur uyanık arası, başlar sohbetler,
Çaylar gider ardından, gelir kahveler.
Her dostu kapalı tanır bu gözler,
Sizi görmüyorum sanıp,sitem etmeyin.

Düğünlerdeyiz davet,edilme sekte,
Kimimiz çalar kimimiz, oynar mezdeke.
Gülüş cümbüş kaldırırız cenaze,
Görüşmüyoruz diye,sitem etmeyin.

Ne ulaşım derdi var,ne bahaneler,
Bize bakıp,kıskanıyor geceler.
Her şey beleş doganadek Güneşler,
Ben her gece sizinleyim,sitem etmeyin.

Akla hayale gelmez işler yaparız,
Tren yolun da sizle ava çıkarız.
Şeytan avlar,boş dönmez cin yakalarız,
Her gece bir macera,sitem etmeyin.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
4 Kasım 2008 Salı 03:00:56
ÖZNESİ BENDE GİZLİ….

Senle başlayan cümlelerin kurduğu bir uygarlığın çöküşüydü aslında bu aşk hikayesi.
Kelimeleri sana iliştirince, adına aşk diyorduk.
Sonbaharda dökülen kelimelerden şiir yaptık biz;
Okunası belki…….
Yaşanmamış mevsimler yan yana gelince cümle diyorduk.
Ve cümle alem biliyordu aslında,
Koskoca bir hayatı sonbaharda idam ettiğimizi…
Ve ben, sensiz cümlelerin lirik sokağında vurmuştum kendimi;
Mevsimlerden sonbahara beş kala……………

-II-

Cümle….
İçinde bir şeyler gizli.
Arasam bulamam –ki az gizlemiştim;
Uğraşırsan göresin diye,
Açık seçik gizli….

Cümle….
Yüklemi bile vardı aslında,
Ve yüklemiştim seni tüm yüklemlerime.
Belki sevgi yükü ağır gelmişti….
Hangi kelime bu yükü kaldıracak kadar sağlamdı ki?
Dolaylı anlatımlar vardı içinde-
Ki hiçbir tümleç dolaysız olmazdı.
Öznel bir anlatımı vardı belki,
‘Tanıştığımıza memnun oldum’ cümlesinin.
Oysa belirtisiz sıfatı oynarken ben bu kurulası cümlelerde;
Hangi küskün zamirle açıklayabilirdim ki seni?

Hiçbir cümle senle başlamamıştı!
Oysa yükleminde de sen vardın;
Zamirler seni taklit etse de..
Görünmeyen bir öznesi vardı tüm cümlelerin,
Ve benim di(n) :
Sen benim gizli öznemdin….
Hiçbir belirtisiz sıfat cümle kurmaya cüret edemese de! .....


-III-

- Merhaba! ...
- ……….!
- Şey! ... Gözlerin, ellerin……
- ……….!

- Susuyorsun! Neden? Konuşsana! .......

Oda boş!
Ve şizofren cümlelerin beyne tecavüzünün bilmem kaçıncı sahnesi….
Sanırım biz geçen sonbahar ayrılmıştık
Yok yok!
Belki beş sonbahar önceydi; sonbahara beş kala….

Siren sesleri,
Ve bir gömlek kolları arkadan bağlanan…….


Ve tamamlanmamış bir cümle!
Öznesi bende gizli…………..
?
  Yazarı Nejda N.İvanic tir.

Sırp asıllıdır.


Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
6 Kasım 2008 Perşembe 23:54:33

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
8 Kasım 2008 Cumartesi 04:09:25

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
8 Kasım 2008 Cumartesi 23:43:17

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa