|
| Gönderen | Mesaj |
|
20 Mayıs 2008 Salı
17:38:20
|
|
|
Harflerin Kumpası
Hayata yazmak için başladım satırlara Harflerin kumpasına düştüm, Anlayamadım... `SEN` dedi sustu birden Hayatın senle başladığını keşfettim Mavinin senle mavi Yeşilin senle yeşil olduğunu aynı zamanda Keşifler coğrafyası sürdü senle birlikte Ben tarihinide senle yazmak istedim aşkın Yaşamak istedim yani Kayıpları oynamadım hep buldum Bilmiyorum belki de buldum sandım, Anladım deyip anlamamak hayatı İçmeden sarhoş olma hallerim, Harflerin kumpasına düşüşüm hep bundan `SEN` deyip susma eylemi başladımı Harfleri fışkırtırdım içimdeki itfayenin yardımıyla Okuldan kalma bir alışkanlıkla sırtımda taşır oldum `SEN`den sonraki aşk sözcüklerini Harflerin kumpasındaki ben, Ortaya çıkan kelime hep aynı `SEN` Bitirmekte zorlandığım şiirlerden oldun Sonunu araştırdığım anlarda başına takıldım sevdanın Sen aşkın iki bin altı versiyonuydun En genç aşk cümleleri senin için Ve `SEN` diye düştüğüm kumpastan `SEN` diye çıkmanın çığlığı boğazımda Ama yutkunuyor susuyorum, Belki de susturuluyorum...
|
|
|
20 Mayıs 2008 Salı
17:45:50
|
|
|
|
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana Yürekten olsun
|
|
|
20 Mayıs 2008 Salı
17:57:42
|
|
|
yasak koydum gönlüme çalınmasın kapısı bilmedim yaşamadım yeşermesin sevdası alışır öksüz gönlüm sevdanın şen sesine yapamaz olur sensiz döner aşk delisine ya yeniden yanlızlık çalarsa o kapıya ne alıştır nede git kanatma bu yaraya yarım kalan yüregim dört bir yanıma hakim şaha kalkan duygularım yaşak bakışa hakim zincirli benlik suskun gönlüm bir kavanozda içte tayfun olsada şu deli sevdam şakin
|
|
|
20 Mayıs 2008 Salı
19:04:49
|
|
|
Sanal aşk dedikleri Ne ismi, ne adresi belli İş, okul, sorma sakın mesleğini Kesinkes üniversiteli ..
Atar bir isim, der ismim Ali Yaşını da doğru sözlemez ki Yirmi beşindedir her dem, olsa da elli Acaba bekar mıdır, evli mi Bekarım diyecek tabi ki Olsa da torun sahibi .....
Dostça başlar herşey önceleri, sizli bizli Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri .. Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri Aşık olursun sözlerine, o birtanesi En güzelidir şaşı da olsa gözleri .
Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki Görmek istersin şeklini, şemalini .. Gönderir katalogtan bir mankenin resmini .. Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli
O`da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki Her gece yanındayken, yoktur artık eseri O şimdi, yepyeni nik`li..
Tümüyle değiştirmiş kimliğini Sen günlerce bekle gelir belki Uğrar arada sana da canı istedimi Atar bir sürü geçersiz bahaneleri ...
Bilirsin, yalandır her kelimesi Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri .. Seninleyken bile başka masada aklı fikri Ya mesaj yazar ya, açmıştır msn`i ..
Sakın ha sakın sitem etmemeli Anında vurur en iğneli sözleri Ah sanal alem ah, sana ne demeli Seninle yaşanıyor aşk`ların en güzeli ....
Acılar senden gelir bal kaymak misali Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri Kimin eli kimin cebinde belli değil ki Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri Senin de ondan farkın ne ki ....
Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri .. Ah sanal alem ah, sana ne demeli Kabul eyle sitemlerimizi.......
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
06:02:30
|
|
|
YAZILAMAYAN ŞİİR
Gecenin içinden Bir şiir düşer kalemime..... Sevdamla başlar, Hüzün kokulu, Sitem dolu Ardı ardına satırlar... Yazamam... Okuyunca ağlarsın... Gözlerine kıyamam....
GÜLSEREN ONAY
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
14:47:51
|
|
|
|
Bana uzattığın bit buket sevgiyi almaya korktu ellerim.İlk defa titredi çekindi tutmaya o sevgiyi.Etraf buram buram sevgi kokarken benim için benim içim sanki buz kesti.dona kaldım birden niye böyle olduğumu bilmiyorum ama sevgi gözümü korkutmuştu.Sevgi her zaman acımı verirdi insana.İllakide bir parçasını alevler içinde yakar daha sonrada ardına bakmadan gidermiydi.Sevgi bu kadar
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
14:48:26
|
|
|
Zamanlama önemlimiydi ki aşkta.O kalbin habersiz misafiri değimliydi.Benide bu haliyle yakmadı mı?Beni eline alıp duvardan duvara vurup kalbimi kor ateşlerde yakıp daha sonrada kapanmayacak yaralar bırakıp giden o değilmiydi? Bunun için mi sevgiden bu kadar korkuyorum.Ben ki yasakları dinlemez,nerede imkansız şey varsa onu istemez miydim?Peki niye şimdi sevgiden kaçıyorum.Önceden ben onu kovalar bulmak için ne çabalar harcardım.Ya şimdi kapımın önünde duruyor ama kapıyı açmak için tereddüt ediyorum.İçeri girdiğinde yine üzülen ya ben olursam Dayanabilir miyim ki?bu darbeye kaldırabilir miyim? yeşil gözlü yarim devrime gerek yoktuı bu gönülde
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
16:36:43
|
|
|
SENİ ANLATIYORUM Yine beyazlar içinde doktorlar gibisin Benim ve senin, en sevdiğimiz En güzel beyazların içindesin Yine yüreğin sevgi dolu Yani, bembeyaz kalbim gibisin Ve incecik ipek yumuşaklığında ellerin var senin Bedenin kadar zarif ve narin Bir de gözlerin var; çimen yeşili Herkesi kıskandıran yeşilgözlerin Ve biliyor musun; ankaranın içinden esen tüm rüzgarlar O güzelim tel tel dalgalı saçlarını arar Her biri kendi halinde eser Ve sana ansızın dokunabilmek için Birbirleriyle yarışırlar. Her güzelliğinde bütünleşen, seni bana anlatan Bir adın var senin Ve bilmeni isterim; Ben seni, adın kadar çok sevdim.
Mükemmel bir kalbin var senin; Kimsenin dokunmaya cesaret edemediği Aşk kadar yakıcı, hayat kadar dolu, Ve zaman kadar akıcı, Bir yaprak gibi rüzgara direnen Her an tutku dolu bir sevgi arayan En güzel paylaşımlarda varolan Ara sıra durgunlaşan
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
21:11:24
|
|
|
Yağmur
Sen mavi gökyüzünde süzülen yağmur damlası Ben o damlanın peşinden koşan susamış çiçek Oysa ne çok çiçek varmış suya aç Sense benim son damlamdın Gidip kime yağacaksın.
|
|
|
22 Mayıs 2008 Perşembe
14:26:32
|
|
|
Genç bir adam kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti. Onu görenlerde bunu onaylamıştı. Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam genç adama doğru yürüdü ve :”Ne için senin kalbin benim ki kadar güzel değil “dedi. İşte tam o anda kalabalık ve genç adam yaşlı adamın kalbine doğru baktılar. Çok hızlı çarpıyordu fakat içinde çok fazla yara ve zaten çok az kalan boşluklarda çentikler vardı, onlarında üzeri keskin çentiklerle dolu idi.Yaşlı adamın yaşlı kalbinin çok acı çektiği belli oluyordu İnsanlar şaşırmıştı, yaşlı adam nasıl bu kalbin en güzel kalp olduğunu söyleyebilirdi. Genç adam gülerek”şaka ediyor olmalısın” dedi yaşlı adama” benim kalbim pürüzsüz mükemmellikte iken seninki gözyaşları ve acılardan oluşmuş yara izleri ile dolu” “Doğru” diye yanıt verdi yaşlı adam ” Senin kalbin mükemmel gözüküyor fakat ben asla yaşlı kalbimi senle değismem. O gördüğün her yara benim sevgimi verdiğim bir kişiyi gösteriyor, onlara kalbimin bir parçasını seve seve verdim onlarda kendilerinden bir parçayı bana verdiler bu yüzden bu parçalar benim verdiğim parçalara bazen tam uymadılar ve üstünde yada köşelerinde pürüzler oldu fakat ben onların her parçasını tek tek seviyorum , çünkü onların herbiri paylaşılan sevgileri , dostlukları bana hatırlatıyor. Bazen de sevgimin ve dostluklarımın karşılığını alamadım ,o kalbimin içindeki yara dolu boşluklarda bu yüzden ucu kıvrık bıçak gibi ve oldukça da acı verir, fakat hala boşturlar ve başka bir kalplerinde bana sevgi ve dostluklarını verebileceklerini böylece de bu boşlukları doldurabileceklerini gösterir ve benim hala o umutla yaşamamı sağlar. Şimdi söyle genç adam sence hangi kalp daha güzel ?” Genç adamın gözleri sevgi gözyaşlariyla dolmuştu Yaşlı adama doğru yürüdü ve kalbinden genç ve güzel bir parçayı dostça ona doğru verdi. Yaşlı adamı kalbinde hala bir çok boşluk vardı.Yaşlı adam gençadamın cömertçe verdiği kalbi dostlarının olduğu bölüme yerleştirdi, üzerine çentikler attı ve yerine bir güzel oturttu. Genç adam kendi kalbine doğru baktı artık eskisi kadar mükemmel ve pürüzsüz değildi ta ki yaşlı adam ona kendi kalbinden eski fakat güzel bir parça verene kadar. Sonunda genç adam ve oradaki kalabalık gerçek kalbin güzelliğini anlamıştı. Kalbi güzelleştiren onunla paylaşılan sevgi ve dostluktu. İçinde sevgi barındırmayan ve taşımayan hiçbir kalp gerçekten güzel olmazdı.
|
|
|
23 Mayıs 2008 Cuma
05:17:27
|
|
|
Sevmek ölmekle başlar Yapraklar kımıldıyor. Çok kımıldayanlar düşüyor. Sonbahar... Serin. İnsan kar yağınca değil, böyle çapkın, birden geliveren Sonbahar serinliklerinde yaşıyor soğuğu., üşümeyi.. Sonra hafif ateş yanaklarda... O ateşin öyle bir hâli var ki; insanı içine döndürüyor. Hayat sararırken, insan içindeki şöminenin başına çöküyor duygularıyla... Orada nostalji var. Sevgi var. Sevgi niye var? Niye hep hazır orada? Isıtmak için. Vefakâr sevgi... Sevgiyi dost edinmek. Sevgiyi çoğaltmak. Arkadaşları çoğaltır gibi. Yalnızlığı kovar gibi. Raflardan eski, sıcak bir kitabı, Tozlu ama sıcak bir kitabı çekip alır gibi... Özlenen dosta kavuşur gibi... Sevgi vefakâr... Şimdi buralarda içime dönük, onca sevgiye rağmen yapayalnız... Hüzünlere boğulmuş... Hem de sonbahar... Hem de yanaklarım üşürken... Gönlümün bir köşesinde sıcacık bir şömine., bir köşesinde Haykırışlar ki şiddetinden duyulmayan... Yorgunum... Bu ayrılıktan çok beklemenin, sabrın imtihanı... Yorgunum... Sevmek ölmekle başlar... Murat Başaran
|
|
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi
15:58:26
|
|
|
YÜREĞİMDE İZLERİN KALMIŞ OLSADA GERİDE BIRAKYIM TÜM ANILARI GÖZLERİME YAŞLAR GELİP DOLSADA SANMAKİ SENİN İÇİN O GÖZYAŞLARI SANMAKİ HERŞEY ESKİSİ GİBİ ARTIK SAYMIYORUM SENSİZ YILLARI BİR SELAM DAHİ BEKLEME BENDEN ÇOKTAN KAÇIRDIN SEN O FIRSATLARI BEN,SENİ GELİRSİN DİYE BEKLERKEN HAYATIM GEÇMİŞİMİN OLDU TEKRARI NE VARSA YAŞANMIŞ SENLE ESKİDEN KALMADI GÖZÜMDE FİLMDEN FARKI
SENSİZ KALMAK ZOR OLSADA SANA ELVEDA DİYECEĞİM,KORKUYORUM BEN KORKUYORUM BEN SONUNDA SANA HASRET GİDECEĞİM ADIM ADIM İZLERİNLE AŞKA KÜSKÜN SÖZLERİNLE AÇIK KALAN GÖZLERİMLE SANA HASRET GİDECEĞİM
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
02:05:41
|
|
|
SEN ORADASIN BİLİYORUM
bildiğim bütün şarkıların sözlerini unuttum
yüzümde
sevinç ve keder yan yana resim çiziyor
elim kolum bağlı
sessiz çığlıklarım duvarlardan geçmiyor
dokunsalar kırılacak cam gibi
sen oradasın biliyorum
ne zaman
sokağın köşesinde bir çingene
soğuğa ve kalabalığa aldırmadan
akortsuz
yaşlı ve yorgun sesiyle
eski bir aşk şarkısı söylese
en körpe dal gibi
sen oradasın biliyorum
sokak lambalarının aydınlattığı caddede
bir kadın çiçek uzatır
kışa inat bahar çiçeklenir elinde
yalnızlığın temel attığı kaldırımlardan
içlerinde sevgiyi büyütenler geçer
sahile vuran dalgaları duyarım
yazılmamış şiirler ve söylenmemiş sözler
cebimde, özlenen bahar gibi
sen oradasın biliyorum
bir rüzgar eser
son otobüsler geçer yanımdan
gece içimi ürpertir
terk edilişlerimi ve yalnızlığımı
bir köşeye bırakırım
eski fotoğrafların sararmış yüzleri kadar canlı
buz kesmiş ayrılıklar kovalasa da
beklenen şafak gibi
sen oradasın biliyorum
Atila IŞIK
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
12:42:53
|
|
|
Burdaydım
ben burdaydım hemde yüreğin kadar yakınındaydım. zaten hiç ordan da ayrılmamıştım. soğuk bir gecede ellerimi bıraktığın yerdeydim. ama sen yoktun güzelim, bir tarafım sayende yarımdı.. bir umudum vardı, o da yok şimdi.. evet, bir ekim gecesi acımasızca elimden alındı.... bir enkaz yığınından farksızdım artık. saçım sakalım bir birene karıştı, sigarayı da üç pakate cıkardım, güzel olan her şeye çizgi çektim, adına, sevdana şiir yazmayı da bıraktım kendimi yanlızlığa bıraktığım gibi.... ve gecenin en sarhoş saatlerinde haykırarak yemin ediyorum... bir daha böyle sevmeyeceğim diye.....
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
16:25:14
|
|
|
Aşk mı aslında bizi yoran şey sevgili..
İmkansız bir sevişme sahnesi canlanıyor her seferinde seni en yoğun hissettiğim zamanlarda. İmkansız diyorum çünkü biliyorum ki ulaşamam sana..
Dokunamıyorum sana. Her ne kadar hayal kursam da, hissediyorum desem de dokunamıyorum işte sana.. Öpemiyorum o tatlı dudaklarını.. Dokunduğum sadece kendi bedenim Ve senin yerine koymaya çalıştığım “Hayalet bir çift dudak, dudaklarımda hissettiğim”...
Yine de umutlar yaratıyorum polyanna misali.. Her şeye rağmen seviyorum seni... Her koşulda seveceğim biliyorum.. Sevmezsem ölürüm çünkü.. Korkum aslında ölümden değil.. Korkum sana tam anlamıyla sahip olamadan bu dünyadan ayrılmanın buruk acısından.. hani derler ya.. `gidersem gözüm arka da kalacak..` gözüm hep arkada kalmaya mahkum sanki...
“Başladığın yerde bitiyor benim için hayat, hayatın başladığı yerde de sen başlıyorsun...”
her şeye rağmen.. bunca yaşanan acılara rağmen.. olduğum yerde bekliyorum seni.... bekliyorum.. bekliyorum.. bekliyorum.. suskun, acılar içinde ve ölmeye razı bir idam mahkumu gibi.. ölmek için gönüllüyüm çünkü.. seviyorum seni... sonsuza kadar.. acılara katlanmak zorunluluğunu kabullenerek seviyorum seni..
“acıyı yaratan bizmiyiz. acıyan bir çift beden de, sürekli kanayan bir çift ruh.. ölmek isteği.. sonsuza kadar çığlık atmak hiç susmamak isteği.. haykırmak ve ciğerlerini, boğazlarını.. ses tellerini yerinden koparacak kadar çok haykırmak isteği...“
sesimi duyan var mıı! ! ! ...
içimde yankılanıyor sesim ve gelip tam ortasında patlıyor yüreğimin. canım çok yanıyor.. çok yanıyor.. çok yanıyor canım
|
|
|
29 Mayıs 2008 Perşembe
05:07:59
|
|
|
Gayrı Ne Gerek . Gönlüne giren, girsin; Yok bende o cesaret.... Dost kapısı açık ya, Gayrı başka ne gerek..... . 19/02/2005 Nesrin Göçmen
|
|
|
29 Mayıs 2008 Perşembe
16:50:29
|
|
|
KeŞKeLeRe "ELVEDA" DeDiM BeN!!!..... İçimden Gelmiyor Artık Senin İçin Ağlamak
İçimden gelmiyor artık senin için ağlamak. Senli hayallere dalmak gelmiyor işte ..Dualarıma seni katmayalı çok oldu .Rüyalarımdan da sildim seni .Ben keşkeler elveda dedim!
Al senin olsun,sevgin, aşkın... al senin olsun. Nasıl yaşamak istiyorsan, kiminle istiyorsan yaşa. Al senin olsun yaşamak istediklerin…
Bıraktım artık sevgini, bıraktım artık eskileri… Ve sildim anıları kafamdan, sildim yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı, birlikte ağladığımız günleri sildim Arkadaş olduğumuz günleri de sildim. Kilit vurdum anılara ve kapattım bir sandığa her şeyi. Kilidini de attım denize, bir daha bulmayayım diye.
Kızgınım sana, Kızgınım bu vurdum duymazlığına. Ve kendime kızgınım. Niye değer verdim, niye bende unutmadım, niye bu kadar güvendim diye, sen güvenimi boşa çıkarttın. Sana bıraktım sevgileri, sana bıraktım dostlukları ve sana hediye ediyorum. Yalnız yaşanıyorsa sevgiler, yalnız yaşanıyorsa dostluk, al kendin yaşa, paylaş tek başına. Yalnızlıksa tercihin, al senin olsun.
Yok saydım seni, bundan sonraki her baharı sensiz karşılayacağım. Her sonbaharda hüzünleri unutacağım sana inat. Bundan sonraki her yaza sensiz gireceğim, yine sevinçle. Ve her kışı sensiz yaşayacağım zemherisiyle... Geçerken her mevsim, sensizliğe üzüleceğim... Yinede bırakmayacağım sevinçlerimi. Ve sen bensizliğe alışmaya çalışacaksın.
Gidişin kalacak sadece aklımda ve o gidişle yaşayacağım sensizliği. Sensizliğe inat, sana inat, her günü yaşayacağım hiç olmamışsın gibi.
Al senin olsun gidişler... AL SENİN OLSUN HER ŞEY... keşkelere elveda dedim ben
|
|
|
30 Mayıs 2008 Cuma
04:22:25
|
|
|
İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ
İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerinden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına, daracık omuzlarına Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde Saçlarının yana düşüşüne, önleri bölen ikiliğe Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne yerleştir Yerleştir onu bir kentin parça parça alında tutuğun Kar taneleri gibi uçuşan Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen Sevdayı Ve köpüklendir Ve yaşlandır ki işte kaderi anlamasın Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten Öğrenmez ama öğretir mutluluğu Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli Var eden kendini birincisinden Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben simdi bir yabancı gibi gülümseyen Tanımadığın bir ülke gibi İçinde yamadığın bir zaman gibi Tam kendisi gibi mutluluğun Beni bekliyorsun Ve onu bekliyorsun beni beklerken
EDIP CANSEVER
|
|
|
2 Haziran 2008 Pazartesi
17:39:25
|
|
|
|
|
|
3 Haziran 2008 Salı
05:40:16
|
|
|
Kadın denilen kayıp kıtayı keşfe çıkan milyonlarca erkek, çoğu zaman eliboş döner açık denizlerdeki bu nafile seferlerinden ...Keşfettiğini sananlarsa bir sure sonra (belki birkac sene, belki birkac saat) ayak bastıkları kıtayı bambaşka bir iklime bürünmüş bulunca, Kolomb sendromuyla "Acaba yanlış kıtada mıyım " telaşına kapılırlar. Oysa genellikle kıta değildir yanlış olan; kaşifin kıtayı algılayış biçimidir ...Asgari topografya bilgisinden yoksun olusudur ... Kıta`nın bazen kaşife göre mevsim değiştirebilen, aynı anda birkaç iklimi bir arada yaşayabilen potansiyelini algılayamayışıdır ... güverteden karanın görünüşüyle, kıtadan kaşifin görünüşü arasındaki farkı kavrayamayışıdır. Bu pusula hatasından ötürü, kaç erkek olağanüstü bir keşfin kenarından dönmüştür, kaç kaşif, henüz keşfetmediği kıtaları yok sayarak gerçek yüzölçümünü bilmeden yaşadığı bir kıtanın kıyısında tüketmiştir hayatini kimbilir ? Ve kimbilir kaç kıta uzaktan gülümseyerek izlemiştir, çevrede kendisini arayan şaşkın kaşiflerin nafile turlarını ... Can Yucel
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|