Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > yeşilgözlüm ve dostluk

yeşilgözlüm ve dostluk


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
20 Mayıs 2008 Salı 17:38:20

Harflerin Kumpası


Hayata yazmak için başladım satırlara
Harflerin kumpasına düştüm,
Anlayamadım...
`SEN` dedi sustu birden
Hayatın senle başladığını keşfettim
Mavinin senle mavi
Yeşilin senle yeşil olduğunu aynı zamanda
Keşifler coğrafyası sürdü senle birlikte
Ben tarihinide senle yazmak istedim aşkın
Yaşamak istedim yani
Kayıpları oynamadım hep buldum
Bilmiyorum belki de buldum sandım,
Anladım deyip anlamamak hayatı
İçmeden sarhoş olma hallerim,
Harflerin kumpasına düşüşüm hep bundan
`SEN` deyip susma eylemi başladımı
Harfleri fışkırtırdım içimdeki itfayenin yardımıyla
Okuldan kalma bir alışkanlıkla sırtımda taşır oldum
`SEN`den sonraki aşk sözcüklerini
Harflerin kumpasındaki ben,
Ortaya çıkan kelime hep aynı `SEN`
Bitirmekte zorlandığım şiirlerden oldun
Sonunu araştırdığım anlarda başına takıldım sevdanın
Sen aşkın iki bin altı versiyonuydun
En genç aşk cümleleri senin için
Ve `SEN` diye düştüğüm kumpastan
`SEN` diye çıkmanın çığlığı boğazımda
Ama yutkunuyor susuyorum,
Belki de susturuluyorum...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 17:45:50
Arkadaşça, dostça bir selam gönder bana Yürekten olsun

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 17:57:42
yasak koydum gönlüme çalınmasın kapısı
bilmedim yaşamadım yeşermesin sevdası
alışır öksüz gönlüm sevdanın şen sesine
yapamaz olur sensiz döner aşk delisine
ya yeniden yanlızlık çalarsa o kapıya
ne alıştır nede git kanatma bu yaraya
yarım kalan yüregim dört bir yanıma hakim
şaha kalkan duygularım yaşak bakışa hakim
zincirli benlik suskun gönlüm bir kavanozda
içte tayfun olsada şu deli sevdam şakin

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 19:04:49

Sanal aşk dedikleri
Ne ismi, ne adresi belli
İş, okul, sorma sakın mesleğini
Kesinkes üniversiteli ..

Atar bir isim, der ismim Ali
Yaşını da doğru sözlemez ki
Yirmi beşindedir her dem, olsa da elli
Acaba bekar mıdır, evli mi
Bekarım diyecek tabi ki
Olsa da torun sahibi .....

Dostça başlar herşey önceleri, sizli bizli
Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri ..
Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri
Aşık olursun sözlerine, o birtanesi
En güzelidir şaşı da olsa gözleri .

Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki
Görmek istersin şeklini, şemalini ..
Gönderir katalogtan bir mankenin resmini ..
Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli

O`da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki
Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki
Her gece yanındayken, yoktur artık eseri
O şimdi, yepyeni nik`li..

Tümüyle değiştirmiş kimliğini
Sen günlerce bekle gelir belki
Uğrar arada sana da canı istedimi
Atar bir sürü geçersiz bahaneleri ...

Bilirsin, yalandır her kelimesi
Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri ..
Seninleyken bile başka masada aklı fikri
Ya mesaj yazar ya, açmıştır msn`i ..

Sakın ha sakın sitem etmemeli
Anında vurur en iğneli sözleri
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Seninle yaşanıyor aşk`ların en güzeli ....

Acılar senden gelir bal kaymak misali
Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri
Kimin eli kimin cebinde belli değil ki
Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri
Senin de ondan farkın ne ki ....

Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri ..
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Kabul eyle sitemlerimizi.......

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 06:02:30

 

YAZILAMAYAN ŞİİR

Gecenin içinden
Bir şiir düşer kalemime.....
Sevdamla başlar,
Hüzün kokulu,
Sitem dolu
Ardı ardına satırlar...
Yazamam...
Okuyunca ağlarsın...
Gözlerine kıyamam....

GÜLSEREN ONAY

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 14:47:51
Bana uzattığın bit buket sevgiyi almaya korktu ellerim.İlk defa titredi çekindi tutmaya o sevgiyi.Etraf buram buram sevgi kokarken benim için benim içim sanki buz kesti.dona kaldım birden niye böyle olduğumu bilmiyorum ama sevgi gözümü korkutmuştu.Sevgi her zaman acımı verirdi insana.İllakide bir parçasını alevler içinde yakar daha sonrada ardına bakmadan gidermiydi.Sevgi bu kadar

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 14:48:26
Zamanlama önemlimiydi ki aşkta.O kalbin habersiz misafiri değimliydi.Benide bu haliyle yakmadı mı?Beni eline alıp duvardan duvara vurup kalbimi kor ateşlerde yakıp daha sonrada kapanmayacak yaralar bırakıp giden o değilmiydi?
Bunun için mi sevgiden bu kadar korkuyorum.Ben ki yasakları dinlemez,nerede imkansız şey varsa onu istemez miydim?Peki niye şimdi sevgiden kaçıyorum.Önceden ben onu kovalar bulmak için ne çabalar harcardım.Ya şimdi kapımın önünde duruyor ama kapıyı açmak için tereddüt ediyorum.İçeri girdiğinde yine üzülen ya ben olursam Dayanabilir miyim ki?bu darbeye kaldırabilir miyim?
yeşil gözlü yarim devrime gerek yoktuı bu gönülde

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 16:36:43

SENİ ANLATIYORUM
Yine beyazlar  içinde doktorlar gibisin
Benim ve senin, en sevdiğimiz
En güzel beyazların içindesin
Yine yüreğin sevgi dolu
Yani, bembeyaz kalbim gibisin
Ve incecik ipek yumuşaklığında ellerin var senin
Bedenin kadar zarif ve narin
Bir de gözlerin var; çimen yeşili
Herkesi kıskandıran yeşilgözlerin
Ve biliyor musun; 
ankaranın içinden esen tüm rüzgarlar
O güzelim tel tel dalgalı saçlarını arar
Her biri kendi halinde eser
Ve sana ansızın dokunabilmek için
Birbirleriyle yarışırlar.
Her güzelliğinde bütünleşen, seni bana anlatan
Bir adın var senin
Ve bilmeni isterim;
Ben seni, adın kadar çok sevdim.

Mükemmel bir kalbin var senin;
Kimsenin dokunmaya cesaret edemediği
Aşk kadar yakıcı, hayat kadar dolu,
Ve zaman kadar akıcı,
Bir yaprak gibi rüzgara direnen
Her an tutku dolu bir sevgi arayan
En güzel paylaşımlarda varolan
Ara sıra durgunlaşan

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
21 Mayıs 2008 Çarşamba 21:11:24
Yağmur




Sen mavi gökyüzünde süzülen yağmur damlası
Ben o damlanın peşinden koşan susamış çiçek
Oysa ne çok çiçek varmış suya aç
Sense benim son damlamdın
Gidip kime yağacaksın.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Mayıs 2008 Perşembe 14:26:32

Genç bir adam kendi kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti. Onu görenlerde bunu onaylamıştı. Birden kalabalığı tam ortadan yaran yaşlı bir adam genç adama doğru yürüdü ve :”Ne için senin kalbin benim ki kadar güzel değil “dedi. İşte tam o anda kalabalık ve genç adam yaşlı adamın kalbine doğru baktılar. Çok hızlı çarpıyordu fakat içinde çok fazla yara ve zaten çok az kalan boşluklarda çentikler vardı, onlarında üzeri keskin çentiklerle dolu idi.Yaşlı adamın yaşlı kalbinin çok acı çektiği belli oluyordu İnsanlar şaşırmıştı, yaşlı adam nasıl bu kalbin en güzel kalp olduğunu söyleyebilirdi. Genç adam gülerek”şaka ediyor olmalısın” dedi yaşlı adama” benim kalbim pürüzsüz mükemmellikte iken seninki gözyaşları ve acılardan oluşmuş yara izleri ile dolu” “Doğru” diye yanıt verdi yaşlı adam ” Senin kalbin mükemmel gözüküyor fakat ben asla yaşlı kalbimi senle değismem. O gördüğün her yara benim sevgimi verdiğim bir kişiyi gösteriyor, onlara kalbimin bir parçasını seve seve verdim onlarda kendilerinden bir parçayı bana verdiler bu yüzden bu parçalar benim verdiğim parçalara bazen tam uymadılar ve üstünde yada köşelerinde pürüzler oldu fakat ben onların her parçasını tek tek seviyorum , çünkü onların herbiri paylaşılan sevgileri , dostlukları bana hatırlatıyor. Bazen de sevgimin ve dostluklarımın karşılığını alamadım ,o kalbimin içindeki yara dolu boşluklarda bu yüzden ucu kıvrık bıçak gibi ve oldukça da acı verir, fakat hala boşturlar ve başka bir kalplerinde bana sevgi ve dostluklarını verebileceklerini böylece de bu boşlukları doldurabileceklerini gösterir ve benim hala o umutla yaşamamı sağlar. Şimdi söyle genç adam sence hangi kalp daha güzel ?” Genç adamın gözleri sevgi gözyaşlariyla dolmuştu Yaşlı adama doğru yürüdü ve kalbinden genç ve güzel bir parçayı dostça ona doğru verdi. Yaşlı adamı kalbinde hala bir çok boşluk vardı.Yaşlı adam gençadamın cömertçe verdiği kalbi dostlarının olduğu bölüme yerleştirdi, üzerine çentikler attı ve yerine bir güzel oturttu. Genç adam kendi kalbine doğru baktı artık eskisi kadar mükemmel ve pürüzsüz değildi ta ki yaşlı adam ona kendi kalbinden eski fakat güzel bir parça verene kadar. Sonunda genç adam ve oradaki kalabalık gerçek kalbin güzelliğini anlamıştı. Kalbi güzelleştiren onunla paylaşılan sevgi ve dostluktu. İçinde sevgi barındırmayan ve taşımayan hiçbir kalp gerçekten güzel olmazdı.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Mayıs 2008 Cuma 05:17:27

 

Sevmek ölmekle başlar
 Yapraklar kımıldıyor.
Çok kımıldayanlar düşüyor.
Sonbahar...
Serin.
İnsan kar yağınca değil, böyle çapkın, birden geliveren
Sonbahar serinliklerinde yaşıyor soğuğu., üşümeyi..
Sonra hafif ateş yanaklarda...
O ateşin öyle bir hâli var ki; insanı içine döndürüyor.
Hayat sararırken, insan içindeki şöminenin başına çöküyor duygularıyla...
Orada nostalji var.
Sevgi var.
Sevgi niye var?
Niye hep hazır orada?
Isıtmak için.
Vefakâr sevgi...
Sevgiyi dost edinmek.
 Sevgiyi çoğaltmak. 
Arkadaşları çoğaltır gibi. 
Yalnızlığı kovar gibi.
Raflardan eski, sıcak bir kitabı, 
Tozlu ama sıcak bir kitabı çekip alır gibi...
Özlenen dosta kavuşur gibi...
Sevgi vefakâr...
Şimdi buralarda içime dönük, onca sevgiye rağmen yapayalnız...
Hüzünlere boğulmuş...
Hem de sonbahar...
Hem de yanaklarım üşürken...
Gönlümün bir köşesinde sıcacık bir şömine., bir köşesinde
Haykırışlar ki şiddetinden duyulmayan...
Yorgunum...
Bu ayrılıktan çok beklemenin, sabrın imtihanı...
Yorgunum...                                           Sevmek ölmekle başlar... 
                                                Murat Başaran

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
26 Mayıs 2008 Pazartesi 15:58:26
YÜREĞİMDE İZLERİN KALMIŞ OLSADA
GERİDE BIRAKYIM TÜM ANILARI
GÖZLERİME YAŞLAR GELİP DOLSADA
SANMAKİ SENİN İÇİN O GÖZYAŞLARI
SANMAKİ HERŞEY ESKİSİ GİBİ
ARTIK SAYMIYORUM SENSİZ YILLARI
BİR SELAM DAHİ BEKLEME BENDEN
ÇOKTAN KAÇIRDIN SEN O FIRSATLARI
BEN,SENİ GELİRSİN DİYE BEKLERKEN
HAYATIM GEÇMİŞİMİN OLDU TEKRARI
NE VARSA YAŞANMIŞ SENLE ESKİDEN
KALMADI GÖZÜMDE FİLMDEN FARKI



SENSİZ KALMAK ZOR OLSADA
SANA ELVEDA DİYECEĞİM,KORKUYORUM BEN
KORKUYORUM BEN SONUNDA SANA HASRET GİDECEĞİM ADIM ADIM İZLERİNLE AŞKA
KÜSKÜN SÖZLERİNLE AÇIK KALAN
GÖZLERİMLE SANA HASRET GİDECEĞİM

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Mayıs 2008 Çarşamba 02:05:41

SEN ORADASIN BİLİYORUM

bildiğim bütün şarkıların sözlerini unuttum
yüzümde
sevinç ve keder yan yana resim çiziyor
elim kolum bağlı
sessiz çığlıklarım duvarlardan geçmiyor
dokunsalar kırılacak cam gibi
sen oradasın biliyorum

ne zaman
sokağın köşesinde bir çingene
soğuğa ve kalabalığa aldırmadan
akortsuz
yaşlı ve yorgun sesiyle
eski bir aşk şarkısı söylese
en körpe dal gibi
sen oradasın biliyorum

sokak lambalarının aydınlattığı caddede
bir kadın çiçek uzatır
kışa inat bahar çiçeklenir elinde
yalnızlığın temel attığı kaldırımlardan
içlerinde sevgiyi büyütenler geçer
sahile vuran dalgaları duyarım
yazılmamış şiirler ve söylenmemiş sözler
cebimde, özlenen bahar gibi
sen oradasın biliyorum

bir rüzgar eser
son otobüsler geçer yanımdan
gece içimi ürpertir
terk edilişlerimi ve yalnızlığımı
bir köşeye bırakırım
eski fotoğrafların sararmış yüzleri kadar canlı
buz kesmiş ayrılıklar kovalasa da
beklenen şafak gibi
sen oradasın biliyorum

Atila IŞIK



Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Mayıs 2008 Çarşamba 12:42:53

Burdaydım

 
ben burdaydım hemde yüreğin kadar yakınındaydım.
zaten hiç ordan da ayrılmamıştım.
soğuk bir gecede ellerimi bıraktığın yerdeydim.
ama sen yoktun güzelim,
bir tarafım sayende yarımdı..
bir umudum vardı, o da yok şimdi..
evet, bir ekim gecesi
acımasızca elimden alındı....
bir enkaz yığınından farksızdım artık.
saçım sakalım bir birene karıştı,
sigarayı da üç pakate cıkardım,
güzel olan her şeye çizgi çektim,
adına, sevdana şiir yazmayı da bıraktım kendimi yanlızlığa bıraktığım gibi....
ve gecenin en sarhoş saatlerinde
haykırarak yemin ediyorum...
bir daha böyle sevmeyeceğim diye.....

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Mayıs 2008 Çarşamba 16:25:14
Aşk mı aslında bizi yoran şey sevgili..

İmkansız bir sevişme sahnesi canlanıyor her seferinde seni en yoğun hissettiğim zamanlarda.
İmkansız diyorum çünkü biliyorum ki ulaşamam sana..

Dokunamıyorum sana. Her ne kadar hayal kursam da, hissediyorum desem de dokunamıyorum işte sana.. Öpemiyorum o tatlı dudaklarını.. Dokunduğum sadece kendi bedenim Ve senin yerine koymaya çalıştığım “Hayalet bir çift dudak, dudaklarımda hissettiğim”...

Yine de umutlar yaratıyorum polyanna misali.. Her şeye rağmen seviyorum seni... Her koşulda seveceğim biliyorum.. Sevmezsem ölürüm çünkü.. Korkum aslında ölümden değil.. Korkum sana tam anlamıyla sahip olamadan bu dünyadan ayrılmanın buruk acısından.. hani derler ya.. `gidersem gözüm arka da kalacak..` gözüm hep arkada kalmaya mahkum sanki...

“Başladığın yerde bitiyor benim için hayat, hayatın başladığı yerde de sen başlıyorsun...”

her şeye rağmen..
bunca yaşanan acılara rağmen..
olduğum yerde bekliyorum seni....
bekliyorum..
bekliyorum..
bekliyorum..
suskun, acılar içinde ve ölmeye razı bir idam mahkumu gibi..
ölmek için gönüllüyüm çünkü..
seviyorum seni...
sonsuza kadar..
acılara katlanmak zorunluluğunu kabullenerek seviyorum seni..

“acıyı yaratan bizmiyiz. acıyan bir çift beden de, sürekli kanayan bir çift ruh.. ölmek isteği.. sonsuza kadar çığlık atmak hiç susmamak isteği.. haykırmak ve ciğerlerini, boğazlarını.. ses tellerini yerinden koparacak kadar çok haykırmak isteği...“

sesimi duyan var mıı! ! ! ...

içimde yankılanıyor sesim
ve gelip tam ortasında patlıyor yüreğimin.
canım çok yanıyor..
çok yanıyor..
çok yanıyor canım

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
29 Mayıs 2008 Perşembe 05:07:59

 
Gayrı Ne Gerek  
. Gönlüne giren, girsin;  Yok bende o cesaret....  Dost kapısı açık ya,  Gayrı başka ne gerek..... 
.
19/02/2005
Nesrin Göçmen

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Mayıs 2008 Perşembe 16:50:29
KeŞKeLeRe "ELVEDA" DeDiM BeN!!!.....
İçimden Gelmiyor Artık Senin İçin Ağlamak


İçimden gelmiyor artık senin için ağlamak. Senli hayallere dalmak gelmiyor işte ..Dualarıma seni katmayalı çok oldu .Rüyalarımdan da sildim seni .Ben keşkeler elveda dedim!

Al senin olsun,sevgin, aşkın... al senin olsun. Nasıl yaşamak istiyorsan, kiminle istiyorsan yaşa. Al senin olsun yaşamak istediklerin…

Bıraktım artık sevgini, bıraktım artık eskileri… Ve sildim anıları kafamdan, sildim yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı, birlikte ağladığımız günleri sildim Arkadaş olduğumuz günleri de sildim. Kilit vurdum anılara ve kapattım bir sandığa her şeyi. Kilidini de attım denize, bir daha bulmayayım diye.

Kızgınım sana, Kızgınım bu vurdum duymazlığına. Ve kendime kızgınım. Niye değer verdim, niye bende unutmadım, niye bu kadar güvendim diye, sen güvenimi boşa çıkarttın. Sana bıraktım sevgileri, sana bıraktım dostlukları ve sana hediye ediyorum. Yalnız yaşanıyorsa sevgiler, yalnız yaşanıyorsa dostluk, al kendin yaşa, paylaş tek başına. Yalnızlıksa tercihin, al senin olsun.

Yok saydım seni, bundan sonraki her baharı sensiz karşılayacağım. Her sonbaharda hüzünleri unutacağım sana inat. Bundan sonraki her yaza sensiz gireceğim, yine sevinçle. Ve her kışı sensiz yaşayacağım zemherisiyle... Geçerken her mevsim, sensizliğe üzüleceğim... Yinede bırakmayacağım sevinçlerimi. Ve sen bensizliğe alışmaya çalışacaksın.

Gidişin kalacak sadece aklımda ve o gidişle yaşayacağım sensizliği. Sensizliğe inat, sana inat, her günü yaşayacağım hiç olmamışsın gibi.

Al senin olsun gidişler... AL SENİN OLSUN HER ŞEY... keşkelere elveda dedim ben

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Mayıs 2008 Cuma 04:22:25

 

İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ

İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerinden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.

Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan çocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına, daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, önleri bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne yerleştir
Yerleştir onu bir kentin parça parça alında tutuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.

Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kaderi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.

Ben simdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken

EDIP CANSEVER

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
2 Haziran 2008 Pazartesi 17:39:25

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
3 Haziran 2008 Salı 05:40:16

 

 Kadın denilen kayıp kıtayı keşfe çıkan milyonlarca erkek, çoğu zaman
 eliboş döner açık denizlerdeki bu nafile seferlerinden ...Keşfettiğini
 sananlarsa bir sure sonra (belki birkac sene, belki birkac saat) ayak
 bastıkları kıtayı bambaşka bir iklime bürünmüş bulunca, Kolomb sendromuyla
 "Acaba yanlış kıtada mıyım " telaşına kapılırlar.
 
 Oysa genellikle kıta değildir yanlış olan; kaşifin kıtayı algılayış
 biçimidir ...Asgari topografya bilgisinden yoksun olusudur ...
 Kıta`nın bazen kaşife göre mevsim değiştirebilen, aynı anda birkaç
 iklimi bir arada yaşayabilen potansiyelini algılayamayışıdır ...
 güverteden karanın görünüşüyle, kıtadan kaşifin görünüşü arasındaki
 farkı kavrayamayışıdır.
 Bu pusula hatasından ötürü, kaç erkek olağanüstü bir keşfin kenarından
 dönmüştür, kaç kaşif, henüz keşfetmediği kıtaları yok sayarak gerçek
 yüzölçümünü bilmeden yaşadığı bir kıtanın kıyısında tüketmiştir
 hayatini kimbilir ?  Ve kimbilir kaç kıta uzaktan gülümseyerek
 izlemiştir, çevrede kendisini arayan şaşkın kaşiflerin nafile turlarını
 ...
 
 Can Yucel

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa