Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > ««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»

««««Bir Yeraltı Nehrini Beklerken»»»»


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
3 Mayıs 2008 Cumartesi 11:09:50

Sana Bir Sevda Getireceğim



sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına
burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi
aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere
bekle
sevdasına kurban olduğum
simdi sisler çökmüş yüreğime
karlar yağar düşlerime
hele bir bahar gelsin
dallar tomurcuk versin
iste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular
güvercinler uçuracağım senin göklerine
sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan
güneş doğacak kaf dağından
geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle
sessiz olmayacak
sana yemin gözbebeğim
artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak
bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan,
kederden yana
ben saçının bir teline sevapları satmışım
kalbinin her kösesine geçmiş gelecek
yıllarımı yazmışım
senin ırmaklarında yaşanacak en büyük
günahlar
şu bulutlar bir dağılsın
nerde olduğumuzu bilelim
dudakların kadehler de dudak izlerimi
aramayacak
hele dönsün su mevsim
bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda
gidecek kulaklarımızdan
bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana
kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak
böyle mühürlü olmayacak dudaklarım
sen yüreğimde sır değil, sözcüklerimde
yangınım olacaksın
bu sevda böyle sürgünlerde, böyle tutuklu
kalmayacak bi’ tanem
bekle sevdiğim
fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan
yollar, karlı dağlar
göçmen kuşlar dönsün yuvaya
bu havanın nemidir bi’ tanem
sen nisan yağmurlarına sakla sevdayla
yanan bedenini
baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar
istemem beni böyle perişan, böyle çaresiz
göresin
bahara bıraktım umutları
bir yeşersin su menekşeler, sümbüller
iste o zaman değmeli gözlerin gözlerime
iste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe
yaprağına
iste o zaman bir sevda getireceğim sana
sırılsıklam

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
3 Mayıs 2008 Cumartesi 11:14:14

Aşk

 

Biliyor musun benden bir şeyleri anlatmamı istediler ve ben de seni anlatmaya karar verdim. Bakalım beğenecek misin. Ne olur bana kızsan bile çıkıp gitme hayatımdan. Biliyorsun beni, sensiz olmuyor. Şimdi ise sadece dinle...
Herkes bu güne kadar onu anlatmaya çalıştı ama nedense kelimeleri yarı yolda kaza yaptı. Çünkü hep yolun yanlı tarafından başladılar yolculuğa bu düşsel dünyada.
Aslında ben de nerden başlayacağımı bilemiyorum ama sanırım en doğrusu şu kelimelerle olur...
O hiç beklenmedik bir anda çıkar karşınıza. O kadar ani yakalar ki sizi neye uğradığınızı şaşırısınız. Ne kadar kaçsanız da o sizi kovalar durur. Sonbaharda dökülen bir yaprağın parça parça olmasıdır bazen, elinizden sadece ağlamak gelir onun rüzgarda sürüklenişini izlerken.
Bir mucizenin başlangıcı oluverir. Damarlarınızda dolaşan kan gibi hayat verir size en umutsuz anınızda ama belki de sonradan, verdiği canı fazlası ile alır gider uzaklara, karışır karanlığa, bul bulablirsen...
Ama hayatınıza girdi mi bir kere, onsuz olmaz bir daha. Ne kadar acıtsa da batmamaya başlar bir süre sonra. Alışırsınız varlığına,kopamazsınız. Bir bakmışsınız vazgeçilmeziniz olmuş...
Ve yanlızlığın ta kendisidir o aynı zamanda da yanlızlığınızı paylaşandır. Nedense onun adı aşktır...

 
http://null/hikaye/yazarlar.asp?id=77 http://null/hikaye/hikayeler.asp?id=77

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
4 Mayıs 2008 Pazar 19:50:18

Eşsin yüreğime!
Hayal bile edemiyorum sorumlu dünlerimin sorunsuz yarınlar armağan edeceğinden.
Benim yarınlarımın, dünlerime benzemesinden korkuyorum.
Öyle büyütürüm ki seni gözümde, çektiğim derttendir belki de.
Her tercih bir kaybediş. We her kaybediş, bir yeni başlangıç.
Çaresizce kanayan yüreğimi saklamaya gerek yok. Neyim war ki utanılacak?
Hiç! Ne mutlu bana. Hem öyle tokum ki acılara, yaralı yüreğim kan rewan
Her şeyin başı inanmak değil mi?

Mutluluk oyunum bu benim. biliyorsun. Çok mutluyum bu halimle görüyormusun?
Düşler düş olarak kalmaya muhkum, kördüğümler çözümsüzlükte asılı şimdi.
Ağlıyorum, uzaktaki yaşanmışlara ağlıyorum bana.
Yine aldatmasın seni görüntüm bakma böyle karanlık durduğuma bu ben değilim
Her zaman her an aydınlık yanım sensin benim..

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Mayıs 2008 Salı 02:42:29

 

Aşk denizdir, ve insanların bir çoğu bir gün bir şekilde denize girerler, bir çoğuda denizi görürler, ama illaki bütün insanlar da deniz hakkında mutlaka bir gün bir şekilde bilgi sahibi olurlar, ve hepsi denizi, girebildikleri, öğrenebildikleri, tad alabildikleri, farkedebildikleri kadar bilirler, ancak deniz her yerinde aynı değildir, kimi yerleri sığ, kimi yerleri derin, kimi yerleri sakin, kimi yerleri dalgalı, kimi yerleri fırtınalı, kimi yerleri ölü kadar durgun, ama her bir şekilde de güzeldir, çünkü denizler bütün bu tanımlarıyla da resmedilmeye değer bulunmuşlardır.

Artık denizden her kim, ne şekilde nasibini almışsa, ancak o kadar bahsedebilir, ama denizi her insan mutlaka bilir, ve kimsenin kendi gibi bilmediğini düşünür, sonuçta deniz güzeldir, insanları çeker, yüzdükçe yüzmek, daldıkça dalmak, seyrettikçe seyretmek, onun engin maviliklerinde düş olup kaybolmak istersiniz, deniz hakkında bildiğiniz, keşfedebildiğiniz kadardır, ve her insan için aynı denizden bahsedemeyiz tabi ki, işte ben böyle düşünüyorum, tanımlamam gerekiyorsa cevabım, aşk denizdir. Ancak böyle olduğunda, yeryüzündeki insanların sayısı kadar, ayrı ayrı tanımlanıp ki bu tanımlar birbirine tamamen zıt duygulardan tadlardan da bahsediliyor olabilir ama yinede aynı şeyden denizden yada aşktan bahsediliyordur.

2004


y.



Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Mayıs 2008 Salı 02:45:35

 

 

Nöbet Tutar Gibi

Nasılsan öyle sevdim seni
Kötüydün kimi günler, kötülüğünü sevdim
İyiydin, iyiliğini
Yüz çevirmedim bir gün bile
Yanında oldum günah işlerken de, tövbe ederken de
Ve neyim varsa verdim
Seni ben, tanığımdır bu şiirler
Nöbet tutar gibi sevdim


İsmail Uyaroğlu

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Mayıs 2008 Salı 03:12:32



Bu Gece Sadece Ağlamadım
 
çok üşüdüm
bir çok umut yaktım
ama yine de üşüdüm
 
bu gece sadece ağlamadım
ismini fısıldadım sessizce
haykırdım ismini gece de
üzdün bu gece yine sensizliğinle
 
bu gece sadece ağlamadım aynaya bakdım
ışıkları söndürdüm
bir mum yaktım
yağmurda dans eden aşklara baktım
aradım ama bulamadım
 
bu gece sadece ağlamadım
gece de sığındım gölgeme
ona haykırdım ona ağladım
aynaya baktım
gözyaşlarımla ıslandım
 
kendime vardım
sana vardım
bir adım kalmıştı ki
korkup kaçtım
sen ve anılardan
 
bu gece sadece ağlamadım
gün gibi idin
yeniden başlayacağına emindim
kahkaha attım
güneş doğdu
sabah oldu
sen başladın


Dilek Hokkaömeroğlu

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
6 Mayıs 2008 Salı 13:28:08
Bazı Gerçekleri Gözümüzün Önünde Tutmak Lazım
Bazı Gerçekleri Görmeyenlerin Gözüne Sokmak Lazım
Bazı Gerçekleri başka Yalanlarla Kapatmamak Lazım
Biraz Daha Duyarlı,
Biraz Daha Bilinçli Yaşayın
Gerçeklere Gözlerinizi Kapatmayın..

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
9 Mayıs 2008 Cuma 19:23:11

Bir Denizfeneri.. Okyanusla sonsuza dek komşu. Okyanusun mu ona daha çok ihtiyacı var yoksa, denizfeneri mi okyanus için vazgeçilmez bir sevgili?

Gündüzleri, denizfeneri isyanlarda... Çünkü yanıbaşındaki biricik sevgilisi gözlerinin önünde güneşle ihtirasla sevişmekte. Hep gece olsun ister, sevgilisi ona kalsın, yalnız onda bulsun gecedeki renginin güzelliğini... Denizfeneri, küçücüktür okyanusa göre ama güneşin aşkından daha büyüktür aşkı okyanusa...

Geceleri ise denizfeneri, mutluluklar peşindedir, gecenin esrarengiz sessizliğinde. Her ışık turunda çıldırır denizfeneri zevkten, adeta danseder okyanusun en uzak noktalarına uzanarak. Daha gerçektir denizfeneri, gece sadece o ve okyanus vardır sınırlı görüş gizliliğinde.

Gündüzleri denizfeneri bir hiçtir bütün aldatmalara şahit olarak. Güneş ise gece olunca bu hissi göremez.. Gece, denizfeneri ile okyanusun aşkının dansedişine güneş şahitlik yapmaz..

Gün bitiminde ve başlangıcında teslim ederler sevgili okyanuslarını birbirlerine güneş ve denizfeneri.

Güneşin okyanusla arasına giren bir engel vardır kimi zaman, bu işkencedir güneşi küçülten. Bulutlardır, bu hain, gündüz aşkında güneşe okyanusu göstermeyen. Güneş ise tüm gücüyle savaşır okyanusa ulaşmak için. O kadar yaklaşır ki, bulutlara bulutlar, yoğunlaşır, yoğunlaşır ve gökyüzü ağlamaya başlar okyanus hasretinden hesapsızca titrer.

Okyanus bütün damlaları özlemle kucaklar, her damla onu güneşine daha çok yaklaştırmaktadır. Gökyüzü ağlar, ağlar ta ki son damlası bitene kadar. Okyanus damlalarla büyür büyür büyüklüğüne daha hacim katarak aşkının sevgi damlalarıyla. Bilmezdi okyanus, her yağmurla sevgisini ona iletmek isteyen bir güneşinin olduğunu. Her yağmur yağdığında okyanus kızar güneşine gündüz onu terkettiğini düşünür, hırçınlaşır, dalgalanır öfkesinden bilemez güneşinin ona ulaşmak için savaştığını.

İntikamını denizfenerinden alır okyanus, onun neden gündüz sevgilisi olmadığını defalarca kamçılayarak sorar denizfenerine. Dalgalarını büyütür, cevap alamayınca denizfenerinden.. Denizfeneri onu teselli edemez, çünkü o sadece gece vardır gerçek gecededir onun için. Ağlayamaz denizfeneri, ağlamayı deliler gibi istesede, gözyaşları yoktur, ulaşmak istesede ulaşamaz gündüz sevgilisine. Çaresizdir denizfeneri, sadece bir dilek geçirir içinden rüzgarâ yalvarır "bulutları kaçır buradan" diye,güneşin çıkması sevgilisine sevgi dolu ışıklarını göndermesini diler.

Okyanusunun mutluluğunu ister hesapsızca... Çünkü tek mutluluğu budur denizfenerinin. Ağlayamaz, gündüz ona ulaşamaz, konuşamaz hislerini okyanusuna. Her okyanusun sahilinde bir denizfeneri vardır. Her gece denizfenerleri gemilere okyanusa olan aşkını haykırırlar, ümitsizce, yarınlarını hiç düşlemeden...Ve her gece hikayelerini anlatmak için gemileri beklerler sonsuz gecelerde...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Mayıs 2008 Cuma 23:02:11

 

Bir deniz feneri

etrafında deniz

bir kızkulesi

etrafında deniz

her ikiside aşıkları hatırlatır aşklara, hem yalnızdırlar hem birbirinde

kızkulesinin öyle bir lüksü pek yok misafirleri çok

ama denizfenerleri

bir denizfeneri

ne zaman

ve nerede olsa

kucak açar aşıklara

sarar

sarmalar

denizfenerleri sırdaştırda aynı zamanda

kim bilir kaç aşkı saklar durmadan dönüp duran ışığında

onun yalnız ve mağrur duruşu, şikayeti olmayışı yalnızlığından

ve vazgeçmeyişi yolculara yol bulmada

onu

güvenilir kılar aşıklara

bu yüzden

 aşklar

ve de aşıklar

hikayelerinde

hep bir denizfeneri saklar

o aşkların ve aşıkların sessiz şahidi olmuştur hep

etrafını saran denizin güvencesinde

o

aynı zamanda sessiz bir liman

maviler içinde

 

yasmin.

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
17 Mayıs 2008 Cumartesi 04:13:32

 
Bekle beni mutluluk Bekle beni mutluluk, ben gelecegim. Ne olursa olsun bekle. Ben mutlaka gelecegim. Dik yamaclardan kivrila kivrila da gelse sana yollar, asip gelecegim. Dedim ya, bekle beni, mutlaka gelecegim. Goz gozu gormez de olsa yollar tipiden, sen merak etme, ben gelecegim. Ben usumem Mutluluk, ben usumem. Yorulmam da ustelik. Hatta sIkâyet bile etmem ne soguktan ne de yorgunluktan. Bir kusun kanadinda gelirim belki, belki de bu ruzgârin etegine tutunur gelirim. Ama gelirim ben Mutluluk, gelecegim. Sen oyle kal, sen oyle ferah, oyle serin kal. Sen oyle dort yaprakli yonca olarak kal, ben bulacagim seni. Geldigimde yanina, guller acacak yuzumde gozlerimde. Sen nadide bir inci tanesi olarak kal, bekle beni. Derinlerde ol, ama icin, derinlerin hep ferah olsun. Ben gelip cikaracagim seni. Cikarip seni, boynuma, gogsume, tam da yuregimin uzerine asacagim seni. Ben gelecegim, bekle beni. Gozlerinde bir gulumseme bulacagim geldigimde, sen o zaman bak benim halime. Gozlerin guldugunde mutlulugun aksini bende goreceksin, bekle beni. Bu gunler sana gebe Mutluluk, sana gebe ve dogum cok yakin. Ben gelecegim, ne olursa olsun gelecegim. Ne olursa olsun bekle beni. Cok beklettim belki seni, beklerken usuttum de hatta. Ama Mutluluk, sen korkma, ben gelecegim. Dedigim saatte orada olamadim, geciktim randevuma. Ama geliyorum, mutlaka gelecegim senin engin denizine kendimi birakmak uzere. Cicek acmis dallarin arasinda olmadi yolculugum, tipiye tutuldum yolda. Mevsimsiz oldu tipi ustelik. Ama olsun be Mutluluk, olsun bakalim. Nereye kadar tutabilir ki beni, ne kadar daha oyalayabilir ki. Dedim ya, goz gozu gormez oldu bir ara, yuvarlandim sanki bir yamactan. Belki ben bastigim yere dikkat etmedim, belki bastigim tas donuverdi iste. Karanliga yuvarlandim bir gece vakti. Sendeledim belki sonra, ayaklarimin ustune basarken acidi yaralarim. Paralanmis elbiselerim camur icinde belki simdi, aciyan yerlerimi de duymaz oldum artik. Tum derim nasir tuttu, ne soguk dokunuyor simdi bana, ne de yuzume carpan ruzgârin o keskin kenari. Bir zirh gibi giydim ustume bu kalin kabugu. Ama icim sicacik be Mutluluk, ama icim yumusacik seninle. Sen varsin ya icimde icim ne kadar sicak bir bilsen. Iyi ki bu dunyada sen varsin Mutluluk. Iyi ki varsin. Hayalin dahi kocaman bir umut, dunyami isitan, gunes kadar buyuk bir sicaklik varligin. Hasan Demirpaz 
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Mayıs 2008 Pazartesi 18:47:37

Hayalin dahi kocaman bir umut, dunyami isitan, gunes kadar buyuk bir sicakliktı varligin.

ihanet edene kadar cennet gözlüm

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Mayıs 2008 Pazartesi 19:37:21

Elini Yüreğine Koy


Kaldır kafanı bak, beni göreceksin
Sağında ya da solunda.
Sakın göremedim diye üzülme.
Elini yüreğine koy,
Bir daha bak etrafına,
Yanında olduğumu hissedecek,
Göreceksin, duyacaksın beni,
Çünkü;Bende elimi yüreğime koyduğumda,
Seni görüyorum nereye baksam,
Sesini duyuyorum her an.
Beni özlersen, dayanamıyorsan,
Koy elini yüreğine, bak etrafına...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 17:33:37
Kalbim sanki kavgalar,
Aşklarla yoruldu,
Bir öfke ve bir isyan,
Bir hırstır gidiyordu
Yabancıydım kendime,
Sevgi bedenimde
Yalnızlığı örüyordu
Bir hasret acısında
Bir an kendimi gördüm
Bakışım bencil gibi
Oysa insancıl özüm
Bin umut çiçek açtı
Sanki gözlerimde
Yarınlara dostça güldüm
Artık bir başka duygular
Bir başka dünya insanlar gerçek yolunda
Hoşgörüyle mutluluk var yanımda
Duygular yüreğimde
Yıllarca boğuştu
Artık o deli nehir
Denizlerde duruldu
Geçip gitti fırtınam
Rüzgar meltem oldu,
Yağmur oldu, güneş oldu


Aşkı tam kendine göre
Çok güvendi bu kendine
Aklımı karıştırıyor
Dört yanımda döne döne
Ne derse hiç anlaşılmaz
0 haklıdır, tartışılmaz
Eh ben de biraz sevmesem
Vallah billahi uğraşılmaz
Üç lafının bir yerinde
Bir sözü de ingilizce
Ben aşkta bunu kabul etmem
istemem tercüme
Yavaştan gel canım azar azar
Azı karar çoğu zarar
Benim şaşkın gönlüm gezer tozar
Çok uğraşma beni bozar


Konuşmaya lüzum yok, kelimeler yorgun
Hayallerimiz solmuş, çıkış yok
Kurtarmaya çalıştık, karanlığa sığındık
Batan bir gemideyiz, kaçış yok
Yüreğim elinde sevdiğim, ne yapsam faydasız
Unutma bu ayrılık benim için de zamansız
Düşünmeye gerek yok, hatıralar yorgun
Çıkmaz bir sokaktayız, dönüş yok
Kurtarmaya çalıştık, karanlığa sığındık
Batan bir gemideyiz, kaçış yok
Yüreğim elinde sevdiğim, ne yapsam faydasız
Unutma bu ayrılık benim için de zamansız
Ver günahları, gel al umutları
Hemen git, n`olur git, yeter ağlattığın
Sil rüyaları, yırt at anıları
Hemen git, n`olur git
Bu son veda artık


Bekleyelim de görelim bakalım
Önce kim kimi unutacak
Dilersen anıları yakalım
O zaman yerine anı yapılacak
Ama bana kalırsa yazık olur
Kaybetmek kolay, kazanmak zor
Yine de sen bilirsin, buyur seç
Teklif var, ısrar yok
Haydi yine arı gibi çalış gönlüm
Bitip başlamaya alış
Onun daha çok yolu var
Sen yine zamanla yarış
Birileri yolda kalır
Birileri yol alır; kanun bu
Her insan kaderiyle gelir dünyaya;
Malum bu









Her nefeste, bin hevesle
Bir anda akıyor içime
Sen dumanla hoş sedalı
Ansızın yanıyor tenim
Ürperdim, senle devrildim
Korkmadın ama hazır değilim
Sözümden dönmem, seninim
Yangınlar dinmiyor, tenine doymuyor
Deli gönül
Bi yaban gülü açar içimde
Ararım seni deli gönlümde
Titredim kayıp gölgelerde
Yaşadım ne varsa uğrunda

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 05:21:12

 

Ve Ben

Ben aşkı ölümsüz bilen,

Ben en eski yalnızlığı aşk olan,

Ben öylesine seven birisi,

Ben duyguları ağır yaralı,
sanki kurşun yemiş kan kaybeden,

Ben ince bel, ela göz için sevmeyen,
kavgasında gümbür gümbür bir yürek dileyen o kişi,

Ben seni her özlediğim de
sana bakmak isteyen,

Ben herşeyi söylemenin mümkün olduğu bir anda
yaklaşan ama anlatamayan birisi,

Ben unutmak kolay mı?
diyebilen,

Ben incinen gururu
bir daha onarılmayan,

Ben yalan dünyanın köhne saltanatından
vazgeçmiş o kişi,

Ve Ben;

Senin, beni sevebilme ihtimalini sevmiş birisi!..


 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 05:24:09

 
Bir Kadını Öldürmeye Teşebbüs
 

Anlaştık...

İpler kopmadan önce...

İki arkadaş gibi kalmaya

Bütün arkadaşlar gibi...

Birbirimizi cesaretlendirdik

Ve tekrar ettik

‘Akıllı olucağız’

Ve unutma planı yaptık

Cephanelerimizi hazırladık

Gökyüzünü öldürmeye kalktık...

 

Ve buluştuk...

Tamamen tesadüftü,

Yaz başında buluştuk...

Herşeyle çelişkiye düştük

Her şeyi reddettik

Bir saniyede yakaladık

Yazmış olduğumuz herşeyi

Keşfettik ki bütün planlarımız

Uçup giden bir dumandan ibaretmiş

Ağlaştık...

Ve özürler diledik

Battık ve çıktık...

Tıpkı balıkların çırpınışları gibi

Bir su birikintisinde...

 

İğneyle iplik gibi kavuştuk birbirimize

Unuttuk bütün arkadaşlar gibi...

İki arkadaş olduğumuzu

İki kılıç gibi yere uzandık

Boğazladık ve boğazlandık

Mehvettik birbirimizi özlemin şiddetinden

Tekrar seviştik... Ve defalarca...

Uluduk iki vahşi gibi

Kanımızı döktük iki vahşi gibi

Yağmur olup aktık

Gökgürültüsü gibi gürledik

Tövbe ettik...

İnkar ettik...

 

Ve koştuk

Aşk tarlalarında özgürce...

İki at gibi güneşe sıçradık

Girdik güneşe

Fethettik onu...

Yaraladık onu iştiyakımızla...

Biz de yaralandık

Tanıdık cinselliği en tatlı anlarıyla

Ve en uç noktalarıyla

Yapıştık birbirimize

Ve uzaklaştık birbirimizden

Terlerimizi kuruladık...

Çok az konuştuk...

Ve sustuk...

 

Milyonlarca uyarıyı çiğnedik...

Hepsine meydan okuduk

Soyunduk tarihten...

Osman oğullarının mülkünden...

Krallar çağından

Ebu Zeyd el-Hilali’yi okuduk*

Ve Leyla ile Mecnun’u

Ve güldük...

Unuttuk ana dilimizi...

Başka bir dil icad ettik

Kopuk cümleler kurduk...

Herhangi bir mana taşımayan...

 

 

 

* Ebu Zeyd el-Hilali : İslam öncesi Arap edebiyatının cesaretiyle meşhur hikaye kahramanı.

 

 

Nizar Kabbani (Qabbani)

Çeviren : Kemal Yüksel ( Yasak Şiirler )

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 15:10:27

Ve koştuk

Aşk tarlalarında özgürce...

İki at gibi güneşe sıçradık

Girdik güneşe

Fethettik onu...

Yaraladık onu iştiyakımızla...

Biz de yaralandık

Tanıdık cinselliği en tatlı anlarıyla

Ve en uç noktalarıyla

Yapıştık birbirimize

Ve uzaklaştık birbirimizden

Terlerimizi kuruladık...

Çok az konuştuk...

Ve sustuk...

sustukkki  yarınları görebilmek için

abloşuma saygılar

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 15:36:38

 

Yassaah şiir yaa, umarım tek gözünüzü kapayarak okumuşunuzduuurr...

kardaşıma sevgileeeerrr...

 

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 16:15:49

hyr ya yakını gösteren gözlükler yanımdaydı abloş

sen merak etme.onlarda göstermese gata ya gider alırız bir gözlük daha.işte ne yaparsın giden  zaman cebimizden gidiyo

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
21 Mayıs 2008 Çarşamba 19:04:24

İyi akşamlar arkadaşlar.

Yasak şiir ama çok güzel bir şiir YasminBu sahifaye her girişimde tekrar okuyorum.Sağolasın böyle güzel bir şiiri bizimle paylaştığın için

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
21 Mayıs 2008 Çarşamba 19:10:58

Haa birde aşk denizdir yazınız.onun engin maviliklerinde düş olup kaybolmak istersiniz, deniz hakkında bildiğiniz, keşfedebildiğiniz kadardır, ve her insan için aynı denizden bahsedemeyiz tabi ki, işte ben böyle düşünüyorum, tanımlamam gerekiyorsa cevabım, aşk denizdir. Muhteşem bir benzetme.

 

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa