Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > SEVGİLİYE SON SÖZ

SEVGİLİYE SON SÖZ


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 16:16:40

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Haziran 2008 Perşembe 16:23:40

 

...Ama gene de herkes sevdiğini öldürür,
Bu böylece biline,
Kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar,
Kimi de okşayıcı bir söz ile öldürür,
Korkak, bir öpücükle,
Yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür!
 
Kimi insan aşkını gençliğinde öldürür,
Kimi sevgilisini yaşlılığına saklar;
Bazıları öldürür Arzunun elleriyle,
Altın`ın elleriyle boğar bazı insanlar:
Bunların en üstünü bıçak kullananır çünkü
Böylelikle ölenler çabuk soğuyup donar.
 
Kimi insan az sever, kimisi de çok uzun,
Kimiler aşkı satar, kimiler satın alır;
Kimileri de yapar bu işi gözyaşıyla,
Kimilerinde aşka serin kanla kıyılır:
Hemen herkes bir türlü öldürür sevdiğini,
Ama bunlardan ötürü herkes asılmamıştır...
 
   OSCAR WILDE


 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
19 Haziran 2008 Perşembe 16:28:35

Hayatı krndim için yaşamıyorum.
Ve korkmuyorum hiç birşeydrn..
Başıma gelecekleride biliyorum..
Herşeye rağmen düşmana inat yaşayacağız...
Yarın bizim çünki...
YILMAZ GÜNEY.....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Temmuz 2008 Pazartesi 16:53:57

 

Bizimki Ask Degil, Sevda Hic Degil
 .
 Sesini duyarak geçiyor yıllar. Yüzünü görme şansım bile yok.
 Son tren gibi kaçıyor bahar, kaçan trenlereyse kahrım çok.
 .
 "Geleyim" diyorum, gelme, diyorsun.
 "Öyleyse, sen bana gel" desem, "bilmem" diyorsun.
 Sanki açıkca "gülme" diyorsun, "ağlayıp, gezmek senin şansın" diyorsun.
 .
 Bizimki aşk değil, sevda hiç değil. Biz bilerek avlandık çıktığımız yolda.
 Zifiri karanlıkta çıktığımız dağda, "bir yol göster diyorum"; susuyor,
 susuyorsun.
 Leyla, Mecnun`a ne söylemişse, ben de sana aynı sözleri dedim.
 Seven sevdiğinden ne istemişse, ben de senden aynı şeyi istedim.
 Bilirim, yok benim gönlümün aklı. Sitemde mi haklıyım, hüzünde mi haklı?
 Maalesef düşünemezsin beni, asla telli duvaklı...
 Sevgi vefa ister, özveri ister. Tapar gibi bakan gözler,
 duymak istediği sözler ister. Emek ister, mücadele ister, güven ister.
 Sana "bir söz ver" dediğim zaman, verdiğin yanıtlar ateşle, duman...
 Saçılıyor etrafımda küller her zaman..
 Gerçek bir sevgide kavga olur mu?
 Hangimiz aldattık, hangimiz ihaneti yaşattık?
 Hangimiz hile sezinledik gözlerimizde ? Bu nasıl talih, nasıl yazgı böyle?
 .
 Ne çok sevdiğimi; çağırsan, koşup geleceğimi bilemiyorsun.
 "Seninim" dediğimdeyse, gülüp geçiyorsun..
 "Sen benim olmazsın" , "aramızdaki dağlar kalkmaz" diyorsun..
 Sevda bahçesinde yoluna güller derdim, sense "yoluna serilmem" dedin...
 Bir sevda böyle yaşar mı? Gönüller hayalle, düşle kanar mı?
 Seven; seve, seve hüzne koşar mı? Seven, sevdiğini böyle salar mı?
 Söylüyorum sana son sözümü, söylüyorum tüm benliğimi, bütün özümü..
 .
 Biliyorum ne diyeceğini..Su getireceğin dere geçecek bini.
 Onun için sen sus, bir şey söyleme. Hiçbir şey deme. Sus sevgilim sus.
 Sen söyleme.
 .
 (sen söyleme-13)
 .
 24/09/2004
 Nesrin Göçmen

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
7 Temmuz 2008 Pazartesi 20:18:13

Anladım Sevgili



Gözlerinde telaş...
Anladım sevgili gideceksin.
Bırak o zaman uzasın gece,
Son değişiyse dudaklarına dudaklarımın,
Bırak veda etsinler birbirlerine, özgürce.

Anladım sevgili,
Üryan, yalınayak,
Geçen yılları hiçe sayarak,
Gideceksin biliyorum,
Kendini bende bırakarak...

Ellerindeki ürkeklikten anladım.
Tıpkı ilk günkü gibi,
Çıplakken utanmandan,
Bitti belli,hiç bitmez sandığımız.
Kapatalım ışığı,
Görünmesin ağladığımız..

Neyi kurtarabilirim, bilmiyorum,
İndirsem suya yüreğimin filikalarını?
Anladım sevgili,
Yetti beklediğin
Benimle batmak yerine,
sen de terk edeceksin...

Ahmet (ts1004263023)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
231
10 Temmuz 2008 Perşembe 11:44:25

Bir gün öleceğim biliyorum

Bunu her an ölür gibi biliyorum

 

Anamın yüreğinde bir kor

Ölene dek sönmeyecek bir ateş

Kımıldanıp duracak hep

 

Karım bomboş bulacak dünyayı

--- Nolurdu birlikte ölseydik, deyip duracak

Oysa insan yalnız ölür

Ama o olmayacak dualarla teselli arayacak

 

Kızlarımın gırtlaklarında bir düğüm

Bir süre kaçacaklar insanlardan

Boşluğa düşmüş gibi bir duygu içlerinde

Sonunda onlar da kabullenecekler öylesine

 

Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar

--- Yaşayıp gidiyorduk yahu

Ne vardı acele edecek!

Diyecekler

 

Biliyorum yaklaşıyoruz her an

Biliyorum oruçlu doğar insan

Ölümün iftar sofrasına.

ERDEM BAYAZIT ( RAHMETLE ANIYORUZ )

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Temmuz 2008 Perşembe 19:14:42





Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
11 Temmuz 2008 Cuma 02:39:32

 

 

Güneşe Mektup
  

Neden o kadar merak ediyorsun ne yaptığımı
GÜNEŞE MEKTUP YAZIYORUM GÖRMÜYOR MUSUN
Hele dur işim var oyalama beni
Yağmurları gözlerine dolduracağım daha.
Ve mum dikeceğim denizlerime.
Senin yollarından yürüyeceğim usulca..
SANA ARKADAN YAKLAŞIP SIMSIKI SARILACAĞIM.
SAKIN BANA KİMSİN SEN DEME
Bilmem ki farkında mısın.
Ben yüreğimi koydum senin ellerine.
Artık sıra sende.
Bence sen…
Yağmak için ince ince
Bulut olmalısın benim göklerime.
Ve rüzgar şarkımızı çalmalı
Çalmaya başladı bile….dinle
 
Mine Özdemirtaş

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Temmuz 2008 Cuma 14:14:28
Ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını

kıskandım Gogen’i Tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
Gogen’e,
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine

ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini

sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
bazen kadın hamamında tellak….
bazen Christoph Colomb
Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum

eğer daha da içersem
Shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be Platon…
bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu

ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme l

Ahmet (ts1004263023)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
231
13 Temmuz 2008 Pazar 17:28:25

Artık çok geç sevgili.

Senin sonundayım,

Ölümün, bitişin sonunda...

Hayata sondan başlıyorum,

Mezarında yanlız bıraktım seni,

Yine de güller bırakmasın peşini...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
13 Temmuz 2008 Pazar 18:10:20
eğer daha da içersem
Shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be Platon…
bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Temmuz 2008 Çarşamba 17:41:36
Karanlıklar çöker ya hani o zifiri karanlıklar
Aydınlık doğmaz ya sabahlarına
Güneş ısıtmaz ya içini
Yaz’ın en sıcağında buzlar sarar ya yüreğini
İşte öyle içimdeki hasret
Dolmak bilmeyen bir boşluk
Ve de doldurmaya kimsenin gücü yetmeyen
Kelimelerle dahi ifade edilemeyen bu acı
Bitmek tükenmek bilmezken
Akıp giderim ellerinden
Gücümün son damlasına kadar savaşsam dahi
Bir mum gibi erir , kül gibi savrulur ve de ölüm gibi yok olurum
Kaybolurum kollarının arasından
Tutmazsan sımsıkı yüreğinle, kayar giderim yıldız misali
Sonsuzluk denen o yolculuğa, sessizce
Buluşmak ümit bile olmaz bizim için
Ben karanlıkların esiri, sense mavinin en delisi
Beyazlar yok bizim sevdamızda
Her yer zifiri karanlık ve ben kaybolup giderim bu karanlıklarda
Acıların en büyüğünü çekerim nereye baksam zifiri karanlık
Göremiyor seni gözlerim nerdesin



Mavi Gülüm güvenmiyorsan yansın ruhunun en ince yerleri
sende yum kahpe gecelere gözlerini
gelde utansınlar yık engelleri
hüzün oldu herşey neşem yok erteledim günleri

sevdin mi beni inan bilmiyorum
dem oldum karardım sevemiyorum
ne oldu sana yollarını şaşırdın
gelmemekle suçlusun kendini kandırdın

başkaları sırtımdan vurdu hep onları ahım alsın
gelsen har olurum harmanda kanıma kansın
dönüpde bakmam isterse dünya yansın
ne çok sevmişim aşkın adı batsın

bu şiirler sana bilmiyorum niye
ne güzel yaşıyordum kendi kendime
şiirleri taş yapıyordum tüm dertlerime
kurutamam gülü gelse bile düşlerime

geçmişin hesabını tutmakdan yoruldu ruhlar
mavi gülüm orda yalnızlıklarımız var
buluşmakla ilgili hiçbir şiirim yok manidar
hasret kokuyor tüm şiirlerimle şarkılar

sen akıyorsun damarlarımdan
ismin düşmüyor dudaklarımdan
affet sana yaptıklarımdan
bülbül bile güle tutunuyor dallarından

imrendim sevenlere sarılmaya var mısın
engel yaratma kendince yollara dargın mısın
söz verdik ölmeden buluşmaya hatırlar mısın
beni ayağa kaldır desem gelmeye hazır mısın


Mavi Gün Merhaba mavi gün
Merhaba yaşam
Yükselirken dağların ardında güneş
Yürür tarlalara emek
Uyanır bereketli topraklar yavaş yavaş

Merhaba mavi gün
Merhaba eriyen kar
Yürüsün dağlardan denizlere
Irmakların gür sesi
Yürüsün aç topraklarda bahar

Merhaba mavi gün
Merhaba yaşam denen savaş
Daha nice tutkular tutuşacak
Nice zaferler göreceğiz
Geçerek ortasından aydınlık ufukların
Kıracağız zincirini karanlıkların

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
27 Temmuz 2008 Pazar 05:09:20
beklemediğim
 
 tutuşan yollardı
susardık

yakamozlanırdı gözlerin
birikirdi avuçlarıma
damla
damla
sözcüklerin

demlenirdi
kilometre yangınlarında
kana
kana
içerdim

beklediğimdin…

tutuşur göz kapaklarım
yumarım

parmak uçlarımla
seni çizerim
boşluğa

damla
damla
sağılır boşluğa
özlemim…


neşecan atar
06.01.2004-İstanbul

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Temmuz 2008 Pazartesi 01:16:37

Sensizlik...

Sensizliğe doğru yürüyorum
Elimde bir sigara
Her çektiğim nefeste
Yine sen varsın aklımda
Sensizliğe doğru yürüyorum
Elimde senden kalan bir resim
Her baktığımda
Ben burdayım dercesine bakar gözlerin
Sensizliğe doğru yürüyorum
Elimde senin yazdığın o mektublar
Her okuduğumda
Gözyaşımla birbirine karışır satırlar
Sensizliğe doğru yürüyorum
Ellerim havada
Dua ediyorum Allah`ıma
Seni sonbir olsun göreyim şu dünyada

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Temmuz 2008 Pazartesi 20:50:14
harika paylaşımlar arkadaşlar.emeginize saglık

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Temmuz 2008 Salı 17:46:12

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım

Sensizliğin köşe başındayım

Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar

Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum

Bütün umutsuzluğuma inat

Yine seni arıyorum...


Dudaklarımda bildiğin o ıslık

Sokak lambalarına sığınıyorum

Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle

Bir deli rüzğar saçlarımda

Yalnızlıktan üşüyorum

Bulamayacağımı bile bile

Yine seni arıyorum...


Anlatacak nelerim var bir bilsen

Içimde ihtilaller kopmuş

Kendimi sürgüne verdim

Mutluluğum çoktan iflas etmiş

İtiraza hakkım yok biliyorum

Beni savunmak sana düştü

Seni arıyorum...


Yarım kalmış şiirlerim gibisin

Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda

Öylesine eksiğim sensiz

Öylesine sahipsiz.


İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum

İçinde geç kalmışlığın çaresizliği

Çocuklar gibi ağlıyorum

Ve gel gör ki her damla gözyaşımda

Yine seni arıyorum...


Ahmet Selçuk İlkan

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Temmuz 2008 Salı 18:09:34
Her eve biraz Nazım verelim.Atlas bulutlarda harmanlanmış altın sarısından aşkın.Nasıl kafa tutulurmuş zehirli otlara,dip sularda nasıl yüzülürmüş anlaşılsın.

Karadeniz`i verelim size.`Papa XII. Pie gibi önü açık yatar:Bir eski zaman orospusudur sanki.Sarkık memeli.Huysuz.Yatalak.` İlhan Berk`in penceresinde yanlış öten bir kuşum.Bilmem siz nasıl düşünürsünüz?

`Ya sus-git,ya konuş-gel,ortalarda kalma`.Söylemini getirdim kapınıza Özdemir Asaf`ın.Irmakları tersine akıtmak isteyenlere duyurulur.Kavgalar en az iki kişilikse aşk bire nasıl indirgenir? Sarmalda incecik birer lifiz unutuyorsunuz.

`Işıklarla oynamayın` diyordu Hasan Hüseyin.Kurşun eritiyordu sağır kulaklara.Şarabını yudumlarken çevresinde pervaneydiniz.Ölümün eli değdi alnına.Arabesk dediniz.Gömütünde açan güller soruyor:Işıklar kararırken neredeydiniz?

Küçük evlerin düşlerini isterseniz Behçet Necatigil verelim biraz.Karabiber,kafuru ya da fesleğen.Hırçın sevgilerinize serpersiniz.Hayatın kenar süsüdür yorgun yaşamak.Kimseleri ilgilendirmiyor küsmeleriniz.Anlaşılmak için daha çok beklersiniz.

Sınıfta bırakılıp azarlandıkça başkaldıran doğunun hakkını verelim.Çılgınla mazlum arasına hakem olsun Ahmet Arif.Dicle`nin kıvrımlarından dinleyelim harami masallarını.Baldırıçıplak krallar utanır mı acaba?

Yolcu yolun özgürlüğeyse kapını açık tut şair sözüne.Kartalın görkemine olduğu kadar yağmur kuşuna da pay ver aşkından.Ummana bakarken zerreyi anımsa.Sana ait değil mi başında dönen dünya?

Her eve biraz şair verelim.Bir kurşun gibi ağır.`Üvercinka` gibi ince.Trajedyalardan süzüp hayatı otur aşkın sofrasına.Verilenle eksildiğini anlayıp almaları öğreneceksin.Yolcu yolun özgürlüğe...

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
31 Temmuz 2008 Perşembe 06:11:13

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
31 Temmuz 2008 Perşembe 15:17:01
Nerdeydi gerçek sevgili...

Hayatın hangi evresinde çıkardı karşına, yada nereden gelirdi sana doğru.. Bazen sıkılınca, sahile iner, biraz kendimi dinlerdim sessizliğin ortasında.Hangi yöne gideceğim, yada neyi seçecekdim bilmeden.. Belki attığım adım sana gelecek, belki biraz daha uzaklaşacakdım senin yüreğinden.. Kalbime çizdiğim resmin gidecekdi gözlerimin önünden.Yada attığım her adımda biraz daha yaklaşacakdım sana.. Ama önce durmalıydım, nefes almalı kendimi aramalıydım sende.. Ya ben sende kaybolmuş olmalıydım, yada sen olmalıydım o günden sonra..

Çalı bile kendine sığınan dalı itmezken, sen geri çeviremezdin beni.Sonuçta ben seni, sen beni sevdiğin için sevmiştim.. Seninle güzeldi ağlamak.. Islandığımda ilk kez ” kahretsin ” demiyordum.. Buram buram kokan baharın içinde, seni sevmekle yetinebiliyordum çoğu zaman.. Bazense, zor geliyordu yokluğun.. Gün 24 saatse, sen hep yanımda olmalıydın.Özlemiyecektim kokunu, ellerim ellerinden ayrılmıyacaktı..

Oysaki ayaklarım kanıyordu.. Bastığım her yerde dikenler bitiyor, bazense yüreğime değiyordu uzanarak.. Damla damla kan akıyordu gözlerimde.Umutlar tükenmiş, hayat çaresiz..
Yeni bir çıkış, bir kaçış arıyordum senden.Sensizliği sevmek istiyordum ilk defa.. Yada sadece hayalini kuruyordum.. ” Sen ben olmuşken senden kaçmakta neymiş ? ” diye soruyordum.. Sonra ağlayarak susuyordum !

Kışa girdiğimizde, kar taneleri düşmüyordu daha gökyüzünden.. Yerlerde en ufak bir ıslaklık bile yokken, gidişinle çığ düşmüştü üzerime.. Taşıyamıyacağım yüklerin altında eziliyordum, seni arıyordum belki, belki de.. Bilmediğim yerleri özlüyordum.. Sel olmaz dediklerinde, gözlerimi sel almıştı.. Kanamayan yarama gelen geçen tuz basmış, biraz daha ayırmıştı seni benden.. Ben senin büyüklüğünde görülmeyecek bir zerreyken, şimdi nefretim silahı elimde.. Kalemim elimde, seni yazıyorum ardında.. Gidişini yazdığım gibi, birde nefretimi ekliyorum satırlara.. Her satır sonuna ismini koyuyorum noktamla.. Ve son sözüm, mutlu ol! benim olmadığım bir dünyada

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
31 Temmuz 2008 Perşembe 17:14:41

yigit kelime hazinen geniş.ve alıntıların duygusal olanlarına özen göstermektesin.güzel yiğitcigim.

sevgilerimle

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa