| Gönderen | Mesaj |
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
00:28:27
|
|
|
|
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
02:59:50
|
|
|
|
|
|
Sweety love (sweetylove)
1
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
14:03:38
|
|
|

Denizler ülkesinde bir kadın yaşarmış,denizin dalgalarını her seyrettiğinde dünyanın tam olması gerektiği yerinde olduğunu düşünürmüş. Küçük dünyasında mutluymuş kendine göre… Tutkunmuş maviye birde martılara… Yeşil ve mavi iç içe çıplak ayak gezermiş kumsalda…
Ovalar ülkesinde bir adam yaşarmış. Toprak yanığı yüzü güldüğünde gözlerinin içi gülermiş. Ovalar ülkesinden çıkmak zorunda kalmış zamanın birinde. Yolu denizler ülkesine düşmüş. Kadını görmüş uzaklardan kumsalda… Oturmuş kumlara ellerinde yaralı bir martı okşamakta gözleri ağlamaklı… Bakmış kadın adama, adam sadece gülümsemiş. Tutmuş martının kanadını sarmış, okşamış. Kadın adama teşekkür etmiş adam yine gülümsemiş. Kadının aklına gözleri takılmış adamın… Nerden çıktı şimdi akşamın bu vaktinde demiş kadın... Ama yok o gözler hep aklında denize bakmış evet… Evet demiş işte onun gözlerinde yakamozlar saklı… Işıl ışıl gözlerinde deniz saklı… Gözleri mavi bile değilken adamın adını deniz gözlü koymuş kadın Adam sabah ilk iş kumsala gitmiş gözleri ile kumsalı taramış kadın yok. Martı kadın nerdesin demiş nerdesin. Beklemiş… Beklemiş yok martı kadın, gözlerine hüzün düşmüş karanlık çökmüş omuzları düşmüş dönmüş denize ardını gidecekken bir çığlık duymuş. Bakmış kimseler yok uzaklara bakmış martı kadın… Martı kadın kumsala inerse deniz gözlü adamı görme korkusunu yaşamış… İçinde beliren fırtınalara isim verememesine şaşırıyor. Oradan oraya savruluyormuş kalbi… Şimdi demiş artık yakamozlar düşmüştür denizin üstüne deniz gözlü adamın gözleri gibi… Tutamamış kendini koşmuş kumsala… Kadın görmüş tam denizle kumsalın birleştiği yerde adamı… her iki yanında deniz her iki yanında yakamozlar. Uzatmış ellerini adama denizden bir meltem esmiş hafiften saçları dağılmış. adam tutmuş ellerini kadının saçları deniz kokuyormuş kadının. Adamın saçları ise dağ çiçekleri… Sabahın ilk saatlerine kadar el ele oturmuş martı kadın ile deniz gözlü adam. Ay batmamak için güneş doğmamak için direnmiş zaman zalim kayıvermiş avuçlarından… Kaybolmuş birer birer onlara aşk şarkıları söyleyen yakamozlar… Güneş bulutlara saklanmış bulutlar yağmış gözlerine… Adam ovalar beni beklemekte demiş. Martı kadın git o zaman demiş. Martı kadın bakmış deniz adamın gözlerine. Yakamozlar… Yakamozlar yokmuş… Adam gitmiş… Ovalarına… Gülen gözlerini kumsalda bırakarak… Martı kadın kendine iyi bak deniz gözlüm demiş… Denizler ülkesinde her gece kumsalda deniz adamın gözlerini aramış yakamozlarda… İki damla yaş düşmüş denize gözlerinden… Ve sessiz çığlıklarla yakamozlar inlemiş…
O deniz ülkesinde derler ki martı kadın kadar severse yüreğin yanarsa eğer sevda ile yakamozların çığlıklarını duyarsın…
Benim ülkem maviler ülkesiydi Şarkılar söylerdim martılar eşlik ederdi Yakamozlar benimle dans ederdi Meltemler okşardı saçlarımı Gülüşün düşmeden kıyılarıma
Gözlerin… Gözlerin takıldı ilk aklıma Derinlerinde denizleri saklayan Yakamozlar parlayan Oysa mavi bile değildi gözlerin Adını deniz gözlüm koydum
Savruldu yüreğim med cezirlerinde Tutsaktı düşlerim avuçlarında Ellerimi tuttuğunda yosun kokusu sardı Saçlarında dağ gülleri Ruhum, ruhuna karıştı
Gölgeler düştü güneşe Gitmeler yazıldı yakamoza Söz verdim… Söz aldım aşkıma Sevdanı kazıdım bağrıma Gidişler korkutmaz artık yüreğimi
Git… Git şimdi deniz gözlüm Nerde olursan ol… Hayatın neresinde Gelişlerinin hatıraları benimle İki damla yaş düştü denize Yakamozlar inledi sessizce
Ne zaman severse ben gibi yürekler Ne zaman kavrulursa acıyla ben gibi sevenler Ne zaman gidişlere isyan ederse ben gibi dudaklar Sus… Dinle duyacaksın… Yakamozların çığlıklarını…
|
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
15:11:44
|
|
|
Denizler ülkesinde bir kadın yaşarmış,denizin dalgalarını her seyrettiğinde dünyanın tam olması gerektiği yerinde olduğunu düşünürmüş. Küçük dünyasında mutluymuş kendine göre… Tutkunmuş maviye birde martılara… Yeşil ve mavi iç içe çıplak ayak gezermiş kumsalda…

Adam gitmiş… Ovalarına… Gülen gözlerini kumsalda bırakarak… Martı kadın kendine iyi bak deniz gözlüm demiş… Denizler ülkesinde her gece kumsalda deniz adamın gözlerini aramış yakamozlarda… İki damla yaş düşmüş denize gözlerinden… Ve sessiz çığlıklarla yakamozlar inlemiş…

|
|
|
Sweety love (sweetylove)
1
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
15:13:49
|
|
|
Denizler ülkesinde bir kadın yaşarmış,denizin dalgalarını her seyrettiğinde dünyanın tam olması gerektiği yerinde olduğunu düşünürmüş. Küçük dünyasında mutluymuş kendine göre… Tutkunmuş maviye birde martılara… Yeşil ve mavi iç içe çıplak ayak gezermiş kumsalda
evet güzel söz
|
|
|
Tikky_jojuk (süfarman)
1235
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
16:06:56
|
|
|
O olmazsa yaşayamam demeyeceksin demeyeceksin işte Yaşarsın çünkü Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki Çok sevmeyeceksin mesela O daha az severse kırılırsın Ve zaten genellikle o daha az sever seni senin onu sevdiğinden Çok sevmezsen, çok acımazsın Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem Çalıştığın binayı, masanı, telini, kartvizitini Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin Senin değillermiş gibi davranacaksın Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın Çok eşyan olmayacak mesela evinde Paldır küldür yürüyebileceksin İlle de bir şeyleri sahipleneceksen Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin Gökyüzünü sahipleneceksin Güneşi, ayı, yıldızları Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak O benim diyeceksin Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin Mesela gökkuşağı senin olacak İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın Mesela turuncuya, yada pembeye Ya da cennete ait olacaksın Çok sahiplenmeden Çok ait olmadan yaşayacaksın Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın ...!Ucundan tutarak!...
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
21 Kasım 2008 Cuma
22:20:54
|
|
|
|
|
|
28 Kasım 2008 Cuma
22:59:23
|
|
|

Sen giderken hiç ağlamadım Arkana bakmadan gittin? Bense hiç arkama dönmedim, Yıkılmadan, dimdik ayakta İşte buradayım, der gibi?
Sen gitmiştin, bense ağlamadım, Gözlerimden yaş süzülmedi, Yüreğimse, ağlıyordu sadece Bana çok acı vermedi, gidişin? Kalbim incinmişti, sadece
Sen giderken hiç ağlamadım Oturup eski anıları tazelemedim, Sadece bir parçamı, alıp gitmiştin, Çokta kulak asmadım. Alt tarafı yüreğim kanıyordu?
Arkandan hiç mi hiç konuşmadım Yaptığın hareketi, kınamadım Sadece seyrettim, gidişini Yıkılmadan dimdik,ayakta Ama gönlüm çökmüştü, sadece
Sen giderken ben, hiç ağlamadım Arkana bakmadan gidişini seyrettim, Alt tarafı bir parçamı alıp götürmüştün, Alt tarafı yüreğim kanıyordu,! Sen giderken ben hiç ağlamadım
|
|
|
Sweety love (sweetylove)
1
|
|
30 Kasım 2008 Pazar
13:08:24
|
|
|
Bu yol korkaklar için değildir iyi oldu gelmediğin Bu sulardan her babayiğit içemez, Bu köprüden her benim diyen geçemez, iyi oldu gelmediğin Yumuşak yürek gerek, Sevgi kadar derin gözler gerek, İnançlı bir bilek gerek iyi oldu gelmediğin.
Sen, bildik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın,
Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli, ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik.
Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin.
Alınmanı istemem, darılman üzer beni, sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni, sende sığ suları, sende martıları, açık denizden habersiz balıkları, sıradan insanları. Geçemeyeceğin köprüleri, düşleyemeyeceğin mavileri Sende korkaklığı sevdim.
Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin!!
Gule
Bir köz düşürdün bayrıma Yaramı dağlayıp gittin Dostluğu koydun arama Dilimi bağlayıp gittin Dostluğu koydun arama Elimi bağlayıp gittin
Su bakışlı duru Gule Yağmurlardan arı Gule Bir göz vurup dönüp gitme Koyma beni yarı Gule
Su esmeri duru Gule Gül çiğinden arı Gule Bir göz vurup dönüp gitme Koyma beni yarı Gule Bir göz vurup dönüp gittin Koydun beni dara Gule
Yolun açık olsun be Gule Yürekleri gömelim küle Gözlerin gelse de dile Dost diyelim bile bile
|
|
|
6 Aralık 2008 Cumartesi
23:38:29
|
|
|

Buna gerçekten ihtiyacım var ..
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
7 Aralık 2008 Pazar
23:21:46
|
|
|
|
|
|
9 Aralık 2008 Salı
15:41:19
|
|
|
|
|
|
9 Aralık 2008 Salı
19:53:20
|
|
|
ne gzüel şeyler bunlar bunları okuyunca yine duygusal bir çocuk oldum
|
|
|
9 Aralık 2008 Salı
23:31:06
|
|
|

Dudakların bir güvercin kanadı Yumuşak, sıcak öpüşlerin iki damla nehir Yıldızlar masalımsı ezgilerini söylerken Parlıyor gözlerin, ışığında renkleniyor şehirlerim

Tenin iki dağ arası bulut Dokundukça ıslanıyor ten artığı kirlerim Durulanıyorum geçmişin siyah-i mor renginden Uzuyor saçlarım, upuzun bir renk

Sıcaklığın utangaç bir çift güvercin Sokuluyorum koynuna Koynun güneş yanığı kırmızı güz
|
|
|
18 Aralık 2008 Perşembe
10:32:44
|
|
|

Bu gece; kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım… Tenimde sus(uz)luktan kurumuş elbiseleri yırtılmış öfke kanamalı Aşk sözcükleri kazılı… Yine gri karanlıkların mürekkebine düştü kalemim… Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden…

*BEN BÜTÜN YARALARIMI MUTLULUĞUN İÇİNDEN GEÇERKEN ALDIM…*
Soğuk rüzgarlar yüzümün ağrısını içimin Maltalarına savururken; Tutuk(lu) adımlarla voltalıyorum yargısız hüküm giydiğim karanlıkları… Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki Suskunluğuma kilitlediğim… Üstü çizilmemiş iri puntolu hafler duruyor gözümün önünde onarılmayı bekleyen…
ON(u)ARIYORUM…

Neresi zordu ki sevmenin; Eğer duyulmasaydı kalbimin atışları… Çatlarken sevimsizliğin ardamarı acemi bir işkenceci kesiliyor hayat… Oysa yıkılması zor değildi yüreğime ördüğüm duvarın…
*Kİ O DUVAR EN ÇOK KENDİ İÇİNDE YIKILMIŞTIR*

Şimdi ; Her okuduğumda kırık-dökük güncemi en çok beni vuruyor Büyük yıkımlardan devşirdiğim içe zalim-dışa can cümlelerim… Hangi sularda yüzdürsem kağıttan gemilerimi soğuk bir rüzgara yenik düşüyor düşlemler…
“DÜŞ ÜM BATTI(M) DERİNLERE”
Dipteyim… Yunus’un karnında Yusuf_i sancılarla sabır tesbihleri çekiyorum… Duaya açılıyor mücrim ellerim Gecenin yarısı duvarlarında küfür yazılı odamda... İhbar ediyorum sevda kaçakçısı duygularımı Durmadan (d)üşüyorum geçmişin karanlıklarında... Usul usul dolaşıyorum düştüğüm duvarların g(e)risinde… İzi duran yaralarımdan biriktirdiğim bir başkaldırının hesapsızca çöreklendiği kıştan kalma bir ayazım şimdi üşüten…
“ZATEN BEN HİÇ BAŞEDEMEDİM Kİ OLUMSUZ SATIRLARIN BOŞLUĞA DÜŞÜREN ÜNLEM İŞARETLERİYLE…”
Her parant€z bir yanılışım Her satır başı bir umut ve her nokta bir ölüm oldu gecenin çıldırtan sessizliğinde…

Oysa ben seni her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım… Hüzün büyüğü gözlerine yaslanmanın ne büyük bir onur olduğunu bil(e)medin… Artık içimin ağıtlarına dokunma ey kelepçesi hükümlü rüzgar !.. Kaç ölüm düştü tutsak günceme… Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim… Şimdi her gülüşümde yüzüm kirli… Koşarken yırtıldım işte;
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
21 Ocak 2009 Çarşamba
22:09:59
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
22:22:45
|
|
|

ACIYAN YANIM YALNIZLIK!
Biliyorum yorgunsun. Acıyan yanım da yorgun. Acıyan yanım kış. Acıyan yanım hasret. Acıyan yanım yalnızlık. Acıyan yanım sensin. Sen neredesin?
Nerede üşüyor yüreğin.? Saçlarıma dokunan ellerin Boşlukları mı sarıyor.? Biliyorum aramızda yatan Uzaklığa gülümsüyorsun. Acıya gülmektir bu. Acıya gülmek bizim dilimizde Sevdadan geçmektir ..
Biliyorum yorgunsun! Gidişler böyle yorgun mu bırakır insanı.? Geride kalanı böyle yalnız mı? Hüzün kokuyor yalnızlığım Ağlayışlarımı yutkunuyorum
Hüzünlü bir melodinin geçiminde! Gözlerindeyim yeniden ellerinde damla damla yuregım ama her damlasındar seni sevdigim Aklıma gelen ayrılısların ve bu sefer damla damla yerlerde yüregim ve her damlasındadır sen özledigim Gitme kokunun yoklugu bile sebeptir ölumume Gitme ellerinin yoklugu sızıdır yüregime ve her sızıda yuregım can cekısır sen dıye Hep uzak hep soguk bedenim sensizlige Sensizlikse yorganım,yastıgım geceleri üsüyen bedenime... Gitme bu son gidisin olur emin ol sen giderken kaybederim kendimi yine.. Gitme gitme gitme... Gittin ve her sensiz gecemle gunduzumle ben bittim uzaktasın cok uzak yanımda oldugundan daha uzak ben alısmıstım ki gidislerine... Bu sefer yüreginm param parca ardından bakmak,gidisini izlemek ve son kez kokunu sineye cekmek. Gittin ve senin her gidisinle ben bittim...
|
|
|
26 Ocak 2009 Pazartesi
22:36:05
|
|
|

Kar yağdırır gibi yıldız yağdırırım üstüne Sonra bir-bir toplarım teninden Gülücük olmuş o yıldızları; Ve seni isteyen gönlüme veririm Her özlemin de ben tutuşurken.
Sonra kar mavisi olurum Yani sen tıpkı açık bulut mavisi. Dokunsan kaybolurum.

Kar yağdırır gibi yıldız yağdırırım üstüne Sonra yine bir-bir toplarım saçlarından Aşk-aşk olmuş o mavi yıldızları; Ve seni isteyen ellerime veririm Tekrar-tekrar aşkınla eririm. Seninim bilirim. Belki gelirsin bir gün bana ama Uzak bakan kardan adam olurum ben Çeker giderim.
 Sonra kar mavisi olurum Yani tıpkı sen açık bulut mavisi. Dokunsan kaybolurum- ölürüm. Ölürüm..
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
26 Ocak 2009 Pazartesi
22:42:28
|
|
|
|
|