Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > CANIM YAZMAK İSTEDİ

CANIM YAZMAK İSTEDİ


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
24 Eylül 2008 Çarşamba 13:55:46

Bilmiyorsun

şimdi...
gecenin ıssızlığında
kaçak ruhumla
yine
sensizlikteyim
gelişin düş olsa da
sen
sevgili cennetimsin

kısacık bir an
dokunuyorum
gözlerimle kalbine
ellerimle bulmuş gibi
sıcaklığını
koyu/veriyorum
tenime...

korkmuyorum
çünkü...
varlığın
beni aydınlık kılan
karanlık ağır ağır
çökse de üzerime

öylece dur...!
ne olur gitme
hayalim
az daha kalıver
bu beden can bulsun

çok zor inan
sende olup da
sensiz olmak
bilmiyorsun
bilmiyor
bil..

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 15:02:57

 



Yağmurları da görünce yavaş yavaş bir sonbahar havasına iyice kapıldık sanki, camda, kapıda, şiirde, resimde, hüküm süren bu sepya bu farkettirmeden yerleşiveren gökyüzümüzdeki hazan sardı bizide, en azından kendi adıma, depresiftir bu havalar diyor bazı psikologlar doğru sanırım, bu yüzden daha bir erken kalkmalı, fırsat bırakmamalı sonbaharın hegamonyasına, şimdi güzel renkli anılarla beslenme zamanı, şimdi hani sanki fasıl şarkıları zamanı gibi geliyor bana, kendi güneşimizi kendimiz parlatmalı, önce kendimiz içimizi ısıtmalı sonrada yaymalı çevreye.

Şimdi tabiatın ayrı bir renk tonu cümbüşü var, baharın civelek renkleri yerini daha bir derin renklere bırakmakta, yazın sıcak renkleri hala kuruyan yapraklarda biraz puslu da olsa görünmekte, şimdi yürüyüşler zamanı, şimdi kol kola sıcak omuzlar hele birde yağmur varsa büyükçe bir şemsiyenin gölgesinde sıkı sıkı tutunmalar, yaklaşmakta olan buğulu nefesler zamanı.

Hazanın keyfine varabilme zamanı, her zaman hatırladığım gibi Nazım yine yetişiyor bu duygularada...

Hoşgeldin hazan, hoşgeldin sepya, hoşgeldin bereketli Eylülün yağmurlarıyla... Hoşgeldin Sonbahar..

yasmin.

 

Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM.....


N.Hikmet - 1932



 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 15:11:20

 

Teşekkürler Demir arkadaş..

Sevgilerimle..

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Eylül 2008 Perşembe 17:45:55

OY OY OY DEVRİM BABA DEMİR BEY YASMİN ABLOŞ HEPSİ BNURDALŞAR

OH NE GÜZEL

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Ekim 2008 Salı 04:08:09

 
Birikti her şey içimde.. Birikti.. Çok birikti..
Daha iyi oldu belki. Elini uzatmadın ya sen sevgili.. O çok güvendiğim elini.. Daha iyi oldu.. Deliliğime sarıldım ben de sımsıkı.. Ömrümün kısalığına sarıldım. Oysa sen hayatsın. O bir zamanlar çok güvendiğim hayat.. Ama yine de eski bir alışkanlık bendeki.. Düşerken boşluğa el uzatma alışkanlığı.. Belki tutarsın diye.. Hiç yaşamadım ki... Ama yine de bir gelenekti bu bizim gibiler için. Hiçbir şeye inanmazken inanmış görünüp, kendini arenanın ortasına atmak.. Ölmek istemek.. Aldanmak istemek.. Ama yine de anlamıyorum.. İşte kaybettim, işte ilan ettim kısa ömürlü olduğumu.. Bu dünya ile ilgili bir derdimin kalmadığını.. İsteyenin olsun.. Çünkü belki son anda elini uzatırsın demiştim. Meğer yanılmışım. Meğer sen de uzun yaşayacakmışsın. Tıpkı düşmanlarım gibi.. Tıpkı yanımda sandığım ama düşmanlarımla olanlar gibi. Yanılmamışım. Hem ne fark eder bundan sonra.. Sen ve senin gibiler şimdi itin beni arenaya.. Dövüştürün beni Dövüştürün yarattığınız hayaletlerle.. Siz yukardan düşmanlarımla dostlarım sandıklarım, beni seyredip alay edin halimle.. Alay edin inanmış aldanmış halimle.. Alay edin deliliğime, sımsıkı sarılmışlığımla.. Ne fark eder.. Ama son kez



Şu sözler dökülecek ağzımdan... Herkesin bir bildiği varmış bu hayatta benim ise bilmediğim... Hepsi bu... hepsi.. İnanmıyorum sevgili sana.. Hiç inanmıyorum.. Sen de bu hayat gibisin.. Ve bu yüzden sevinçle düşüyorum sunduğun boşluğa... Sevinçle....

Cezmi Ersöz 
Söylesene mücadele etmeye değecek insanlar var mı bu dünyada? Ben masallara çabuk inanırım sevgili.. Dedim ya "çok uzun yaşamak istemiyorum" diye .. Bu yüzden ben aşklara da çabucak inanırım, aslında inanmak isterim. Bu aldanış içimdeki sıkıntıyı, kasveti dağıtır. Bilirim yoktur ama yine de inanırım. En acısı da budur aslında. İnanmadığım halde o inanmadığım o şey için herkesten daha çok uğraşır, yıpranır, hayatimi seve seve ortaya koyarım. Nasılsa hiçbir iddiam yoktur. Böyle kurmuşumdur hayatımı. Aslında hayat budur benim için. İnanmak isteyip de inanmadığım şeyler için her şeyimi ortaya koymamdır.. Beni bensiz bırakanlara hayatımı vermemdir. Gülerken ağlamam budur..

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
8 Ekim 2008 Çarşamba 16:40:54

 

SARTEBUS VE KİM`İN HİKAYESİ

Antik zamanlarda yaşamış yaşlı bir adamla,
genç bir çocuğun hikayesidir bu:
Yaşlı adamın adı SARTEBUS, genç çocuğunki ise KİM`di...
Kim, yalnız yaşayan, yiyecek ve başını örtecek bir çatıdan çok,
bir neden arayan, köyden köye dolaşan bir yetimdi.
"Neden" diye merak ederdi;
"Neden herşey bukadar zor ?
Biz kendimiz mi zorlaştırıyoruz,
yoksa mücadele etmemiz gerektiği için mi?"..
Bunlar, Kim kadar genç bir çocuk için bilgece düşüncelerdi..
Birgün, aynı yolda seyahat eden yaşlı bir adamla tanıştı.
Yaşlı adam, oldukca ağır görünen, üzeri örtülü,
büyük bir sepet taşıyordu.
Yol kenarında mola verdiklerinde,
yaşlı adam yorgun bir halde sepetini yere koydu.
Kim`e, sanki
"yaşlı adam varını-yoğunu bu sepette taşıyormuş"gibi geldi.
"Sepetin içinde onu bu kadar ağır yapan ne var?"
diye sordu Kim, Sarbetus`a..
"Onu senin için taşımak beni mutlu edecektir.
Ne de olsa sana göre çok genç ve güçlüyüm!".
O senin, benim yerime taşıyabileceğin birşey değil"
diye yanıtladı yaşlı adam.
"Kendim taşımam gereken birşey". Ve ekledi
"Bir gün, kendi yolunda yürüyeceksin ve
benimki kadar ağır bir sepet taşıyacaksın".
Günlerce ve kilometrelerce birlikte yürüdüler ve
Kim, Sarbetus`a
"insanların neden böyle kendi kendilerine eziyet ettikleri"
hakkında sorular sordu.
Ama ne yanıtlarını öğrenebildi, ne de yaşlı adamın taşıdığı sepetin
içindeki ağır yükün ne olduğunu..
Sonunda Sartebus, artık daha fazla yürüyemeyeceği ve
son kez dinlenmek için
uzandığı zaman, sepetin içindeki sırrı söyledi ve
neden insanların kendi kendilerine eziyet
ettiklerinin yanıtını da verdi:
"Bu sepette" dedi Sartebus,
"kendim hakkında inandığım ama gerçek olmayan şeyler var.
Onlar, yolculuğum boyunca ağırlık yapan taşlardı."
"Şüphenin her çakıltaşının, tereddütün her kum tanesinin ve
yanılgının yol boyunca topladığım her kilometre taşının ağırlığını
sırtımda taşıdım.

Bunlar olmadan çok ilerilere gidebilirdim.
Hayalimde canlandırdığım insan olabilirdim.
Ama bunlarla, yolun sonunda,gördüğün gibi başbaşayım.."
Ve sepeti kendisine bağlayan ipleri bile çözemeden,
yaşlı adam gözlerini kapadı, son uykusuna daldı..
Kim, sepeti Sarbetus`un sırtından çözdü ve içini merakla açtı..
Sepetin içi boştu!.. Ve o anda sorularının yanıtını anlar gibi oldu:
Çoğumuz,sırtımızdaki bir sepette korkularımızı ve
kendi oluşturduğumuz
sınırlarımızı taşıyarak yaşadığımız için,
hayallerimizle birlikte gömülüyoruz...

 

Mert (ts723303514)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
11
8 Ekim 2008 Çarşamba 23:00:37
günaydın güneşim
işte ben..şafak vakti
hazırım sana..
duyuramıyacagım sesimi biliyorum
yinede çığlıkçığlığa bir merhaba..
merhaba sevdiğim
tatlım ..birtanem
duygulu aşkım ..merhaba..

bugun çok farklı bigün olacak
yorgunum..uykusuzum ama olsun.
uzun zamandır ilk defa
aynı şehirde karşılıyoruz sabahı.
aynı kokuları..aynı gürültüleri
aynı sokakları..caddeleriyle
aynı kentteyiz.

bugün ayın kaçı bilmiyorum
günlerden cumartesi
yirmidört saatini aksatmadan pylaşacağımız tek gün..
al işte mutlu olmak için bir neden daha.
ah.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Ekim 2008 Perşembe 15:50:21

 

Elvanım yazını şimdi gördüm canım

Mert arkadaşın paylaşımı misali

iyiyiz diyelim iyi olalım dimi

umarım sende iyisindir caannn..

 

bugun çok farklı bigün olacak
yorgunum..uykusuzum ama olsun.
uzun zamandır ilk defa
aynı şehirde karşılıyoruz sabahı.
aynı kokuları..aynı gürültüleri
aynı sokakları..caddeleriyle
aynı kentteyiz.

ortanoktadaaaaaaaa.....

 

Sevgilerimi yolluyoruummm..

 

Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
9 Ekim 2008 Perşembe 16:30:27
al işte mutlu olmak için bir neden daha. =)

Mert (ts723303514)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
11
9 Ekim 2008 Perşembe 18:11:47

slmlar   arkadaşlar

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Ekim 2008 Cuma 14:14:42

 

Merhabalar arkadaşlar, nasıllarsınız

Cumanız mubarek olsun, herşeyler gönlünüzce olsun diliyorum....

 

Sevgilerimlee...

 

 

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
16 Ekim 2008 Perşembe 02:07:30

Ey Hayat Kucakla Beni

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma
Çekip gitsem bu şehirden
Anılar incinir mi?
Üşür mü? dalında bir yaz çiçeği
Ve bilir mi?
Bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı
Bin ilmik atanı usuna
Çekilen her tetiğe karşılık
Kirpiklerinde
Baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben
Düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
Ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
Bir şiir vurur kıyılara / gücenik
Değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları
İçimin ırmakları kurudu / bütün yapraklar soluk
Hüzün kokuyor çiçeğim
Hangi yağmurları müjdelersen müjdele
Yeşermez bir daha yangının düştüğü yer
Aşk da küstü
Kim dinler kalbimin kırık sesini artık
Ceylanların
vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte
Gelinciklerin ürperdiği şafak
Ğülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında
Giden gelmedi terketti bütün mevsimler
Bir korkunç acıya düştümki
Sırtımda kırk paslı bıçak kırkyerimden kanayan
Avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı
Acılar tünedi sevincin tüneğine
Giden dönmedi terketti bütün mevsimler
Bir tek gül kalmadı ömrümün bozkırında
Şimdi yalnızlığın en tenha kışındayım
Kirpiklerimde yıldızlar saklasamda
Bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece
testisi kırık bir yolcuyum / yolum duman
Artık hiç bir şey avutmuyor beni
uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım
Üşüyorum
Ey hayat kucakla beni
Mavikanatlarının altına al
Sığınıp kalayım bir sevginin sıcak iklimine

Nuri CAN

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
18 Ekim 2008 Cumartesi 00:40:28

Sitem

Kalpten kalbe bir yol vardır izlenir
Sevgim hazinemdir kalpte gizlenir
Eyüp`ün sabrıyla gönül bezenir
Sevda bilmez dosta sitem eylerim

Dostun bahçesine güller ekmeyi
Vuslat eylemeyip özlem çekmeyi
Canımı yandırıp cana bakmayı
Anlamayan dosta sitem eylerim

Günleri aylara yıla ekledim
Sevdamı ben yüreğimde sakladım
Kış ayında senden gül mü bekledim
Vefa bilmez dosta sitem eylerim

Benim sevdam senin sözünü almaz
Söylediğin sözden devasın bulmaz
Kırdığın gönlümün tamiri olmaz
Gönül bilmez, dosta sitem eylerim

Bahar gelmez artık benim gülüme
Bülbül sussun figan etsin halime
Taş basarım artık ben bu gönlüme
Gül verdiğim dosta sitem eylerim

Mihnet sitem dolu yüreğim özüm
Çağladı yaşlarım görmüyor gözün
Lazım değil artık söyleme sözün
Diyerekten dosta sitem eylerim

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:06:21
DEĞERMİ SÖYLE DEĞER Mİ?
BİR GELİNCİĞİ BİNLERCE PAPATYANIN İÇİNDEN ALMAK
BİR GELİNCİK İÇİN
BİNLERCE PAPTYAYI EZMEYE DEĞER Mİ?
SÖYLE…
HAYALİNE DALDIĞIN UMUTLARI
ZAMANI GELDİĞİNDE YAŞAYAYAMAMIŞSIN DEĞER Mİ?
SÖYLE…
GÖZLERİNDEN DÖKÜLEN YAĞMUR MİSALİ YAŞLAR
DÖKTÜĞÜN VEFASIZIN UMRUNDA DEĞİL İSE DEĞER Mİ?
SÖYLE…
MECNUN LEYLASINA DELİ OLMUŞ
LEYLANIN UMRUNDA DEĞİLSE DEĞER Mİ?
SÖYLE..
HAYATINI MAHVEDEN ADAM İÇİN AĞLAMAYA DEĞER Mİ?
SÖYLE DEĞER Mİ?
ONA DEĞMEZ BUNA DEĞMEZ NEYE DEĞER
NERDE SON BULACAK
PAHA DENİLEN ŞEY EDERİ ETİKET
EZİLEN PAPATYALARA YAPIŞTIR EDERİNİ YAZ
VE HATTA
GÖZÜNDEN DÖKÜLEN YAŞLARA,VEFASIZ İNSANA ,
HAYATINI MAHVEDEN ADAMA,LEYLAYA,ETİKETİNİ YAPIŞTIR
AMA BİLESİN ARTIK AĞLAMAYACAĞIM
BİLİYORMUSUN NEDEN?
ÇÜNKÜ:
ARTIK HERKESİN ETİKET OLDUĞU YERDE FİYATI BEN BELİRLEYECEĞİM….
SÖYLE…
EDERİN NE KADAR?

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Ekim 2008 Perşembe 22:41:33

 

Gül verenin elinde gül kokusu kalır.

Bazen insanlar güzel kokan güllerin peşinden koşarken ayakları altında ezdıği masum papatyaları hiç farketmezler ...
 

Meleklerin Saçları Salkım Salkım, Havada Dondurmadan Kaleler Ve Her Yerde Kuştüyü Vadiler. Bulutlara Öyle Baktım. Ama Şimdi Yalnızca Güneşin Önünü Kesiyorlar, Yağmur Ve Karla Kapluyorlar Her Yeri. Çok Sey Var Yapabileceğim, Bulutlar Çıkmasalar Yoluma...

 

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:55:18
Gül verenin elinde gül kokusu kalır

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Ekim 2008 Perşembe 23:00:04

 

gül kokusu güzel bir kokudur..

hayatta her kes bir yaradılmış olan için yorum yapabilir,

yorumlar birbirini tutabilir, ve yorum yapılan her ne ise aynı

şekilde anlaşılmış olabilir, anlaşılabilir de, bu kanıtlanabilir..

ama kimse beğendiği bir kokunun güzelliğini kanıtlayamaz..

bir başkasının aynı şekilde algıladığından da emin olamaz..

çok ilginç değil mi..

her koku, koklayan her bir insan için özel olmuş oluyor bu durumda, ve başka kimse aynı duyguyu algıladığından emin olamaz...

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 23:01:16

etiket yaptım sana abloş

Gül verenin elinde gül kokusu kalır

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Ekim 2008 Perşembe 23:05:39

 

Sağolasan Yiğitcim, teşekkür ederiimm..

 

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
23 Ekim 2008 Perşembe 23:28:50
Dalgalar Sarhoş Gibi...
 

Kıyısındayım mavinin,
Köpük köpük dalgasındayım...
Kederde gamda uzak benden.
Oh be!
Yaşamaktayım...

Çay ,simit ve ben...
Demlemekteyim hayatı,
Dem`lerin zirvesinde...

Bir martının kanat sesleri,
suskun yüreğimin sevinci şimdi...
Kopmaktayım hayattan...

Dalgalar sarhoş gibi
Saldırıyor ardı sıra.
Her gelgit ,
Gözlerim de büyüyor.
Küçülüyor...
Hipnoz olmuşcasına.
Düşünceler firari....

Bir yudum çay,
Bir lokma simit...
Ve bir kedi ,
Yalanıyor ayak dibimde..
Simit veriyorum.
Sevinci benden başka...
Bir çay daha istiyorum,
Bir çay daha,
Bir çay daha....
Sarhoş olmuşcasına....
Tanıdık bir yüz,
Pelikan Osman geçiyor.
Arkasında cıvıldaşan çocuklar...
Dostluk kurmuşlar...
Bir oh! daha,
Yaşama...
Ne denklemlerim,
Ne sitemlerim,ah`larım...
Umrumda değil yaşamaktayım...

Deniz-dalganın hayalinde,
Dalga kıyının.
Martı-balığın hayalinde,
Balık yaşamın..
Kedi-lokmanın,
Simit-çayın hayalinde,
Çay demlenmekte...
Bense,
Sarhoşum hepsiyle...
Hep birlikte,hayallerde...
Oh be!.......

Sayfa:5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa