Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Aşk her zaman ölümsüzdür

Aşk her zaman ölümsüzdür


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:06:55

Selam; belki hayalleriniz yıkılır, kırılırsınız, üzülürsünüz hayatınızda belki bir kere yaşarsınız, hatta hep yaşanır çünkü aşk hiç bitmez hep sizinledir sonsuza kadar.
Aşk her zaman ölümsüzdür,


Kardelen çiçeği

Kardelen çiçeği, etrafındakilerin dostlarının anlatımıyla güneşe aşık olur.Aslında hayatında güneşi hiç görmemiştir.
Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır.
Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmaz
bir hal alır ve Allah`a dua eder,bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et diye.
Ve bir gün dayanamaz Allah`ın huzuruna
çıkar ve şöyle der;
"Allahım güneşi görmem için bana izin ver."
Allah`ta ona şöyle seslenir;
"Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle
karşılaştığın an canından olabilirsin.İyi düşün sana 2 gün
mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ."
Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür.Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe kemirir.2.günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der;
"Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum.
Allah`ta ona;
"Cesaretini taktir ederim ey kardelen ama bir yandan da
üzülürüm,çünkü canından olacaksın." der. ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir. Tam o beyaz karın içinden kafasını
çıkardığı an güneşi görür,ama ona daha önce söylendiği gibi
canından olur.
Bu olay herkesin kalbinde yer eder.Herkes çocuklarına ve torunlarına
bu olayı anlatır,nasihatte bulunurlar.
"Eğer günün birinde aşık olursan,birini çok seversen __KARDELEN__ gibi cesaretli ol.
Eğer ___KARDELEN___ kadar cesaretin yoksa Sakın Aşık olma!!! Derler.


ben çok beyendim paylasmak istedimm...........
sevgilerimle,

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:07:09

En son vuruşları saatin
Tik tak
Gün bitiyor
Kızıl bir gecenin son saniyeleri
Göğsüme yaslanmış
Sarhoşluğumun bilinmezliği
Gece yine oynadı işveyle
Fahişe sokaklarda
Karanlık arzular
Kasıklarımda yangın oldu
Bedenim alevlere düşmüş
Sonu gelmez
Gelmesin
Dönen başım hiç durmasın
Hayat bu
Ne dost
Ne arkadaş
Ne de tanrı
Yok hiçbiri
Tek gerçek
Volkanların patlaması
Tanrı
Lavların püskürdüğü
Volkanda
İçimde
İçinde
Gün bitti
Yeni maskesiyle yeni gün
Bir nefes ötemde...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:07:38
yaşamın güzellikleri

Bir insan gerçekte hiç görmediği birine karşı sevgi duyabilir mi?
"Sevgi beklentisiz ve çıkarsızdır"
Bu yazının amacı, İnternet` te yaşanan aşkların benzersiz olduğunu kanıtlamak değil. Sonuçta insanlar aynı insanlar ve ilişkilerin niteliğini belirleyen yine onlar.
Ancak söylemek istediğim, İnternet`in insana verdiği sınırsız özgürlük duygusu ve fantazileri gerçekleştirmek için mükemmel bir araç olduğu hissi.
Başlangıçta ve bazen asla bunun farkına varamıyorsunuz. Ancak bu duygu davranışları ister istemez etkiliyor. Ve siz bakıyorsunuz ki gerçek hayatta oynadığınız rollerden sıyrılmış gerçekte olmak istediğiniz insan oluvermişsiniz. Ve siz önce kendinize sonra da karşınızdakine karşı dürüst olduğunuz sürece ilişki gerçekten dürüst ve çıkarsız bir hale geliyor.
Artık olduğunuz gibi kabul edildiğiniz duygusuyla karşınızdakini olduğu gibi kabul etmeye başlıyorsunuz. Anlattığınız düşünceleriniz ve duygularınız o kadar içten, bir o kadar bakir ve el değmemiştir. Gerçek yaşamda olamayacak kadar hızlı yol almışsınızdır
kısacık bir zaman içinde.
Karşınızdaki kesinlikle doğru kişidir, çünkü siz onunla konuşmaya devam etmektesiniz. Sabahlara kadar birlikte aslında hiç yaşanmamış bir yaşamı paylaşmaktasınızdır. Yıllardır baskı altına aldığınız dürüst tepkiler vermeye başlarsınız. Onunla birlikte olmaktan ne kadar çok hoşlandığınızı, onunla birlikte kendinizi çok iyi hissettiğinizi anlatırsınız.
Bu duygularınız karşılıklıdır ve aranızda önceleri beklentisiz bir dostluk doğar ve sonra bu yavaş yavaş sevgiye dönüşür. belki karşınızdaki kişi gerçekte asla birlikte olmayı düşünmeyeceğiniz yaşta veya sosyal statüde olabilir.
Ve hatta siz İstanbul` da ve sevgiliniz Brezilya` da olabilir.
Ne farkeder ki, ihtiyacınız olan sarılmak için bir beden degildir. Aradığınız ve istediğiniz, sizi sizin kadar iyi anlayan birine karşı duyduğunuz sevginin o, zaman ve mekan tanımaz sıcaklığıdır.
Bir elmanın bir yarısı siz diğer yarısı "o" dur.
Size "Bu rüyadan hiç uyanmasak" der, siz de ona "Bu bir rüya değil" dersiniz, rüya içinde bir gerçekliği yaşadığınızı bilerek.
Birlikte idealinizdeki evi bulur ve içini eşyalarla donatırsınız. Kocaman bir koltuğun üzerinde birbirinizin saçlarını okşar ve küçük sevgi
öpücükleri kondurursunuz dudaklara.
Bilgisayarın soğuk ve soluk ekranı karşısında o öpücüğü hissedersiniz dudaklarınızda, ve gerçek olan hiç bir öpücük bu kadar derinden sarsmamıştır sizi daha önce.
Sonra; "sana tuhaf gelecek belki ama" dersiniz,
"Seni seviyorum"...
Ekrandaki cevap mutlulukların en güzelini yaşatır
size
"Ben de seni seviyorum"
Sonra ne mi olur?
Bilmem..
Bu sorunun binlerce cevabı var. Bu yazının konusu İnternet üzerinde yaşanan sevgilerin nasıl başlayıp nasıl bittiğini irdelemek değil. Sanal sevgileri bir masaya yatırıp psikolojik tahliller yapmak hiç değil. Sadece İnternet`te yaşanan "Sanal aşkların" günümüzde yaşanan bir çok aşktan çok daha gerçek olduğunu anlatmak.
Belki hayatınızın aşkını İnternet üzerinde bulabilirsiniz. Belki de bulamazsınız. Ama eğer o doğru kişiyi bulursanız, sakın
"Yarın bir başkasını bulurum" kolaycılığına kaçmayın.
Bulamayabilirsiniz.
Ona sahip çıkın ne pahasına olursa olsun !
Alıntı….

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Ekim 2008 Perşembe 22:14:56

 

 

Sevgi aynen öyle bişeydir işte, arı,duru, saf,

sevgi, çıkarsız, amaçsız, nedensiz, beklentisiz olduğunda kavuşur gerçek anlamına.

sevgi insanın mayasında, sevgi yürekte, sevgi geçmişten belleğimize yerleşmiş en güzel en doğal en saf en arı duru bir duygu, insanca, insan insana, yaradandan ötürü misalince her yaradılana, sevgi, sevince güzel, sevgi sevildiğinde, sevgi sevildiğini bildiğinde, sevgi seviyorum seni dediğinde güzel hiç bir şey düşünmeden, sevgi dillendiğinde güzel nedensiz, çıkarsız, ardniyetsiz, yürekten geldiğince arı duru olunca güzel..

Sevgiler yürekten...

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:21:57
SAYGILAR

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Ekim 2008 Perşembe 22:30:37
aşk yanında olanı sevmek değil.uzakta olanı yanında hissetmektir. çünki gerçek sevgiyi anlatan duygu özlemektir...AŞK GÖRMEK DEĞİL UZAKTA OLUPTA UNUTMAK DEĞİL AŞK ÖZLEMLE HER ZAMAN YÜREKTEAN VE AN YAŞAMAKTIR BU GÜN YÜREKTESİN AŞK

Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 12:52:28

Elimde enjektör öylece kalakaldım.Çok klasikti ama ben de arkamda bişeyler bırakmalıydım.En azından ölümü tercih ettiğimi bilmeliler diye düşündüm.Aslında kimseye bişey borçlu değildim,alış-verişi keseli çok oldu.
Nasıl başlayacağımı bilmiyorum,şöyle mi başlasam ; Hey millet ben ölmeye karar verdim.Niye biliyor musunuz çünkü yaşım 27 ye dayandı.ALLAH korusun ya ölmeye değil de üremeye karar verseydim,neyseki aklım başımda Neyse,kötü alışkanlıklara bulaşmayın kendinize iyi bakın...
Kimsenin öldüğümü bilmesi gerekmiyor ama en azından aileme (benden nefret etsinler diye) bişeyler açıklamak istiyorum.
Annem ve babam ben 10 yaşındayken boşandı.Mahkemede ise beni yalancı şahit olarak kullandı annem.Yaptım...Ama 1 sene sonra tekrar birleştiler...
Ergenlik çağım tam bir dengesizlik içinde geçti.Kaldığımız yerde hiçbir hata affedilmiyordu.Hiç unutmuyorum;Bakkalda mahallenin serserileriyle laf dalaşı yaparken dedeme yakalanmıştım.Banyoda bir güzel annemden dayak yemiştim.Bütün aile benim kötü kız olmamdan korkuyordu.Ama ben onları hayal kırıklığına uğrattım.Namaza başladım Evet yırtık kotlar içinde,posterlerin arasında hiç kaçırmadan 5 vakit kılıyordum.
Sigaraya 15 yaşında başladım,içkiyi zaten içiyordum.Babam sağolsun İstanbul a git,okumaya bak deyip beni yapayanlız bıraktığı için babam sağolsun
17 yaşında İstanbulda yalnızdım.Burnumu her deliğe sokmaya başladım,ilk delik sosyal etkinlikler kulübüydü.Burada insanlar ya çiftleşiyor ya da daha rezil şeyler yapıyordu.İlk sevgilim de burdan olmuştu.
Artık köprü altı günlerim başlamıştı.İçki içmek,şarkı söylemek,uçmak...Ve sonrada bir devrimci serserinin yatağında gözlerini açmak...
İstanbul da özgürmüşsün pöh Dışarı çıkarsın serserinin biri keyfini kaçırır,okula gidersin;küçümseyip kaçarsın...Koca bir şehirde 4 duvar arasındasın yani...
Köprü altı günlerim sürüp gidiyordu.Orada içiyor,şarkılar söylüyor.Bir geyik bulursam dalgamı geçip deşarj oluyordum.Ama içkinin tesiri geçince acılar başlıyordu.O dayanılmaz acılar...
Kendimden nefret ediyor,yaptıklarımdan iğreniyordum.Kahrolsun böyle insan,böyle hayat ..
Devrimci arkadaşların toplantılarına katılıyor,gerçekçilik adına söyledikleri şeylere gülüyordum.Çünkü söylediklerine kendileri de inanmıyordu.
Gün geçtikçe daha çekilmez bir hayat...Kaç sevgili,kaç yatak,kaç aldattığım insan...Hatta kadını ortak bir mal olarak gören son sevgilimi de hayal kırıklığına uğrattım.Onu da aldattım
Artık dayanamıyorum,heryerim sızlıyor.Herşeyden,herkesten nefret ediyorum.O kadar yanlış yaptım ki...
Yaşam artık iyice çığırından çıkmıştı
Ne yapmam gerektiğini biliyordum
Evde kimse yok....Yazacak bişey de kalmadığına göre...Artık bitti...PERDE...


Evet Kanat Güner intihar etti,herkes bundan ders çıkarmalı.Özellikle anne babalar...Çocuklarına islamı imanı ALLAH ı anlatın ki bu durumlara düşmesinler.
ALLAH günahlarını affetsin....

Allah kimseyi böyle duruma düsürmesin...


Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 12:53:26
BİR GENC KIZIN İNTİHAR MEKTUBU,DUR..

Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 12:57:47

Kalıbını değil kalbini koyacaksın bu kaşenin ardına.

BEN BU LAFIN ALTINA İMZAMI ATARIM =)

Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 13:07:05

Şeytan bir gün büyük bahçeli, koskoca bir malikaneye girmiş. Merdivenleri çıkmış. Bir kuzu görmüş. Kuzunun boynunda bir ip varmış. Şeytan ipi çıkarmadan yalnızca biraz gevşetmiş. Kuzu ipin gevşemesiyle hareket etmeye başlamış ve malikanenin önünde bulunan aynayı görmüş.şaşırınca bir hamle yapıp aynayı kırmış.
Çıkan gürültüye evin hizmetçisi gelmiş.
"Sen ne yaptın? Ben şimdi
burayı nasıl temizleyeceğim. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar," demiş ve kuzuya bir tekme atmış.Kuzu merdivenlerden düşünce ip yetmemiş ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüş.
Bu sırada evin uşağı gelmiş. Neler olduğunu sormuş. Kadın anlatınca "Bunu nasıl yaparsın? Bey şimdi ikimizi de kovacak. O kuzu onun için çok değerliydi." demiş.Ve hafifçe kadını itmiş.Kadın dengesini kaybetmiş ve merdivenlerden düşüp boynunu kırmış.
Sesi duyunca evin hanımı gelmiş. Olanları öğrenince sinirlenmiş. Tam uşağı dövmek için uşağa yaklaşırken uşak "Lütfen beni
bağışlayın ve beni kovmayın" diyerek diz çökmüş. Uşağın üstüne hızla gelen kadın ise ona çarpıp merdivenlerden yuvarlanmış ve ölmüş.
Evin beyi gelip de olanları dinleyince belinden silahı çekip uşağı vurmuş.
Sonra kendi kendine "Eyvah ben ne yaptım? Bir kuzu, aynanın kırılması ve sevmediğim karım için elimi kana bulamaya, katil olmaya değer miydi?"demiş ve silahı çekip bir kurşun da kendine sıkmış?.
Bütün bu olanları bir kenardan izleyen şeytansa sırıtarak
"Ben hiç
bir şey yapmadım ki. Yalnızca acıyarak kuzunun boynundaki ipi gevşettim, o kadar..." demiş


Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 13:37:46
Nerdesin... ...................................

Bu uykusuz saatlerde... Düşerim binbir derde....
Dertlerin dermanı nerde.... Sen nerdesin ben nerde....
Kimsin, nesin, nerdesin... Yoksa bu şehirde misin...
Her gece düşlerimdesin... Sen nerdesin ben nerde...
Uyusam girermisin rüyama Sararmısın beni kollarına Sarılsam sarılsam boynuna
Sen nerdesin ben nerde....

Tikky_jojuk (süfarman)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
25 Ekim 2008 Cumartesi 13:50:52
Sensizim...

Ağlamak İstiyorum Ama Ağlayamıourm Çünkü yaptıkların Aklıma Geliyor... Bir Gece ansızın Çekip gidişin... Senin için herşeyi yapabilecekken senin birden beni terkedişin...



Şimdi içimde S€ssiz Bir Çığlık...
Seni haykırıyor Aşkını Haykırıyor
Birer... Birer...
Gitti Dayan Diyor
Bu gönül
Kalbime SUS!!! Diyorum...
İçindenn geçenleri anlatma
Dayan...Unut onu Diyorum...
UNUT ONU GİTSİN!!!
Geceler üstüme geliyor...Çığlık atıyorum...Kimse Duymuyor...Duyan yok...Meğer ki bu çığlıklar içimde kopan çığlıklarmış...Bekliyorum arar diyorum...Kimse aramıyor...Sormuyor...Belki diyorum yollarını gözlüyorum...Gelen yokkkkk Giden yooooook

Şimdi Sensiz Şehrin Sokakları

Sensiz Sessiz...
Soruyorlar halin ne
Anlayan yok...
Anlatsam Dinleyen yok...
Sevmiyorum diyorum...
İçim içimi kemiriyor...
Nerede ne yapıyor? Kiminle?
Unutmak istiyorum.
Kolay mı bir anda silmek? Zor giden var dönen yok...


Gelsen çocuk kalbim sevinir...Dönsen içimdeki çığlıklar silinir.




Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
25 Ekim 2008 Cumartesi 20:33:08

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
`git artık` demek
`beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa`
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
27 Ekim 2008 Pazartesi 09:22:42
SANA SOYLECEKLERIMIN HESABINI YAPSAM, SABAHLAR BUNA IZIN VERMEZ. Ve BEN SENI YASIYORUM. Olsa olsa sana "BU SEVGIYI YASA" diyebilirim. "GEL BIRLIKTE YASAYALIM" demeye dilim varmaz.
KAYBETTIGIM DEGILSIN. BEN SENI HIC YITIRMEDIM. Cunku ICIMDE TASIDIGIMDIN HEP. Benden bir parca oldun sen. Ben kendimi yitirmedigim surece sen de kaybolmayacaksin..
BAHAR GÖZLÜMM

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
27 Ekim 2008 Pazartesi 09:35:40
Kalın bir kitap oluşturdum geçmişimden,
dışına bir kapak gerekti ve rengi önemliydi.

Beyaz mı olmalıydı?
Ya kırmızı,
derken kararımı verdim.

Siyah olacaktı, siyah ve kalın kapaklı bir kitap.
“Neden siyah?” diye sordu gözyaşım.

Cevabım hazırdı;

“Çok eskidendi, umutlarım dağılmadan önce havaya, yeşermeye çalışan tohumlarım vardı gelincik bahçelerinde,
büyümesine, açmasına izin vermeden soldurdular.
Toprağını ise savurdular havaya, belki yeniden filiz verir diye çiçeklerim”.

İnsanlar böyle acımasızdı işte, önce sadakat bağı kurarmış gibi yapıp, sonra yıkarlar tüm bağlarını.
Ellerini tam uzattığını sanırken hatta uzatmışken onlar çekiverir ansızın,nedeni bilinmez bu kaçışın.

Gün geldi su içmek istedim eski, yosun tutmuş, yıllara meydan okumuş bir çeşmeden, bir el uzandı ve bir bardak ardından;

“Buradan iç” dedi.

Çeşmeden kana kana su içmek varken, bir bardağa sığacak kadar azdı bana ikram etmek istediği su, bilemedi.
Nezaketti oysa yapmaya çalıştığı, ben yanlış anladım karşımdakini, haykırdım;
“Bir bardak su bumudur bana layık gördüğün?”
Cevabını alamadan uzaklaştım oradan, biliyordum geride kırılan bir kalp bırakmıştım.

Sonra bir ekmeğe uzandı elim, sımsıcak, fırından yeni çıkmış, alıp kopardım. Sıcakken ekmek ne güzel kokardı.
Biri geldi;
“Benimle ekmeğini paylaşır mısın,bende açım” dedi.
Hepsini verdim, bir dilim ekmekle doymasını bilirdim ben. Karnı doyduktan sonra yüzüme baktı, derin, manasız. Boştu bakışları, dudaklarını büzüştürdü;
"Biraz sıcaktı ekmek, birazdan kesin karnım ağrır".
Sinirlendim yüzüne tokatı atmamak için kendimi zor tuttum.

Ardından başkası, diğerlerinden farklıydı, benden sevgi dilendi. En değerli varlığımdı sevgim, ona nasıl verirdim. Acaba layık olabilecek miydi?
Sevgi istedi,
sevgi,
bir bardak su ile susuzluğu giderebilecek, bir dilim ekmekle karnı doyurabilecek en büyük değerdi sevgi.
Benden sevgimi istedi, ben ise beraberinde aşk, sadakat,kocaman bir kalp verdim.
Onu kalbime kilitleyip, anahtarını attım uçurumdan aşağıya, bir daha bulmam mümkün olmasın diye.
İlk sevgi, ilk aşk, ilk göz ağrısıydı bende.
Zaman sonra yüzüme baktı, gülümsedi;
"Sevgin yetiyor ama..."

Amasını dinlemedim söylediğinin.
Sevgide ama olmazdı, yüzüne kapadım açtığım tüm kapıları.

Sana bakan bir çift güzel göze değiyor gözlerin, sonra elleri ellerine.
Aldığın nefesten bile değerli olduğunu sanırken, sevgi cümlesinin sonunda kocaman bir “ama” kelimesini söyleyebilecek kadar cesareti bulabiliyor kendinde.

Yıllar geçti, aynadan baktığımda kendimi görmem gerekirken yaşadıklarımı gördüm.
Hep bir yerlerde yanlış yaptım diye düşündüm evet yanlışı ben yapmıştım.
İnsanın hatalarını anlaması için neden saçlarına aklar düşmesi, ellerinin üzerinde çizgiler belirmesi gerek hala anlamadım.

Bu yüzden kara kaplı bir kitap, içinde boş sayfalar, yazamadım.
Düşündüm, gözlerimi gece nemine sakladım,
ağladım, fakat bir kelime dahi yazamadım.
Kara kaplı bir kitaba sadece boş sayfalar yakışırdı.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
27 Ekim 2008 Pazartesi 14:05:22
Sustum!

Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum!..

Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı,
gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!

Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor...

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara her gece
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
kimse bilmiyor...

Sustum!
tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor

Ne zaman
dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
saçlarını koklasam rüzgarların
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
kimse silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor

Sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret, sustu zaman
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor

Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudağımdaki şiir
gözlerimdeki nehir
gönlümdeki yara
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat, sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...


Nuri CAN

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
27 Ekim 2008 Pazartesi 17:30:52

 

Aşk her zaman ölümsüzdür....

öyledir...

öldürürsün ölmez, kedi gibin yedi canlıdır, öldü sanırsın bir bakarsın yanılmışsın... yenilenmez, değişmez, değiştirilemez, tekrarlanmaz tekrarı olamaz, aşk aşktır, yakar... her yanığın izi kaldığı gibi onunda izi kalır yürekte...

Aşk her zaman ölümsüzdür...

 

 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
28 Ekim 2008 Salı 00:52:53

İşte Gidiyorsun


Aldın omuzuna hatıraları
Yükün ağır/ yolun uzun
İşte gidiyorsun.
Geçmişin
Bir yün yumağı olmuş bakışlarında,
Bir ucu bende / düğümü sende,
Veda bile etmeden
Terkediyorsun.

Gölgen burda ama
Ulu bir çınar gibi
Uzaklardan besleniyor köklerin,
Kirpiklerinde gölgelenmiş hüzünler,
Yüreğinin acısı inmiş de dizlerine,
Yaralı bir ceylân gibi yürüyorsun.

Dönüşü olan
Bir gidiş mi bu böyle?
Yoksa terkediş mi / gizliden?
Ne ben biliyorum yanıtını,
Ne de sen .
Ağzın kilitli / bağlanmış gibi dilin
Susuyorsun....

Sıkışmış avuçlarına hatıralarımız,
Benden birşeyler karışmış bedenine,
Dudaklarında sıcaklığım var,
Göğsünde yorgunluğum,
Bir parçam ellerinde,
Gözlerinde bir yanım,
Götürüyorsun sana tutsak yüreğimi,
Beni burda
Eksik bırakıyorsun.

Dalımda kuşlar sustu
Esmiyor rüzgârlarım,
Çiçeklerim gizlendi taç yapraklarına,
Çünkü sen
Güneşimi yanında götürüyorsun.

Damarlarımda alıp veriyor fırtına, tipi,
Sana giden yollar kapandı kardan,
Yüreğim soğudu gidişinle,
Suyu çekildi ağaçlarımın,
Giderken
İçimdeki baharımı da öldürüyorsun.

Gidiyorsun işte uzaklara,
Ölüme eş ayrılığa gidiyorsun.
Sesin ölgün / bakışların sönük,
Ellerin soğuk
Üşüyorsun.

Gitme
Dönüşü belli olmayan yolculuğa,
Belki açmaz uzaklarda tomurcukların,
Adın söylenmez ağızlarda
Güllerin kokmaz / ırmakların kurur,
Dilinde kırılır belki
Sevgi dolu sözcükler,
Buralara gelmez çağrıların
Biliyorsun.

Gidiyorsun işte,
Bağrını açmadığın rüzgârlarda sürükleniyorsun.
Üzerinden geçmediğin sular,
Akşamları
Üzerine bulut çöken hüzünlü dağlar
Yabancı sana,
Anlasana!
Beni burda,
Kendini
Bilmediğin dağlar ardında
Yalnız bırakmasana.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
28 Ekim 2008 Salı 00:58:18
Gözyaşım düştü sevdaya,
Biraz sıcak, biraz tuzlu,
Ne güzeldi her şey oysa,
Şimdi solgun, şimdi puslu.

Taşlı yollara düşmüşüm,
Geride toz, geride duman,
Mevsim yaz, ben üşüdüm,
Ne yarim var sarılacak ne yorgan,

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
28 Ekim 2008 Salı 01:17:40

çok değil ki.

ÇOK DEĞIL Kİ
Yüreğimde büyüttüğüm gül güneşe çıkamaz
Yüreğim o gülü büyütmezse ışıyamaz.
Günüm seninle başlasın istemiştim
Çok değil ki...

Bir içten gülüşünle ışısın gecem
Uzun suskunlukların dilsiziydim
Sesin aksın istemiştim dupduru
Dağ suları gibi serin
Yüreğimin ölü topraklarına.
Kirpiklerin gölgelesin yüzümü
Gözlerin ömrümün göğü olsun
Demiştim, çok değil ki...


ŞÜKRÜ ERBAŞ

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa