Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > kiralıkmış hayatlar aynı aşklar gibi

kiralıkmış hayatlar aynı aşklar gibi


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 17:19:22

ONEMLI OLAN KIRALIK ASKLARI SAHIPLI ASKLARA CEVIREBILMEK DEGILMIDIR

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 17:20:56

iste böyle gideceksin salina salina
ardina bak baka
kimi bekliyorsunda bakarsin ardinda demezlermi adama
sen bi gurursuzu sewmedinki güzelim ki gelsin ardindan
o asilce sewdi ve asilce gitti
yaptigini cekeceginden kuskunmu vardida …

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 17:33:30

Tenimizdeki çizik olmadan nasıl anlamıyorsak canımızın incinebilirliğini, pişmanlığın sızısı olmadan fark edemiyoruz içimizde saklı masumiyetin kırılganlığını.
Sessizce akıp giden suyun önüne çıkan bir çağlayan yahut kaya gibi suçlarımız; vicdanımızın sessiz bekçiliğini hatırlatırlar bize, girdaplar, fırtınalar katarlar masum sandığımız hayatımıza. Kendimizi masum ve günahsız, hatasız ve kusursuz bildiğimizde kalınlaşıveren, kalınlaştıkça da ruhumuzu sağırlığa hapseden demir perdeyi yıkar günahlar. Dokunulmazlığımız üzerine kurduğumuz sırça sarayın yıkılışını haber verir içimizde yükselen “ah!”lar. Gururun kalesinin yangına verilişine denk düşer hatamızın utancını kıpkızıl yüzümüze taşıdığımız anlar. Pişmanlığın o kekremsi tadı, o akrepsi sokulganlığı utançla tanıştırır bizi. Utançla tanıştığımızda da, utanabilen yanımızla, içimizde suskunca bekleyen vicdanımızla buluşuruz ilk defa. Film gibi hani… Sevdiğimizle çarpışmak gibi köşe başında; defterler kitaplar dağılırken havada, kalpler buluşur, gözler el ele tutuşur ya. O hata; o sakarlık, o dikkatsizlik, o sürçme, o ayak kayması, o kaza, utanabilen yanımızla tanıştırır bizi. “Ah!” ettiren her günah, bağışlanmanın ve affın, rahmetin ve gufranın serin pınarlarına susatır bizi.

Hiç istemeden olmuş gibi, kaza ile değmiş gibi sokulur günah ve kirler ruhumuzun billur sularına. Paslı bir bıçak gibi bulandırıverir kalbin duru ayazmalarını. Sular üzerinde rüzgâr ürpertisi gibi, dudaklarımızda içli yakarışların kıpırtısını başlatır hatalar. Yağmurun çöllerin kumunu yarması gibi, içimizin de içinde sancılı itiraflara kuytular açar günahların darbesi. Vicdanımızın kulağının dibinde fısıltılı hesaplaşmalara çağırır bizi pişmanlıkların nefesi. Utandırır bizi. Utandırdığı gibi, utanabilir olduğumuzu da hatırlatır bize. Yüzümüz kızarır, başımız öne eğilir, mahcubiyetle kısılır gözlerimiz, belki gözyaşı dökeriz. Müşfik bir baba gibi teselli eder bizi pişmanlığımız: “Ağlıyorsun ya işte; o işi yapmayı yakıştıramadın kendine. Sen elinle ettiğinden fazlasısın. Sen bile isteye ettiğin günahtan daha yukarıdasın…”

Kucağımızda hiç durmadan ağlayan bebek gibi, habire sızlanan bir hasta gibi buluruz pişmanlığı. Ne inkar edebilir, ne unutabilir ne acısını dindirebiliriz. Bırakalım öyle kalsın! Acısın. Kanasın. Ağlasın. Sızlansın. Dağlasın göğsümüzü. Yırtsın yüzümüzü. Kendi gözlerimizin içine baktığımızda, hemen yüzünü gösterip utandırsın bizi. Bizi bize gammazlasın. Acısına ihtiyacımız var pişmanlığın. Ya hiç acıtmasaydı günah kalbimizi? Ya pişmanlığın sızısı hiç yapışmasaydı yakamıza? Kurtulmak için çırpındıkça üzerimize atılıvermeseydi pıtraklar gibi? Kıvrandıkça, kıvrandıkça yine yeniden yakalamasaydı bizi bileklerimizden?

İyi ki öyle... Kaynağı saptanamayan ağrılarda hastalara, kural gereği, ağrı kesici verilmez. Çünkü ağrısı olmazsa, hasta çare aramaz. Kıvranmazsa, ağrının odağını bulmaya yönelik zahmetlere katılmaz, katlanmaz.

Pişmanlığın da soğuk sert taşlar gibi vurması beklenir ayaklarımıza. Hiç bitmeyen kışlar gibi soğuk buzlar düşürmesi gerekir alnımıza. Firari mahkûmlar gibi köşe bucak tedirginliklere mahpus etmesi istenir bizi. İlk fırsatta, saati geri alma telaşına düşmek, takvim yapraklarını yerine yapıştırma telaşıyla yanıp tutuşmak gerek. Günahı, ömrünün son deminde ak örtülere sarılmış adamı/kadını acı bir sırla kirletmek diye bilmek gerek.

“Kim aklar beni?” diye bütün kapılardan eli boş döndüğümüzde, “illâ O” diyecek çaresizliğin dizi dibine oturtmalı bizi pişmanlığımız. Rahmetin ve gufranın dergâhında kusurluluğumuzu ve günahkârlığımızı şefaatçi bilip öylece ümitlenmeliyiz Allah’tan. Hiç koşulsuz affedileceğimiz kapının eşiğinde umutla ve gözyaşıyla oturabilmeyi öğretmeli bize pişmanlık. Kimselere diyemediğimiz sırlarımızı kabuğunda sızlanan bir inci gibi rahmetin kucağına itiverme ihtiyacını tir tir titreyerek hissetmeliyiz pişmanlık göğsümüze sarıldığında. Ne kadar çok hata etmişsek etmiş olalım, sonsuz serin bir okyanusun maviliğinde kir pasımızı kimselere göstermeden yıkayıverme umudunu göğsümüzde cılız pınarlar gibi biriktirmeyi vaat eder bize pişmanlığımız.

Sevapça hiçbir şey edemediğimizi, ettiklerimizin de bize ait sayılmayacağını aniden görebilmek demektir günahların “ah!”ları. O’ndan korkup yine O’na kaçacak denli anaç ve müşfik olan rahmeti acıyan dudaklarımızla içmeyi sadece pişmanlığımız öğretir bize..

O tatlı Şebnem Ferah şarkısı gibi, “Sil baştan başlamak gerek bazen. Hayatı sıfırlamak. Sil baştan sevmek gerek bazen. Her şeyi unutarak, yeni baştan sevmek gerek.”

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
22 Nisan 2008 Salı 17:47:04

 

pişmanlık, üzerinde uzunca düşünüp dikkatlice yazmam gereken

bir konu, pişmek mi? pişme anı mı? pişmenin olumsuzluk tarafı mı? sanırım çözemedim..

en iyisi pişman olmaktan çokça korunmak galiba..

 

 

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 17:48:38

PİŞMAN OLMAK YOK ASLINDA GUYGUSALLLIK BASTIRDI BENİ BUGÜN ONDAN YAZMIŞIMÖDIR.BEGENİLMEDİYSE GRUBTA SİLİNE BİLİR CAN ABLA

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
22 Nisan 2008 Salı 17:48:43

 

Eminim ardından da grur kelimesini işleyeceksindir sevgili Yiğit,

harika paylaşımlar, kalemine yüreğine sağlık...

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 17:51:09

CAN ABLA BENİ TANIYOR GİBİ DAVRANMAMANA ŞAŞIRDIM EVET GURUR U  İŞLEYECEKTİM

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
22 Nisan 2008 Salı 17:59:31

 

yoo katiyen silme, pişmanlık hakkında yazıcam musait olduğumda, aslında konuları böyle işlemek ve paylaşmak çok keyifli, ve ardından gurur geldiğini nasıl tahmin etmem ki, insanlar çoğunlukla gururları yüzünden pişmanlık duyar ve kendilerine acı çektirirler çünki..

bu hepimiz için geçerlidir çoğu kez..

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 18:09:38

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 18:10:15
GÖZLER VAR BAKI$LARI ACIDIR CANLAR YAKAR
GÖZLER VAR iTiRAFCI SANKi KALBiN AYNASI
GÖZLER VAR TAAAA DOGU$TAN iSTEKLi VE DAVETKAR
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR UGRUNDA HER TÜRLÜ AGIT YAKILIR
GÖZLER VAR USANMADAN BiR ÖMÜR BAKILIR
GÖZLER VAR $iM$EK GiBi YÜREKLERDE CAKILIR
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR KALP AGRISI DAYANILMAZ CEKiLMEZ
GÖZLER VAR PINARLARI KURUMU$ YA$ DÖKÜLMEZ
GÖZLER VAR SANKi SIRAT KÖPRÜSÜ ZORDUR GECiLMEZ
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR SICACIKTIR SEVGi VE $EFKAT DOLU
GÖZLER VAR KALBE GIDEN A$K VE SEVGiNiN YOLU
GÖZLER VAR HAYAL KADAR ISLAK NEMLi VE BUGULU
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR SOGUK SUDUR iCiLMEZ BUZ GiBiDiR
GÖZLER VAR TANSiYONU YÜKSELTEN TUZ GiBiDiR
GÖZLER VAR KI$TAN ÖNCE GELEN BiR GÜZ GiBiDiR
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR DEPREM GiBi COK DERiNLERDEN SARSAR
GÖZLER VAR YUMU$ACIK SEVGiYLE RUHU OK$AR
GÖZLER VAR A$KI iCiN TÜM ENGELLERi A$AR
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN AYNISI

GÖZLER VAR BAKTIGINDA UNUTURSUN RÜYAYI
GÖZLER VAR GÖNÜLLERDE ACAR YARAYI
GÖZLER VAR VERSEN ALMAZ NE TAHTI NEDE SARAYI
SENiN GÖZLERiN AKLIMDAKiLERiN iNAN AYNISI

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 18:11:01
PROGRAMDA DEGİŞİLİK OLDU CAN ABLA GURUR ÇOK MÜHİM ŞEY SENİN PAYLAŞIMLARINDAN SONRA YAZACAGIM GURURU

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 19:27:06
İnsan kendisini merak etmeli;
hem de ölümüne merak etmeli.
Gün bitti işte...
Kim farkında bunun senden
başka...
Herkes bu yenilgiyi nasıl da
rahat kabulleniyor...

Vaatlerini tutmadı gün.
Kimse kendisini merak etmedi.
Sabırsızlığın bundan;
bundan çocuksu hasretin...
Kabullenince herkes yaşamını
sen ortaya kendini koydun...
ve bütün suçlarını üzerine
aldın sonra

Bundan işte
bu çocuksu hasretin
Ve ölümcül bir rulet oynadın
insanlarla
hadi dedin, hadi bulun
en zayıf yerimi...

Ve diktin gözlerini gözlerine
kastın bedenini
yükselttin omuzlarını
Öylece kaldın...
Baktılar sana... Baktılar...
Ama yüreğini bir türlü
göremediler.

Cezmi Ersöz

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 19:27:29
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
`Yaşadım` diyebilmen için...

1948

NAZIM HİKMET

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
22 Nisan 2008 Salı 19:27:52
O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

NAZIM HİKMET

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Nisan 2008 Çarşamba 01:46:39

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Nisan 2008 Çarşamba 16:25:31
hayaliimdeki kadını çizdiim  şekil verdim.sadece  kalbini yanlış kalb takmışım hep ihanet eder oldu kokuş sevgilim

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Nisan 2008 Çarşamba 16:26:49
bana bir resim çiz hey ressam gözleri kara olsun  yüreginin yigitligi gözlerinden okunsun.istemem degiştiridim siparişimi ressam.vaz caydım ela yeşil gözden hep hain olur derdi  dedem inanmazdım.dgru dermiş atalar

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Nisan 2008 Çarşamba 16:43:07

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Nisan 2008 Çarşamba 18:55:04

 

yorumlar harikaydıı...

yüreğine sağlıııkkk,

pişmanlık yorumu biraz daha bekliycek sanırım,

dingin olmam lazım, gurur kısmına gelince,

ne yazarım inan korkuyorum..

ben patates çuvalımı taşımaktan hala yorulmayanlardanım galibaa..

itiraf saatiii....:=

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Nisan 2008 Çarşamba 18:58:54

pişmanlık yorumu hayatta pişman olnunacak şeyler yapmayanlardanım dersem inanırmısın

 

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa