Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > blue night

blue night


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:36:38

Mavi Gece

Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız
Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece
Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu
Ve gözlerinde farkettim ilk kez
Bütün gecelerin mavi olduğunu

Bir mavi geceydi o
Bütün gecelerden güzel
Bir mavi geceydi o
Benim için ömre bedel

Ve sonra...
Bir gidişin vardı ki
Mutluluğuma inat
Bir gidişin vardı ki
Kırıldı içimde kol kanat

Umutlarımın mavisini alıp gittin
Denizlerimin mavisini çalıp gittin
Masmavi dünyama
Simsiyah bir çivi çakıp gittin...

Gittin
Ve sen de her yalan gibi bittin...

Ahmet Selçuk İlkan

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:37:31
YANAĞINDA Kİ YAŞI SİLDİM....ŞİMDİ ...

BİLDİN...

SENİ İZLEDİM .........




SAYFANIZDA HATIRAM OLSUN İSTEDİM...MERHABA DEMEDEN GİDEMEDİM....MERHABALAR...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:38:03
UYANDIĞINDA YANINDAYIM ASLINDA.....UYURKEN SENİ İZLİYORDUM...SEN GÖRMEDİN...

YANINDAYIM KARŞINDA ....SANA DUĞA EDİYORDUM....SEN BİLMEDİN....

RÜYALARIN DA BENDE VARIM...ONLARI KAPALI GÖZKAPAKLARINDA GÖRDÜM...

KIMILDADIKÇA KİRPİKLERİN.......... İÇİMDE TİTREDİN...

GÖKKUŞAĞININ ALTINDA SENİNLE DANS EDERKEN Dİ GÖRDÜKLERİM...

HAYELLERİMİZ VE RÜYALARIMIZ BİRLİKTEYDİ...

SEN DEYKEN BEN BUNLARIDA BİLDİM...

DÜŞÜNÜRKEN SEN...... SENİ İZLEDİM....

YÜREĞİMLE SESLENDİM SANA..... İRKİLDİN...HİSSETTİN...

AMA SEN ....BENİ GÖREMEDİN....

HİSSEDERKEN SENİ İZLEDİM...FARKETTİN...İZLEDİN...

AMA SEN KARŞINDA OLDUĞUMU BİLEMEZDİN...

YANAĞINDA Kİ YAŞI SİLDİM....ŞİMDİ ...

BİLDİN...

SENİ İZLEDİM .........

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:38:49
mavi hikaye

Bir,mavi hikayedir bu ..
Yarı çılgın,yarı şizofren ..
Biraz gerçek dışı,biraz gerçeğe yakın ..
Yaşanmıştır yarısı,
Başlayamadan bitmiştir diğer yarısı ..
Biraz gökyüzünden almış,biraz denizden ..
Bu mavi hikaye,
İşte böyle başlamıştı ..
Benim dünyamda şimdi;
Gündüzler mavi,gecelerim mavi ..
Ay ve yıldızlarım gibi,
Güneşim de masmavi ..
Mavidir bütün çiçeklerim ..
Asla göremezsin kuşları,
Çünkü,mavi çırparlar kanatlarını ..
Gizlidir gökyüzünde özgürlükleri ..
Mavidir yağmur bulutları,
Yağmur damlaları mavi ..
Gökkuşağı bile mavidir aslında,
Yedi renk bilir herkes ..
Bilemezler ..
Mavi yaşarım dört mevsimi;
İlkbaharım,yazım,sonbaharım mavi ..
Hatta,kar mevsimi ve kartaneleri de mavi ..
Hasretim mavi,sevgim mavi ..
Sormayın sevdamı,bir deli mavi ..
Mavi sevdim binbir kere ..
Mavi ,seni sevdim bir kere ..
Ölümüne sevdim hemde,
Ölümüne mavi..

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:39:29
Elim,yüzüm,kalbim kan içinde ..

Çarptım gerçekler duvarına

Koşarken mavi hayaller içinde ..

Kırıldı işte,adım atmaya yok gücüm,

Oysa daha çok yolum vardı gidecek,

Dinlenecektim mavinin altında ..

Kana kana içecektim o berrak mavilerden ..

Gördüğüm renk kırmızı ..

Gözüme batmış gerçekler aynasının bir parçası ..

Şimdi biraz durup da nefes almak zamanı,

Bir yudum şarap,

Bir lokma mavi anı ..

Hayallerin dünyasının biricik mavisi,

Ses ver,

Yankılansın kaf dağının eteklerinde ..

Masallar şehrinin vazgeçilmez anlatıcısı

Son bir tane daha anlat bize dair,

Mavi olsun adı

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Nisan 2008 Pazartesi 17:39:52

Gecenin mavisi çöktü gülün üzerine
ağlamaklıydı dökülüyordu yaşlar goncadan
mavi bir güldü soğuktu üşütüyordu geceyi
gece sesiz bir matem havası...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Nisan 2008 Çarşamba 05:38:11

 



 

Tükenmiyor gece;
Usanmıyor bu yalnızlık.
Rüzgarın uğultusu dolunaya hale,
Çınarlar hazana yenik düşmüş,
Yıldızlar gözetliyor tepeleri, sessiz.
Ada uyuyor, kimsesiz.
_______Gönül yorulmuş...


Kulağımda bana yazdığın bir şiir;
Mısralarda içini hasretimin kavurduğu bir an,
Dudaklarında şu anki duygularım sanki.
Mehtaba takılmış sözcükler,
Bensizliği haykırıyor solgun yanaklar,
Ellerime hasretten kupkuru saçlar.
_______Gönül susmuş...


Rengim soluyor susuzluğunda,
Öylesine yangın bakışlarım perçemlerine.
Ölmek istiyorum deniz kokulu özlemlerde,
Dalgalanmak çölllerde.
Sevgini içiyorum mimoza kokularından;
Kadehler silinmiyor anılardan.
_______Gönül yanmış...


Gözyaşlarım ayazlardan donuk.
Soyutluyorum kalemimi yıpranmış zamandan,
Asıyorum mutluluk şarkılarımı maziye,
Yokluğunu sorguluyorum.
Martılara soruyorum sesini,
Tanımıyorlar seni.
_______Gönül unutmuş...


Yunuslar arıyor sevgini, deli hasret;
Anımsamıyor dalgalar.
Simli bir yakamoz süzüyor aşkı mısralardan,
Yapıştırıyor tebessümünü yüreğime;
Karanlığa damgasını vuruyor tutkulu vaatler,
Sonsuzlukta ölüyor ela gözler.
_______Gönül yanılmış...





14.Mayıs / 25.Ağustos.2005

Feride Özmat



 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Nisan 2008 Çarşamba 05:44:25

 



               Bir meleğin kanatları arasından sıyrıldım bu gece…

  Düşlerimden uyandırıldım, göğün yedinci katından azad edildim bu gece…
      Boşlukta ilerledim korkuyla, yıldızlar tarafından kucaklandım.
 İncinmişliğimin farkına varamayıp daha çok incineceğim sandım; beni azad
           eden meleğimin kanatları arasına sığınmaya çalıştım…
                         Çok geç idi… Anlayamadım…


 Güneş’i, Ay’ı ve Yıldızları gördüm. Düşüşlere son verip tutunmak istedim
        her birine sıkıca. Hiçbirinin kanatları yoktu. Tutunamadım.
                      Çarptım. Düştüm. Yaralar aldım.


                  Sonsuzdu boşluk. Hiç bitmeyecek sandım.
Düşledim; kalbimden uzanan ince zincirle meleğimin kanatlarına mühürlendim.
  Acımasızdı melek; gözpınarlarıysa çoktan kurumuştu. Bir damla bile yaş
                     akmadan yüzünden kopardı zinciri…
Hayallerimle yarattığım melek, göğün yedinci katından düşürdü beni bu gece…
  Kanatlarını aşkımla işlediğim melek, düşlerine feda etti beni bu gece…


                      soluk alımı ötemden geçenleri…
  Meleğim tarafından azad edildiğimden beri bir melek gibi hissetmiyordum
kendimi; bir kanat çırpışıyla son veremedim düşüşlere. Gözlerimi söküp bir
   çift yıldıza yer verdiğimden beri eski meskenlerinde; kör oldum, fark
                               edemedim bir
   Derken bir melek dokundu gözpınarlarımı tıkayan pıhtı kana. Işıyarak
                gördüm; farklı bir suretim vardı karşımda.
                           Sıcaktı dokunuşları.
            Kadife yumuşaklığındaydı ciğerlerimi saran kokusu.
                             Işıyordu gözleri.
          Tereddüt etmedim; bıraktım bedenimi kanatları arasına…


   Bir melek geçti hem düşümden hem hayatımdan bu gece. Bir melek kondu
                                 yüreğime…
       Bir meleğin kanatları arasında ölüme bile razı oldum bu gece…


 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Nisan 2008 Çarşamba 14:48:50

SEVMEK ? " dedim ;

" YOLUNA ÖLMEK " dedi;

" YOL ? " dedim;

" ALIP BAŞINI GİTMEK " dedi.

" GİTMEK ? " dedim;

bir " Ahh... " cekip: " DOSTLARDAN AYRILMAK " dedi.

" DOST ? " dedim;

durdu bana bakti, " DOST ... " diye mirildandi ve " YÜREGIME NASIL KOYSAM BILEMEDIGIM " dedi.

" YÜREK ? " dedim;

" DÜNYALARI İÇİNE SIĞDIRAMADIĞIM " dedi.

" DÜNYA ? " dedim;

" HAYATIN BIR YÜZÜ " dedi.

" YÜZ ? " dedim;

" ARDINDA NE GİZLİ BİLEMEDİĞİM " dedi.

" GİZ ? " dedim;

" HEP ÇÖZMEYE ÇALISTIĞIM " dedi.

" ÇALIŞMAK ? " dedim;

" BİTMEYECEK ÖYKÜ " dedi.

" ÖYKÜ ? " dedim;

" BİNLERCESİNİ İÇİMDE GİZLİYORUM" dedi.

" GiZLEMEK ? " dedim;

" iŞTE HERŞEYİN BİTİMİ " dedi.

" ŞEY ? " dedim;

" SEVDA " dedi.

" PEŞİNDEN KOŞTUĞUM " dedi.

" KOŞMAK ? " dedim;

" HAYAT BİR MARATON " dedi.

" HAYAT ? " dedim;

" ÖYLE KISA Kİ ... " dedi.

" NİÇİN KISA ? " diye sordum;

" YAŞANACAK COK ŞEY VAR, ZAMAN YOK " dedi.

" YAŞANMASI GEREKEN NE VAR " diye sordum;

" AŞK " dedi.

" KAÇ KERE ? " diye sordum;

" BİN KERE " dedi, " MİLYON KERE ... "

" NEDEN BİR KERE DEĞİL ? " diye sordum;

" BÜTÜN AŞKLARIN TOPLAMI, SONRADAN ULAŞIRSIN EN YÜCESİNE AŞKIN " dedi.

" ÖNCE ONA VARSAM OLMAZ MI ? " diye sordum;

" KEŞKE OLSA " dedi, " AMA ÖNCE YORULMAK GEREK "

" ACI ÇEKMEK Mİ ? " diye sordum;

" EVET, AŞK AÇISINDAN YOK OLMAK " dedi.

" YOK OLUNCA ? " dedim;

" İŞTE GERÇEK ASKI O ZAMAN YAŞAMAYA BAŞLARSIN " dedi.

" GERÇEK AŞK ? " dedim;

" BÜYÜK O ! " dedi.

" Durdum. Durdum. Ve sustum...

" NEDEN SUSTUN ? " diye sordu;

" YÜREĞİM TİTREDİ SANKİ " dedim.

" NEDEN ? " diye sordu;

" BİLMİYORUM " dedim. " BÜYÜK O ! "

" EVET " dedi, " BÜYÜK O ! "

" NEREDE ? " diye sordum;

" HER YERDE " dedi.

" NASIL ? " diye sordum;

" YÜREGİNİ AÇ ! " dedi.

" YÜREĞİMİ AÇMAK ? " dedim;

" BİR TEBESSÜM İLE BAK HER ŞEYE " dedi.

" TEBESSÜM ? " dedim;

" HER KAPININ ANAHTARI " dedi.

" KAPI ? " dedim;

" GİRMEDEN BİLEMEZSİN " dedi.

" YA KORKU " dedim;

" BİLİNMEYENDEN KORKAR İNSAN " dedi.

" BEN BİLMİYORUM " dedim;

" NEYİ ? " diye sordu;

" BEN i " dedim;

" NİÇİN ? " diye sordu;

" BEN KİMİM ? " diye sordum;

" SEVGİYLE BESLENENSİN " dedi.

" KİMİN SEVGİSİYLE ? " diye sordum;

" O nun " dedi.

" Durdum. Durdum. Yine sustum.

" KİMSİN ? " diye sordum;

" SEN İM !! " dedi.

" EWET.........Ben.im

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Nisan 2008 Çarşamba 15:04:32
http://www.ortanokta.com/ilkbaharla/blog/blogid=888538#blog
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Ölmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezs ATİLLA İLHAN

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Nisan 2008 Çarşamba 16:45:59

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Nisan 2008 Çarşamba 18:40:18
Sevgi ...
Sevmek inanmaktır.
Sevmek yaşamaktır.
Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
Sevmek sevdiği olmaktır.
Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O`nun adına istersin. O`nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
Sevmek; sevmek istemektir.
Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O`ndan anlasılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
Sevmek, gücenmemektir.
Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir.
Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
Sevmek ölmektir.
Sevmek, ölmesini bilmektir.
Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
Sevmek yürümektir gönüllerde.
Sevmek güvenmektir.
Sevmek onaylanmaktır.
Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva`nın Adem`in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek. Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
Sevmek bir olmaktır.
Sevmek yaşamaktır.
Ve sevmek inanmaktır.
Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
Sevmek sevmesini haketmektir.
Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır.
Sevmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
Sevmek sevmesini bilmektir.
Sevmek ölmesini bilmektir.
Sevmek SEVMEK olmaktır.
AŞK olmaktır.
Aşk bir kere sevmektir.
Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
30 Nisan 2008 Çarşamba 18:40:38

DOSTLUK VE KİBARLIK......Rüzgâr bir gün Güneş’e, kendisinin ondan daha güçlü olduğunu ileri sürdü ve bu savını kolaylıkla kanıtlayabileceğini söyledi. “Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun?” dedi.”Kuvvetlice estiğimde onun sırtındaki paltoyu, senden daha çabuk söküp, alabilirim.”Güneş, rüzgârın bu sözlerini duyunca onunla yarışa girmeyi kabul etti ve bir bulutun arkasına çekilerek, rüzgârın yapacaklarını seyretmeye hazırlandı. Meydanın kendisine kaldığını gören rüzgâr, bir fırtına gücüyle esmeye başladı. Fakat şiddetini arttırdıkça, yaşlı adam da paltosuna o kadar daha sıkı sarıldı. Rüzgâr, bu işi başaramayacağını anlayınca yarışı bırakmak zorunda kaldı.Onun tüm yaptıklarını bulutun arkasından izleyen Güneş, rüzgârın yarıştan vazgeçmesi üzerine bulutun arkasından sıyrıldı ve büyük bir sevecenlikle yaşlı adama bakarak, ona tüm içtenliğiyle
sımsıcak bir biçimde gülümsemeye başladı.

Güneş’in sıcaklığını giderek arttırması karşısında yaşlı adamın yüzünde bir rahatlama ifadesi belirdi. Sırtından paltosunu çıkardı ve arkasındaki tümseğe yaslanarak, Güneş’in karşısında keyifle uzandı. Güneş, daha güçlü olduğunun bu kanıtı karşısında rüzgâra bir de şu öğütte bulundu :
“Dostluk ve kibarlık, her yerde ve her zaman kabalık ve zorbalıktan daha güçlüdür.”

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
1 Mayıs 2008 Perşembe 18:17:54

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Mayıs 2008 Salı 02:33:49

 



 

AHMET ARİF

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni…


 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
9 Mayıs 2008 Cuma 20:08:46
Gülce bir beyaz zehir
Gülce en vahim haz
Buram buram zehir
Yâr gözünde infaz
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Güzelliğin zülme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarzdan
Deccalden,yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce'den
Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Mayıs 2008 Cuma 23:46:07

 

çok güzeldi çooookkkk

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Mayıs 2008 Cumartesi 04:50:21
http://www.insancapekinsanca.com/foto/albums/userpics/10002/normal_mechulcinayetelifwd22.JPG


Bir organ nakli gibi sevmiştim seni,
Çürük gözlerine bağışlanan ellerim
Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim
Darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi
Çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni!

Çok eskimiş bir aşkın hatırlanılması
Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması...
Aslında işin açıkçası
Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
Fırtınanın camı çerçeveyi indirmesi gibi
Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi sevmiştim seni!

Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi!
Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
Ortalık yerde durup dururken sevmiştim seni!

Atlara kalırsa, çoktan kaybettik savaşı!
Mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimet paylaşıldı!
Kasaba meydanında birbirini dövmekten yorulan iki kovboy gibi
Bir tabancanın namlusuyla tetiği gibi
Bir tabancanın kabzasıyla ibiği gibi
Kendisinden farklı, kendisinden ayrı
Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi
Aynı bedene sıkılacak iki el kurşun gibi
Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşta sevmiştim seni!


Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 17:27:22

HATA YAPMAMAYI DEĞİL, HATADAN DERS ÇIKARTIP TEKRAR ETMEMEYİ ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
DÜNDE OLANLARI SORGULAMAYI DEĞİL, GÜNÜ İLİKLERİNE KADAR YAŞAYABİLMEYİ VE YARINI PROĞRAMLAMAYI ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
İÇİNDEKİ SESE HER NE OLURSA OLSUN KULAK VERME SANATIDIR.
*HAYAT;
DANIŞMADAN YOLA ÇIKILMAMAYI ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
BÜYÜK KONUŞMAMAYI ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
BOL KESEDEN SÖZ VERMEYİ DEĞİL, VERİLEN SÖZÜN ARKASINDA DURMAYI ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
SEVMEKTEN DAHA ÇOK SEVİLMEYİ ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
PARANIN AMAÇ DEĞİL, ARAÇ OLDUĞUNU VE PARANIN SATIN ALAMAYACAĞI BİR TAKIM DEĞERLERİN OLDUĞUNU ÖĞRENME SANATIDIR.
*HAYAT;
SANATSA BİZDE SANATÇILARIZ.
*O HALDE.
*YA SEN HAYATINI YAŞARSIN...YA DA HAYAT SENİ! …


Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 05:08:27



Ne Böyle Sevdalar Gördüm, Ne Böyle Ayrılıklar

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm

Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni

Seni düşündükçe
Gül dikiyorum ellerimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.

İlhan BERK

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa