Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > BAHAR

BAHAR


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
19 Mayıs 2008 Pazartesi 11:13:21

Bahar

 
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
Afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın.
Yapma bunu bana!..
Bahar, yalvarırım çek git isine!..
Salma üstüme çiçeklerini, aklimi çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
Sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor..
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, islik ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtüböcek...
Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme!.
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir..
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben...
Tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi islik çalıp sokağa çağırmasınlar beni..
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim... yoldan çıkarma!..
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana!..
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka;
Gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını,
Beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahlar kalacak,
Ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz..
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak. İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git isine! Yoldan çıkarma beni!..

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
20 Mayıs 2008 Salı 19:09:09
http://www.ortanokta.com/benbuketimm/blog/blogid=1740482#blog
Öyle roller oynadım ki, asıl BENi arayıp bulmakta zorlandım.


Yılın son günlerinde daha bir hüzünlü olurum. Belki ömrümden bir yıl daha gitti diye. Belki de bir yıl daha yaşlandım diye.

Nasıl da geçti koskoca bir yıl? Nasıl geçiyor yıllar? Bazen çok uzun, bazen de çok kısa.

Geriye dönüp baktığım zaman ya yaşadığım büyük mutsuzluklar ya da yaşadığım en keyifli zamanlar aklıma geliyor. Arada kalanlar ise unutulmaya mahkum gibi.

Ne çok şeyi öğretti bana geçen yıllar…

Birçok şeyi yanlış, eksik, hatalı yaparak en çetin kışları yaşarken bile bana baharların küsmediğini öğrendim. Bu nedenle de her üzüntünün arkasından sevincin geldiğini bilerek beklemenin, sabretmenin kıymetini öğrendim.

Gün geldi kendi kabuğuma çekildim. Çevremden uzaklaşarak kendime ayna tutmaya çalıştım... Bu serüveni yaşarken yalnız kaldım. Böylece yalnızlığın değerini ve çeşitlerini öğrendim.

Sevdiklerime sıkı sıkıya bağlı kalamadım çoğu zaman. Bağlı olmak, bağımlı olmaktan daha sağlıklı diye düşündüm. Çevremde sevilme ihtiyacıyla yanıp tutuşan gönüllere köprü olamadım. Sevilmenin değil belki ama sevebilmenin gücünü öğrendim.

Kendi hayatımı yaşadığımı zannedişlerim çok oldu. Çevremin bana sunduğu hayatı yaşamayı bırakarak kendim olabilme çabasına girdim. Güvenli limanlardan çıkmak, zincirlerime elveda demekle mümkün olabildi. Vazgeçebilmenin zor ama bir o kadar da şart olduğunu da öğrendim.

Kendimi tamamıyla bir işe, bir olaya adayıp diğer rollerimi hiç aksatmadım. Ama öyle roller oynadım ki, asıl BENi arayıp bulmakta zorlandım. Bu nedenle , ne yaşarsam yaşayayım kendimden caymamam gerektiğini öğrendim.

Öyle bir sevda yaşadım ki, yorulduğum zamanlar kendimden yardım istedim. Kalbimde fırtınalar koparken, beklentileri bir kenara atıp, karşı tarafa huzur verebilmeyi öğrendim.

Gördüm ki konuşmayı beceremiyorum, kendimi yazılarla ifade edebilmeyi öğrendim, öğrenmeye de devam ediyorum. Kelimeler hayatıma renk katıyor, değiştiriyor. Yazdıklarım bir nebze de olsa çizgimi gösteriyor.

En önemlisi de;

Ben geçen her yıla teşekkür etmeyi öğrendim.

Öğrenecek daha çok şeyim olduğunu hissettirdiği için, umutlarımı da yanıma katarak, var gücümle yeni yıla “Hoş geldin, İyi ki geldin” diyebilmeyi öğrendim.!!!!!!!!!!!

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 04:29:26



Bir küçük çiçekle kandırılabilirim şu sıralar,
Bir tek papatya, bir kır menekşesi ile örneğin.
Bir kaç satır şiire tav olabilirim,
Bir gamlık notayla artar sevincim.


Bir parça güneşle kandırılabilirim şu sıralar,
Gün-doğumu, gün-batımı, fark etmez.
Bir oturumluk deniz kenarına tav olabilirim,
Rüzgarlar beni üşütmez.


Bir kaç damla yağmurla kandırılabilirim şu sıralar,
Üstelik şemsiyeler evde unutulmuş.
Bir bardak sıcak çaya tav olabilirim,
Üstüm başım henüz yeni kurutulmuş.


Bir tutam sevgiyle kandırılabilirim şu sıralar,
Fazlasına öykünmeden.
Bir kaçamak bakışa tav olabilirim,
Belki bugün, gün bitmeden.


Yıllanmış bir şarap gibi olsamda yaş itibariyle,
Hala bir cümlenin sıcaklığında,
Yakamozlar, ay ışığıyla dans ederken,
Çılgın küçücük bir sözle, çocukluğuma dönebilirim
Tanımadığım için çılgınlık denileni hala…
Bir çift gözle tanıştığım anda,
O gözlerin ışıltısında kendimden geçebilirim...


Büyümüş olmak yetmiyor işte…
Yaşamdan uzaklaştığım her gün, her an,
Her şey için hala kandırılabilirim,
Kimbilir, belki de saksağan kuşlarının coşkusuyla yeniden sevebilirim…
Yalan da olsa bu sevda,
Yalnızca bir kaç dakikalığına.
Ve hatta her tür yalana kanabilirim…
Sahte de olsa o sözü söyle bana.
Çünkü…
Bugün herşeye inanabilirim.




Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 04:31:19

 

BAHAR

Bahar, yalvarırım çek git işine!....
Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!....
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.


Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek....
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek...
Yapma bunu bana bahar,
Böyle üstüme gelme...


Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı....
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziniyorum nicedir....
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben... Tembelliğin sırası değil, uyamam sana...


Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni...
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim...
Yoldan çıkarma!...
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana!...
Biliyorum çünkü, yeni kandırın yeşillendireceksin aşkı, gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin
O iple çektiğin ışığın, dayanılmaz olacak o zaman
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında....
Yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz...
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... Yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.


İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git işine!
Yoldan çıkarma beni!...



Can Dündar...

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 14:53:07
bu baharlardır bizim kalblerimizi karıştıran benligimize katılamn .ötede oyna bahar.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Mayıs 2008 Çarşamba 16:13:34

 

he vallaa...

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
21 Mayıs 2008 Çarşamba 16:25:42

ben söyledim bahara bana ugramayacak fatih ürekin şarkılarıyla eglen sen hadi hadi  hadi



el alem nederse desin sen eglen öetede  .

anlaştık biz onla .

her aantlaşmalar bozulmak içindir .

ne kadar uyarsa bu bahar

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
22 Mayıs 2008 Perşembe 22:02:43

Güzel Havalar



Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan Veli Kanık

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Mayıs 2008 Cuma 05:12:29

 

 

 

KAFAM GÜZEL,
DÜNYA GÜZEL,
HER ŞEY GÜZEL

SEN GÜZELSİN,


GÜZELSİN
GÜZEEEEELSİN

KAFAM GÜZEL,
DÜNYA GÜZEL,
HER ŞEY GÜZEL

SEN GÜZELSİN,

 

GÜZEEEELSİN
GÜZELSİİİİİİN
GÜZELSİN
GÜZEEEEELSİN
GÜZEL
 


 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
23 Mayıs 2008 Cuma 09:10:47

Bahar Ve Sen

 


Ne Zaman Seni Düşünsem
Ala Bir Ceylan Dolaşır Kırlarda
Ağaçlar En Güzel Yemişlerini Verir
Kuşlar Cıvıldar Dallarda

Ne Zaman Seni;
O Gülen Gözlerini Düşünsem
Al Bir Güneşdir Doğar İçimde
Umut Ekinleri Büyür
Sevda Rüzgarları Eser Gönlümde...
Kelebekler Konar Ellerime...

Ne Zaman Seni Düşünsem
Kekik Kokulu Yarim,
Bir Bahardır Kaplar Benliğimi
Havaya Aşk Kokusu Dolar
Alır Götürür Sana Yüreğimi.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
24 Mayıs 2008 Cumartesi 04:14:51

 

Şiirin Dansı
 
Benimle dans edermisiniz,
Sabahlara kadar gözgöze
İsterseniz mutluluk olurum,
İsterseniz gözyaşı
Uçurabilirim sizi
Uçsuz bucaksız gökyüzüne

Benimle dans edermisiniz
Soluk soluğa elele
İsterseniz aşkı tadarız
İsterseniz hüznü, acıyı
Tıpkı masallardaki gibi
Kafdağının ardına gideriz sizinle

Benimle dans edermisiniz
Yavaşca ve sessizce
Ve ben son sözümü söyleyince
Geri alırız zamanı, tekrar yaşamak için
Tekrar varabilmek için
Kelimelerin bittiği yere
 
Bahadır Atay

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
24 Mayıs 2008 Cumartesi 10:51:15

Sessizlik



Hasreti hasret yaptım
Gözlerimi buğu
Sessizce çekip gitmek vardı
Uzaklara buralardan

Sadece seni arzuladım
Yalnızlık ortamında
O ortam ki, bitirdi beni

Şimdi yanımda olmalıydın
Sana,
Sarılmalıydım doyasıya
Hissetmeliydim mis kokunu
Öpmeli koklamalıydım seni
Hasret acısını çıkarırcasına

Ah sevgilim ,bir bilsen,birbilsen
Seni ne çok özlediğimi

Şu hasretin gözü kör olsun
Vurdu yine beni sensizlik
Vurdu geçti,vurdu sessizlik.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
24 Mayıs 2008 Cumartesi 17:06:22

Büyümüş olmak yetmiyor işte…
Yaşamdan uzaklaştığım her gün, her an,
Her şey için hala kandırılabilirim,
Kimbilir, belki de saksağan kuşlarının coşkusuyla yeniden sevebilirim…
Yalan da olsa bu sevda,
Yalnızca bir kaç dakikalığına.
Ve hatta her tür yalana kanabilirim…
Sahte de olsa o sözü söyle bana.
Çünkü…
Bugün herşeye inanabilirim.

evet kafam güzel kana bilirim.

güzel paşlaşım abloş

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
26 Mayıs 2008 Pazartesi 00:07:25

Hikaye

 
Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz agaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkiyalar basardı.
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
Şimal rüzgarları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!
Cahit Külebi

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
28 Mayıs 2008 Çarşamba 02:10:24

 

- "Benim de öyle bir bisikletim olacak." dedi Hasan.

“Benim de uzun saçlı, kocaman bir bebeğim olur mu?”
diye düşündü Esma. Küçük beyaz bulut, o anda
upuzun saçlı kocaman bir bebek oluverdi.
Esma’nın minicik beyninde büyüdükçe büyüdü,
kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı.
Alır mıydı babası?
“Yağmur yağar, iyi ürün alırsak
alacağım demişti.”. Ama alır mıydı?

Elindeki çapayı cılız pamuk saplarının dibinde
birkaç defa gezdiren Cemal doğruldu, belini tutarak.
Yüzünü armut ağacına çevirdiğinde;
çocuklarının gökyüzünü izlediklerini gözledi.
Küçük beyaz bir buluttu gözledikleri. Bu mevsimde
bir pamuk yumağı gibi gökyüzünde belirir,
sonra yitip giderlerdi. Ne gölge verirler,
ne de yağmur olup bereket sunarlardı.
Yarı eğildi, çapayı yavaşça kaldırıp,
ümitsizce indirdi susuzluktan çatlamış kuru toprağa.
Birkaç güne kalmaz bu pamuklar kuruyup giderlerdi...

Hacer, kovanın ipini saldıkça saldı kuyuya.
Yetmedi ip, eğilip uzandı kuyunun taşına,
kolunu uzatabildiği kadar uzattı. Güç bela
doldurabildi kovayı. Nereye gitmişti bu sular?
Akarsular kurumuş, kuyularda su bitmişti...

Hasan, tekrar bulutu göstererek:

- "Esma bak, dedi. Şimdi de kamyon oldu.".

Hafiften gülümsedi çocuklara küçük beyaz bulut,
sonra kendisini belli belirsiz esen rüzgara bıraktı.
Dede oldu, koyun oldu, uçurtma, tren, umut oldu,
umutsuzluk oldu. Kendisine katılmak isteyen
su tanecilerinden özenle uzaklaştı.
Büyük kara bulutlara hiç yaklaşmadı.

Kaç zaman geçmişti hatırlayamadı,
tekrar rastladığında başı öne eğilmiş,
gözleri dolmuştu Hasan’ın. Cemal,
tarlanın bir köşesinde acı acı çekiyordu sigarasını.
İçinde Hasan’a vurduğu tokadın burukluğu...

Küçük beyaz bulut bisiklet oldu,
uzun saçlı kocaman bir bebek oldu,
kamyon oldu ama ne Hasan’ın, ne de Esma’nın
öne eğilmiş başlarını yukarıya kaldıramadı.

İki damla yaş süzüldü Esma’nın gözlerinden,
içinde uzun saçlı kocaman bir bebek olan,
iki damla yaş ıslattı toprağı.

 

Küçük beyaz bulut, birden bire karardı,
ağladıkça ağladı...
Bereket oldu.

 

İrfan MUTLUER

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Mayıs 2008 Çarşamba 12:30:23

Hayalsiz Olmuyor

 

Yapmak istediğim uzanıp
Erişemediğim
Canıma yeten asktan daha beter
Soğuk caddelerde sımsıcak hayallerim
Rahat
Bırakmaz beni hep arzuları ateşler
Ama inanmak
Başarmanın yarısıdır öyle
Derler
Gönül bavulumda hayallerim
Arzularım
Benimle gider
Benimle gelir
Bavulum hiç
Boşalmaz ki
Aksine her
Gecen gün daha da dolar
Arzular
Hayaller çok yakındır insanlara
İnanmak
Çalışmak ve sevmek en büyük başarma
Yoludur
Dedim ya Rahat Bırakmaz
Beni Hayallerim Hep Arzuları Ateşler...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Mayıs 2008 Çarşamba 16:24:37

Bir köşe başında avuç açmak umutlara, sonra da katmer katmer yanmak acılarla..
Hasret yangınlarıyla kanka olmak.. ardından okumak gözlerinden tüm geleceği..
Sevdamın yankısıyla ruhumu acılara gark etmek... yaşamın ağırlığının çökmesi omuzlarıma...
Ve yığılıp kalmak bir kaldırım taşına.. Ama her şeye rağmen umutlu olmak, gülümseyerek bakmak hayata...




Bir çocuğun ürkek bakışlarında yakalamak merakı... Kalbini bir zincirle boynuna asabilmek gösterişten uzak...Hayalimdeki sana dokunabilmek gerçekliğe inat... Parmak uçlarımdaki hislerin yansıması yüzüme

Ey içimi yakan güneşim, ne kadar yaklaşsam sana küle dönerim.. Uzaklaşırsam senden ayazda kalır yüreğim...Sevmek, çok ama çok sevmek... Alıp başımı bu şehirden gitmek ve seninle bir ömür geçirmek...

Hayal mi? Gerçek mi?
Ya umut?
Suskunluğum diz boyu.

Tüm bunlar ne biliyor musun? Sevmek..sadece sevmek.. Her şeyi bir kenara bırakıp, tüm acıları uçurumdan atıp, delicesine sevmek..




Bu kadar çok seviyorum demiyorum, böylesine seviyorum seni diyorum.
Biraz hayat, biraz gerçeklik, biraz aşk... Ve en önemlisi vuslat arkası gelen hüzün... Ortaya çıkan ise devasa bir sen. Seni çok değil kocaman değil, böylesine seviyorum işte

Masal değil hayatımın ta kendisi... Gelecek göz kırpıyor omuzlarının üzerinden...
Sen hayatsın, hayat da sen...



Uzaktan sevme beni içimden sev..
Ama alışma asla alışma..
Korkuyorum çünkü sana da tattırmaktan o acıyı
Alışık olsan da acılara
Bu seni öldürür
Sev beni.. Çok sev
Ben acılarla varoluyorum senin yüreğinde
İçimde sevdaları da taşıyorum
İçimde hüzünleri de barındırıyorum
Ve seni sevgilim seviyorum

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
29 Mayıs 2008 Perşembe 19:47:15
SEN GİDİNCE...
Uyumaya iznimin olmadığı bir gece daha...İzin alamadığım sen, düşündüğüm sen, dilediğim, hayatımdan bir yıldız gibi kayıp gitmeye hazırlanan yine sen. Tam zamanında gelmiştin ama zamansız kaybediyorum seni. Hata arıyorum,suç, suçlu arıyorum ama yok. “Böyle olması gerekiyormuş”, evet hiç düşürmüyoruz ağzımızdan bu cümleyi. Kadere inanmak zor zanaat aslına bakarsan, ne yaparsa yapsın sana kabulleniyorsun, karşı çıkmıyorsun,çünkü o senin yazgın. Yazgım bana yeni bir oyun daha oynadı,hiç insafı yok,yaşamın en iyi arkadaşı. Vur-kaç oynamayı çok seviyor;vurup kaçan o, ebe hep ben...Bu sefer de beni seninle vurdu,ama yoksun işte ,ne olmaya vaktin oldu ne de kalmamaya.
Sadece mesafelerden korkardım,şimdi çok daha fazla şey var korktuğum.Beni en çok düşündüren oyunbaz kaderimin ne zaman durulacağı,bir de senden korkuyorum,hiçbir şey yapmasan da beni üzecek olmandan,sadece sen olduğun ve yanımda olmadığın için kalbimin kırılmasından korkuyorum.
Gitme.Bunu sana söyleyemem,düşünmeye bile hakkım yok.Söylesem bile sen o kadar derinden duyarsın ki sesimi,anlamazsın bile.Gidene dur demeye kimin hakkı var ki zaten!
Altı ay uzun,altı ay önemli. Değiştireceği şeyler var benim değişmesini hiç istemediğim,ama karşı koyamadığım.Şimdi ki sen mesela! Altı ay geçmeden ki,şu andaki halet-i ruhiyenle,düşüncelerinle,duygularınla sen!
Aslında dirayetli bir kızım ben,hani şu her şeyle başa çıkabilen cinsten.Bunun için mi hayat bana yükleniyor diye düşünmüyorum da değilim tabi ki.Olabilir mi acaba,sen ne dersin?
Bu yazdıklarım korkutmasın seni,açık olacaktık ya birbirimize,bu en açık benim işte.

Istemesem de gidiyorsun,yolun acik olsun

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Mayıs 2008 Cuma 03:59:19

 


 
Biliyor musun?

İnadına seviyorum ben,
Hani yaraya tuz basar gibi…

İnadına gülüyorum,
Palyaçonun yukarı çizilmiş dudakları gibi
Oysa gözleri hep aşağı çekilmiş ve hüzünlü….

İnadına yaşıyorum inadına
Güneşin en güzel görüntüsünü
grup vakti batarken sunduğu gibi insanlara…

İnadına başım yukarda inadına
Oysa yüreğim yerin sekiz kat altında
Pompeipolis……..

y.

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Mayıs 2008 Cuma 13:07:44



bir ömür anlatılabilir bir şiirde
veya belirsizlikler
gitmelerin ardından ağıtlar yakılır
susmalar belirir satır aralarında..

her şey anlatılabilir
üç beş satırda
yaşama dair her şeye anlamlar yüklenebilir
veya yazılabilir mucizeler
güzellikler ardı ardına gizlenir
dizelerin sessizliğinde..

her şey anlatılabilir bir şiirde
kısa yaşam öyküleri
gitmelerin çöküntüleri
beklentiler sevmelerden yana
yani kısaca akla gelen ne varsa
anlatılabilir şiirlerde..
betimlemelerden yararlanılır
kâh doğadan destek alınır
kâh mucizelerden..

şimdi ne anlatabilir ki seni
nasıl tanımlamalı gözlerindeki gizemi
mercan mavisi mi demeli
okyanus yeşili mi
nasıl anlamlandırılır ki
bir çift gözdeki yaşam büyüsü..
ne zaman yazmaya yeltensem
gülüşün takılır bakışlarıma
deniz gözlerinde anlamlar dizili
sırdır mucizeler gülüşlerinde
gülerken sen güller açar
gülerken sen mevsim coşar
sonra
ben şair olurum
kalemle bir olur
yazılmış ne varsa güzelliğe dair
hepsini alır da koynuma
bir şair olurum
anlatmaya çalışırım
gözlerindeki gizemi..





sen gülersin
onulmaz sancılar kaplar bedenimi
gitmeler belirir susmalarımda
sen gülersin
ben şair olurum
gözlerinde susuz kalır
bakışlarında mutluluğu yudumlarım
hasret olur göz kapakların
ve her saniye
bir daha ölür
bir daha dirilirim

bir şiir çaldım gözlerinden
sevmeyi, hayatı anlatan
zifiri karanlığımda bir tutam ışık olan
bir şiir çaldım gözlerinden
yeniden doğmak için
yeniden küllerinden..

“gözler ki sende birer parçası ilahın
gözler ki senin en katı zulmün silahın
vur o şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
sen öldürürken de güldürürken de güzelsin”






bir şiir çaldım gözlerinden
güzelliğe seni anlatan
senden gelen
bende yaşlanan
bir şiir çaldım gözlerinden
nefesler kesen
olmadan olmayan..

“gözler ki sende birer parçası ilahın
gözler ki senin en katı zulmün silahın
vur o şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
sen öldürürken de güldürürken de güzelsin”

şimdi ne anlatabilir ki seni
susuşun mermi
gülüşün gizemli
olmadı gitmelerin sitemi
şimdi ne anlatabilir ki seni
iyisi mi
baştan ayağa sen demeli
sen.. sen.. sen..
yine de sen
ille de sen..

şimdi ne anlatabilir ki seni
bir yanda geçmişim
bir yanda güz mevsimi..

Sen sakın kapatma gözlerini kapatırsan eğer; maviler hayata küser..

                        

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa