|
| Gönderen | Mesaj |
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
16:15:06
|
|
|

«««BİR YERALTI NEHRİNİ BEKLERKEN»»»
Bir saz kadar mutlu Ve hüzünlü başlıyoruz bütün günlere Ve bir türkü kadar sıcak Biliyoruz ki dağların göğsünü saracak Ve yerinden oynatacak olan şafak Onuru ışık diliyle Karanlıkta koruyanlarla başlayacak
Adnan Yücel
|
|
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
16:18:43
|
|
|

Ne Ne ağlayacak kadar günahkarım, Ne de göklere çıkabilecek kadar masum! Ne geçmişte yaşadıklarımdan huzursuzum, Ne şu an yaptıklarımdan mutlu!
Sırlar içinde bir dünya var Bir de sen varsın içimde Ne seni kaybedecek kadar cesurum Ne de kazanacak kadar güçlü!
|
|
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
16:19:51
|
|
|
Unutmaktan geliyorum! Bütün sayfalarım sil baştan Sonu nereye varacak bilmiyorum Oysa içimde inadına yanan bir mum Dokunma ellerime Sönmedim daha
Unutmaktan geliyorum!
|
|
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
16:21:11
|
|
|

UCUM YOK BUCAĞIM YOK SAKLIMDASIN EY YAR HABERİN YOK SAKLIMDASIN EY YAR
|
|
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
16:22:39
|
|
|

Sen Bendesin Diyemediğim Ne zaman yalnız kalmak istesem terkedilmiş sahillere vururum kendimi boş caddelere bakabaka
ayak izlerinin ardı sıra hayaller kurarım gidenlere yitik sesleri olur ıslığım ve derin bir nefeste soluklarım Yalnızlığı
Kaçıncı kırışmış Şiirimsin ne ölçüsünü buldum, ne sesini silbaştan kaçıncıya başladığım Yazısın belki de ve anlamını bulmamış Karalamalarımsın bir rüzgarda savrulan İsyanımsın
Sen Benimsin Diyemediğim
|
|
|
14 Nisan 2008 Pazartesi
22:19:10
|
|
|
|
çok güzeller
|
|
|
17 Nisan 2008 Perşembe
05:12:41
|
|
|
 Sevgili; Sen Seni Bana Şiirle Anlat Sen, seni bana şiirlerle anlat şiir dallarında kır çiçekleri açsın
Öpülmeye duran utangaç dudakların gülsün Sen seni bana duygularınla dolu söyle
Sen seni bana Sevginle anlat
Şiir dalında essin sevgi rüzgarları Kırlangıçların cıvıldayışları gibi seyrek
Sevgiye özlem uzakta kalmaya başlasın Sen seni bana şiirle söyle
Aç gözlerini sevgiye tan atımında Aç dudaklarını sevgi gününe Ürün versin istekler
Sen seni bana şiirle anlat Sonra üşüdüysen rüzgarlarından şiirin Ellerime koş Gir sevgi şemsiyeme Yağmur yağmasın üstüne ve gözlerine.
|
|
|
17 Nisan 2008 Perşembe
05:19:45
|
|
|

ÖZNESİ BENDE GİZLİ…. Senle başlayan cümlelerin kurduğu bir uygarlığın çöküşüydü aslında bu aşk hikayesi. Kelimeleri sana iliştirince, adına aşk diyorduk. Sonbaharda dökülen kelimelerden şiir yaptık biz; Okunası belki……. Yaşanmamış mevsimler yan yana gelince cümle diyorduk. Ve cümle alem biliyordu aslında, Koskoca bir hayatı sonbaharda idam ettiğimizi… Ve ben, sensiz cümlelerin lirik sokağında vurmuştum kendimi; Mevsimlerden sonbahara beş kala……………
-II-
Cümle…. İçinde bir şeyler gizli. Arasam bulamam –ki az gizlemiştim; Uğraşırsan göresin diye, Açık seçik gizli….
Cümle…. Yüklemi bile vardı aslında, Ve yüklemiştim seni tüm yüklemlerime. Belki sevgi yükü ağır gelmişti…. Hangi kelime bu yükü kaldıracak kadar sağlamdı ki? Dolaylı anlatımlar vardı içinde- Ki hiçbir tümleç dolaysız olmazdı. Öznel bir anlatımı vardı belki, ‘Tanıştığımıza memnun oldum’ cümlesinin. Oysa belirtisiz sıfatı oynarken ben bu kurulası cümlelerde; Hangi küskün zamirle açıklayabilirdim ki seni?
Hiçbir cümle senle başlamamıştı! Oysa yükleminde de sen vardın; Zamirler seni taklit etse de.. Görünmeyen bir öznesi vardı tüm cümlelerin, Ve benim di(n) : Sen benim gizli öznemdin…. Hiçbir belirtisiz sıfat cümle kurmaya cüret edemese de! .....
-III-
- Merhaba! ... - ……….! - Şey! ... Gözlerin, ellerin…… - ……….!
- Susuyorsun! Neden? Konuşsana! .......
Oda boş! Ve şizofren cümlelerin beyne tecavüzünün bilmem kaçıncı sahnesi…. Sanırım biz geçen sonbahar ayrılmıştık Yok yok! Belki beş sonbahar önceydi; sonbahara beş kala….
Siren sesleri, Ve bir gömlek kolları arkadan bağlanan…….
Ve tamamlanmamış bir cümle! Öznesi bende gizli………….. Nejda N.İvanic
|
|
|
17 Nisan 2008 Perşembe
05:21:11
|
|
|

Gizli öznesin sen yüreğimde gizli öznesi bol cümleler kuruyorum “seni seviyorum” kimi? seni.. öznesini yüreğimde tutuyorum
noktaları kaldırdım sana uzanan her kelimeyi, virgüllerle uzatıyorum yan yana oldukça çoğalacak, dolaylı tümleçlerimiz biriktirdiğim bütün belirtili sıfat tamlamalarını, senin için koruyorum
...üç noktalar sana olan suskunluğum / susuzluğum herkes duysun bu sevdayı diye, avuçlarımdan gökyüzüne ünlemler gönderiyorum
devrik bir cümleydim senden önce grameri bozuk bir yürek yangınıydım sen geldin, yerli yerine oturdu kelimeler noktalı virgülle uzatıyorum hislerimi sana, ulaşabildiğin yerden tamamlarmısın..?
özel isimleri büyük harfle başlayarak yazıyorum yani adını yani sevdanı dahası bizi parantez içinde yaşadıklarımız var, aman kimse duymasın tırnak içine aldım bendeki yerini, kem gözlerin nazarı dokunmasın
haydi! bir kesme işareti gönder bana, ismimim dudaklarından çıkışını yazayım haydi! iki nokta üst üste gönder bana, bende ne kadar var olduğunu sana açayım
gizli öznesi bol cümleler kuruyorum “seni seviyorum” kimi? seni.. öznesini yüreğimde taşıyorum..
Pelin Onay
|
|
|
17 Nisan 2008 Perşembe
05:39:27
|
|
|

Bir şiir yazmak sana; seni, sana "benzeyenlerden" ayırmak için... Hayatımızda hep var olan, ama hayatımızın parçası olmaktan uzak, varlıgıyla, yoklugu arasında bir gıdım farkeden, artısıyla, eksisini topladıgımızda geriye kalan "alışkanlık" olanlarla aranızdaki farkı koymak lazım ortaya; anlamak için senin degerini.... Sen ki; yoklugunu göze alması enzor olansın... Sen ki; varlıgı sanki hayatın anlamısın..... Sana yönelen her cümlemde bir ruh, sana uzanan elimde bir şifa umudu var gibi bunalmış ruhuma... Hani ilaçtır ya bazen bir dokunuş, bir sıcak bakış, nefes almanın bile anlamsız geldigi anlarda; işte öylesin bu günlerde bana... Bir şiir yazmak lazım sana; seni, sana "benzemeyenlerden" ayırmak için... Hayatımızda yer vermedigimiz, ama hayatımızda eksikligini de hissetmedigimiz, varlıgıyla çok şey kazanacagımızı düşünmedigimiz, elden geldigince uzak durmaya çalıştıgımız, önyargılı olmadıgımız ama sempati de duymadıklarımızla arandaki fark; hissettirdigin "hayalkırıklıgı ve kaybetme korkusu" olmalı belkide.... Bir şiir yazmak lazım sana; seni ne kadar istediğimi anlatmak için.... ama büyük bir risk,sana begeni ve sevgi ifade eden her cümle "seni kazanmadan kaybetmekten korkan" bu yürek için... Ne sağın belli, ne de solun... O kadar zorki; sana "sana ihtiyacım var" demek... Ne sana benzeyenlere karşı var olan bir korku bu, ne de benzemeyenlere... O kadar sıradan ve o kadar rutin geliyorki içinde bulundugum ortamlar ve muhataplarım, sanki, seni çıkartsam belleğimden,geriye koca bir boşluk kalacak.... Bu olsa gerek aşk dedikleri.. Herşey ve herkes bir tarafa "sen" bir tarafa... Oysaki senden önce de akıyordu hayat, senden sonrada akacak, biliyorum... Ama ne garipki, sanki sensiz herşey hayal, bir tek sen gerçek.... Bir şiir yazmak lazım sana; sana asla ulaşamayacak olmanın acısını anlatan...herşeyin temeline seni koymuşken,her mutlulugun ve keyfin hamurunda senden birşeyler buluyor ve arıyorken," seninle ama sensiz" yaşamanın tatsızlıgını nasıl ifade edecegini bilememek ne kadar acizleştiriyor beni bir bilsen... Bir şiir yazmak sana; asla sana yazıldıgını anlamayacagın, sordugunda "öylesine yazıldı" demek zorunda kalacagım... Sadece ve sadece rahatlamak adına yazılmalı bu şiir... Ne bir mesaj olmalı sana, ne de beklenen bir umudun ifadesi olmamalı... Öylesine yakın, ama öylesine de uzagızki seninle, ne sensizlik mümkün,ne de seninle bir hayat... Kalmalı bu şiir, okuyanların hafızasında "farazi bir şiir" olarak... Hani belki aynı dertten muzdarip başka yüreklere su serper bir nebze.... Hani belki birgün "geriye ne bıraktın bu alemden göçmeden" diye sordugunda bir dostum," ona,onu anlatan bir şiir yazdım, onun bile farkında olup üstüne almadıgı" diyebilmeliyim... "neden" diye sordugunda ise, tek bir cümle dökülmeli dilimden seni hatırlayarak; "asla sahip olamayacagını bildigin birini tamamen kaybetmektense, onu onsuz yaşamanın acısına razı oldum,o kadar....." 17 nisan 2005 Hattat TANER ERDEM
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma
16:31:00
|
|
|
Gitme karanfil../..inadına yaşıyor aşk ve ölüm
“ beyinsel sevişmelerin üretken kadını” diye fısıldıyor kulağıma bir dost doğru olabilir mi..? ..imgelerin altında kalmaktan korkuyorum..
insan, sevdiği şeylerden korkar mı..?
beni şarkı söyleyebileceğim bir yere götürsün sevgilim, üşüyorum derin sessizliklerin acı çığlığı bu çocukluğumdan kalma özlemleri bekliyorum kuytu yalnızlıklarda
insan, geçmişini bekler mi..?
parmaklardan geçen saçlar gibi, yumuşak ve hızlı bir serüvendir aşk ne kadar kısaysa sunabildiklerin, o kadar çabuk tükenir
tükettim serseri vedaları alnımda unutulmuş ve kurumuş öpüşler değme çil yavrusu göz yaşlarından beterdir, gözleri kanlı bırakan terk edişler
insan, vedalarını kutsar mı..?
yalnızlık bir barda unutulan sigara paketi gibidir fark edildiği yerde sahiplenilir ve hiçbir yalnızlık unutulduğu yerde bulunamaz
insan, unuttuklarını arar mı..?
arkasına bakmadan kaçan bir karanfil gördüm ölüm de kirlendi aşk gibi yararı olacaksa söyleyeyim, ellerim temizlik çabasından, yorgun..
karanfil..! Geri dön aşk’ı temizleyeceğim ölüm gibi söz(ü mü veriyorum
insan, inadına yaşar mı..?
|
|
|
19 Nisan 2008 Cumartesi
16:08:06
|
|
|
saatler geçti sayamadım, durdursam dedim zamanı yapamadım.. bazen kalksam diorum gitsem uzaklaşsam bilmediğim yerlere gitsem bilmediğim biri olsam canımın istediği herşeyi yapsam, bağırsam sokaklarda ağlasam anlatsam, anlatamadıklarımı haykırsam bir omuz bulsam sonra... bilsem bilsem ki; hep koruyacak beni hep sevecek dayasam ona sırtımı korkmasam artık hiç bişeyden incinmesem hiç kırılmasam, sevilsem; hiç sevilmediğim kadar anlasam en önemlisi anlaşılsam....
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar
19:45:59
|
|
|
Beni aramaya çıkarsa düşlerin Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim Gamsız bir gecenin karanlığında değil Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim
Aklına düşerim hani olur da Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara Sevginin menfaate döndüğü yerde Bir gönül yarasının izinde ara
Yıkılmış umutların enkazından geç Öksüz bir çocuğun gözünde ara Ağıtların tüttüğü evlere uğra Bir ananın boş kalmış dizinde ara
Beni yıldızlarda arama boşa Yüreğini yasa boğan sızılardayım Dertlerinle bulursun beni başbaşa Senin gibi karayazılardayım
Sahte sevgileri tanımaz kalbim Beni seven gönüllerin ocağında ara Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim Beni gerçek dostlukların kucağında ara
Mutluluğu anlatan şarkılarda değil Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara Beni menfaat ve ihanetten uzakta Yağacak sevgi bulutlarında ara
Öyle senden çok uzaklarda değilim Görmesini bilen gözlerin bakışındayım Belki sana senden daha yakın bir yerde Çarpan kalbinin her atışındayım
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar
20:20:19
|
|
|
|
|
|
|
|
3 Mayıs 2008 Cumartesi
03:00:05
|
|
|

Ne olur gel ay karanlık
Maviye, Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine. Rüzgarda asi, Körsem, Senden gayrısına yoksam, Bozuksam, Can benim, düs benim, Ellere nesi? Hadi gel, Ay karanlık...
itten aç, Yılandan çıplak, Vurgun ve bela Gelip durmussam kapına Var mı ki doymazlıgım? ille de ille Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmus yazıcılar Fermanım yazar N`olur gel, Ay karanlık...
Dört yanım pust zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü Cigaramdan yanar. Alnım öperler, Suskun, hayın, çiyansı. Dört yanım pust zulası, Dönerim dönerim çıkmaz. En leylim gecede ölesim tutmus, Etme gel, Ay karanlık...
Ahmed Arif
|
|
|
3 Mayıs 2008 Cumartesi
03:01:58
|
|
|

Bir Nehrin Tükenişi
Hasretin Kan Çanağı Gözlerinde Oturuyorsun Seni Soruyorum Hiçbir Şey Bilmiyorsun Hep Bir Çağlayan Gibi Senin Sevdana Aktım Sen İse Sularını Kaçıran Bir Nehir Gibi Uzaktın... Tükenişi Bir Aşkın Bir Nehrin Tükenişine Benzer Ne Deniz Olabildin Ne Nehir Kalabildin! Kendin Ol Kendin Ol! Sen Buysan Başkası Ol! Buysan Kederden Öleceğim Başkası Olursan Da Kimi Seveceğim? Ne Diyarbakır Anladı Beni Ne De Sen Oysa Ne Çok Sevdim İkinizi De Bir Bilsen.
Yılmaz Odabaşı
|
|
|
3 Mayıs 2008 Cumartesi
03:03:58
|
|
|
SEN ORADASIN BİLİYORUM
bildiğim bütün şarkıların sözlerini unuttum yüzümde sevinç ve keder yan yana resim çiziyor elim kolum bağlı sessiz çığlıklarım duvarlardan geçmiyor dokunsalar kırılacak cam gibi sen oradasın biliyorum
ne zaman sokağın köşesinde bir çingene soğuğa ve kalabalığa aldırmadan akortsuz yaşlı ve yorgun sesiyle eski bir aşk şarkısı söylese en körpe dal gibi sen oradasın biliyorum
sokak lambalarının aydınlattığı caddede bir kadın çiçek uzatır kışa inat bahar çiçeklenir elinde yalnızlığın temel attığı kaldırımlardan içlerinde sevgiyi büyütenler geçer sahile vuran dalgaları duyarım yazılmamış şiirler ve söylenmemiş sözler cebimde, özlenen bahar gibi sen oradasın biliyorum
bir rüzgar eser son otobüsler geçer yanımdan gece içimi ürpertir terk edilişlerimi ve yalnızlığımı bir köşeye bırakırım eski fotoğrafların sararmış yüzleri kadar canlı buz kesmiş ayrılıklar kovalasa da beklenen şafak gibi sen oradasın biliyorum
Atila IŞIK
|
|
|
3 Mayıs 2008 Cumartesi
03:27:58
|
|
|
Bana kalanı yaşıyorum Sevgili.. Uzak bir sevda nefeslendikçe içimde, sen görmediğim odaların mavi duvarları arasındasın... Aklımda donen düşten başka bir şey değilsin çoğu zaman; ama o düş, tüm nefeslerime sindiği için yaşamın kendisi oluyor..
Ah Sevgili Sen, yaşamın kendisi oluyorsun.. Bana kalanı yaşıyorum Sevgili.. Sesten, görüntüden yoksun bir hayal olarak koştukça Sen gönlümün sokaklarında.. Ve artik biliyorum, ´Seni henüz söylenmemiş sözcüklerle ´Seviyorum´.. Bana kalanı yaşıyorum Sevgili, dokunuşlardan uzak bir saydam tenli olarak gezindikçe sen başka iklimlerde..
Evden cikasim gelmiyor, sanki seni ardımda bırakıyormuşum gibi hissediyorum.. Kapanıp dört duvar arasına, sadece tulleri kıpırdatan uysal esintilerde soluyorum mevsimleri.. Şiirler kuruyorum sırça konaklarda.. Ve içine seni koyuyorum sadece.. Bana kalanı yaşıyorum Sevgili...
Sadece harflerden oluşmuş bir beden olarak böylesi vazgeçilmez olmuşken Sen yüreğimde... Kavuşmayı hayal ediyorum, koşarak boynuna sarıldığımı, beni yıldızlara savurduğunu, oradan başımda yıldız ışıklarından oluşmuş bir taçla aşağı indiğimi.. Seni sevdiğimi, çok çok sevdiğimi.. Beni sevdiğini, çok çok sevdiğini.. Ellerimi tüm kıvrımlarıyla ezberleyebilmek için avucunda sımsıkı tuttuğunu, saçlarımı öptüğünü, alnımı öptüğünü, dudaklarımı öptüğünü.. göğsüne yaslanan gogsummde ürkek güvercinlerin kanat çırptığını, el ele İstanbul´u yeniden keşfettiğimizi, Pierlotti´nin bizi üzerinde taşımaktan gurur duyduğunu düşlüyorum.. Ama sonra düşte de zaman geçiyor; ayrılık zamanı geliyor, anlatması güç bir SIKINTI büyüyor bedenimde.. Ben, sana daha kavuşmadım bile..
Oysa ben o uyanış sonrası yaşanacak ayrılığa yanıyorum.. Bana kalanı yaşıyorum Sevgili, tüm nefeslerime sinmiş olmanın verdiği gururu ve huzuru taşıyorum içimde.. Kare, kare resimlerindeki gözlerine bakıyorum, tebessümüne, kaşlarına, dudaklarının kıvrımlarına.. Çocuk oluyorum hemen ve defalarca yaptığım gibi bir kez daha.. Seni telaffuzu mümkün olmayan kelimelerle seviyorum sevgili, seni söylenemez kelimelerle seviyorum.. Bana kalanı yaşıyorum sevgili, ki o kalan, Sensizliğin içine nasıl sığdığını anlayamadığım ´SEN´ dir.. Tüm ömrümdesin ve bu rüyanın nasıl biteceğini tam bilemesem de ya da sorgulamasam da hiç bitmesin istiyorum..
Hayallerden sıyrılıp, yaşam dediğimiz kısa öykünün iki mesut sevdalısı olalım istiyorum.. Öyle tutalım ki ellerimizi hiçbir kuvvet ayıramasın istiyorum.. Sevgilin, dostun, eşin, sırdaşın, her şeyin olayım istiyorum.. HER ŞEYiM OL, istiyorum.. Bana kalanı yaşıyorum sevgili.. Sen beni seven olarak baktıkça gecenin karanlık gözlerine; ben her gece, yeni gelecekler kurgularım ikimize ve her gece sımsıkı sarınıp yatarım senin saydam tenine.. Bana kalanı yaşıyorum sevgili.. Seni yaşıyorum Sevgili.. Aşkı yaşıyorum sevgili, Hayallerde yaşıyorum Sevgili.. Kendini gizleme yüreğimden, olur mu? Seni çok Seviyorum Sevgili.. Yaşam bazen: yukarıdaki tüm cümlelerin , yahut aşağıdaki öznesi başta, yüklemi sonda bir tek cümlenin, biricik öznesi olmayı istemektir, özlemektir ´seni seviyorum sevgili´
|
|
|
3 Mayıs 2008 Cumartesi
03:32:18
|
|
|
Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Günlerce gezdim bu mısraın haysiyetiyle Benimdir Sormuştun bir keresinde Sen çok aşık olmuşsun bense ilk Yalnızca buymuş gibi aramızdaki eşitsizlik Oysa aşk siyasetnamedir Sınıf duvarlarına asılan ferman kesinliğinde Evet, çok aşık oldum senden önce Ama seninle öğreniyorum sevmeyi Kırk yılda öğrendim şu kadarcık gerçeği Şimdi hem aşığım sana hem seviyorum seni Sırf bu sözün hatırına yirmi yıl sonra yeniden oku bu şiiri Senindir Ferman senindir
Murathan Mungan
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|