| Gönderen | Mesaj |
|
Süleyman (ts718994312)
317
|
|
19 Temmuz 2008 Cumartesi
18:02:43
|
|
|
İĞRENÇ AŞK
ŞİİRLER ŞAİRLERİN KUSMUĞUDUR
BAK YİNE SENİ İSTİFRA EDİYORUM
AVUÇ AVUÇ
HER AYA DOLUSUNDA
BİR PARÇA SEN
BİR PARÇA BEN
VE BİR PARÇA AŞK KUSUYORUM
BU İĞRENÇLİĞİ TUZLU SU İLE YIKIYORUM
VE YAZDIKLARIM ARTIK MİDEMİ BULANDIRIYOR
KÖPEK LEŞLERİNİ KISKANIYORUM
YAŞADIĞIM PİS KOKULU AŞKA İNAT
BAK YİNE SENİ İSTİFRA EDİYORUM...
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
04:15:18
|
|
|
Onarmak Zordur
Şarkılar değil de Hep kulaklar bitiyor, Onarmak zordur.
Bir yürek üşümüş Kapamış kapılarını, Onarmak zordur.
Bir şey yitirilmiş Hiç eskimeyecektir, Onarmak zordur.
İnsanın içine düşen korku Özgürlüğünden olmustur, Onarmak zordur
Ölümü düşünmek yenilmek, Sevmek ölümü yenmektir, Onarmak zordur
Özdemir Asaf
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
04:20:38
|
|
|
AYIP-LI ŞİİR! ! ! Üç adam vardı
Üçünün de adı farklı; Bilgi
Kültür
Tecrübe... Bit pazarına düşmüşlerdi hep birlikte,
Yok pahasına satıyorlar üçünüde... Yok mu alan?
Yok mu alan? Alan yok,
Ya değer bilen?
O da yok... İster inan, ister inanma,
Bunlardan pahalıya gidiyor
Eski koltuk pazarda!!! Meteliğe kurşun atarken adam gibi adamlar,
Adam tutuyor,
Paralarını saysın diye Ölüleri!!! Tutanlar!!! Eskiye rağbet yok ya mirim;
Nur yağmuyor tecrübenin üstüne,
Kültür sözlüklerde kalmış,
Bilgi hecelerde... Habere gel vatandaş
Habere: Kim kiminle nerde,
Sekiz sütuna manşet
Güzel ülkemde!!! Ocak – 2004
Demre Arzu Eşbah Küçükpınar
|
|
|
Süleyman (ts718994312)
317
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
13:03:20
|
|
|
İĞRENÇ AŞK 2
ÖLÜYÜ SEVMEKMİŞ PLATONİK AŞK
MEĞER BEN BİR KADAVRAYI SEVMİŞİM...
PÖRSÜMÜŞ DUDAKLARIYLA KONDURDUĞU
BUSEDEN ANLADIM;SOĞUKLUĞUNU
MORARMIŞ TIRNAKLARINI
YÜREĞİME SAPLADIĞINDA ANLADIM;ACISINI
ÖLÜMBAZ GÜLÜŞLERİ
KABUSLARIM OLDUĞUNDA ANLADIM;KORKTUĞUNU
SAÇLARINA AK YERİNE
KURT DÜŞTÜĞÜNDE ANLADIM;GEÇ KALDIĞINI
KAN BAYRAMINA YATMIŞ GÖZLERİNE
BAKTIĞIMDA ANLADIM;NEFRETİNİ
AŞKINI KUSTUĞUNDA ANLADIM;
BANA OLAN İĞRENÇ SEVDASINI
DEDİM YA BEN BİR KADAVRAYI SEVMİŞİM...
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
13:16:16
|
|
|
Sildim attım
Sildim attım aşka dair ne varsa yaralı yüreğimden sildim...sildim...attım
Yaşla dolu gözleri ağır gelen sözleri umursamaz yüzleri sildim attım
Hüzün kokan gözleri güldürürcesine yanan yürekleri söndürürcesine içimdeki doğmamış çocuğu öldürürcesine sildim attım
Alevlenmiş külleri söndürürcesine uçurumun kenarından döndürürcesine yanan yüreğimi söndürürcesine acıyı içime sindirircesine sildim attım
Son vedayı edercesine ismini kazıyıp silercesine güle güle can...dercesine sildim attım aşka dair ne varsa yaralı yüreğimden Sildim...sildim...attım.
Sevim E.Tezel 2004/Bursa
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
13:30:24
|
|
|
Canım merhabalar, nasılsın..
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
13:43:02
|
|
|
caannn, ben tatildeyim, tatil arasındada izmire geldim, çok sevdiğim bir arkadaşımlayım, ve de keyifliyim..
Sevgilerimi yolluyoruuummm..
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:37:36
|
|
|
Ve gidiyorsun… Dinlemekten yorulduğum tüm gerçeklerimi yüzüme sıçratarak yok oluyorsun. Bilmem ki ne yazılır gidişine Sevda yüklü günler ayrılığı nasıl kabullenir de yoldaş olur geleceğime Kalemim hâlâ nasıl sana döner gittiğini bile bile
Yüreğim gittiğin yollara düşüyor diye Boğazıma yıldızlar dökülüyor gökyüzünden Gidişinin en yalan gerçeği soru işaretleriyle tutuşturuluyor yakama.
Hüzün perdeleri yüzüme açılıyor şimdi. Kırık bir dal oluyor bedenim. Sen gidiyorsun… Geride ne kalıyor ki? Sen, beni kendinden saymıyor musun? Rıhtımıma yine acıları mı demirliyorsun?
Gidiyorsun… Kekeme düşler bırakıyorsun bana Gitmeyeceğine o kadar inanmıştım ki oysa. Şimdi ikna edemiyorum kendimi. Sessizlikle boğuşacağım günleri geveliyorum ağzımda. Aramızdaki o bilindik uygulamalı uzak yerini geçip gidişine bırakıyor. Ki şimdi aramızda uzak denebilecek kadar yakın bir sınır yok. Taahhütlü bu sevgide hep ödün veren ben oldum. Sana sahtekâr sözcükler kaldı sarf etmen gereken. Bana nafile bir bekleyiş…
Hayata hediye ediyorum istifa dilekçemi. Yüzüme yüklediğin gidişinin tüm kıvılcımları dönüşünü bekleyerek uyanıklığa tutuşturuyor kendini. Mutluluk yüzüme inemeden kirpiklerimde aslı kalıyor.
Gidiyorsun Gelmeyeceğini sen de biliyorsun… Giderken olsun yalanlarınla büyütme yüreğimi n’olursun.
Gidiyorsun… İğreti günleri kucaklamaya hazırlanıyorum. Sende ihyasını aradığım yarınlarımı sende ihlal ediyorum…
Gidiyorsun… İstanbul’u acıtıyorsun… “Sen bu şehirde ne buluyorsun?” diyordun Sen gidiyorsun ben İstanbul’u kaybediyorum…
İçimin karalık dehlizlerinden seni bir tılsım-ı muğlâk gibi çıkarıp arada bir kulağımı sana veriyorum İstanbul Hâlâ “gitmeyecek” diyorsun
Sus İstanbul sus… Artık çok geç… Bunu sen de ben gibi biliyorsun
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:42:22
|
|
|
Güz tadında düşler
Hadi
Git.
Bak,
Seni çağırıyor
Yalnızlığın
Uykusuz gecelerin.
Seni çağırıyor,
Üşümüşlüğün
Sevdaya susuzluğun...
Bak
Sensiz, yetim kalmış melankoli,
Yetim kalmış acılar
Git.
Yalan
Değildi sen gibi,
Sensiz güz düşleri,
Hadi git...
Git,
Güz tadında düşlerimle bırak beni...
Eşbah
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:46:58
|
|
|
Git,TİM ABLOŞ HAYATINDAN
Güz tadında düşlerİYLE BIRAKTIM bırak beni...DEDİ.BIRAKTIM.
DÜŞLERE DALARAK KAYBETTİ KENDİNİ.
ALLLAH RAHMET EYLEİSN
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:56:29
|
|
|
töbee töbeeeee
allah korusun...
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:58:12
|
|
|
EYLESİN ABLOŞ.GÖNÜLDE ÖLMÜŞSSE NEDENİR .
İLLLAKİ ÖLMEKJ DÜNYADAN GÖÇMEK DGEİLİDR.
KALBTE ÖLMEKTE VARDIR.
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:58:27
|
|
|
SENİN ADIN KAVUŞMAK OLSUN
Tarifsiz bir sevdada kimliksiz bir sessizliktin Haykırışlarla çağlarken yüreğim durgun limanımdın Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun
Fırtınalarda yolunu kaybeden gemi misali Rotasız ve pusulasız kalmışken yüreğim Ve hoyratça savrulurken bir limandan bir limana Teslim olmuşken kaderine Apansız sana rastladım o limanda Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun…
Bakmaya kıyamazken gözlerine Tutmaya cesaret edemezken ellerini. Ve bütün cümlelerin sustuğu o yerde Sessiz bir haykırıştı yüreğim Eşsiz bir mutluluktu yaşadığım Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun.
Son bahar yaprakları dökülürken içimden Hazanı yasarken bahar kokulu sabahlar da Yüreğim üşürdü gözlerimden sel olup akan yağmurda Sırılsıklam ıslanırken ruhum Solmuştu bahçemde ki tüm güller Sen o bahçemdeki açan tek güldün Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun.
Dağ çiçeğim yaban gülüm asi sevdam. Saçının bir teline bir ömür adadığım Gözündeki bir damla yaşına şehirleri yaktığım İsyanım feryadım kavuşulmazım Sen vazgeçemeyeceğim yasaklım Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun.
Sen benim yanı başımdaki uzağım Sen benim uzağımdaki en yakınım Dokunmam yasak sevmem yasak Sensiz bu hayatta yaşamak tuzak Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun.
Sisli bir gecede ses olup da gel Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel Soğuk bir kış gününde rüzgâr olup da gel Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel Sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel Sen adını koyamadığım Senin adın kavuşmak olsun.
Bir gün gelirde tutarsam ellerini Bakarsam gözlerine sevgi dolu Doğarsa sende yeniden bu beden Ve o gün verirsem şayet son nefesimi Ölmeden haykırmak isterim son bir kez Sen adını koyamadığım Sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim Sen ruhu revanım sen yaşama sevincim Yasaklım adı bende saklım Senin adın kavuşmak olsun Senin adın Senin adın seviyorum olsun Seviyorum olsun
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:58:44
|
|
|
Ağarmadı Karanlıklar Saçlarına İnat Ay saklı gecelerde Çok yıldız saydı... Ancak, umarsız Kaçına sarıldı?
Ağarmadı karanlıklar Saçlarının inadına.. Yeşermeyen düşleriyse Kardelenlerle yarışta...
Titreyen yüreği, Bir kez bıraksa, Güneşin kollarına Dönmez miydi dünya?
24/04/2005 Nesrin Göçmen
***************
Yalnız gecelerinde Kaç yıldız saydı, Kaç yıldıza sarıldı... Ağarmadı karanlıklar Saçları gibi, Yeşermedi düşleri Kardelendi sanki... Üşüyüp titrerken, Umutsuzca yüreği Güneşin kollarına Bıraksa mıydı Umarsızca kendini? . 19/09/2003 Nesrin Göçmen Ağarmadı Karanlıklar Saçlarına İnat Ay saklı gecelerde Çok yıldız saydı... Ancak, umarsız Kaçına sarıldı?
Ağarmadı karanlıklar Saçlarının inadına.. Yeşermeyen düşleriyse Kardelenlerle yarışta...
Titreyen yüreği, Bir kez bıraksa, Güneşin kollarına Dönmez miydi dünya?
24/04/2005 Nesrin Göçmen
***************
Yalnız gecelerinde Kaç yıldız saydı, Kaç yıldıza sarıldı... Ağarmadı karanlıklar Saçları gibi, Yeşermedi düşleri Kardelendi sanki... Üşüyüp titrerken, Umutsuzca yüreği Güneşin kollarına Bıraksa mıydı Umarsızca kendini? . 19/09/2003 Nesrin Göçmen
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
14:58:46
|
|
|
ben sevdim sen bilmeden ..sana görünmeden sana dokunmadan göz göze gelmeden sevdim... sen bilmeden ...tek taraflı sevdim içimde büyüttüm ...sen bilmeden ...her gün evden çıkışını bekledim sırf karşılıklı gelmek için arka sokaklardan dönüp her sabah önünden geçtim ..gözlerini sevdim sabahları ..sen bilmeden ..arkandan yürürdüm sana görünmeden ...saçlarının salınışını seyredersim ...yasemin kokunu içime çekerekten ..sen bilmeden ...ben sana birşey diyemeden ..öylece kendi kendime yaşadım bu sevdayı...beraber yürüdüğün arkadaşlardan kıskandım seni...sen yürürken ben ellerinden tutuyordum ..tenine dokunuyordum ...kalbim çarpıyordu ..sen bilmeden ...dün sabah selamlaştık ...merhaba günaydın ...ilkti ama ben her sabah yapıyordum sen bilmeden ...farkında olmadan esirindim ..sen bilmeden
MAVİ
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
15:01:00
|
|
|
Düşsel bir aşkın hikayesini anlatacağım size, ya da isterseniz yaşanmış bir aşk deyin siz bu aşka... Bu hikayede, ilk bakışta aşk yok, arkadaşlıktan aşka dönüşen bir hikaye de değil bu! Bir yasak aşk öyküsü belkide… İçinde biraz hüzün, biraz mutluluk, gözyaşı, birkaç şiir ve şarkı, yaralı iki yürek, kaygılar ve tabii ki uykusuz saatler var. Bu hikayenin içinde en çok ümit var. Merkezde ise aşk... MAVİ
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
15:01:27
|
|
|
Birbirine uzak iki şehir... Biri taş binalarla çevrilmiş, kuru ayazların kol gezdiği bir şehir... Diğeri deniz kokusu iliklerine kadar sinen bir şehir... Bu birbirinden çok farklı iki ayrı şehirde, birbirine çok benzeyen iki insan... Birbirlerinden habersizken, aynı gecede aynı yıldızlara bakıp aynı dileği tutuyorlar belki bir gün... Sonrasına siz masal deyin, ben hikaye... ya da bir düş... Dedim ya hikayede en çok aşk var diye;..birde ümit, bir ümitle başlıyor işte her şey... Aşka en çok bahar yakışır değil mi? Oysa bir kış mevsiminde başlıyor bu düşsel aşk. Dışarıda kış, yüreklerde bahar... Kırlar yerine, yüreklerde açıyor papatyalar... Dışarısı soğukmuş, buz gibiymiş, ne gam? Yüreklerde güneş... onların yürekleri elele tutuştu... O ikisi birbirlerinin gözüne kaşına değil, boyuna posuna değil, yüreklerine aşık oldular... Ve ilk sözleri “Yüreğine aşığım” oldu aşka ilk adımı atarken. En çok kelimeler yardım etti onlara, birbirlerinin yüreğine dokunmaları için. Bir gece vaktinde kadın adamı düşünürken güncesine şöyle yazdı: “ Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? Belki bir şarkıyla, belki bir şiirle gelir. Belki de bir yıldız olarak düşer avucunuza, dilek tuttuğunuz bir gecede... Uzak bir kentte bir yürek şiirler yazar adınıza... Her dizede onu bulursunuz, her dizede kendinizi... 160 karaktere sığdırmaya çalışırsınız içinizden taşan her duyguyu... Sığdıramazsınız... Sonra beceremeseniz de şiir yazmayı onun kadar güzel, bir şiir dökülür kaleminizden...
Sesini hiç duymadığım, Hiç dokunmadığım ellerine, Ben ona vurgunum şimdi. Ben hiç oldum, o herşey! Yaşadığı kentte, Bir gece olsun uyumadım, Gezmedim sokaklarında, Duymadım onun yaşadığı kentin gürültüsünü Ve koklamadım denizinin kokusunu... Ben onun içinde bir ümit oldum o benim avucunda yıldız…
Şimdi iki ayrı kentte, birbirlerinin yaralarını kelimelerle sarmaya çalışan, iki yaralı yürek avuç içlerinde bir yıldız tutarak, birbirlerini düşünüyorlar. Ağlamanın ne kadar güzel olduğunu keşfediyorlar yeniden... Büyük bir mutlulukla yaşarken aşkı, hatta mutluluğu içlerine daha fazla çakmak için uykularını feda ederken hep ‘bir ümit’ içlerinde... Ve bir taraftan kaygılanıyorlar, korkuyorlar gün gelir bu büyü bozulur diye...Kelimelere, şiirlere, şarkılara sığınıyorlar birbirlerini daha çok hissetmek için... Ve göze aldılar ne zaman geleceği meçhul olan hüznüHAYLAZ MAVİ
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
15:08:13
|
|
|
Nefretin sahtesi olmaz.. Sevginin Karşıtı Nefrettir Diyorlar. Hayır. Sevginin Karşıtı Nefret Değildir. Yalandır!
"İçgüdülerimiz olmasa kimse Kötü; Çıkarlarımız olmasa kimse İyi olmazdı" diye fısıldadı Şeytan. Ve ekledi; "Üstelik İyiler can sıkarlar!"
Kötülük İyilikten Herzaman daha dürüsttür.Kötülüğün doğasıdır dürüstlük. Kimse mahsuscuktan kötülük yapmaz. İşte bu yüzden bütün günahlarımız masumdur!
Yaşamak için cenneti seçeriz. Ve sonunda hep canımız sıkılır mutluluktan. Seyretmek için ise CEHENNEMİ!
"Nefret`e sevgiden daha çok güvenirim" dedi şeytan."Çünkü nefretin sahtesi olmaz
HAYLAZ MAVİ
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
15:11:16
|
|
|
"Nefret`e sevgiden daha çok güvenirim" dedi şeytan."Çünkü nefretin sahtesi olmaz
doğru vallaa
|
|
|
22 Temmuz 2008 Salı
15:12:07
|
|
|
İHANETİN KÜÇÜGÜ BÜYÜGÜ OLMAZ.YANLIŞIN TELAFİSİ OLMAZ.ÖZÜRÜ NAZIRI .NEFRETİNDE SAHTESİ OLMAZ
|
|