|
| Gönderen | Mesaj |
|
6 Haziran 2008 Cuma
17:52:47
|
|
|
kıyâmet kopsa da sönse de yıldızlar unutma yâr gönül tahtımda sevdan tadında bir ân olacak kalbimden kalbine akan beni yakan beni yıkan bir insan olacak belki hayat zehir gözyaşım nehir olacak bu şehirde unutma cân dilimden dökülen her kelime cân olacak cânan olacak
|
|
|
6 Haziran 2008 Cuma
18:05:31
|
|
|
CANLAR CANANLAR GÜZEL OLANLARI
BUNALDIGINDA GASTE KAGIDIMI YIRTACAKSIN
PİSİKOLOGAMI KOŞACAKSIN AHMET GARDAŞ
|
|
|
6 Haziran 2008 Cuma
18:13:25
|
|
|
Canlar, cananlar insanların hayal dünyalarından,dugularının ütopyasından içeri gimeyi başardıkları kadarıyla hatırlanırlar.Zira sevgilinin oradaki silüetidir aşık olunan.Tümüyle sevgilinin kendisi değildir...Onun en çok görünmesini istediğimiz halidir...
|
|
|
6 Haziran 2008 Cuma
19:29:46
|
|
|
YAR O Kİ
Falan, dağın ardında; Seslen, seslen, işitmez Filan toprak altında; Göz yaşları diriltmez
Neye vardın, vardın da? Ufuk varmakla bitmez. Bir şey göster kadında, Tılsımını eskitmez
Yar o ki, hep yadında; Eskimez ve eskitmez. Muradı muradında, Seni bırakıp gitmez
NECİP FAZIL KISAKÜREK
|
|
|
7 Haziran 2008 Cumartesi
23:13:51
|
|
|
Neye vardın, vardın da? Ufuk varmakla bitmez. Bir şey göster kadında, Tılsımını eskitmez
--------
Galiba en fazla Cemal Süreya olmuştur bu dizelere cevap;
kaç kez tekrarladığı,
"Keşke yalnız bunun için sevseydim seni"
dizeleriyle..
Sevgiyle, kalemine yüreğine sağlık sevgili Ahmet..
|
|
|
8 Haziran 2008 Pazar
13:54:17
|
|
|
|
|
|
8 Haziran 2008 Pazar
13:54:46
|
|
|
?εfε? οLduğu ?u?ε?ε,, ?ε? qidε?i? a?dı?da? ?i? qεLε? oLu?...
?a?aLa?ı?da? dε?? aLa?ıyo?u?,, ozεL dε?? ?i aL?a? ?ε ? uPs ...
?αζ?ιzδι?,, ??? ?α?αζ ?αzδι?,??? ο??? çε??? ?α?ι?.. ο??α ?ε? ???? ?οzα? q????? (!) ?α?α?αζ?ιzι? ş??δ?...
ζα ζα ζα ζαααα...
|
|
|
9 Haziran 2008 Pazartesi
03:38:29
|
|
|
haiy vakarimassu.!!!!!!!!!!
|
|
|
9 Haziran 2008 Pazartesi
03:38:46
|
|
|
deli dolu geçtik ateş hatlarından sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde sevdikçe korktum korktukça daha çok sevdim er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin
senin yarınlara inancın benden yüklüydü daha cesaretliydin planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar er geç açacaktı biliyordun deli sevdalı çocuk ruhumun nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında bir sonsuzluk buldun kendine ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza sonra birden yeşil bir kentte ılık bir yaz gecesine astın beni
sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim anılar kemirdi yüreğimi felç oldu hislerim zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden tek bir saniye bile süzülmüyordu ters çevirmeye cesaretim yoktu çünkü yeniden başlayacak bir hayatın korkağı olmuştum
aşkların sonrasında hüzün vardır ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar ama birisi kanatlarını kırarsa eğer yaralı kuş rolüne soyunacağına yürümeyi denemelisin hayata dönmelisin
bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü ve sonunu infaz ediyordu içimde o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer ölen ben olurdum o gece hayatın lekesiz bir anında seni intihar ettim şimdi katil benim
artık güncemde bir boşluksun yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun ve sana ait sandığım her şeyin aslında benim olduğunu öğreniyorum hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin kendimi keşfettikçe seni kaybediyorum ve ufkuma sensizliği korkusuzca geriyorum
|
|
|
9 Haziran 2008 Pazartesi
13:12:50
|
|
|
Gidiyorum Artık
Geldiğim gibi gidiyorum sessizce hayatından. Suçlusu ne sen ne de bu yalan dünya. Her şeyin tek suçlusu benim. Son kez senden af diliyorum gözbebeklerimdeki gözyaşlarımla..
Ve giderken kalbin kalbin bahar esintisi kadar sevgi dolu olsun.. Gözlerin ise geceyi aydınlatan yıldızlardan birisi olsun
Seni severken gidiyorum. Ben gitsem de ağladığında ıslak gözyaşlarındayım. Güldüğünde ise tatlı gülüşlerinde olacağım.. Seni özleyerek gidiyorum. Hakkını helal et bitanem. Sunu bil ki; Cehennemde sadece günahlarım içi yanmayacağım... Senin sevgine hasretle yanıp tutuşacağım. Gözyaşlarımda gidiyorum artık.
|
|
|
9 Haziran 2008 Pazartesi
15:49:03
|
|
|
neydi ey gül ruhumun kanını akıtan yapraklarına söyle, en güzel baharlar aşkına en yumuşak meltemler hatırına neydi gözlerimden gönlümü akıtan öyle vakitli vakitsiz parmak uçlarına…
|
|
|
9 Haziran 2008 Pazartesi
15:50:29
|
|
|
mehtap adımlarımızda yürüyecek güneş avuçlarımızda terleyecekti hep bizi söyleyecekti sevdakâr kuşlar gül gül olacaktı gül yüzündeki gül kurusu, gül tutkunu gülücükler hırçın kırgınlıkları dâra çekecekti gözlerimiz cellatlar ip ip olup dökülecekti pir pir olan ruhlarımızın yollarına
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı
04:38:10
|
|
|
Pastel tadında bir sonbahar gecesiydi Saatler ayrılığı vuruyordu Mavi şemsiyeli yarin gözleri sulanıyordu Aşk ateşi gece mavisine, Gözyaşı ise yağmur çisesine karışıyordu Ta uzakta bir ses yükseliyordu Sevimli bir babanın vahşi dişlerinin sesi Mavi şemsiyeli yari çağırıyordu, Yüreği uçurtma yari...
Dün gece Egeden bir uçurtma uçurdum İpi yüreğimin ellerinde...
YAVUZ GÜNEŞ
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı
11:12:06
|
|
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı
11:12:47
|
|
|
Geçmişi düşünüp güzel şeylerin Çoğunlukta olduğu bir Yaşamım olduğu için, Oturduğum yerde anılarla, Tekrar tekrar Mutlu olabilseydim.
Keşke bir sonraki saatlere ,günlere Ve olabilecekse yıllara Daha sıcak,içten gitseydim.
Keşke aza değil çoğa katabilseydim. Çok çoğalsaydı ve bende onlardan dağıtabilseydim.
Keşke bu kez mutluluklarım örnek olsaydı,kıskanılsaydı demiyorum, sebeplenilseydi.
Keşke, nasıl yaptığım Taklit edilseydi.O böyle yaptı Şöyle davrandı,mutlu oldu. Bende,bizde denilseydi.
Keşke,rehberi olabilseydim birilerinin. Rehber bulamamanın Ne güç olduğunu bilebildiğim için.
Keşke,yol gösterebilseydim umutlar için Umutsuzlukla yolunu kaybetmenin,acısını bilebildiğim için.
Keşke, ışığı olabilseydim karanlığın içinde Çıkmanın çırpınışlarını yaşayanların Oradan oraya siyahın içinde savrulmanın yaralarını Bilebildiğim için.
Keşke kanatları olsaydım uçmak için can atanların Rüzgarına kapılıp yaşamın Dağılmanın ne zor olduğunu Bilebildiğim için
Keşke gözleri,gözlükleri olsaydım kör yüreklerin Karşılıksız da olsa Sevmenin,kalp gözüyle görmenin Ne olduğunu bilebildiğim için…
Keşke elleri olsaydım narin,sıcak tutmak için Ellerinin farkında olmayanların Tutup sıkmış,ellerde eriyebilmeyi yaşamışlardan Olabildiğim için.
Keşke koşan ayakları olsaydım ayaklarını sürüngenler Gibi Sürümekte olanların. Ayağa kalkmak, koşmak için Ne ızdıraplar çektiğimi anımsayabildiğim için.
Keşke,keşke; Ben gibi değil de, ‘’O BİRİ’’ gibi biri olsaydım. O birini arayıp bulmuş benliğine katmış ben Olsaydım.
O biri gibi görünen içinde ben olan Mutlu ben, Sizlere göre ‘’ o biri ‘’ işte.
|
|
|
12 Haziran 2008 Perşembe
03:41:19
|
|
|
Keşke... Teypte eski bir Cohen şarkısı: “Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra / ‘Gözlerinin feri sönmüş’ dedi bana: / ‘Aşkım, ne oldu sana?’/ Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona / ‘Senin güzelliğine ne olduysa’ dedim,/ ‘benim gözlerime de o oldu’. * * * 8-10 dizeye sıkışmış hazin bir aşk hikayesi… Buruk; kırılmış oyuncaklar kadar… Ve yenik; “keşke”li cümleler gibi… Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı… Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, “keşke”, onun güzüne denk gelir. Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç… Mağlubiyetin takısıdır “keşke”...
Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.
Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, gözyumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir. Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte… “Yolunu gözlemeseydim”, “öyle demeseydim”, “terk edip gitmeseydim”, “en güzel yıllarımı vermeseydim” diye diye sızlanır gider. “Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir. İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir. “Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden… “İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür. “Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar.
Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır. Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş, sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur. Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır. O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır “keşke”... “Şimdiki aklım olsaydı” dövünmesindedir.
Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, “Ne derler” e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar. “Keşke” cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır. “İyi ki” öyle mi ya…! Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır. “İyi ki”lerinizi toplayın bugün ve “keşke”lerinizden çıkartın. Fazlaysa kardasınız demektir. Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara… Rüzgarlarla koştunuz ya…
“Keşke”leriniz, “İyi ki”lerden çoksa… Telafi için elinizi çabuk tutun. Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz “keşke” diye nemlenmesin...
|
|
|
15 Haziran 2008 Pazar
14:52:03
|
|
|
|
|
|
16 Haziran 2008 Pazartesi
03:16:11
|
|
|
Bu gün içimden hiç şiir yazmak gelmiyor
her şiir ya
sevgiyi
yada gizli bir isyanı simgeliyor
ya da gizli bir özlemi...................
şiir yazamak istemiyorum artık
ne sevmek ne özlemek
ne de isyan etmek istiyorum artık
dedimya şiirlere son vermek istiyorum artık.....
|
|
|
17 Haziran 2008 Salı
10:48:40
|
|
|
|
|
|
19 Haziran 2008 Perşembe
16:15:04
|
|
|
YÜKÜN AĞIR MI AĞIR..!
Düştüğünde, kalabalıklar içinde yalnızlığa, çevir saatin zembereğini geriye. Bak zamana Pervasızca, çırılçıplak..
Tüm terk edişler, doğmaz hayatın içine birden bire.. Bir ömrü olmalı, her kopmanın
Sönmeden önce, Alevlerin buz tuttuğu, kristalleştiği Anlarda saklı bitmeler, tükenmeler.. her ilişkide..
sessiz çığlıkların duyulmadığı aşka kör kalındığı..O vakitler..!
tüm yalnızlığına hüzünlenirken, asıl bir kez daha zamanın giritlerine
erittiğin aşka bak, ardında bir zamanlar, yalınayak gittiğin..
söküp bir yürekten kendini, yalnızlığa bırakışını
koşarak kaçışını, aşktan, yalnızlığa..
ağla, hüzünlen, dol biraz daha hiçbir aşkın yerini tutmayacak yalnızlıkla..
hıçkırıklar çoğaldığında, kimsenin değil, senin, seni terk ettiğini vuracak yüzüne zaman..
tüm bedenini yerden kesen aşkı bıraktığında.. kalabalıklar arasında dolaşırken yükün ağır mı ağır yalnızlıkla
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|