immortality that never dies > Mesaj Panosu > Cehennemde Yermi Kaldı

Cehennemde Yermi Kaldı


GönderenMesaj

Emre (NAVIGABLE)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2122
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:25:03
Saçlarından bir tek teli

Koparsaydı sevda yeli

izin alıp Allahım´dan

Ben koparırdım kıyameti



Şimdi ise gidiyorsun

Anladım ki sevmiyorsun

Bari bırak bundan sonra

Senin adın yalan olsun



Hayalimi kaç yağmur ıslattı benim

Gözlerimde bir bilsen kaç güneş battı

Ben severken vurgunu kalbimden yedim

Sen bilmem ki kim bilir hangi düştesin



Beddualar ruhumu sardı

Beni gören hep sen sandı

Söylesene ne olursun

Senin günahından sonra, cehennemde yer mi kaldı

Kadir (esder_km)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2771
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:31:32
eeee hayırlı olsun diyelim bizde

Emre (NAVIGABLE)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2122
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:32:41
evet desdek olalım dimi kadir kardeş

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:35:00
eyvallah beyler halolar teşekkürler hepinize allah razı olsun kardeşlerim

Emre (NAVIGABLE)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2122
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:36:46
Senki bilmiyorsun hangi yağmurlarda ıslandığımı
Hangi girdaplarda yasadığımı
Hangi bulutların gözlerime yağdığını
Yüreğimin hangi gecelerde ağladığını
İsyanlarımın sebebini de anlayamazsın benim yaşadıklarımı yasamadan
Aniden içimde kopan fırtınalarıda

Kadir (esder_km)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2771
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:39:56

benden tesbih

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:42:00
bendende çakı olsun bari

Kadir (esder_km)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2771
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:54:37
BENDEN TESBİH...

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
16 Mayıs 2007 Çarşamba 19:59:36
BENDEN ÇAKI

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Mayıs 2007 Çarşamba 21:53:20

BEN DEN KALP



ACILARA KALP DAYANMIYOR ÇÜNKÜ

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Mayıs 2007 Çarşamba 21:55:22

BİR TANE DE KOYUN



DÜŞÜNMEKTEN KAFAYI SIYIRMAMAK İÇİN.

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
16 Mayıs 2007 Çarşamba 22:07:27

iki oda kiraladim, biri yalan sevenler biri ise gercek sevenler odasi
ama hic kimseye soylemedim bunu
gunden gune takip ettim herkesi
yalan sevenleri bir odaya, gercek sevenleri ise bi odaya tiktim
bu boyle bi muddet surdu
sonucu cok merak ediyosunuz dimi?
ben hic sasirmadim sizde sasirmayin
yalan sevenler daha coktu
gercek sevenler arasinda ise sadece bi kac kisi vardi
sonra herseyi anlattim onlara
yalan sevenleri cogu kabullenemedi bir turlu
tamam dedim, cikalim bir binanin sonuncu katina
hadi cesaretiniz varsa atlayin bakalim..
herkes bakakaldi
ne oldu dedim hani sevdiginiz icin caninizi feda ederdiniz?
hepsi de kaybolup gitti
gercek sevenlerle birlikte basbasa kaldik
onlarla beraber askimizi ispat etmek icin,
sevdiklerimiz ugruna canimizi feda etmek icin atliyorduk
derken arkadan bizi yalan sevenler tuttu
siz belli ki cok aci cekmissiniz
sevdiginize onu olumune sevdiginizi ispat edememissiniz dediler
oteki dunya da onlar da gercekleri ogrenecekler
biz sahidiz en onemlisi ALLAH sahit dediler..
bizim agimizimiz ise acik kaldi..

SIMDI SORUYORUM SIZE BENI HANGI ODAYA KOYARDINIZ??

bu dunya da yalan sevenlerin gercek sevebilmeleri icin mucadele edecem,
buna gucum yetmez, zaten yettigi kadar..

tugba memis
almanya, 2006

kim gucluymus kocum gor,
ac gozlerini olma oyle kor,
sen git kendine kefenini or,
tabutunda benden sana soz..

tugba memis
kutahyayer6 2007
DISS`INDEN bir parca..

emoş ablamın yayınıdır alınmasım canım ablam

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Mayıs 2007 Çarşamba 22:17:01
iyi geceler mustafa

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
17 Mayıs 2007 Perşembe 11:22:15
SENİ İSTİYORUM

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum.
Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni,
Payıma düşen her şeyi erteledim.
Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu.
Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir ‘şey’din...

Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir ‘şey’din...
Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir ‘şey’din...
Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın değil...
O gün seni gözlerinden, Anafatma’dan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir.
Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz.
Öyle bir ‘şey’sin sen...
Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur.
Yalanım yok...

Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi...
Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi.
Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim.
Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep.
Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.

Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım.
Sen bir uçurum gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.
Yasaların bile tanımlayamadığı bir ‘şey’din sen.
Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun, uzundun, inceydin, dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım.
Bana hep kendimi hatırlatan bir ‘şey’sin sen...
Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil, yarın gibi bir ‘şey’sin sen...

Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda.
Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme...
Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin.
Bilme!..



Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.
Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni.
Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.

Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan.
Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, “günaydın” der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.

Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar... Bana yetmiyor. Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum.
Bir başka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur...

Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında
çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.
Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Mayıs 2007 Perşembe 11:27:35
günaydın ablacım.

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Mayıs 2007 Perşembe 12:01:13
Al iste yine gunes dogdu, sabah oldu sana sormadan ve kalkmak uyanmak
zamani  geldi gundelik vazifelerini yerine getirmek icin. Ne o, basin mi
agriyor,  yoksa gozlerin mi uyuyamamaktan isyan ediyor gibi bir halde
yatakta  dogruldun. Kollarini destek et de kalkmaya calisir halde iken
tansiyon falan  duser sonra basin doner gibi olur tesebbusun sendelemeyle
sona erer. Ya da  bos ver nasilsa ikinci bir hamlede kendi
kurtariveririsin yatak denen uyku  vahasindan, ve hayat colundeki gundelik
bedevi yolculugun artik baslar  artik.

Yol denen icat, acaba insanlar duz cizgide yurusunler ve yurumeye
alissinlar  diye mi, zaten disaridaki dunyada varolacak cizgi takintindan
kurtulman icin  mi, yoksa hani o guzel paytak ayaklarin evin icinde
yapacagi terliksiz ve  corapsiz kisa yolculuklarda usumesin, donmasin
kucucuk parmaklarin diye mi  icat edilmistir? Zira uyku kardes de henuz
senin yakani birakmamistir bu  kadar ulvi bir konuyu dusunmen icin. Burnun
ve gozlerin senkronize bir  sekilde yari kapali -ya da iyi tarafindan
bakalim- yari acik vaziyetteyken  banyoya duhul et, ayna denen insanligin
en eski ve en gereksiz icatlarindan  birinin karsisina dikil ve
cinsiyetine gore, karsi bir hal al karsindaki  sana benzeyen, seninle aksi
gozleri kirpistirip duran ve seninle dalga gecen  mahlûka.

Yani bir sac ancak bu kadar karisabilir, ancak bu kadar yaglanabilir ve
ancak bu kadar felaket gozukebilir diye dusunurken, keske dagda yasasam da
kafama sapka takip ciksam kimse benim sacimla basimla ilgilenmese ya da
zaten hayatima butunuyle ortak olan seytan oturdugu yerden itekliyor beni
yine hadi kalk diyor kalk da git kafayi sifira vurdur hem sen rahatla hem
ben, zaten kusun kici gibi olmus tepen kabarmis kabarabildigi kadar diyor,
ama hayir sen bu sefer kanka seytana uymayacaksin degil mi?

Disarida firtinadan hallice ruzgarlar eserken sen yine yari kurutulmus
saclarla disari cikacak ve sinuzitle Rus ruleti oynamaya mecbur
kalacaksin,  ama ne yapalim toplum ahlaki bu kafandaki saci onaylayamaz
degil mi? Banyoya  girmeden once her zaman yaptigin gibi suratina carp su
soguk suyu, yandim  Allah diye icin icin bagirirken, carcabuk capak kir ne
varsa temizleyiver  suratindan ve bir daha dus alip saclari duzene sokmak
meselesini dusun!  Alternatif bir sac jolesi kutusu aynanin onunde her
zamanki yerinde bir  asker edasiyla haz`rolda bekliyor, ancak kafaya jole
surmekten yedin  bitirdin saclarini be kardesim, kepekten, kiriktan
gecilmez oldu, uc tel  sacin vardi onlarda havasizliktan heba olacak, sen
en iyisi kisa ve oz bir  dus seansiyla kendine gel ve saclarini da
duzeltiver, yikayiver bilmem kac  bin vitaminli yika bas git sampuaniyla,
oh ne guzel rahatlayacak iste sac  diplerin daha ne istiyorsun?

Bu kadar nazlanmanin anlami yok iste, biraz prensip sahibi ol, her sabah
ayni naz, kime yapiyorsun kendine mi? Al iste girdin dusa carcabuk hem
iliklerin de isindi bak sicak suyu yiyince oh misler gibi de oldun her
cinsten insan senin o muhtesem sampuan kokuna da tav olacak, ama zaten
senin  karsi cinsle ilgili herhangi bir problemin yok ki, aslanlar gibi
kim varsa  donup bakmiyor mu sana, hem banyoya girmeden once igrenc icada
bakarak son  bir ciplak halini kontrol edip kendini begenmedin mi? Cik
hadi disari gec  kalacaksin yine yetismen gereken yerlere sonra kosturmak
hic de hosuna  gitmez zaten, yeni banyodan cikmis vucudun gereksiz
terleyecek yaglanacak,  kirli hissedeceksin kendini, olmadik takintilarin
bas gosterecek, durduk  yerde ter kokuyormus gibi kendi kendini koklayip
acaba duydular mi diye  rahatsiz olacaksin ve zulandaki parfum sisesini
gereginden fazla ustune boca  edip, yasli kokanalar gibi kokacaksin.

Tabii usumek gayet dogal disar da yagmur varken banyodan cikmisken,
ustelik  igrenc icat yine igrencligini yapti degil mi, bugulu yuzunden
sana islak  sican halini gosterip alay ediyor iste cabuk giyin de resmi
yuzunu gorelim  bir de! Ya banyoya giderken neden terliklerini giymeyi
unutuyorsun bak yine  her yer islandi kurulamak gerekir, hadi banyo
ortulerini bos ver, evin  icinde kar adami Yeti gibi ayak izleri sonra
kuruyacak imza gibi
birakacaksin fayanslarin, karolarin, mermerlerin uzerinde ve sonraki banyo
ziyaretinde de coraplarin islanacak henuz kurumayan izlerden, sinir
olacaksin. Daha da otesi basarsan eger parkelere sonradan kuruyan su
matlastirmaz mi cilayi, kabartmaz mi hic dusunmuyorsun sabah sabah bak ne
kadar cok stres oluyor sana terlik meselesi.

Kiyafetler ne olacak peki? Tum hayati kararlilik icerisinde gecen bir
insan  bile bu konuda kararsizlik cekmez mi zannediyorsun; bittabi eger
Einstein  gibi ayni takimdan elli cift bulundurmuyorsa dolabinda, o bile
bir onceki  gun giyip de kirletmedigi kiyafetle yenisi arasinda
kararsizlik cekecektir.  Ne yapalim siradan bir takinti bu iste takma
kafana giy rengi ahenkli bir  seyler, sonucta defileye ya da gorucuye
gitmiyorsun ve hayatinin askiyla da  karsilasacaksan dahi seni oldugun
gibi kabul etmeyecekse varsin kabul  etmesin; ego denen bir sey var, her
gun insanlara iyi gozukursen ve canin  siradan bir seyler giymek
istediginde tepki toplamaz misin, egonu tatmin  etmek icin durmadan cici
kiyafet mi giyeceksin?

Giyindin iste misler gibi de surundun parfumunu, acaba yine mi fazla
kacti,  aman artik bos ver koca gun seni idare edecek iste ne yapacaksin?
Kos git  aynada kendine bir ceki duzen ver kurut sacini basini, duzelt
kendini bak  vahsi dunya seni bekliyor, hanimis karizmatik bakisin bak
bakayim bir daha,  iste kim tutar seni be!

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
17 Mayıs 2007 Perşembe 12:11:24
Abla ne iş günaydın diyon hemen kayboldun iş abla günaydın bu arada ablam.

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Mayıs 2007 Perşembe 12:12:40
günaydın canım.

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
17 Mayıs 2007 Perşembe 12:19:45
nasılsın ablam?

Onur (firegod)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1793
17 Mayıs 2007 Perşembe 13:36:49

kadınmı?

Öperseniz beyefendi DEGILSINIZDIR,

Öpmezseniz adam DEGILSINIZ.
İltifat edersiniz "YALAN" der,
Etmezseniz bırakır GIDER.
Her isteğine evet derseniz KAREKTERSIZ olursunuz,
Karşı çıkarsanız ANLAYISSIZ.
Çok yanına giderseniz "SIKILDIM" der,
Az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz "ÇAPKINSIN" der,
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız "HUYUN KÖTÜ" der,
Kıskanmazsınız "SEVMİYORSUN" der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar,
Kendisi bir saat gecikirse "BUNDA NE VAR???".
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur,
O buluşur "BİZİM KIZLAR" olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur,
Başka bir adam ona baktığında adı "HAYRANLIK" olur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister,
Dinlediğiniz anda "NEDEN KONUŞMUYORSUN?" der.

Kısacası...

Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran
İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Bu arada tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim...
Çok güzelse nadiren sadıktır,
Çok sadıksa da nadiren güzel...Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya
hafızalardaki hatıra yada
hayallerdeki ümittir. Hüsran ise, bir tek yerde
kabullenebiliyorum,
Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta

ASUMAN ABLAMIZDAN

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa