|
7 Ekim 2007 Pazar
15:29:01
|
|
|
CHP-SHP BÜTÜNLEŞME GENEL KURULU
ANA İLKELER
VE
TEMEL HEDEFLER
BİLDİRGESİ
(18 Şubat 1995)
(Bu bildiri CHP 12. Olağanüstü Kurultayı’nda da aynen kabul edilmiştir.)
CHP-SHP BÜTÜNLEŞME GENEL KURULU ANA İLKELER VE TEMEL HEDEFLER BİLDİRGESİ
Artık Bütünleştik; Sol Artık Doğal Gücüne Kavuşacak;
Türkiye`yi Ayağa Kaldıracak, Aydınlığa Taşıyacak
İdeolojiler Bitmedi; Sol Ölmedi
Hem Bağımsızlıkçı ve Ulusalcıyız; Hem de,
"Eşitlik, Özgürlük ve Dayanışmanın",
Sosyal Demokrasinin Evrensel Değerlerinin Partisiyiz
Eksiksiz Çoğulcu Demokrasi,
Her Alanda Demokratikleşme
Her Türlü Terör, Şiddet ve Baskıya Son;
Her Yöredeki, Tüm insanlarımız, İçin Derhal İç Barış
Etnik Duyarlılıklara Demokratik Çözüm
Kürt Sorunu`na Demokrasi, Eşitlik ve
Ulusal Bütünlük içinde Çözüm
Laiklik Çağdaş Türkiye’nin Temelidir
Emeğe Saygı;
Asgari ILO Standartlarında Eksiksiz Sendikal Haklar
Sosyal Devlet;
Herkese Fırsat Eşitliği, Herkese Sosyal Güvenlik
Kadını ve Erkeği Eşit Türkiye
Siyasette, Yönetimlerde ve İş Dünyamızda
Kirlenmeye Artık Son
Teknolojide öncü, Dışa Açık. Üretken Ekonomi
Demokratik Devlet; Yönetimlerde Yeniden Yapılanma;
Yerinden Yönetim
Haklarımız ve Çıkarlarımız Özenle Korunarak
Avrupa Birliği`ne "Tam Üyelik"
Kişilikli, Saygın, Çevresinde Önder Türkiye
Demokratik, Etkin, Üretken ve Katılımcı Partileşme ile
Solda Siyaseti Yenileştireceğiz;
Sosyal Demokrasiyi Toplumla Kucaklaştıracağız
EK-
I-SHP-CHP Bütünleşme Protokolü
II-CHP-SHP Bütünleşme Uygulama Protokolü
CHP-SHP BÜTÜNLEŞME GENEL KURULU
ANA İLKELER ve TEMEL HEDEFLER
BİLDİRGESİ
Artık, Bütünleştik;
Sol Artık Doğal Gücüne Kavuşacak;
Türkiye`yi Ayağa Kaldıracak, Aydınlığa Taşıyacak...
12 EYLÜL darbesi ülkemizin demokratik gelişmesine, sivil toplum yapılanmasına çok büyük zarar verdi. Demokratik birikim ve oluşumları önemli ölçüde tahrip etti. Parlamentonun, siyasi partilerin, sendikaların, derneklerin, sivil toplum örgütlerinin kapatılması, yöneticilerine siyaset yasağı konulması, özellikle sol siyasette büyük bir boşluk yarattı.
Darbenin temel hedefi emek ve sol siyaset dünyamızdı. Yasaklar, özünde, solun, sosyal demokratların yeniden ve güçlü biçimde örgütlenmesini önlemeye yönelikti. Topluma dayatılan 1982 Anayasası ve getirilen yasaklarla, gençler, kadınlar, emekçiler, aydınlar, kısaca toplumun tüm dinamik kesimlerinin siyaset dışında tutulmaları hedef alındı. Tüm bunlar, ama özellikle CHP`nin ve DİSK`in kapatılması, ülkemizde sosyal demokrasinin gelişmesini son derece olumsuz etkiledi.
Böylesine olumsuz koşullarda sosyal demokratların yapması gereken şey, bölünmeden, parçalanmadan bir çatı altında toplanarak demokrasi mücadelesine devam etmek olmalıydı. Ancak, 12 Eylül`den önce CHP çatısı altında bir arada bütünlüğünü koruyan sosyal demokrat sol, maalesef, en gerekli olduğu zaman kesitinde kendi bütünlüğünü ve dayanışmasını sağlayamayarak bölündü.
27 Mart 1994 yerel seçimlerinde de kanıtlandığı gibi, solun bölünmüşlüğü, insanlarımızın umutsuzluğuna dönüşmektedir. Sosyal demokrasinin hem iktidar hem de muhalefette olması etkinliğini budamaktadır. O nedenle, önüne engeller kurulan ve yapay bölünme sürecine sokulan sosyal demokrat hareketin, kurumsal bütünleşmesi sağlanarak doğal potansiyeline kavuşturulması, ülkemizin ve demokrasimizin ivedilikle aşılması gereken temel sorununa dönüşmüştür.
Özellikle son bir yıldır, başta genel başkanlar olmak üzere her iki partinin her kademedeki yetkililerinin özverili ve kararlı katkıları ile sürdürülen çalışmalar, 18 Şubat 1995`te gerçekleştirdiğimiz Bütünleşme Genel Kurulu`nda, delegelerin üstün sol bilinç ve sorumluluk anlayışı içinde ortaya koydukları tarihsel tavırları ile hedefine ulaşmış; tüm engeller aşılarak CHP ve SHP`nin bütünleşmesi sağlanmıştır.
Bu başarılı sonucun gerçek sahibi parti örgütlerimizdir, sosyal demokrasiye gönül vermiş tüm insanlarımızdır. Bundan sonra hedefimiz, bu ilkeli bütünleşmeyi yeni boyutlara taşımak, bütünleşmenin, ilkelerimizi paylaşan tüm sol dünyamızı kapsamasını sağlamaktır.
Atatürk`ün kurduğu laik, demokratik Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine saldırıların yoğunlaştığı, ulusal bütünlük ve can güvenliğine yönelik tehditlerin arttığı, iç barışın sağlanamadığı, insan onurunu ve haklarını koruyabilmenin, demokrasiyi yaşatabilmenin zor koşullarla karşı karşıya kaldığı, emeğin ezildiği, üretimin ve sanayileşmenin yeterince geliştirilemediği günümüz Türkiye`sinde, hayata geçirdiğimiz bu bütünleşme, sorunların aşılabilmesinin temel güvencesidir.
Çünkü, artık Türkiye`de bütünleşmiş sol vardır. Artık Türkiye siyasetinde, çatısında bütünleşerek solun güç odağı haline dönüştürdüğümüz ortak partimiz vardır.
Artık bütünleşen sosyal demokrasi, ülkemizi, insanlarımızı ayağa kaldıracak; siyasetimizi aydınlatacak, yarınlarımıza ışık tutacaktır.
İdeolojiler Ölmedi; Sol Bitmedi...
Avrupa ve SSCB`nde “otoriter sosyalizm’in” çökmesinden sonra bütün dünyada siyasi, ekonomik ve toplumsal değişim ile; insanlığın özgürlük, eşitlik, adalet, dayanışma, demokrasi ve barış arayışı hız kazandı.
Ancak, iki kutuplu dünyanın yerine, uluslararası dayanışma ve barışa katkı sağlayacak çok odaklı bir yeni düzen oluştur
|
|