|
| Gönderen | Mesaj |
|
15 Nisan 2007 Pazar
12:21:52
|
|
|
Alevi-Bektaşi Tasavvufu`nun sonsuz derinliği/yüceliği, Gül-Bülbül ve ikisinin arasında ki Muhabbetir. Bu muhabbet; Derviş Yunus`un, Şeyhi Taptuk Emre`nin Dergâhına taşidığı odunlarda, Kaygusuz Sultan`ın Dem`inde, Hayyam`ın kadehinde, Nesimi`nin, Harabi Baba`nın dolusunda, Şah Kızıl Deli Sultan`ın Dört Köşe`sinde olduğu gibi, cümle Erenlerin-Evliyaların-Enbiyaların-Velilerin-Sultanların-Abdalların gönüllerinden- dillerinden akmıştır.
Her bülbül gülistanda ki o kızıl gülünü arar. Dalına konar gülüne ulaşana kadar muhabbet eder. Her bülbülün Güle olan muhabbeti kendi gönlünden, kendi yüreğinden, kendi dilinden olur. Aslı bir olduğu halde, "Her gönülden bir yol gider Hakk`a" sözü bu anlamdadır.
Muhabbeti olmayan yoldan Hakk`a ulaşilmaz.
Geriye gidecek olursak eğer, Aşk`tan önce sevda, sevdadan önce sevgi gelir. Sevginin de bir öncesi beğenme, onun bir öncesi de hoşlanmadır. Merkez sevgidir. Aşağı ve yukarı kavaramlar sevginin değer dereceleridir.
Hiçbir varlık yoktur ki içinde sevgi olmasın.Yaradılanı yaradanından ötürü sevdiğimiz
içindir ki, "SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR".
|
|
|
16 Nisan 2007 Pazartesi
00:28:36
|
|
|
tarık ben alevı deılım allahın varlıgını teklıgını kabul etttıgınızı bıldıgım ıcın uzak kalmak ıstemedım. hos benım dınıme gore bı cok sunnıden daha cok kendı ınaclarınız var allah yolunda hepımız bırız hepımız sevgıyız kendıne ıyı bak
|
|
|
16 Nisan 2007 Pazartesi
00:46:35
|
|
|
saoll yarın oglene dogru gırerım hem aklımda bı kac fıkırde var uykum geldı sanırım kıb gorusurz yoldaşım ha bu arada mavi gözlü dev fılmını ızle nazım hıkmet neler neler cekmıs onu ızle ızledıkten sonra konusalım
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|