|
Cengiz_z (cengizhan_)
1235
|
|
29 Mart 2008 Cumartesi
16:16:08
|
|
|
ALEVİLİK; Dini İslâm, Kitabı Kur´an, Allah´a kul, Hz. Muhammed´e bağlı, Hz. Ali ´ye talip, Ehl-i Beyt yolunu süren, yani Kur’an’ı ve *İslâm’ı Hz.. Ali gibi anlayan ve On iki imamlar gibi inancı sürdürenlerdir.
Hz. Ali´ye bağlı onu seven ve Hz. Ali´nin yolunda giden taraftarlarına Alevi denir. Alevilik iSLAM ` ın içindedir. Ayrı bir din DEGiLDiR. Mezhepler üstü ve İslâm’ın içinde tasavvufi bir yoldur.
İslâm’ın içinde insanidir, aklidir, ahlâkidir. Ehl-i Beyt yolunun, Kur´an ayetlerinin. yorumudur.
Alevilik, Kur’an ve İslâm-ı, Hz. Ali’nin anlattığı gibi anlamaktır. Aleviler Allah´ın varlığına ve birliğine, Hz.Muhammed´in Resul olduğuna ve Hz. Ali´nin Velayet makamına sahip olduğuna iman ederler. Hz.Muhammed Nübüvet, Hz. Ali Velayet sahibi olduğuna inanırız. Allah´a, Hz.Muhammed´e ve Hz.ALi ye ve MUHAMMED-ALi soyu olan 12 iMAMLARA gönülden bağlıyız.
Alevilik İslâm inancını,özünde beslediği amaçlar doğrultusunda anlamaya çalışan, içselliği esas alan , şekil şartlarından ziyade, *insanın yüceliğini benimseyen Hz.Ali ve On iki imamlar gibi inancı sürdürmektir.
Alevilik İslâm’ın içinde tasavvuf felsefesi ile din kültürünü kapsar. Alevilik; namaz, oruç, hac, zekat, zahire değil, tasavvuf içerikli Tanrı’ya kavuşmak için kendisine mahsus ibadeti olan ve ibadeti içersinde Hakka secde, dua, tevhit, zikir, gülbank duası vardır. Bu ibadetlerini cem evlerinde, evlerinde yerine getirmektedirler Alevilik, şekil şartlarından ziyade, daha çok içsellikte arayan İslâm’ın tasavvufi yorumudur.
Bir başka deyişle Alevilik, İslâm’ın Ehl-i Beyt yorumudur.
Alevilerde Cem evleri ibadet yeridir, Cem birliğin beraberliğin adıdır. Cemin yapıldığı cem evi ise, sadece ibadet amaçlı kullanılmamış geçmişteki Mescitlerin işlevini de yerine getirmiş, getirmeye de devam etmektedir.
Cem evleri edep, erkan amaçlı kullanılır. Cem evleri; barış, özgürlük, eşitlik, ibadet, sevgi, yargılama ve karar verme yeridir. Aynı zamanda sohbetlerin yapıldığı birlik ve beraberliğin korunup sergilendiği, ikrarın verildiği ve erkanın yürütüldüğü güven ve sevginin toplandığı, Hakk´a temenna ve Hakkın tecelli edildiği yerlerdir. Aksine Alevi İslâm inancı Kur’an´a dayalı, Hz.Muhammed"in buyruklarına göre İslâm’ın evrensel boyutları ile yorumlanıp yeryüzü insanlığına yeni kapılar açan bir büyük düşünce akımı olan tasavvuf felsefesiyle hayat bulan bir insan bütünlüğüdür .Özünü insan sevgisinde bulan ve Tanrı´nın insanda tecelli ettiğine inanır. Vahdet-i Vücuttur.
Alevilikte en büyük hac iyilik yapmak, aç olanı doyurmak, insanlar arasında barışı yaymak, insanlık alemi için çalışmak ve doğruluktan ayrılmamaktır. Tüm baskılara rağmen Anadolu Alevi İslâm inancının temelinde güzellik ve paylaşımcılık temel ilkedir. Musahiplik fikri varlığıyla kardeş tutmak, fitre ve zekâtı daimi kılmıştır. Eline diline ,beline .aşına, eşine,işine sahip olmayı ve kendini bilmeyi temel almıştır.
Yüzyıllarca Aleviler, Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali demeleri, ibadetlerinde ve cem evlerinde dillerinde Allah’ı hiç eksik etmeyerek islamın özü olmuşlardır. Aleviliğin kaynağı Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetlerinde geçen terimlerdir. Sema, pir, pir rızası, miraç, kul hakkı, hak rızası hü, hü v.b. sözcüklerinde görmektir. İslâm’ın muhalif kanadı Hz. Ali yandaşlığıdır. Anadolu Aleviliği dünyanın en büyük dinleri ve inançların evrensel değerleriyle yoğrulmuş bir inanç olmakla birlikte özünde ve merkezinde son din olan İslâmlığın *yer aldığı iman ve insanlık yoludur. Alevilikte, Allah sevgisi, Hz. Muhammed, Hz. Ali sevgisi ve Ehl-i Beyt’e bağlılık, Aleviliğin İslâm’ın özü olarak görmenin temel nedenidir. Çünkü; Hz Muhammed’in Veda Hutbesinde, ümmetime iki emanet bırakıyorum,bunlardan biri Kur’an-ı Kerim, diğeri ise Ehli Beyt olduğunu belirmiştir. Aleviler, Hz. Ali’yi sevmenin, Hz. Muhammed’i sevmekle eşdeğer olarak görmekteler. Çünkü; Hz. Muhammed,”Ben kimin mevlası isem, Ali de onun Mevlasıdır. Ona dost olana dost, düşman olana düşman ol. Ona yardım edene yardım et. Onu horlayanı horla. Nerede olursa olsun gerçeği onunla birlikte kıl, şeklinde dua etmiştir. (Sahih-i Müslüm, “ Fedail’üs- Sahabe” Ali Bin E. Talibin faziletleri, bölümünden aktaran Seyit Murtaza / Hz. Muhammed ,Hz. Ali için; “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. Şehri dileyen kapıya gelsin”, “Ali insanların hayırlısıdır. Kim bunu kabul etmezse, gerçekten kafir olmuştur.” , “ Ümmetimin en ileri geleni ve gerçek hüküm vereni Ali’dir.”
Aleviler kendilerini ifade ederken, Alevi, Allah’a kul, Muhammed’e ümmet, Aliye talip olan kişilerdir. Alevi İslâm inancında Tanrının gerçek eri olan insan kalbine yani doğrudan doğruya insana yönelirler. Kur’an da Tanrı – İnsan bütünleşmesi ve birliği şu şekilde ifade edilmektedir. Onlar derler ki ; “Biz Allah içiniz ve sonrada ona dönüp gideceğiz” ….” Biz ona ( insana) şah damarından daha yakınız.” Görüldüğü gibi bu ayetlerin içsel anlamlarından hareketle Alevi İslâm inancına göre, Tanrı insanın içindedir, insana secde etmek, Tanrıya secde etmekle eş anlamdadır.
Nitekim Hünkar Hacı Bektaş Veli şöyle demektedir: Ellerin kabesi var, Benim kabem insandır Kur’an da, kurtaran da, insanoğlu insandır
Aleviler, Hz. Ali’nin üstün niteliklerini ve Kur’an’ın gerçek yorumunun içsel anlamını başta Hz. Ali olmak üzere, Ehli Beyit’in ve Yedi Ulu Ozan’ın tasavvuf derinliği olan kişilerce keşfedildiğinden dolayı Alevi İslâm inancının kendi işlerinde içselleştirerek savunmuşlardır. Hacı Bektaş V
|
|