|
| Gönderen | Mesaj |
|
15 Nisan 2007 Pazar
12:21:30
|
|
|
Alevi-Bektaşi Tasavvufu`nun sonsuz derinliği/yüceliği, Gül-Bülbül ve ikisinin arasında ki Muhabbetir. Bu muhabbet; Derviş Yunus`un, Şeyhi Taptuk Emre`nin Dergâhına taşidığı odunlarda, Kaygusuz Sultan`ın Dem`inde, Hayyam`ın kadehinde, Nesimi`nin, Harabi Baba`nın dolusunda, Şah Kızıl Deli Sultan`ın Dört Köşe`sinde olduğu gibi, cümle Erenlerin-Evliyaların-Enbiyaların-Velilerin-Sultanların-Abdalların gönüllerinden- dillerinden akmıştır.
Her bülbül gülistanda ki o kızıl gülünü arar. Dalına konar gülüne ulaşana kadar muhabbet eder. Her bülbülün Güle olan muhabbeti kendi gönlünden, kendi yüreğinden, kendi dilinden olur. Aslı bir olduğu halde, "Her gönülden bir yol gider Hakk`a" sözü bu anlamdadır.
Muhabbeti olmayan yoldan Hakk`a ulaşilmaz.
Geriye gidecek olursak eğer, Aşk`tan önce sevda, sevdadan önce sevgi gelir. Sevginin de bir öncesi beğenme, onun bir öncesi de hoşlanmadır. Merkez sevgidir. Aşağı ve yukarı kavaramlar sevginin değer dereceleridir.
Hiçbir varlık yoktur ki içinde sevgi olmasın.Yaradılanı yaradanından ötürü sevdiğimiz
içindir ki, "SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR".
|
|
|
Rüya prenses (myway66)
1786
|
|
10 Mayıs 2007 Perşembe
19:25:14
|
|
|
|
HARİKA ARKADAŞIM SİZLER BİZLER OLMASAYDIK SAHİP ÇIKMASAYDIK NE OLURDU ALEVİLİK......
|
|
|
Rüya prenses (myway66)
1786
|
|
11 Mayıs 2007 Cuma
16:18:20
|
|
|
|
Slm hoşgeldin mert ali ,nasılsın ? Evet haklısın arkadaşım
|
|
|
Rüya prenses (myway66)
1786
|
|
11 Mayıs 2007 Cuma
16:30:17
|
|
|
yooo hayır arkadaşım kimseyle ilgisi yok sana özelden söylemiştimya hale aynen devam yani malesef
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|