AŞIKLAR GRUBU > Mesaj Panosu > AŞIKLARIN SOHBET ODASI

AŞIKLARIN SOHBET ODASI


GönderenMesaj

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
3 Ekim 2007 Çarşamba 16:16:05
sağol canım arkadaşım

Fulya (CADI_MELEK_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3840
3 Ekim 2007 Çarşamba 16:21:06
sende saol

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
3 Ekim 2007 Çarşamba 16:47:08
sende sağol

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 08:59:37
Hani deler ya “dost zor bulunur”… zordur… bulunamazda…

İçime çektiğim boğaz havası dostumun konusuyla doluydu… acıyordum… dostumdu… bulmuştum… bulunması zor olan dostu ben bulmuştum. Zor olmamıştı hani… fark bile etmemiştim… anlamadan bir dostom olmuştu… bir anda baktım ki dostluk duygusunu hissetmeye başlamışım... anlamaya çalıştım bu hissin ne olduğunu… anladığımda da bir süre hissedemedim… bir yanıma güneşin son çığlıklarının duyulduğu sarı ışıklar vuruyor… yüzüme vuran ışığı ben göremiyordum, dostumun yüzene vuran ışığın benim yüzümde de olduğun biliyordum ama… ara sıra kısa bir gölgelik oluşuyordu… martılar güneşin acı kokan ışığını engelliyordu bize karşı… elimdeki kalemin gölgesin de ki acıyı hissediyordum… kulağımda martıların hasret dolu sesleri… ama martı sesinden çok dost sesiydi duyduğum… kulağım değildi o sesi duyan… yüreğimdi…

İşte o bulunması zor olan dost karşımdaydı… anlatıyordu… acıyı anlatıyordu… aşkı anlatıyordu…

Güneşte hafiften beyaz bayrağı çekiyordu… yeniliyordu oda bizim gibi...

Oooooooooofffffffffffffffffffffffff ooooooooooffffffffffffffffffffffffffffffff

Acıyor… acı çekiyorum… kendimin acısını değil… onun acısını çekiyorum… dostumun acısını çekiyorum… o çekiyor… ben çekiyorum…

İlk defa tavukekmekle ayranın bu kadar uyumlu olduğunu fark ettim… dost ayranı… dost tavukekmeği… dostun ısmarladığı su bile bir başka oluyormuş…

Ohhhhhh… ne de güzelmiş dost sigarası… ne de güzelmiş Cüneyt sigarası… ama ben sigara içmiyordum ki… ben dost içiyordum… Cüneyt içiyordum… her nefeste biraz Cüneyt varmış… yeni anladım… sanki dostluk fabrikasında işlenmiş bir dosttu…bir cüneytti bir dosttu… bitmesin diye çekmiyordum içime… biraz daha uzun sürsün diye öylece tütüyordu… her duman tütüşünde biraz hüzün vardı… her dumanın içinde ki biraz üzüntüydü… içindekileri dışarıya fırlatırmışçasına bir dumandı… anlatamadım işte… kısacası duman onu anlatıyordu… duman dostu anlatıyordu… cüneyti anlatıyordu… sonsuza gidiyordu… belirsizliğe doğru yol alıp bir süre sonra kayboluyordu… umutları gibi… az önce hüzün dolu duman, kaybolan umut oluyordu… Kaybolan umutlar… güneş gibi kaybolmuştu… gökyüzüne çöken karanlık bize hissettirmeden içimizi de kaplamıştı… onun sesini duyuyorduk… o aramıştı… bizi bu hallere getiren kadın aramıştı… yine o hırçın, ama aşk kokan sesti duyduğumuz… aşk dolu olduğu kadar da hüzünlü sesi…hüzünlü olduğu kadar da umut dolu sesi duyuyorduk… yine duyduk… yine aradık… yine duyduk… yine doldu gözlerimiz… ama dönemeyeceğimiz bir yemin etmiştik… gözlerimiz için savaşacaktık… tüm yeminler ağlamamak içindi… ağlamayacaktık… özgür kalmayacaktı gözyaşlarımız… birbirlerimize gözyaşlarımızı göstermeyecektik… göstermedik de… yenilmedik… bozmadık yeminlerimizi… ağlamadık… o hırçın sesi duyduktan sonra bir süre konuşamadık… yüreğimiz yetmedi… dilimiz tutulmuştu… belki de o anı anlatacak sözcük bulamıyorduk… susuyorduk… birbirlerimizin gözlerine bakarak ilk kelimeyi söyletmek için yalvarıyorduk… ne ben söyleyecek bir şeyler buldum… ne dostum buldu… ben sustum… Cüneyt sustu... dost sustu… bu suskunluğu çaycı bozdu… “çay alır mıydınız?”… yine gözler birleşti… dolu gözler… içimize anlayamadığımız bir serinlik çöktü… söyleyecek söz de kalmamıştı… gönlümüzde acılar… gözlerimizde mahkumlar… ellerimizde hissiz umutlar… içimizde anlayamadığımız duygular… kafamız da tahmin edemeyeceğimiz kadar çok soru işareti… suskunluğumuz bozulmamıştı… suskunluğumuzu bozacak ne bir sorumuz vardı, ne de o soruyu sormaya cesaretimiz vardı… geri kalan tek şey vardı… kalkıp öylesine sonu belli olmayan yollara gitmek… o kalktı… kankam kalktı… dostum kalktı… ve gitti… bende kalktım… bende gittim…

Belli olmayan sonsuzluğa beraber kalktık… beraber gittik…

Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
5 Ekim 2007 Cuma 09:40:08



 

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 11:50:12

özge ne oldu niye ağlıyon çok mu duyguluydu bu şiir

 

Gülşen (gülşen_21)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1247
5 Ekim 2007 Cuma 12:01:58
slm bende geldim mehmet bayımı vardim

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 12:03:01
sağol gülşen

Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
5 Ekim 2007 Cuma 12:07:19

İÇİMDEN AĞLAMAK GELDİ ARKADAŞIM

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 12:08:21

hımmmmm

ama niye

Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
5 Ekim 2007 Cuma 12:09:04
YAZI ÇOK GÜSEL

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 12:10:54

öyle

gülşen nerdesin

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 12:11:46

özge ben cıkıyorum

cuma namazına gidiyorum kendine iyi bak görüşürğz bayyyyyyyyyy

Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
5 Ekim 2007 Cuma 12:12:45

ok allah kabul etsin

güsel ark

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
5 Ekim 2007 Cuma 12:13:45
tşk ederim dosttum

Fulya (CADI_MELEK_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3840
6 Ekim 2007 Cumartesi 09:56:48

SELAM

           SELAM

                          SELAM

Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
6 Ekim 2007 Cumartesi 09:58:55

 -------------------------------------------------

A.SELAM

         A.SELAM

                      A.SELAM

-------------------------------------------------

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
6 Ekim 2007 Cumartesi 09:59:02
a.s hg

Fulya (CADI_MELEK_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3840
6 Ekim 2007 Cumartesi 10:02:45
HB HB HB ALLAHIN HAKKI 3 MUS

Mehmet (bozo_72)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2014
6 Ekim 2007 Cumartesi 10:04:13
hım hım hım