kültür sanat > Mesaj Panosu > Felsefe

Felsefe


GönderenMesaj

Suat (mavi_sakal)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3427
23 Şubat 2008 Cumartesi 20:42:36
İktidar her yerdedir ve hiçbir yerde değildir."

Fransız filozof Michel Foucault`nun iktidar tanımlamasına çeşitli konularda değinmiştim. Burada, yeni bir konuda bu tanımlamayı yeniden yapacağım. Tartışmayı açmak için Foucault`a göre iktidarı ve iktidarın neyden-nelerden oluştuğunu ele alıyorum. Hatırlatmakta yarar var; Foucault`nun bu düşünceleri yalnızca bir "düşünce" değildir. Foucalt`un iktidar hakkındaki görüşleri bir biçimsel dizgeyi içerdiğinden kuramdır.

Foucault, iktidarın sadece "saf" bir baskıyla tanımlanamayacağını ileri sürdü. İktidarın yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya incelenmesinin doğru olduğunu savundu. Ona göre iktidar her yerdeydi, içimize sinmişti. İktidar, okul komitesinden evdeki babanın otoritesine kadar uzanan geniş bir etkinlik alanını temsil ediyordu. Foucault devleti, yani en yüksek siyasî iktidarın aracını, bir sınıfın, grubun veya zümrenin elinde görmekten çok, mikro düzeylerdeki iktidarların merkezîleşmiş bir ifadesi olarak sunuyordu. Bunu kısalaştırmak gerekirse, makro düzeydeki iktidarın mikro düzeydeki iktidarların bir sonucu olduğunu belirtiyordu. Böyle bir yaklaşım klasik Marksist felsefeden uzak bir tutum sergiliyordu kuşkusuz. Bu nedenle Foucault`un iktidarın tanımlanmasındaki ve iktidar ilişkileri çerçevesindeki düşünceleri, klasik Marksist iktidar yorumunun bir eleştirisiydi aslında.

Suat (mavi_sakal)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3427
23 Şubat 2008 Cumartesi 20:42:53
İktidar üzerine Marksizmin daha farklı açıklamaları var. Marksistler, Foucault`un tersine, devletin bir sınıfa ait olduğunu ve bu sınıfın da toplumu yönlendirdiğini ileri sürerler. Örnek olarak bir toplumun sanatı, politikası ve basını hep o sınıfın egemenliği altındadır, onun yansıtıcısıdır. Aynı zamanda öznenin düşünceleri de büyük ölçüde egemen sınıfın fikirlerinden oluşur. Egemen sınıf, iktidarın toplam gücünü kendi egemenliğini güçlendirecek şekilde kullanır. Ve devletin nasıl kullanıldığı sorusu da bu ilişki çerçevesinde belirginleşir. Devlet, bir sınıfın diğer sınıflar üzerindeki diktatörlüğüdür ve devleti kullananlar da bu diktatörlüğün bir parçasıdırlar.

Marksist terminolojide devletin işlevi ve iktidar gücünün nasıl kullanıldığı sınıfsal boyutta açıklandığından, sınıf kavramı Marksist düşüncede önemli bir yer tutar.

Suat (mavi_sakal)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3427
26 Şubat 2008 Salı 23:49:05
yorum yalnış.zaten yorumun yalnışlığını teşhir etmek için yazmıştım.

Suat (mavi_sakal)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3427
26 Şubat 2008 Salı 23:51:04

farketmez...şimdi açıkladım ya

Suat (mavi_sakal)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3427
27 Şubat 2008 Çarşamba 18:08:07

din doğmatiktir.eleştiriye ve yoruma açık değildir.birikerek ilerlemez(hiçbir şekilde ilerlemez yaa )ama felsefenin konuları içinde de yer almıştır(metafizik)