|
| Gönderen | Mesaj |
|
2 Aralık 2007 Pazar
16:49:11
|
|
|
SONET
Usluluk, usluluk, usluluk, ah, ne güzeldir! Bırak biraz dinlensin bu alevli arzular. En doyumsuz anında bile sevdanın, ey yar Kadın bizi ablaca terkedebilmelidir.
Öpsün yorgun tenimi uykulu okşayışlar, Sıcak soluğun, salınan bakışın bence bir Git, uzun bir öpücüğün tadında değildir Inatçı titreyişler, çılgın kucaklayışlar!
Ama sen haylaz çocuğum, diyorsun ki bana: "Yüreğinde tutkunun boruları çalmada!" Aldırma sen borular bildiği gibi çalsın!
Alnını alnıma koy, ellerini elime Yarın bozsan bile gel andiçelim seninle, Ve ağlayalım sabaha dek, ey küçük çapkın!
shakespeare
|
|
|
3 Aralık 2007 Pazartesi
19:22:29
|
|
|
GÖLGE OYUNU
Gölgeme bak gölgeme Amma aşık, amma divane Oturmuş kanepesinde gurbet elin Kendini seyreder gözlerimde Amma aşık, amma divane.
Gölgene bak senin gölgene Amma fakir, amma biçare Ceplerini elleriyle doldurmuş Aynı kanepesinde gurbet elin Amma fakir, amma biçare.
Ya öbür adamın gölgesi, öbür Amma hinoğlu hin, amma hergele Ayıp fiiller kuruyor belli Kulakları toprağın üstünde kocaman Amma hinoğlu hin, amma hergele.
Gölgelere bak gölgelere Amma işsiz güçsüz, amma avare Şarkılara inanıyorlar bütün gün Hepsi de aynı şarkının insanları Amma işsiz güçsüz, amma avare...
c.süreya
|
|
|
4 Aralık 2007 Salı
18:08:09
|
|
|
RÜZGARLARLA BİR
Hangi günün gecesidir / yazı kışta kılan bilir Gün içinde görünmeden / günü suya salan bilir Dağlar düze iner birden Aşkı sonsuz kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir
Göl göl olur damda biri / çentik atar günlerine Sel sel akar diğerleri / güneş güler tenlerine Biri bine döner birden Yolu yakın kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir
Rüzgar çocuk sesleriyle / mavi bir düş kurar gökte Sözde türkü dalda çiçek / olur açar her yürekte Gözden perde iner birden Düşü gerek kılan bilir / rüzgarla bir olan bilir
a.yücel
|
|
|
6 Aralık 2007 Perşembe
22:30:12
|
|
|
İÇE KAPANIŞ Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık; Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte; Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler Eski zaman esvaplarıyle eğilmişler; Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.
Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.
c.baudelaire
|
|
|
8 Aralık 2007 Cumartesi
22:18:04
|
|
|
Ölümsüzdür dünyada özgür yaşayan kişi Zalime başeğmeden giden insan özgürdür Gömülse de kara yere ölmez devrimci Ölümsüzdür kanıyla destan yazan Gelecek kuşaklara Dünyada ancak vicdanları ölmüş olanlar ölür Gömülse de kara yere ölümsüzdür devrimci Ölümlüler alınıp satılanlardır Bütün yeşillikleri çiçek açmaz bahçenin Açmış olsa bile çiçek sayılmaz Gerçek çiçek ancak güzel kokandır. Diri sayılmazlar uzun yaşasalar da Açıkgözler Ölmeyenler güzel izler bırakanlardır...
i.karaca
|
|
|
9 Aralık 2007 Pazar
22:19:54
|
|
|
ONLARIN YANİ SİZİN Onların, yani sizin hayatınıza Şarkılar girmiş, şarkısız edemiyorsunuz Şarkılar yani barış, yani gökyüzü Yani bazan burun buruna geldiğiniz köşebaşlarında Sonra usul usul, yavaş yavaş kaybettiğiniz Yani dost geldi gelecek, sevgili sevdi sevecek Yani yaşamak adına, güzel düştüğü olan Şarkılar, yani yanıldığınız...
Sizin, yani onların hayatlarına Allahlar girmiş, Allahlardan kurtulamıyorlar Allahlar yani çarşıda, pazarda, yani evde Yani arabalarına taş koydukları caddelerde Bir dilim jandarma ekmeğikürekte, kürek denizde Yani sızlayageldiği şey öbür taraflarının Yani gölgesinden ölümü görmüşgibi korkulan Allahlar yani yine yanıldıkları...
c.süreya
|
|
|
10 Aralık 2007 Pazartesi
19:28:06
|
|
|
SEVGİ
Senin adın bir çiçek Papatya gibisin Aşkımın simgesisin Benim güzel kadınım
m.mungan
|
|
|
14 Aralık 2007 Cuma
21:17:03
|
|
|
HİÇBİR SEMTTE
Hiçbir semtte berberin olmadı, 1954-1980 yılları arasında, 26 yılda 28 ev değiştirdin; Leke kuşağı nasıl bilmez seni!
Arabesk nedir diye düşünmüştünüz: Şebboy sesli bir cümbüş, eza içinde; Eşitlik midir komedya, içtenlik mi, Erdem diye benimsenmesi mi fırsatsızlığın?
Yürütüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
c.süreya
|
|
|
16 Aralık 2007 Pazar
18:31:26
|
|
|
YAŞAYAN ÖLÜM Gözlerini kaçıramazsın, geçmiş ola Artık derebeyindir senin o görmüşlüğün Köleliğin sana işitir yaşlandıkça o ve sen Onun yaşamışlığındadır senin ölmüşlüğün Artık o sende hep yaşayan bir ölüm
Başka görüntülerle gelir öbür açılarıyla Seni yerinden eder, gider, Gelir yerinden eder... Pasını siler, kimse anlamaz sen anlarsın Sen anladıkça o sende hep yaşayan bir ölüm
ö.asaf
|
|
|
16 Aralık 2007 Pazar
23:16:33
|
|
|
savrul gel
eksikliğim çoktur ben de bilirim “eksiklikle kabul eyle gel beni” -Pir Sultan-
ılıklığımı seriyorum gökyüzü çıplaklığına bölüş gel dola gel saçlarını sabahlarıma iner yol, sokulur gece uykularına bozkırların yolları ve uykuları tüket gel a gülüm savrul gel soluğuna sarıl rüzgârlarımın
beni böyle darmadağın uykularda buluyorsun üşüyorum sarıyor, seviyorum gülüyorsun beni böyle temmuz sabahlarına dolayıp gülüşünle gölgelere gölgelere koyverip gidiyorsun dön de gel a gülüm sırılsıklam sevdalara dol da gel!
şu benim yosunsuz, kumsalsız kıyısızlığım ak da gel ak da gel!
darmadağın akşamlarda umutlar bulacaksın sırılsıklam hüzünlerde öksüz sevinçler karanlığı tüket a gülüm umutları topla gel…
yılmaz odabaşı
|
|
|
8 Ocak 2008 Salı
22:16:22
|
|
|
ŞARAP
Saat onikiden sonra, Bütün içkiler Şaraptır
c.süreya
|
|
|
10 Ocak 2008 Perşembe
20:31:22
|
|
|
RAHATI KAÇAN AĞAÇ
Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrının işine bakın. Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi, rüzgarı, karı Ay ışığına bayılıyor Ama kötülemiyor karanlığı. Ona bir kitap vereceğim Rahatını kaçırmak için Bir öğrenegörsün aşkı Ağacı o vakit seyredin
m.c.anday
|
|
|
19 Ocak 2008 Cumartesi
19:47:16
|
|
|
SEVGİLİ ÖYKÜLER
Durgun gecelerde gökyüzüne sesini Çaresiz çırpınan ezgilere nefesini Versen de duysam sevgi hikayene İnanır mıyım dersin Yalnız akşamlarımın yolu olsan Akıp giden çırpılara arkadaş olsan Taşsan yüreğimden seni paylaşsam Pay olurum der misin Sevgi sorular sorsan gizlemesem Bana öğütler versen dinlemesem Yüzüme dokunsan hissetsek birer birer Sigaramı yaksan boğulsak beraber Sevgi sıcak sarsan üşümesem Sensizliği asla düşünmesem Soluğum olsan da beni yaşasan Yeniden doğmak ister misin Sevgi
(fd şarkı)
|
|
|
4 Şubat 2008 Pazartesi
21:57:54
|
|
|
SENİ DÜŞÜNÜYORUM
Kaderime boyun eyip Yanlızlığımı dert edinip Sigaramı derin çekerek Seni düşünüyorum resmine bakıp
Sensizlğin açısını çekip Siyah gözlerinin derinliğine dalıp Kadehimi bir yudumda içerken Seni düşünüyorum hayallerime dalıp
Mutsuzluklar içinde kıvranıp İnsanlara isyanlar savurup Bitmek bilmeyen gurbet akşamlarında Seni düşünüyorum yıldızlara bakıp.
i.karaca
|
|
|
7 Şubat 2008 Perşembe
18:43:30
|
|
|
Yüksek sesli bir PARAMPARÇA-TANGIRTISI verdi, Teneke veya cam değil, fakat sözcükler, özlü bir sesle konuşulmuş. Dilbilimsel çift atış, Sona erdir! Zorla dışarıya çık! Yüksek sesle bir kahkaha ve ondan sonra
yıldızlar parçalandı benim hiç değişmeyen nazik varlığımda. Tam doğum günüm için istediğim şey. Bir paramparça-tangırtısı. Mükemmel!
Beni boğan güvercinleri üstümden silkeledim tüylü özel bölümlerinde. Onların ku-layan sesleri dört duvardan yansıyarak. Her ses bir sözcüğe huni, ona uygun gelen imaja. Güvercinlerin dili (ku-layarak-pu-pulayarak-bu-bu-layarak), havasızlıktan öldürmeye çalışırlar tüylü güvercin yuvalarının içinde beni. Ben, doğal bir kırıcı-çıkıcı, PARAMPARÇA-TANGIRTISINI çağırırım bırakmak için uzunluğunca, boyunca -grisel-kırmızı akşamda hızla ileri fırlayan treni- gürleyerek geçip gitsin diye
kendine ait olan boşluğa. Kulaklar güvercinlerin derin çağıltılarından çınlayarak ve dudaklar maviye kıstırılmış örneğin yedikten sonra olduğu gibi yenilemeyen dutları en derin Kongo’dan gelen,
Ben patırtı ettim darmadağın oldum koklayarak yolumu buldum dışarıya. Üzerinden uçarken daha hafifti ağırlığım,
Benim Paramparça-tangırtım bağışlık kazanmış sırt sıvamalarına, küçük gören baş sallamalarına, bükülen yanaklara vızıldayarak başımdan giden dünyaya kendini beğenmiş Mayıs karaböcüleri gibi. Hoşnut anlamsız nakarata kayıtsız, Kabadayılanarak ve blöf yaparak, attım yolumu siyah tükürüğün kalın bir püskürtmesiyle, sanki mayalı içki vebayla bulaşmış gibi. Ve sevgilim, gülüşündeki o siyah deliklerin hiç ilgisi yoktur durumuyla dişlerinin. Böylece ben de paramparça-tangırtılayacağım seni!
elma van haren
|
|
|
9 Şubat 2008 Cumartesi
19:35:54
|
|
|
YALNIZ YAŞAYAN KUŞUN KOŞULLARI
Beştir koşulları yalnız yaşayan kuşun: Birincisi uçmasıdır en yüksek noktaya; İkincisi acı çekmemesidir arkadaşlık için, kendi cinsinden olsalar bile; Üçüncüsü, hedef almasıdır gagasıyla göklere; Dördüncüsü, sahip olmamasıdır kesin bir renge; Beşincisi, şarkı söylemesidir çok yumuşakça.
san luan de la cruz
|
|
|
9 Şubat 2008 Cumartesi
21:29:13
|
|
|
Ellerim gece yatısına çağrılmış Ve Telaşsız görünmeye çalışan bir Kafka gibi ...
`Göçebe` isimli şiirinden
|
|
|
12 Şubat 2008 Salı
18:13:04
|
|
|
HOŞÇAKALIN Ölürsem açık bırakın balkonu.
Çocuk portakal yer. (Balkonumdan görürüm onu.)
Orakçı ekin biçer. (Balkonumdan duyarım onu.)
Ölürsem açık bırakın balkonu!
garcia lorca
|
|
|
13 Şubat 2008 Çarşamba
18:52:58
|
|
|
Gurur ve karşılık
Aşk gurur değıldir
Sevmek sevilmektir.
Aşkında gurur varsa
Gururun yanında ayrılık vardır.
Aşk karşılıklıdır
Sevmek sevilmektir.
Aşkında karşılık yoksa
Hayatında hüsran başlamıştır.
Aşk güzeldir
Aşkın yanında gurur olmasa
Gurur güzeldir
Gururun yanında ayrılık olmasa.
Aşk güzeldir
Aşkında karşılık varsa
Hüsran güzeldir
Hüsranın yanında ayrılık olmasa.
İbrahim Karaca
|
|
|
15 Şubat 2008 Cuma
13:08:37
|
|
|
KIZÇOCUĞU
Kapıları çalan benim kapıları birer birer. Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler.
Hiroşima`da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.
n.hikmet
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|