| Gönderen | Mesaj |
|
4 Ekim 2007 Perşembe
21:08:33
|
|
|
YANLIŞ E-MAİL Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür. Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak
|
|
|
4 Ekim 2007 Perşembe
21:10:11
|
|
|
|
KADIN MARANGOZA BIR TANE DOLAP YAPTIRMIS ...KADININ EVI TREN ISTASYONUN HEMENE YANINDA ...HER TREN GECTIGINDE DOLAPTAN SES GELMEKTEDIR ...KADIN EN SONUNDA DAYANAMAZ VE MARANGOZU ARA ...YA KARDESIM BU DOLAPTAN HER TREN GECTIGINDE SES GELMEKTEDIR ..NOLUR BI BAKIVER ....MARANGOZ GELIR BEKLER BEKLER TREN GECER SESI DUYAR VE SORUNAU ARAMAYA BASLAR ...BULAMAZ ...KADINA ..YA BEN EN IYISI DOLABIN ICINE GIREYIM ORDAN BI BAKAYIM DER ..VE GIRER ...BU ARADA KADININ KOCASI EVE GELIR BI DE BAKAR KI ERKEK AYAKKABISI ...COK KIZAR ESINE SORAR NE OLUYO BURDA ESI BI AN KEKELER..ADAM DOLABIN KAPAGINI ACAR VE MARANGOZU GORUR ...NE OLUYA LAN BURDA DIYE SORAR ..MARANGOZDA CEVAP VERIR : YA ABI TREN BEKLIYORUM DESEM INANMAZSIN KI .........
|
|
|
14 Ekim 2007 Pazar
16:58:15
|
|
|
Adamın biri evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasını görür. Bir bakar ki 3 milyar küsur lira fatura... Beyninden vurulmuşa döner. Hemen ayrıntılı fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamın arkadaşlarına ve dostlarına aittir.
Adam ;
`Bu nasıl olur? Ödeyeceğiz mecburen` der..
O sırada gözü papağanına takılır.......????? Bir an tereddüt eder. Gece papağanı gözlemeye karar verir.
Papağan kafesinden çıkar ve telefonun basına gidip rehberi açar, adamın arkadaşlarını tek tek arayıp saatlerce konuşmaya baslar. Adam sinirden çıldırmış bir şekilde papağanı yakalar ve kanatlarından duvara çiviler. Papağan çarmıha gerilmiş bir vaziyette duvarda asili kalmıştır. Adam sinirle papağanı azarlar; `Bir hafta burada asili kal da aklin başına gelsin. Çek bakalım cezanı.` Adam gider. Papağan bir bakar, karşı duvarda çarmıha gerilmiş İsa durmakta. Hemen muhabbet koyulur; `Birader sen ne kadardır buradasın?` `2000 yıldan fazladır buradayım` der İsa. Papağan hayretler içinde kalır; `Ohaaaa! Nereyi aradın lan öyle?`
|
|
|
20 Ekim 2007 Cumartesi
19:52:45
|
|
|
Zamanin birinde Erzurum`dan bir grup insan hacca gitmek için yola çikmislar. Van`a gelmisler. Van`in bir köyünde konaklamaya karar vermisler. O köyün de imami yokmus. Köylüler aralarinda konusmuslar ve Erzurum`dan çikip hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermisler. Bu insanlar hacca gidiyorlarsa bos insan degillerdir diye düsünmüsler. Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmis. Her yil 400 koyun verilecekmis imama. Adam hacca gidip masraf yapacagima burada kalip yalandan imamlik yapar ve her yil 400 koyun sahibi olurum diyerek ise baslamis. Köylü camide toplanmis namaz kilinacak. Sayin imam baslamis namazi kildirmaya : - Erzurum’dan çiktim yola Van`da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... Bu günlerce ayni biçimde devam etmis. Köylü bu ise biraz sasirmis ve konusmuslar aralarinda : - Daha önceki imam mi yanlis kildiriyordu, yeni imam mi yanlis kildiriyor? Bunu gidip Müftüye soralim. Sayin müftü meshur Of’lu... Müftüye gelen halk her seyi anlatmis. Müftü köylüye dönerek : - Siz simdi hiç imama çaktirmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanin ben de namaza gelecegim, diye emir verir. Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanir. Tabi ki Sayin müftüde camidedir. Imam namazi kildirmaya baslar. Birinci rekat : - Erzurum’dan çiktim yola, Van’da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca. Arkadan "öhö.. öhö!..” seklinde bir ses duyulur. Imam yakalandim herhalde diye korkmaya baslar. Ikinci rekatta sözlerinde biraz degisiklik yapar : - Erzurum’dan çiktim yola, Van`da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana, yarisi sana yarisi bana... Allahuekber... Namaz bitince köylü Müftüye dönerek “Imam efendi namazi dogru mu kildiriyor? diye sorar. Müftünün cevabi : - Haçen birinci rekatta biraz sasirdi ama ikinci rekatta isi düzeltti...
|
|
|
13 Kasım 2007 Salı
13:27:49
|
|
|
|
6. His filmini izledin mi dedim. Hayır ama çok övdüler dedi. Bende filmin CD`si var, istersen vereyim izle, ben de çok beğendim dedim. Şimdi izlersem bir şey anlamam, ilk 5 tanesini izlemem lazım önce dedi....
|
|
|
13 Kasım 2007 Salı
13:28:19
|
|
|
Maalesef Kaybettik Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun `maalesef annenizi kaybettik` demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!) bunun yerine `ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!` deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...
|
|
|
13 Kasım 2007 Salı
19:00:04
|
|
|
Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der. Müthis¸ heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla. "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"
|
|
|
13 Kasım 2007 Salı
19:02:51
|
|
|
dursun yolda temeli görür ve aynen şöyle der -ula temel sen oruçli oruçli kaç hamsi yersun da ``.demiş -temel:100 tane yerim demiş dursun ise :hadi ordan la bir tanesini oruçlu oruçlu kalan 99 taneyide oruçsuz yersin demiş
bu espiri temelin çok hoşuna gitmişve yolda giderken cemalı görmüş demiş ki: -ula cemal srn oruçlu oruçlu kaç hamsi yersun da demiş -cemal 50 tane yerum demiş. -temel ula uşağum 100 deseydun sağa cok güzel bir espiri yapacağdum demiş!!!!
|
|
|
19 Kasım 2007 Pazartesi
18:03:23
|
|
|
Lazlar kahvede otururken bir arkadaşları içeri girmiş : - Temel, ineklerinden pipo içen var mı ? - Yok - O zaman ahırın yanıyor
|
|
|
19 Kasım 2007 Pazartesi
18:03:59
|
|
|
Karadeniz`i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve : - Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar : - Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz
|
|
|
19 Kasım 2007 Pazartesi
18:17:22
|
|
|
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar. "Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? " Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanim" diyor Bakan cevap olarak: "Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis. Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu için bir sey söyleyememis. Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da: "Sor bakalim" der. Soför sorar: "Esekle bakan arasinda ne fark vardir?" Bakan bir süre sonra: "Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de: " Vallahi bakanim ben de bulamadim... "
|
|
|
27 Kasım 2007 Salı
22:54:43
|
|
|
HEPİMİZ KARDEŞİZ
Lenin ölüyor ve Tanri onu Cehenneme koyuyor. Ama bu Lenin dururmu hiç, başlıyor cehennemde insanlari örgütlemeye.
- "Bakin, biz burada yanıyoruz, acı çekiyoruz, öbürleri orada cennette rahatla bollukla yaşıyorlar olmaz böyle" diyor
ve cehennemde insanlar ayaklanmaya başlıyor. Melekler hemen gidiyorlar Tanriya; - "Tanrım Lenin cehennemi karıştırdı insanlar ayaklandı" diyorlar.
Tanrı da; - "O zaman onu alın Cennete koyun" diyor. Bu sefer de Lenin cennette basliyor konusmaya; - "Bakın, biz burada bolluk içinde yaşarken cehennemde yoldaşlarımız acı çekiyor, yanıyor, buna izin vermeyelim" diyerek orayı da karıştırıyor.
Melekler hemen gidiyorlar yine Tanrının huzuruna; - "Tanrım" diyorlar, "Lenin orayı da karıştırdı insanlar cennette de ayaklandılar ne yapalım?"
Tanrı; - "Getirin şu Lenin`i karşıma bakayım" diyor. Melekler gidip getiriyorlar Lenin`i, Lenin giriyor Tanrı`nın odasına, kapılar kapanıyor aradan 1saat geçiyor, 2 saat geçiyor, Lenin çıkmıyor odadan... Melekler iyice merak etmeye başlıyorlar...
Saatler sonra kapı açılıyor; Lenin çıkıyor içerden. Hemen giriyorlar melekler içeri; - "Tanrım, ne oldu bu kadar ne konuştunuz?" diye soruyorlar.
Tanrı: - "Ssst! Tanrı yok, hepimiz kardeşiz!!!"
|
|
|
1 Aralık 2007 Cumartesi
19:04:29
|
|
|
Bir Ingiliz doktor diyor ki :
Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu alti haftada is arayacak hale getiririz.
Alman doktor diyor ki : Bu hiç birsey diil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu dört haftada savasa hazir hale getiririz.
Amerikali doktor da diyor ki : Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyaz saraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor, yarisi da savasa hazirlaniyor.
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
17:41:56
|
|
|
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor,
basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :
-Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.
Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları toplandılar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
17:46:25
|
|
|
Amerika`dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne çıkan Kemal Derviş; - Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş. Arkasından da sormuş: - Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer? Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş - 26 milyon dolar... - Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki... - Ben, 70 milyona bölmedim ki... - Kaça böldün? - 550`ye!..
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
17:47:32
|
|
|
Ülkenin birinde İçip kafayı bulan bir sarhoş, sokakta `öküz başbakan öküz başbakan` diye sayıklıyormuş. İki polis adamı karakola götürmüşler.
Sonra adam mahkemeye çıkmış. İdam cezası almış. İdam edilmeden önce cezasının nedenini sormuş:
-Bu ülkede demokrasi vardı hani? Herkes istediğini söyler. -Senin suçun o değil ki.. Devlet sırlarını açıklamak...
|
|
|
3 Aralık 2007 Pazartesi
18:43:08
|
|
|
Milletvekilinin biri bir köyu gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanındaki köylüye sormuş;
Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?
Efendim, demiş köylü, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.
Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?
Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda 
|
|
|
8 Aralık 2007 Cumartesi
22:35:21
|
|
|
Telefon çalar, A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana H: Bir dakika efendim H: Alo A: Ne oldu kızım, hanım nerede? H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber. A: Ne, bir adamla mı? H: Maalesef, beyfendi. A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana! H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi? A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi İki el silah sesi duyulur.. H: Alo, beyfendi A: Ne yaptın kızım? H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım. A: Ne havuzu? H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak? A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?
|
|
|
16 Aralık 2007 Pazar
18:35:43
|
|
|
VESİKALIK
Temel ile dursun ise basvurmuslar ve sirket bunlardan 8 adet vesikalik fotograf istemis bunlar da tamam deyip dusunmusler ulan belden yukari 8 fotograf nasil bulacagiz. Neyse temel bir fikir atmis ortaya bir cukur kazalim ve belimize kadar girer cektiririz.Dursun da evet ya bayagi bir guzel fikir demis ve temele sen cukuru kaz bende fotograf makinasi getireyim demis.Neyse dursun bir gelmis bir de ne gorsun temel 8 tane cukur kazmis dursun hemen atlamis tabi ulan olum ne yaptun 8 cukura ne gerek vardi?
- Ben zaten 8 tane fotograf makinasi getirmistum
|
|
|
16 Aralık 2007 Pazar
23:13:54
|
|
|
şimdi benzedin
Hoca yolda bir leylek bulmuş.Almış onu evine götürmüş.Daha önce hiç leylek görmemiş.Uzun gagası ve bacaklarını çok yadırgamış.Tutup bir güzel kesivermiş onları.Sonra da yüksekçe bir yere koymuş.Karşısına geçmiş.Yaptığı işten memnun, seslenmiş:
-Bak şimdi kuşa benzedin.
        
|
|