|
| Gönderen | Mesaj |
|
27 Ağustos 2007 Pazartesi
13:18:58
|
|
|
Sevdiğim Söylüyor Bensiz olamayacağını
Bu yüzden Kendime dikkat ediyorum Yolda yürürken önüme bakıyorum Ve korkuyorum her yağmur damlasından Sanki beni ezecekmiş gibi.
brecht
|
|
|
31 Ağustos 2007 Cuma
13:36:15
|
|
|
YAZMAM DAHA AŞK ŞİİRİ
Oydu bir bakışta tanıdım onu Kuşlar bakımından uçarı Çocuk tutumuyla beklenmedik Uzatmış ay aydınlık karanlığıma Nerden uzatmışsa tenha boynunu
Dünyanın en güzel kadını oydu Saçlarını tarasa baştan başa rumeli Otursa ama hiç oturmaz ki Kan kadını rüzgardı atların Hep andım ne yaşanır olduğunu
En çok neresi mi ağzıydı elbet Bütün duyarlıklara ayarlı Öpüşlerin türlüsünden elhamra Sınırsız denizinde çarşafların Bir gider bir gelirdi işlek ağzı
Ah şimdi benim gözlerim Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor Bir kadın gömleği üstümde Günün maviliği ondan Gecenin horozu ondan
|
|
|
22 Eylül 2007 Cumartesi
23:22:37
|
|
|
kELEBEK
Son isteğin nedir? Sorusu, Çok, çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan.
Çünkü, O soruyu Kimse kimseye soramadı, Korkusundan. ö.asaf
|
|
|
23 Eylül 2007 Pazar
04:24:01
|
|
|
Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar Sen yalnızlığıma varır varmaz Az sonra yağmuru durduracaklar Rüzgarı değiştirdim Ustura ağzı poyraz Yok canım yıldızları unutmadık Mutlaka yerlerinde bulunacaklar Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık Sütlü çıplaklığını örtecek kadar Senin için olduğu asla bilinmeyecek Yapraklarını birden dökecek dutlar Şafak sökerken sekiz on kadar şimsek Balkonda işlemeli müstesna bulutlar Ayak bastığın an şehir de değişebilir Yoksa Moskova`mı Belki Berlin belki Dakar Belki 30`lardan mehtap yorgunluğu İzmir Körfez`de şerefine donatılmış vapurlar Nerede ne zaman kaç kere yaşadık Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık Dudaklarımızda birbirimizden mısralar
|
|
|
27 Eylül 2007 Perşembe
23:30:42
|
|
|
Bugün ilk kez kar yagdi dört duvar arasina bembeyaz bir örtü simdi gözlerimin önünde Ucuverdi bir ak güvercin kabaran yüregimden ince bir sizi gögsümde nedeni anlasilmayan cözemedigim bir dügüm saclarima dökülüverdi kar taneleri Dokundum senin sicakligini duydum " sevgili ölüm." Baktim,sen varsin orada Bembeyaz bir gelinlik icinde kaybolmaya hazir bir sis bulutu... Sevincimden ciglik bile atabilirim.. zaman durdu sanki seni ve gecmisimi O saniye yasadim Haykirdim! Haykirisim sivri bir hancer gibi yirtti gökyüzünü Ey Kar Taneleri beni de götürün gökyüzünün yüregindeki sonsuzluga... Orada ölmeliyim bir dag kulübesi gibi tek ve yapayalniz...
yapayalniz bir basima...
|
|
|
5 Ekim 2007 Cuma
23:02:57
|
|
|
seni düşünmek
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum.
n.hikmet
|
|
|
5 Ekim 2007 Cuma
23:04:41
|
|
|
dilin yalan söylüyor
Tohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün, Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün.
Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden, Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden.
Çalı çırpı bıraktın giderken yüreğimde, Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde.
Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor, Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor.
Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu, Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu.
Yalnızım bu şehirde, hem de yapayanlızım, Boğuluyorum gitme, şair olur bir yanım.
Yok böyle demiştim ben, yanlış anladım hemen, Bunun hepsi hikaye, baştan komiğiz zaten.
Kendimizi kandırdık, kargalar güler buna, Birde ciddiye aldık, karganın papuç damda.
Bu koca alemde biz, varla yok arasıyız, Olmasak da olurdu, varsak yaşamalıyız.
Olmayacak duaya amin demeyelim biz, Herkes kendi yoluna biz hep böyle gideriz... b.gökçe
|
|
|
5 Ekim 2007 Cuma
23:06:58
|
|
|
ELLERİM ÜŞÜYOR
Soğuk vururdu şehre
Ellerim üşürdü
Bir sigara yakardım
Duman duman olurdu cadddeler.
Doyardım yokluğuna
Anılar arkamdan bakar ağlardı
Ellerim üşürdü
Tanıdık bir adamın sesine karışırdı hüzünlerim.
Sonra ilkbahar gelirdi
Dal dal yaprak olurdu mevsim
Benimse ellerim üşürdü
Bir sigara daha yakardım
Şehir karışırdı duman duman...
şimdi,
şimdi kalbimden acılı şarkılar geçiyor
Yoldayım ve ellerim üşüyor
Sen tutmayınca mevsim durmaksızın değişiyor
O gözlerinde ulaşılmaz
Bırakılmaz,
Dayanılmaz,
Masumluğun karşımda duruyor
ve dudağımda yarım bir şarkı,
Ellerim üşüyor...
|
|
|
14 Ekim 2007 Pazar
16:45:03
|
|
|
mum aleviyle oynayan kedinin öyküsü
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında. O evde bir kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı.
Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı.
Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı... İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı.
Kedi oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında. Bir ayrışım görünüyordu Birinin yanmalarında Öbürünün oynamalarında.
Kedi oyunlarında büyüyordu, Yitirerek gitgide oyunlarını. Mum küçülüyordu yanmalarında, Yitirerek gitgide yakmalarını.
Oynarken büyüyen kedi yanacak, Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı. Küçülen yaka-yaka aydınlatacak, Büyüyen yana yana anlayacaktı.
Bir mumun yanmasından Ve bir kedi oyunundan Kaldı sonunda Bir gecenin tam ortasında Bir evin bir odasında Göz-göze susan İki insan.
Mum yandı bitti Kedi büyüdü gitti. oyunlar karıştı gecelerde Suskun uykusuzluklara.
O iki insandan, sonunda Birinin anılarında kedi, Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti.
Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri... Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi yakıyor kedinin elleri. ö.asaf
|
|
|
16 Ekim 2007 Salı
14:27:15
|
|
|
benden sonra mutluluk
Bunca yıl yaşadım Elime ne geçtiyse yitirdim Biraz daha yasayacağım Yanlız bir şey biriktirdim
Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce Belki aç kalacağım
Suçlanacağım ölünce Biraz yazdım, artık hep yazacağım
Hüzünden bas alamadım Görünce
ö.asaf
|
|
|
16 Ekim 2007 Salı
14:29:07
|
|
|
hüznün kuşları
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını bir bir denemişim bütün kelimeleri yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi seni görmeyeli kasketim eğip üstüne acılarımın sen yüzüne sürgün olduğum kadın kardeşim olan gözlerini unutmadım çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa şanssızım diyemem kendi payıma hain bir aşk bu kökü dışarda olur böyle şeyler ara sıra olur ara sıra c.süreya
|
|
|
16 Ekim 2007 Salı
14:30:31
|
|
|
ikinin şiiri
bugün iki kez yağdı yağmur iki kez eskidim sanki
iki ömrü kol kola yaşadım biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri
hep iki şömine yandı yüreğimde birinde ateşti diğerinde kül
ve iki kez aşık oldum bundandır iki kez ölmüşlüğüm
sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü şimdi sömestrdeyim
ilk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkum daha depremlerdeyim ve iki kere iki kitabımda benim ya çok eder ya sıfır... y.odabaşı
|
|
|
20 Ekim 2007 Cumartesi
14:19:54
|
|
|
kalbim dinamit kuyusu Beni, gözlerin götürür Gözlerin Aşkla, acıyla... Kuşatmışlar Sesimi, soluğumu Kesilmiş Tuz-ekmek payım Vurgunum Ve darda, Gözaltındayım. Dal, kor keser Penceremde açarsa Kuş, vurulur Üzerimden uçarsa. Ve hal böyle böyle, Yol bu yöndeyken Gelir, Ki her gelişinde Daha da içten Gelir, Soluk soluğa Benim olursun. Amansız sarmasında Kollarımın Esrik, Çığlık çığlığa Erir, kar gibi vücudun... Nicedir, Kahpe ağzında Bir salgın, Bir deprem gibi künyemiz. Nicedir, Başımıza zindan dünyamız. Biz ki Yarınıyız halkın, Umudu, yüzakıyız, Hıncı, namusu... Şafakları, Taa şafakları Hey canım, Kalbim Dinamit kuyusu...a.arif
|
|
|
30 Ekim 2007 Salı
18:36:07
|
|
|
ben değildim Bir aksam ustu pencerenden bakıyordun Ağır ağır, yollara inen karanlığa. Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. O gecen ben değildim.
Bir gece, yatağında uyuyordun.. Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, Ve karanlıklar içindeydi odan... Seni gören ben değildim.
Ben çok uzaktaydım o zaman, Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya. Artık beni düşünmeye başladığından Bıraktın kendini aşk içinde yasamaya.. Bunu bilen ben değildim.
Bir kitap okuyordun dalgın.. İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı. Genç bir adamı öldürdüler romanda. Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın.. O ölen ben değildim..
ö.asaf
|
|
|
8 Kasım 2007 Perşembe
20:20:56
|
|
|
GÜL
Gülün tam ortasında ağlıyorum Her akşam sokak ortasında öldükçe Önümü arkamı bilmiyorum Azaldığını duyup duyup karanlıkta Beni ayakta tutan gözlerinin
Ellerini alıyorum sabah kadar seviyorum Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz İstasyonda tiren oluyor biraz Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım
Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum Her nasılsa sokağa düşmüş kolumu kanadımı kırıyorum Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene
cemal süreya
|
|
|
8 Kasım 2007 Perşembe
21:22:57
|
|
|
bu sensin
Bu sensin Ve sesin
Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı Kal öyle Isıt gözlerimi gülüşlerinle
y.odabaşı
|
|
|
8 Kasım 2007 Perşembe
21:37:58
|
|
|
Aydınlık Hiçbir vakit tam karanlık değil gece Kendimde denemişim ben Kulak ver dinle Her acının sonunda Açık bir pencere vardır. Aydınlık bir pencere Hayal edilecek bir şey vardır Yerine getirilecek istek Doyurulacak açlık Cömert bir yürek Uzanmış açık bir el Canlı canli bakan gözler vardır Bir yaşam vardır yaşam Bölüşülmeye hazırPaul Eluard
|
|
|
8 Kasım 2007 Perşembe
21:40:58
|
|
|
bir akşamüstüdür
Bir akşamüstüdür katil, muhteşem Alıp götürmüşler dost dediğini Almış rüzgârlar içini, Ümide benzer, sevdaya benzer... Soğuk bir namludur kör ve pusuda Ense kökünde zulüm, Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur Burnun dibine hürriyet. Seviyorum mümkün değil; Aranızda kurşun, yasak bölge var Sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel Kanunu yapanlar ihtiyar.
a.arif
|
|
|
13 Kasım 2007 Salı
13:21:25
|
|
|
nehirler boyunca kadınlar gördüm
Porsuk nehrinin geçtiği kadınlar Hepsine yüzer kere rastladım en azdan Umustsuz sevdalara tutulmak onlarda Bozkıra doğru seyrele seyrele yaşamak onlarda Verdi mi adama her şeylerini verirler Ben gördüm ne gördümse kadınlarda Porsuk nehrinin geçtiği
Kızılırmak parça parça olasın Bir parça ekmek siyah, on kuruşluk kına kırmızı Taş toprak arasında türküler arasında Karanlıkta bir yanları örtük bir yanları üryan Kocaman gözleriyle oy anam bu kadar dokunaklı Kimler ürkütmüş acaba bu kadar kadını
Dicle kıyılarına tiren varınca Büyük bir gökyüzü git allahım git Genel olarak önce kaşları görünür Sonra bütünsüz uykuları kaşla göz arasında Yanaklarında çıban izi taşıyan kadınlar Gül kurusu
Bir gün sizin de yolunuz düşer memlekete Siz de görürsünüz bunları kadınlarda Ödevleri yenilmek olan hep Bıçakla kemik arasında Susmakla ağlamak arasında Yenilmek Kadınlar
c.süreya
|
|
|
14 Kasım 2007 Çarşamba
23:46:42
|
|
|
cigarayı attım denize
Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüyoruz Gökyüzünün o meşhur maviliğinde Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla Bir akdeniz şehri çıkabilir içinde Alıp yaracak olsa yüreğini Şimdi bir güvercinin
Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak Önünde durulacak tam elinden tutulacak Hangi bir elinden güzelim hangi bir Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz Öbür elinde yetişkin bir günışığı Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük Çalışan insanlar için akşamlara kadar Toz duman içinde Bir elinde de boyuna ekmek kesiyorsun
Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen Bir bulut geçiyorsa onu görürdük Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına Bir cıgara atmışsak denize Sabaha kadar yandı durdu
c.süreya
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|